KAMUDA TASARRUF AÇIKLAMASI ÖĞRENCİLERİN MOTİVASYONUNU DÜŞÜRDÜ MÜ?

HABER / FUNDA CANPOLAT

Geçtiğimiz günlerde kamuda israfı önlemeyi hedefleyen “Kamuda Tasarruf “ paketi açıklanmıştı. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Paketin sadece 3 yıllık bir hedef olarak görülmemesi gerektiğine inanıyorum” ifadelerinde bulunmuştu. Kamuda yaşanan israfı önlemeyi hedef alan bu paket kamuda çalışanlardan çok, kamuda çalışmak isteyen öğrencileri etkiledi.

Uzun  süredir yoğun bir sınav maratonu içerisinde olan ve Kamu Personel Seçme Sınavına çalışan öğrencilerin hayali açıklanan “Kamuda Tasarruf” paketi ile suya düştü. Açıklanan pakette yer alan “Yeni memur alımı emekli olanların sayısı ile sınırlandırılacak” ibaresi sınava girecek olan öğrencilerin motivasyonunun düşmesine neden oldu.

Ekonomik şartların her geçen gün kötüye gitmesi, işsizliğin artması ve istihdamının düşük olması gençlerin KPSS’yi tek çare olarak görmelerine neden oluyor. Aylarca tek umutla çalıştıkları KPSS’ de açıklanan paket ile hayal oldu.

Kamuda Tasarruf paketini değerlendiren Eğitim Bir SEN 1 Nolu Şube Başkanı İbrahim Bahşi; “Devletimizin sınava girecek olan gençlerimizin umudunu kırmadan bir tedbir alması gerekirdi.” diye konuştu.

Başkan Bahşi, açıklanan paketin içeriğinde atamaların emekli olanların sayısına bağlanmasının üniversitelerde okuyan ve sınava hazırlanan öğrenciler için motivasyon kaybına neden olduğunu vurguladı.

TASARRUFA GİDİLECEKSE MAKAM ARACI AZALTILSIN VE DİĞER HARCAMALAR KISILSIN

Harputtimes Habere konuşan Başkan Bahşi, kamuda tasarrufun makam araçları ve buna benzer harcamalardan yapılması gerektiğini belirterek “eğitimde tasarruf olmaz” ifadelerinde bulundu.

Bahşi açıklamalarınında devamında şöyle konuştu;

“Kamuda tasarruf tedbirleri ile ilgili yayınlanan genelgeden belki milletin şu açıdan bir beklentisi vardır; Kamuda eğer tasarruf yapılacaksa makam araçları azaltılsın, bazı harcamalarda bir kısıtlamaya gidilsin,  yani devletin kamuya yönelik yaptığı hizmetlerdeki ara elemanlar dediğimiz alanda tasarrufa gidilsin.  İşte bu tür konularda tasarrufa gidilmesi beklenirken burada bir eğitimci olarak bizi ilgilendiren boyutu kamuda personel alımına yönelik yapılan açıklamalar oldu.

Kamuda özellikle öğretmen atamaları ve  kamuda personel alımı konusunda bazı bakanlarımızın yaptığı açıklamalar şu yönde;  sadece bu yıl diyelim ki 8 bin kişi emekli olmuşsa yerine 8 bin  kişi alacağız. Sadece ne kadar emekli varsa o kadar alım yapılacak şeklinde bir açıklama yapılmıştı. Bu bizi gerçekten üzmüştür çünkü öğretmen adayı arkadaşlarımıza,  şu an öğrenci olan üniversitelerde,  fakültelerde,  eğitim fakültelerinde değişik,  fakültelerde öğretmen olmayı hedefleyen,  öğretmen olmak için üniversite sınavına girmiş ve üniversitede eğitim gören herkesi tedirgin etti.  Çünkü şu an Türkiye’de mezun olan, eğitim fakültelerini bitirip KPSS’ye hazırlanıp öğretmen olmak isteyen arkadaşlarımızın sayısı her yıl katlanarak çığ gibi büyüyor.

Yani bir kartopunun çığa dönüştüğü gibi çünkü bunun sebebini biz gençlerimize yükleyemeyiz. Yani bunun suçunu, bunun mazeretini, bunun gerekçesini  adına ne derseniz deyin bunu gençlere yükleyemeyiz. Neden? Çünkü eğitim fakülteleri açıldı, her ilde üniversiteler açıldı,  binlerce üniversite sınavına giren ögrencilerimiz, öğretmen olmak isteyenler,  başka mesleklerde mesleğini icra etmek isteyenler bu fakültelere girdiler ve bugün yaklaşık olarak 350 bin,  400 bin civarı atanamayan öğretmen var.  Kamunun diğer alanlarında yine bu rakamlar yüksek.  Dolayısıyla her yıl  100 bin öğretmen ihtiyacı varken işte 30 bin, 40 bin, 50 bin atama olsun diye  beklentimiz varken bunun böyle  8 bine düştüğünü görmek,  belki gelecek yıl bu sayı 5 bine düşecek belki emekli olmak isteyen 5 bin kişi olacak ve sadece 5 bin  kişinin atanacağını düşünmek bile insanı geriyor, üzüyor.

