Baskil Ziraat Odası Başkanı Murat Zilayaz: “Geçen Yıl 400 Liradan Verdiğimiz Kayısıyı Bu Yıl 250 Liradan Verdik”
Haber: Serra TAYLAN
Baskil’de Kayısı Üreticisinin Fiyat ve Maliyet Çıkmazı
ELAZIĞ – Baskil Ziraat Odası Başkanı Murat Zilayaz, geçen yıl Türkiye genelinde yaşanan zirai don nedeniyle kayısı başta olmak üzere birçok üründe ciddi kayıplar yaşandığını, bu yıl ise üreticilerin yaptıkları bakım ve ilaçlama çalışmalarının ardından kayısıda verimli bir sezon geçirdiğini ancak düşük fiyatlar nedeniyle üreticinin mağdur olduğunu söyledi. Zilayaz, “Geçen yıl 400 liradan verdiğimiz kayısıyı bu yıl 250 liradan verdik. Kayısı çok önemli stratejik bir ürün olmasına rağmen asıl problem bu ürünlerimizi pazarlayamıyoruz, satamıyoruz” dedi.
“KAYISIDA ÜRETİM VAR, ASIL SORUN PAZARLAMA”
Geçen yıl yaşanan zirai donun kayısı bahçelerinde büyük zarara yol açtığını belirten Zilayaz, bu yıl ise üreticilerin sezon öncesinde gerekli çalışmaları yaptığını ifade etti. Zilayaz, şöyle konuştu:
“Geçen yıl Türkiye genelinde yaşanan zirai don nedeni ile ürün olmadı. Dolayısıyla kayısı ve diğer ürünlerde üretim olmadı. Kayısı bahçeleri de büyük zarar gördü. İnşallah bu sene ürün olur diye temenni etmiştik, yılı kurtarmak için. Şükürler olsun öyle de oldu. Gerekli bakımları, ilaçlamaları, çalışmaları çiftçilerimiz yaparak bu sezona hazırlandılar. Bu yıl ürünlerimiz bereketli bir yıldı kayısı açısından. Tam olmasa da ürünler iyi idi. Ancak fiyatlar sıkıntılıydı. Üreticilerimizin geçen yıl aldığı ve bu yıl fiyatlar çok kötüydü, üreticilerin maliyetinin altında diyeceğimiz fiyatlara sattılar. Bu durum üreticilerimizi çok mağdur etmiştir. Mazot fiyatları, gübre fiyatları, ilaç fiyatları, girdiler yüzde 70-80 oranında artarken kayısımızın fiyatı yüzde 50 geriye gitmiştir. Geçen yıl 400 liradan verdiğimiz kayısıyı bu yıl 250 liradan verdik.”
Zilayaz, kayısının stratejik bir ürün olduğunu ancak üretimde yaşanan temel sorunun pazarlama olduğunu belirterek, “Kayısı çok önemli stratejik bir ürün olmasına rağmen Baskil’de üreticimiz üretiyor, üretimde hiçbir sıkıntı yok. Bir şekilde üretiyoruz. Asıl problem bu ürünlerimizi pazarlayamıyoruz, satamıyoruz” dedi.
“BASKİL KAYISISI KENDİ ADINA TESCİLLENSİN”
Kayısının Türkiye’de özellikle Malatya ile anıldığını belirten Zilayaz, Baskil’in de önemli bir üretim merkezi olduğunu ifade ederek Baskil kayısısının coğrafi işaretle tescillenmesini istedi. Zilayaz, şöyle konuştu:
“Kayısımızın, kayısı deyince aklımıza ilk gelen Malatya'dır. Üretimin yüzde 80'i Malatya karşılıyor, kalan yüzde 20'de Baskil tek başına karşılıyor. Baskil ilçesi pazar Malatya'da olduğu için kayısı Malatya ile anılıyor. Biz Baskilli üreticiler olarak kendi adımıza tescillenmesini, bir pazarımızın olması bizim için çok değerli olacaktır. Bunu derken Malatya ile herhangi bir ayrımımız yok. Bu bütün ürünlerde böyledir. Fındık da, Antep fıstığı da coğrafi işaret almıştır. Urfa'da almıştır, zeytinyağında onlarca il coğrafi işareti almıştır. Biz de Baskil kayısısının kendisine has aromasının, tadının kendine has bir coğrafi işaret almasını istiyoruz.”
