Milletvekili Keleş: “Türkiye’nin Hak ve Menfaatlerini Hedef Alan Yaklaşımları Kabul Etmiyoruz”
Milletvekili Keleş: “Türkiye’nin Hak ve Menfaatlerini Hedef Alan Yaklaşımları Kabul Etmiyoruz”
AK Parti Elazığ Milletvekili Prof. Dr. Erol Keleş, Avrupa Parlamentosu tarafından kabul edilen Türkiye raporuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Raporun objektiflikten uzak, ideolojik yaklaşımlar ve çarpıtılmış bilgiler üzerine kurgulandığını belirten Keleş, Türkiye’nin gerçeklerini yansıtmayan değerlendirmelerin kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Milletvekili Keleş, raporda özellikle Doğu Akdeniz, Mavi Vatan ve Kıbrıs meselesine ilişkin yer verilen ifadelerin uluslararası hukuk ve hakkaniyet ilkelerinden uzak olduğunu belirterek, Türkiye’nin hak ve menfaatlerini görmezden gelen yaklaşımın Avrupa Parlamentosu’nun tarafsızlığına zarar verdiğini söyledi.
Keleş açıklamasında, “Mavi Vatan’a ilişkin dayanaksız değerlendirmeler, Yunanistan’ın maksimalist taleplerine verilen destek ve Kıbrıs konusunda ortaya konulan tek taraflı yaklaşım, raporun siyasi saiklerle hazırlandığını açıkça ortaya koymaktadır. Türkiye’nin bölgesel barış, istikrar ve uluslararası hukuk temelindeki politikalarını görmezden gelen bu anlayışın yapıcı diyaloga katkı sunması mümkün değildir” ifadelerini kullandı.
Raporda Türk yargısına yönelik yer alan değerlendirmelere de tepki gösteren Milletvekili Keleş, bağımsız Türk yargısını hedef alan mesnetsiz ithamların ve Türkiye’nin hukuk sistemi üzerinden oluşturulmaya çalışılan algıların kabul edilemeyeceğini vurguladı. Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuk devleti ilkeleri doğrultusunda yargı süreçlerini kendi kurumları eliyle yürüttüğünü belirten Keleş, hiçbir dış müdahale veya siyasi yönlendirmeyi kabul etmeyeceklerini kaydetti.
Türkiye ile Avrupa Birliği ilişkilerinin karşılıklı saygı, ortak çıkarlar ve yapıcı diyalog temelinde ilerlemesi gerektiğini ifade eden Keleş, “Türkiye’nin egemenlik haklarını, milli menfaatlerini ve bağımsız yargı sistemini hedef alan ön yargılı yaklaşımlar yerine; gerçekleri esas alan, hakkaniyetli ve yapıcı bir anlayışın benimsenmesi hem ilişkilerin geleceği hem de bölgesel istikrar açısından büyük önem taşımaktadır” dedi.