Kadınlardan arabuluculuk uygulaması tepkisi:”Kadınlar şiddetlerinin failiyle aynı masaya oturtuluyor”
HABER: SERRA TAYLAN
Elazığ Kadın Dayanışma Derneği 1. Kuruluş yıldönümü kutlamalarında bir araya gelen kadınlar kadınlar üzerindeki baskıların ve kadına şiddetin arttığına dikkat çekerek 12. Yargı paketini eleştirdi. Düzenlenen programda konuşan Ekmek ve Gül Dergisi Editörü Elif Turgut, Kadınların kazanılmış medeni haklarının korunması gerektiğini ve suça sürüklenen çocuklar için yeterli bir süzenlemenin olmamasına dikkat çekerek: ” Bu yargı paketinde ne var? Suça sürüklenen çocuklar düzenlemesi ile aslında çocuklara verilen cezaların artırılması var. Ama MESEM’lerde esir işçi olarak çalıştırılmasını önleyen bir düzenleme yok. Yoksulluğa düşen çocukların çocukları, gençleri garantiye alacak düzenlemeler yok. Çocuk koruma sistemini etkin hale getirecek mekanizmalar yok. Ama bununla birlikte yoksulluk içerisinde, zaten bir çocuk koruma sisteminin parçası olamayan ve suça sürüklenen çocukların daha çok cezalandırılarak aslında daha çok suça sürüklenmesi var.” Dedi
Elazığ Kadın Dayanışma Derneği 1. Kuruluş yıldönümünü kutladı. Düzenlenen programa dernek üyesi kadınların yanı sıra İstanbul Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği Başkanı Adile Doğan ve Ekmek ve Gül Dergisi Koordinatörü Elif Turgut da katılım gösterdi.
Program, kadınların dayanışma ruhunu güçlendiren mesajlar verilirken dernek çalışmaları konusunda açıklama yapan Dilan Gültekin derneğin kuruluşundan itibaren yaptıkları çalışmaları anlattı. Kadın ve çocuk yoksulluğu konusunda mücadelenin önemine de değinen Gültekin İBB çalışanı Fatoş Pınar Türker'in gözaltında çıplak aranmasının bir suç olduğunu söyledi.
ESENYALI KADIN DAYANIŞMA DERNEĞİ BAŞKANI:” NE KADAR ÇOK KADIN BU DAYANIŞMADA ROL ALIRSA ANCAK YOL ALIRIZ.”
Programda konuşan Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği Başkanı Adile Doğan da kadın derneklerinin önemine vurgu yaparak:”Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği 12 yıl önce kuruldu. 12 yıl önce bundan çok farklı koşullar vardı. Kadınların sorunları aynı olsa da o gün de sorunlarla yüz yüzeydik. Bizim bir avantajımız vardı. Gezi olayları tüm Türkiye’ye yayılmıştı. Ve kadınlar bu halk hareketini kendi dayanışmasını ortaya koymak adına birliktelik oluşturarak Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği’ni kurmuşlardı. Sayıları yüzlerceydi. Mücadele etmeye başladığımızda, somut bir alan kurup adım attığımızda birçok baskıyla karşı karşıya kalmış ve geri adım atmışlardır. Ne kadar çok kadın bu dayanışmada rol alırsa, neyse katkısı onu ortaya koyarsa ancak yol alırız. Mücadelemizi büyütürüz. Şimdi burada gördüğümüz şey tam olarak bu.” Dedi.
ELİF TURGUT:” 12 YARGI PAKETİNDE SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLARIN CEZALARINDA ARTIŞ VAR AMA MESEM’LERDE ESİR İŞÇİ OLARAK ÇALIŞMAYI ÖNLEYEN DÜZENLEME YOK”
Programda konuşan Ekmek ve Gül Dergisi Editörü Elif Turgut da kadınlara şiddet faillerine ceza indirimlerini, çocuk istismarına somut delil şartı gibi konuların cezasız hukuk uygulaması olduğunu belirterek 12. Yargı paketini eleştirdi. Turgut yargı paketinin toplama bir paket olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Suça sürüklenen çocuklarla ilgili kimi değişikliklerden, sosyal medyada sansürün önünü açacak çeşitli değişikliklere, kadınların yıllar önce kazanılmış medeni haklarına dönük çeşitli değişiklikleri barındırıyor. Uzun yıllardır kadınların nafaka hakkına dönük bir sınırlandırma tartışması var. Bunun önüne de çeşitli mücadelelerle geçilebiliyor. Geçtiğimiz hafta Anayasa Mahkemesi yoksulluk nafakasının sınırlandıran bir karar verdi. 2012'de önüne gelen yine aynı dosyayı reddetmişken, şimdi yoksulluk nafakasını sınırlandırdı. Bu da 12. yargı paketinde aslında uzun yıllardır yapmak istedikleri nafaka değişiklikleriyle karşılaşacağımızı düşündürüyor. Daha bu pakete karşıya 20'den fazla ilde pek çok kadın sokağa çıktı. Bu yargı paketinde ne var? Suça sürüklenen çocuklar düzenlemesi ile aslında çocuklara verilen cezaların artırılması var. Ama MESEM’lerde esir işçi olarak çalıştırılmasını önleyen bir düzenleme yok. Yoksulluğa düşen çocukların çocukları, gençleri garantiye alacak düzenlemeler yok. Çocuk koruma sistemini etkin hale getirecek mekanizmalar yok. Ama bununla birlikte yoksulluk içerisinde, zaten bir çocuk koruma sisteminin parçası olamayan ve suça sürüklenen çocukların daha çok cezalandırılarak aslında daha çok suça sürüklenmesi var.”
“ARABULUCULUK SİSTEMİ İLE KADINLAR KENDİ ŞİDDETLERİNİN FAİLİYLE AYNI MASAYA OTURTULUYOR “
“Keza yine bu yaza da yasa paketinde olduğu düşünülen boşanmalarda ara bulucu sistemi ile aslında kadınları çoğu zaman kendi şiddetinin failiyle aynı masaya oturtulmak isteniyor. Bunlara karşı çıkabileceğimiz alanlardan biri olan sosyal medyada kimlik bilgileriyle sosyal medya adı altında da bir çeşit sansürün önü de açılmaya çalışıyor. Aslında böyle bir paket. Toplumun tamamını ilgilendiren bir paket. Çocukları, kadınları aslında çok toplumun tamamını etkileyecek bir paket. Tabii ki bundan önceki paketlerde de benzer maddeler vardı. Bunlar yeni maddeler de değil. Çeşitli mücadelelerle, çıkartılan seslerle geri çekilen maddelerdi. Bugün Elazığ'da Kadın Dayanışma derneğine başvuran bir kadının yaşadıklarından bağımsız değil. Hatta daha da ağırlaştıracak. Kadınların yaşadığı yoksulluk, yalnızlık hissini, çaresizlik hissini daha da arttırmak üzere çeşitli atın adımlar bunlar. Şimdi bunların karşısında Elazığ Kadın Dayanışma Derneği çok önemli bir yerde duruyor. Aslında bunların karşısında da durabildiğimiz ölçüde bir yanda da hayatlarımızda da yalnız bırakılmanın ötesine geçebileceğimiz bir yerde durabiliriz. Bugün 12 Yargı paketi, yarın 13. Sünü de getirmeyi planlıyorlar. Bu sürekli devam edecek ve sürekli de kadınların medeni hakları hem söylemsel olarak hem pratikler yok edilecek. “