“KAYISI ÜRETİMİ 350-400 LİRA, ALIM FİYATI 250 LİRAYA DÜŞÜYOR”
Üreticinin maliyetlerinin altında kalan alım fiyatlarının önemli bir sorun olduğunu vurgulayan Zilayaz, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin kayısı alımı yapması gerektiğini söyledi:
“Bundan daha da önemlisi çiftçinin maliyetinin altına düşecek alım fiyatları. Şu anda kayısı üretimi 350-400 lira bandındayken kayısı hasadı başladığında işçi parası verecek, borçları ödenecek. Kayısı adına endeksli olarak 250 liraya düşüyor. Yani bunun bir karşılığı yok. Toprak Mahsulleri Ofisi bitirdi. TMO alım yapıyor; çay, fındık, incir alıyor, buğday alıyor, arpa alıyor. Kayısı ile ilgili bir şey yok. Keşke bir açıklama yapsa, birkaç bin ton kayısı alsa insanlar rahatlayacak. Ama kayısıda bu yok. Kayısı üreticisi bu anlamda çok dertli, çok büyük sıkıntıları var.”
“ÜRETİCİ ÖNÜMÜZDEKİ SEZONA HAZIRLANMAKTA ZORLANIYOR”
Üreticinin yeni sezona hazırlanabilmesi için yüksek maliyetlerle karşı karşıya olduğunu belirten Zilayaz, özellikle sulama giderlerinin üreticinin yükünü artırdığını ifade etti:
“Önümüzdeki yıl sezona hazırlanmak için maliyeti çok yüksek. Ürünlere çapa yapılacak, gübrelenecek, ilaçlama yapılacak, sulama yapılacak. Sulama ile ilgili zaten bir şey yapılamıyor. Çünkü altından kalkılamıyor üretici. Kendi kaynak suyu varsa ne ala, yoksa sulama işi çok zor, çok yüksek maliyetli. Zaten girdiler çok yüksek. Onun için kayısı üreticisi çok mağdur. Kayısı üreticisinin işçi parasını, borcunu, harcını, her şeyini bu hasat sonuna planlamış.”
“ARPA FİYATI GEÇEN YILA GÖRE NEREDEYSE AYNI”
Baskil’de kayısının yanı sıra buğday ve arpa üreticilerinin de maliyet artışları nedeniyle sorun yaşadığını belirten Zilayaz, açıklanan alım fiyatlarının üreticinin giderlerini karşılamadığını söyledi:
“Baskil'de çok geniş bir tarımsal üretim alanımız var. Buğday, arpa, bütün çiftçimizin sıkıntısı var. Buğdayda bugün bu sene TMO'nun yaptığı alımlar 16 bin 500 lira, arpa 12 bin 750 lira açıklandı. Bu çok komik rakamlar. Geçen yıl 12 liraydı arpa, bugün 12 bin 750 lira. Maliyetler yüzde 70-80 iken siz arpa'ya yüzde 10, yüzde 15 fiyat artışı yapıyorsunuz. Çiftçinin mazotu bugün 85 lira olmuş, 90 lira olmuş, gübre iki katına çıkmış. Buğday üreticisi aynı durumda, üretemiyor.”
“BADEM VE CEVİZ ÜRETİCİSİ DE GÜMRÜK VERGİSİ SIKINTISI YAŞIYOR”
Badem ve ceviz üreticilerinin de ithalat ve gümrük vergileri nedeniyle sorun yaşadığını belirten Zilayaz, sözlerini şöyle tamamladı:
“Badem üreticilerinin, ceviz üreticilerinin de gümrük vergisi sıkıntısı var. Daha önce yüzde 18'lerde, yüzde 15'lerde iken gümrük vergisini sıfırladılar. Yurt dışında her yerde bademlerimiz geri geldi. Kimse, bu ucuz geliyor, bizim çok kötü ya, çok kötü.”