Bu bir felaket olur gerçekten. Gençlerimizin bu konuda depresyona girmeleri,  bu konuda kaygı yaşamaları üzülmeleri gayet normal. “

SINAVA HAZIRLANAN ÖĞRENCİLER TEDİRGİN OLDU

Açıklanan Kamuda Tasarruf paketi sonrası üniversite öğrencilerinin tedirgin olduğunu belirten Bahşi, kamuda istihdam düzenlenmesi yapılana kadar atamaların devam etmesi gerektiğini belirtti.

Bahşi açıklamalarının devamında;

“Çünkü şu an üniversitede okuyanlar da tedirgin oldu, KPSS’ye hazırlananlar da tedirgin oldu.  Dolayısıyla burada devlet kamuda istihdam politikasını düzenleyene kadar,  fakültelere alımları düzenleyene kadar periyodik olarak yılda aldığı 30 - 40 bin atama sayısına devam etmesi gerekiyor.  Çünkü herkes buna göre bir hazırlık yapıyor.  Sınava girecek öğrencilerimizin, gençlerimizin umudunu kırmadan devlet buna tedbir almalı. O zaman eğitim fakültelerine girdi olarak gelen öğrencilerin sayısını dengelemek lazım.  Daha istihdam alanı olarak hangi alanlarda,  hangi birimlerde ihtiyaç varsa fakültelerin o bölümleri o birimleri daha iç hale getirilmeli daha özendirici hale getirilmeli.  Kontenjanlar buna göre ayarlanmalı.  Milli bir istihdamızın olması gerekiyor yoksa bu sayı her yıl artacak. “ dedi.

BÖYLE BİR TASARRUF ÜMİDİMİZİ KIRIYOR

Siyaset bilimi ve kamu yönetimi bölümü öğrencisi olan Nilgün Duyar’da açıklanan tasarruf paketine tepki gösterdi. Duyar; “Özel sektörde de zaten asgari ücretten kaynaklı çok umut verici bir çalışma şartı yok. Öğrenciler kendini zorlayıp memur olmak istiyorlar ama o yolun da bizim için kapanmış olması hayatımızda bir şey yapma imkanı bırakmıyor. “ diye konuştu.

Duyar konuşmalarına şöyle devam etti;

“Şu ana kadar çok iyi hazırlanıyordum ancak, kpss atamalarının kısıtlandığı açıklamasından sonra çalışmayı bıraktım. Sonuçta bir şey yapmak için moral lazım. Hem bir çaba gösterip hem de bir sonuç elde edememek zaman ve maddi kayıp oluyor. Özel sektörde de zaten asgari ücretten kaynaklı çok umut verici bir çalışma şartı yok. Öğrenciler kendini zorlayıp memur olmak istiyorlar ama o yolun da bizim için kapanmış olması hayatımızda bir şey yapma imkanı bırakmıyor. Bu da ister istemez bizi ümitsizliğe sevk ediyor. Ki en ümitli olmamız gerek çağda oldukça büyük bir hayal kırıklığı yaşıyoruz. Tasarruf tedbirleri mutlaka olmalı ama bu gençlerimizden kısıtlamakla değil, çok daha büyük, gösterişli harcamalarımız var. Ödenmeyen, sıfırlanan vergiler var. O yollarla bu şekilde tasarrufa çabalamaları bizim için çok daha iyi olur.”

BİRİLERİ EMEKLİ OLACAK Kİ ONLARIN YERİNE BİZ GEÇELİM

“Siyaset bilimi ve kamu yönetimi bölümü öğrencisiyim. Özellikle bizim bölümüz olarak söylüyorum kpss A kadro dediğimiz kısımda vergi müfettişleri uzman yardımcılığı, idari hakimlik gibi alanları olan bir bölüm. En çok atama yapılması gereken bir bölümken böyle bir tasarruf ümidimizi kırıyor.

Böyle bir tasarruf  paketinden sonra B kadrolarından ziyade A kadro çok etkilendi. Ümidimiz kalmadı. Birileri emekli olacak ki biz onların yerine geçelim. Birileri emekli olacak mı olmayacak mı bilmiyorum ama ekonominin bu kadar daraldığı bir dönemde birilerinin emekli olmasını beklemek ne kadar mantıklı olur onu da bilmiyorum, sonuçta emekli olmak zorunda değiller. O da bizim ümidimizi kırıyor. Kendi ortamımızda kpss'ye hazırlanmayı bırakan çok insan var. Özellikle bu kararlardan sonra psikolojisi bozulan... Çünkü bir emek veriliyor, bu emeğin karşılığını alamayacağınızı biliyoruz. Mülakat kaldırılacak dendi, seçimin en büyük vaadi buydu. Kaldırılmayacağı konuşuluyor. Bunlar gençleri kandırmaktan başka bir şey değil. Bu karardan kesinlikle dönülmeli. Dört yıl sonra bir daha seçim var.”

SEÇİM VAADİ OLAN MÜLAKAT NEDEN KALDIRILMADI?

Her koşulda bir sınava tabi tutulmamızı doğru bulmuyorum ben. İlk okula başladığımızdan beri hep sınavla ilerliyoruz. Sınavlara eyvallah dedik tamam ama mülakatı kabullenemiyorum. Kpss'den veya başka bir sınavdan puanını alıyorsun ama mülakatta eli kolu uzun olan, arkası sağlam olan birisi gelip senin aldığın puanı hiçe sayıp önüne geçiyor. Seçim öncesi mülakat kaldırılacak deniliyordu, fakat seçim geçti mülâkat yerinde duruyor. Neden? Demek ki bu vaatler sadece köprüyü geçene kadardır.

Benzer Videolar