Elazığ Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nde Mobbing İddiaları Gündemde
Elazığ Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü'nde görev yaptığım dönemde, Abdulsamet Eren ve ekibi tarafından asılsız iddialarla şikâyet edildim. Çocukların dahi güleceği kadar absürt iddialar üzerinden Bakanlık müfettişlerince hakkımda bir soruşturma yürütüldü. Soruşturma raporu doğrultusunda Abdulsamet Eren tarafından şahsıma disiplin cezası verildi ve akabinde Adıyaman iline sürgün edildim. Söz konusu disiplin cezasının iptali istemiyle açmış olduğum dava lehime sonuçlandı. Disiplin cezasına ilişkin işlem iptal edildi karar, Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi tarafından da onanarak kesinleşti.
Kahramanmaraş merkezli depremler sonrasında, mücbir sebep nedeniyle Elazığ iline tayin edildim. Ancak henüz depremin psikolojik etkilerini üzerimizden atamamışken, mahkeme kararıyla kesin olarak iptal edilmiş ve hiçbir hukuki hükmü kalmamış olan disiplin cezası ile müfettiş raporu, hukuka aykırı şekilde gerekçe gösterilerek bu kez Diyarbakır iline sürgün edildim."
Hukuka aykırı bir süreç yürütüldü."Yapılan bu pervasızlık karşısında, adeta davulun da tokmağın da Abdulsamet Eren'in elindeymiş gibi hukuka aykırı bir süreç işletildi.
Bir diğer iftira ise Adıyaman'da görev yaptığım dönemde yaşandı. Abdulsamet Eren ve ekibi tarafından Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikâyet edildim. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma neticesinde hakkımda "kovuşturmaya yer olmadığına" dair karar verildi ve böylece hukuki anlamda haklılığım bir kez daha tescillenmiş oldu.
Ancak hukukun verdiği bu kararların ötesinde, insanlığın ve vicdanın nasıl yok sayıldığına dair acı bir gerçeği herkesin dikkatine sunmak istiyorum. Abdulsamet Eren, ailemle birlikte asrın felaketi olarak nitelendirilen Kahramanmaraş depremini Adıyaman’da yaşadığımızı bildiği hâlde bana iftira atıp beni suçlu duruma düşürme çabasına girmişti. Böyle bir çaba içine girmiş bir insanda merhamet, vicdan ve adalet duygusu olur mu? Depremin üzerinden henüz 38 gün geçmişken bunu yapması düşündürücüdür. Abdulsamet Eren, 16.03.2023 tarihli dilekçesiyle savcılığın takipsizlik kararına karşı Elazığ 2. Sulh Ceza Hâkimliğine itirazda bulunmuştu.Kriminal incelemeler sonucu ses kaydı kendisine ait çıkmıştır.
Daha önce kamuoyuna yansıyan ses kayıtlarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Tekin, bazı basın yayın organlarında kayıtların asılsız olduğu yönünde haberler yapıldığını belirterek şu iddiada bulundu:"Abdulsamet Eren’in bir diğer iftirasına gelince savcılık soruşturmasını henüz tamamlamamış olmasına rağmen yaptığı basın açıklamasında, bizi sahte hesaplar üzerinden yapay zekâ ürünü olduğunu iddia ettiği ses ve görüntü kayıtlarını yayımlamakla suçlamıştır. Ancak yapılan kriminal incelemede, söz konusu ses kaydının kendisine ait olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca, sosyal medya hesaplarında ses kaydının Abdulsamet Eren’e ait olduğu daha önce de paylaşılmıştır."
“Mobbing ve İftira İddiaları Araştırılmalı” Açıklamasında İl Müdürlüğü bünyesinde görev yapan bazı yöneticilerin de isimlerini veren Tekin, çalışanlara yönelik mobbing ve iftira uygulandığını ileri sürdü. Tekin, yetkililere çağrıda bulunarak mobbing iddialarının araştırılması gerektiğini ifade etti. Tekin sözlerine şöyle devam etti;"Abdulsamet Eren ve ekibi, insanlara iftira atmayı ve mobbing uygulamayı adeta alışkanlık hâline getirmiştir. Abdulsamet Eren, İnşaat Yatırım Şube Müdürü, mühendisler Oktay Yarık ve bu çirkin çarkın içerisinde bulunan diğer kişiler; bir insanın şeref ve haysiyetini zedelemeye yönelik iftiralar atarken, yalancı şahitlik yapıp zulme ortak olurken hiç mi düşünmediniz? Yaptıklarınızın bir gün mutlaka ortaya çıkacağını, yargı önünde bunun bedelinin ağır olacağını hiç mi hesaba katmadınız?
Abdulsamet Eren’in çalışanlara mobbing uyguladığını ve iftira attığını anlayabiliyorum. Ancak, mobbing uyguladığına ve iftira attığına ilişkin yargı kararları ortadayken, kendisine herhangi bir adli veya idari yaptırım uygulanmamasına anlam veremiyorum. Bu kişiyi bu derece güçlü kılan kim veya kimlerdir? Bir hukuk devletinde bir insan nasıl bu ölçüde hukuksuzluk yapabilir? Özetle, kamu malını korumanın bedeli şahsım ve ailem için çok ağır olmuştur. Sayın Cumhurbaşkanımıza sesleniyorum: Yaşanan bu hukuksuzlukların ve iddiaların takipçisi olmalarını arz ediyorum."