Başkan Yüksel“Coğrafya, mezhep ve kimlik ayrımı yapmaksızın zalimin karşısında elif gibi dimdik duruyoruz”
Saadet Partisi Elazığ İl Başkanı Yunus Emre Yüksel ve il teşkilatı, ABD ve İsrail’in İslam dünyasına yönelik saldırılarına ve Mescid-i Aksa’daki kısıtlamalara tepki göstermek amacıyla “Zalimlere Lanet, Mazlumlara Destek” temalı bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada Gazze’de yaşanan saldırılar sert sözlerle eleştirildi.
Basın açıklamasında konuşan Yunus Emre Yüksel, sadece bir açıklama yapmak için değil zulme karşı ses yükseltmek için bir araya geldiklerini belirterek,
“Bugün burada sadece bir basın açıklaması yapmak için değil; başta İslam coğrafyası olmak üzere dünyanın dört bir yanını saran zulüm ateşine karşı birer İbrahimî damla olmak ve mazlumun kimliğine bakmaksızın onunla omuz omuza durduğumuzu tüm dünyaya ilan etmek için toplandık” dedi.
Millî Görüş hareketinin tarih boyunca zalimin karşısında durduğunu vurgulayan Yüksel,
“Coğrafya, mezhep ve kimlik ayrımı yapmaksızın zalimin karşısında elif gibi dimdik duruyoruz” ifadelerini kullandı.
Gazze’de yaşananların insanlık vicdanını yaraladığını belirten Yüksel, saldırıları “soykırım” olarak nitelendirerek şu sözleri kaydetti:
“Aylardır dünyanın gözü önünde, tarihin kaydedebileceği en vahşi ve en alçak soykırımlardan biri Gazze’de işlenmektedir. Bebeklerin süt kokusuna barut kokusunun karıştığı, annelerin feryadının arşı titrettiği bu mübarek topraklar bugün sözde modern dünyanın sahte insan hakları maskesinin düştüğü yerdir.”
Gazze’nin sadece bir coğrafya olmadığını vurgulayan Yüksel,
“Gazze bugün sadece bir coğrafi bölge değil; imanın, direnişin ve insanlık onurunun son kalelerinden biridir. Şunu herkes bilsin ki Gazze’de dökülen her damla kan, bu zulme sessiz kalanların vicdanına sürülmüş kara bir lekedir” diye konuştu.
Saadet Partisi Elazığ İl Başkanı Yüksel, saldırılar sona erene kadar sessiz kalmayacaklarını ifade ederek,
“Bu katliam durana, abluka tamamen kalkana dek durmayacağız, susmayacağız” dedi.
Konuşmasında Kudüs ve Mescid-i Aksa’nın Müslümanlar için taşıdığı öneme de değinen Yüksel,
“Onurumuz, kırmızı çizgimiz ve ilk kıblemiz olan Mescid-i Aksa bugün işgalci postalları altında zincirlenmiştir. Bu zincirler sadece taş duvarlara değil, Müslümanların ibadet hürriyetine ve tüm insanlığın inanç kutsiyetine vurulmuş bir prangadır” ifadelerini kullandı.
Kudüs özgürleşmeden dünyada huzurun sağlanamayacağını dile getiren Yüksel,
“Kudüs özgürleşmeden dünya huzura kavuşamaz; Mescid-i Aksa’nın zincirleri kırılmadan insanlık prangalarından kurtulamaz” şeklinde konuştu.
Siyonizme karşı yalnızca kınama mesajlarının yeterli olmadığını söyleyen Yüksel, Türkiye’nin daha güçlü adımlar atması gerektiğini belirterek,
“Siyonizmin pervasızlığına karşı sadece kınama mesajları yayınlamak yetmez. Zulme karşı sadece üzüntü beyan etmek bu ateşi söndürmez. Türkiye sadece sözle değil; siyasi, ekonomik ve diplomatik tüm caydırıcı gücüyle mazlumun yanında yer almalıdır. Çünkü İsrail ancak güçten anlar” dedi.
Bölgedeki saldırıların geniş bir çatışma planının parçası olduğunu savunan Yüksel,
“Komşumuz İran topraklarına yönelik saldırılar ve kardeş Lübnan’da sivil halkın üzerine yağan bombalar, bölgemizi topyekûn bir ateş çemberine sürükleme projesinin son halkasıdır” ifadelerini kullandı.
Emperyalizmin mezhep ve etnik ayrılıkları körüklediğini belirten Yüksel,
“Bizler emperyalizmin ve siyonizmin önümüze koyduğu mezhep fitnesini ve etnik kışkırtmaları reddediyoruz. Zulüm kimden gelirse gelsin karşısında, mazlum kim olursa olsun yanındayız” dedi.
Açıklamanın sonunda mücadelelerinin süreceğini belirten Yüksel, şu sözlerle konuşmasını tamamladı:
“Gazze’deki vahşet son bulana, Mescid-i Aksa’yı çevreleyen zincirler kırılana ve emperyalizmin kirli eli coğrafyamızdan çekilene dek mücadelemiz artarak devam edecektir. Mazlumların gözyaşı, zalimlerin saltanatını mutlaka yıkacaktır. Zafer inananlarındır ve zafer yakındır.”