Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Aslan: “Terörist başını bir barış güvercini olarak insanlara tanıtmaya başladılar”
Zafer Partisi Genel Başkan yardımcısı Esmaül Hüsna Aslan bir dizi temaslarda bulunmak üzere Elazığ2a geldi. Ülke ve dünya gündemine dair değerlendirmelerde bulunan Aslan son dönemlerdeki muhalif belediye başkanlarının tutuklanmasına yönelik olarak iktidarın ‘düşman ceza hukuku uyguladığını belirtti. Savaş gündemine dair açıklamalarda da bulunan Aslan Türkiye’nin İran’a karşı tutumunu da eleştirerek:” . İran'ın kendi meşru haklarını kullanmasına eğer tepki gösteriyorsanız bir yerde yanlışlık yapıyorsunuz demektir. Bugün Trump Avrupa'da ve Ortadoğu’daki birçok ülkeyi tehdit ediyor, Herkese bu kadar cephe almış bir Trump, herkese ateş püskürürken acaba bizler neler verdik de bu kadar göz bebeği durumundayız. “ dedi.
“Terörist başını bir barış güvercini olarak insanlara tanıtmaya başladılar”
Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Esmaül Hüsna Aslan terörsüz Türkiye sürecinin terör örgütü elebaşı Öcalan için bir statü yaratma sürecine döndüğünü belirterek genel başkan Ümit Özdağ’ın da bu süreç nedeni ile 5.5 ay tutuklu kaldığını belirterek şunları söyledi: “ Son dönemde terörsüz Türkiye adı altında bir süreç başlatıldı. Terörist başını bir barış güvercini olarak insanlara tanıtmaya başladılar. Şimdi de ona bir statü aramaya başladılar. Biz terörle müzakere edilmemesi gerektiğini terörle mücadele edilmesi gerektiğini savunuyoruz Bundan dolayı da genel başkanımız biliyorsunuz beş buçuk ay Silivri'de tutuldu haksız bir şekilde. Düşman ceza hukuku bu şekilde başladı Bunun arkasını geleceğini biz dile getirdik. “
“Bu müzakerelerle çözülecek bir süreç idiyse biz neden binlerce evladımızı şehit verdik? “
Terörsüz Türkiye sürecinde amaç başından beri buydu. Abdullah Öcalan'ı oradan çıkartıp siyasete sokabilmekti. Bugüne kadar da vatandaşa bunu izah edemedikleri için farklı şekilde izah etmeye başladılar. Terör örgütsüz Türkiye dediler, silah bırakma dediler. Kim nereye silahını bıraktı? Hepimiz gördük. Mangal partisi mi bu? Bu şekil silah bırakılır mı? Siz terör örgütünü meşrulaştıramazsınız. Bu, bu ülkeye yapılan en büyük ihanettir. Peki bu müzakerelerle çözülecek bir süreç idiyse biz neden binlerce evladımızı şehit verdik? “
“Hakan Fidan'ın sadece İran'ın suçlayan bir bildiriye imza atması kabul edilebilir bir şey değil.”
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Ortadoğu’da yaşanan savaş sürecine dair İran’ı suçlayan söylemlerinin kabul edilemez olduğunu ifade eden Esmaül Hüsna Aslan ABD Başkanı Trump’un tüm dünya ülkelerini tehdit edip hakaret ederken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı öven cümleler sarfetmesini de dikkat çekici bulduklarını belirterek şunları söyledi:
“Hakan Fidan'ın sadece İran'ın suçlayan bir bildiriye imza atması kabul edilebilir bir şey değil. Çünkü orada Amerika'yı suçlanmadı, İsrail suçlanmadı. Tek suçlu İran gösterildi .Sonra bir bir açıklama yapıldı:’ İran'dan istediklerini vermediler’ dedi. Peki sayın Fidan'a sormak lazım: Türkiye'den bir şeyler isteselerdi verir miydiniz? Devletler bu şekilde yönetilmez.”
“Trump, herkese ateş püskürürken acaba bizler neler verdik de bu kadar göz bebeği durumundayız”
İran'ın kendi meşru haklarını kullanmasına eğer tepki gösteriyorsanız , İran istenenleri vermediği için cezalandırılıyor gibi bir noktaya geldiyseniz bir yerde yanlışlık yapıyorsunuz demektir. Bugün Trump Avrupa'da ve Ortadoğu’daki birçok ülkeyi tehdit ediyor, birçok ülkeye hakaretler de bulunuyor. En övdüğü ülke Türkiye ve Erdoğan. Bunu sormak gerekiyor. Herkese bu kadar cephe almış bir Trump, herkese ateş püskürürken acaba bizler neler verdik de bu kadar göz bebeği durumundayız.
“Biz sadece ekonomik olarak değil hiçbir yönden bir savaşa hazırlanmadık.”
Savaşın ekonomik boyutları üzerine değerlendirmelerde bulunan Aslan Türkiye’nin savaşa hiçbir şekilde hazır olmadığını belirterek:
“Bu ülkenin bir B planı yok. 25 yıla yaklaşan bir sürede bizi yönetenlerin hiçbir zaman B planı olmadı. Savaş her zaman beklenen bir gerçektir, deprem gibidir. Ne zaman nerede ne olacağını bilemezsiniz ve sürekli hazırlıklı olmanız gerekir bazı durumlara. Eğer hazırlıklı yakalanmazsanız işte bugün düştüğümüz duruma geliriz. Akaryakıtı artık takip edemez oldum. Bizim ekonomik gücümüz yok. Var olan altın rezervlerimizi tükettiler, daha da eritilecek geriye o da kalmayacak. Bu ekonomik krizi yıllardır yaşıyoruz. Biz ekonomiyi vatandaştan aldığımız vergilerle finanse etmeye çalışıyoruz. Biz sadece ekonomik olarak değil hiçbir yönden bir savaşa hazırlanmadık. Bakın çok rahat dile getiriyorlar. İran'dan sonra sıra Türkiye'de diye.Umarım ki İran bu savaşı kazanır. Yoksa aynı felaketleri Biz Türkiye olarak aynısını yaşayacağız. “
“İktidar belediyelerinde yapılanlara karşı herhangi bir tutuklama olduğunu görmedik”
Muhalif belediye başkanlarının tutuklu yargılanması konusunda iktidarın düşman ceza hukuku uyguladığını da belirten Aslan sözlerini şöyle sürdürdü:
“Suç işlemiş herkes cezalandırılmalıdır. Buna hiç kimsenin diyecek bir şeyi yok. Adalet yerini bulmalı. Ama bazen de geç gelen adalet adalet değildir. En basiti bizim yaşadığımız düşman ceza hukuku yaşatılıyor şu anda. 5,5 aylık bir sürede bir genel başkan, bir partinin genel başkanını Silivri'de tuttunuz. Şimdi diğer belediye başkanlarıyla ilgili de aynı düşman hukuku uygulanıyor. Bugün birçok belediyede yolsuzluk var. Benim bildiğim iktidar cenahındaki belediyelerde de birçok yolsuzluk dillendiriliyor ve bunları saklanıyor. Ama biz onlara herhangi bir ceza uygulandığını görmüyoruz. Kendi belediyelerinde yapılanlara karşı herhangi bir tutuklama olduğunu görmedik. Sadece düşman hukukuyla muhalif belediyelere yapılmış tutuklamalar bunlar.”
“Sosyal medyada da bir ambargoyla karşı karşıyayız.”
Muhalefette olan bir çok kesime medyada ambargo uygulandığını da dillendiren Esmaül Hüsna Aslan aynı ambargonun sosyal medya üzerinden de uygulanmaya başlandığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Biz Zafer Partisi olarak medyada sesimizi çok duyuramıyoruz. Çünkü bize ambargo uygulanıyor. Biz de Parti olarak sosyal medyadan sesimizi duyurmak istiyoruz. Sosyal medyada da bir ambargoyla karşı karşıyayız. Yani biz kendi kendimize bu ülkeyi yönetelim diyorlar, kimsenin sesi çıkmasın, biz vatandaşa ne söylersek vatandaşlık o kadar bilsin, gerisine gerek yok diye düşünüyorlar.”
“Atatürkçüler, vatansever partiler en azından seçim döneminde birlikte adım atmalıyız”
Genel başkanımız muhalefetteki Atatürkçü vatansever bütün partilere bir çağrıda bulundu. Biz Zafer Partisi olarak çağrımızı yineledik. Bu seçim döneminde aynı çizgide yol alabileceğimiz Atatürkçü vatansever partilerin hep birlikte mücadeleye çağırdık ama bugüne kadar herhangi bir yanıt gelmedi. Şu net ki; eğer biz bu mevcut hükümetle rekabet etmek istiyorsak, Atatürkçüler, vatansever partiler en azından seçim döneminde birlikte adım atmalıyız, Atatürk’te buluşmalıyız ve birlikte mücadele vermeliyiz.