HABER/ SERRA TAYLAN
Karakoçan Ziraat Odası Başkanı Necmettin Turgut artan gübre ve mazot fiyatları dolayısı ile üreticilerin büyük bir sıkıntı yaşadıklarını ifade etti.Yüksek girdi maliyetlerinin savaştan dolayı daha da artacağını ve bölgede bir çok çiftçinin henüz gübreleme yapamadığını ifade eden Turgut, piyasada gübre bulunmadığını bulunsa dahi çok yüksek fiyatlı olduğunu belirterek :"Savaştan dolayı ülke stoklarında gübre var mı yok mu, bunu bilemiyoruz. Bu nedenle gübre fiyatları hâliyle artacaktır. Sadece gübre fiyatları değil, mazot fiyatları da çok artacak. Mazot 70 liraya dayandı. Bu durum tarım için sürdürülebilir seviyelerin çok uzağına düşmemize neden olur. İnşallah savaş uzun sürmez." Dedi.
"Orta Doğu’daki sorunun ekonomik olarak en büyük acısını biz çekeceğiz."
Karakoçan Ziraat Odası Başkanı Necmettin Turgut, bölgede bir çok üreticinin yüksek fiyatlardan dolayı henüz bahar gübresi atamadığını belirterek şunları söyledi:
"Gübre, doğalgaz en yüksek maliyetli olduğundan dolayı savaştan dolayı yükselmesi bekleniyordu. Hürmüz Boğazı’nda yaşanan sıkıntılardan dolayı akaryakıt ve petrol fiyatlarının artması, gübre fiyatlarını daha da yükseltecek. Malatya ve Elazığ bölgelerinde bahar gübresi atıldı ancak Karakoçan ve Bingöl taraflarında gübreleme hâlâ yapılamadı.Gübre fiyatlarının yükselmesi gerçekten çiftçileri zor durumda bırakacak. Çiftçiler gübre atmaktan kaçınırlarsa üretim çok düşer. Bu konuda bir önlem alınmalı.
Savaştan dolayı ülke stoklarında gübre var mı yok mu, bunu bilemiyoruz. Ama sanırım yoktur. Bu nedenle gübre fiyatları hâliyle artacaktır. Sadece gübre fiyatları değil, mazot fiyatları da çok artacak. Mazot 70 liraya dayandı. Şu an bunun yaklaşık yüzde 75’i ÖTV’den karşılanıyor. Normalde şu anki fiyatlar 80 lirayı buldu. Bu durum tarım için sürdürülebilir seviyelerin çok uzağına düşmemize neden olur. İnşallah savaş uzun sürmez. Orta Doğu’daki sorunun ekonomik olarak en büyük acısını biz çekeceğiz. Çünkü biz gübrede ve mazotta tüketici konumunda olan bir ülkeyiz. Özellikle akaryakıt ve gübre ürünlerinde tüketici olmamız, bu savaşın en büyük zararını görmemize sebep olacaktır. Savaşın uzaması çiftçiler açısından çok büyük sıkıntılara yol açacaktır."
"Tarım Kredi Kooperatifleri adeta bir ticarethaneye dönüşmüş durumda."
Tarım Kredi Kooperatiflerinin bir ticarethaneye döndüğünü belirten Necmettin Turgut, kooperatifin üreticilere ürünleri reel faizlerle verdiğini söyleyerek kooperatiflerin savaşı ön görerek gübre stoku yapması gerektiğini ifade etti. Turgut:
"Tarım Kredi Kooperatifleri adeta bir ticarethaneye dönüşmüş durumda. Oysa biz onun ortağıyız. Çiftçinin ortağı olduğu bir kuruluştan ziyade ticarethaneye dönüşmüş. Mamulleri normal reel faiz oranları üzerinden satıyoruz. Böyle olunca insanlar Tarım Kredi Kooperatiflerinden uzaklaşıyor. Yem kalitesi de eskisi gibi değil; kalite düşük ama fiyatlar ve faiz oranları reel faizlerle aynı. Tarım Kredi Kooperatiflerinin çiftçiye çok faydası olmuyor. Birçok kalemde gübre fiyatları çok yüksek ve birçok yerde bulamıyoruz. Adeta bir tüccar gibi davranıyorlar.
"Bu savaş öngörülüp stoklarda gübre veya ürün bulundurulmalıydı."
Bu savaş öngörülüp stoklarda gübre veya ürün bulundurulmalıydı. Bulunsa bile çok pahalı. Bulduğumuz ürünün fiyatı da çok yüksek. Oysa Tarım Kredi Kooperatiflerinin asıl amacı çiftçiyi korumak olmalıdır. Baharda gübre atılacağı zaten biliniyor. Bu nedenle stoklarda olması gerekirdi. Olanın da bize bir faydası yok.Kooperatiflerin eski cazibesi kalmadı. Tarım ve hayvancılık şu anda can çekişiyor. " dedi.
Ülkede hayvan sayısı gibi yem olarak kullanılan arpanın da yetersiz olduğunu ifade eden Turgut, hasat zamanlarının dışında arpa ithalatını desteklediklerini ifade ederek mevcut durumda yemlik arpa fiyatlarının yükselmesinin et fiyatlarını arttıracağını belirtti.Turgut sözlerini şöyle sürdürdü:
"Devletin yurt dışından arpa ithal etmesini kısmen doğru buluyorum. Çünkü biz sadece üretici değil, aynı zamanda tüketiciyiz. Et fiyatları çok yüksek, hayvan bulamıyoruz. Arpa fiyatları yükselirse karkas et fiyatları 1000 lirayı bulabilir. Bu da mağazalarda 1500 liraya kadar çıkar.Ancak özellikle arpa biçim dönemlerinde ithalat yapılmamalı. Geçmiş yıllarda yapıldı. Mart, bilemediniz Nisan son aydır. Ondan sonra üreticinin malı çıkacak. O dönemlerde ithalat yapılmamalı.Hayvanda olduğu gibi arpa da ülkemize yetmiyor. Artık tarım ülkesinden çıkmış durumdayız. Şehirleşme yanlış yapıldı; verimli arazilere binalar yapıldı. Arazi kalmadı. Köylerden metropollere göç var. Bunun en büyük nedenlerinden biri de insanların tarım ve hayvancılık yaparken geleceğe dair umut görememeleridir."
"İŞKUR uygulaması da tarım ve hayvancılığı olumsuz etkiledi."
Üreticilerin büyük oranda sektörden çekildiğini de ifade eden Necmettin Turgut özellikle SGK ve Bağurprimlerini ödeyemeyen çiftçilerin emekli olabilmek için İŞKUR'un geçici programlarında çalıştığını söyledi. Ekilecek arazilerin imara açılması nedeni ile de ekim alanlarının azaldığına değine Turgut:
"İnsanların sigortası yok, güvencesi yok. İki yıl kaybettiklerinde bu işi bırakmak zorunda kalıyorlar. Benim şahsi fikrim, İŞKUR uygulaması da tarım ve hayvancılığı olumsuz etkiledi. İnsanlar 9 ay çalışmak için köyleri terk etti, hayvanlarını sattı. Satılan hayvanları geri alacak ekonomik güç de oluşmadı. Bugün 400–500 bin hayvan ithal ediyoruz. Buna rağmen hâlâ 700–800 bin açığımız var. Ben de besicilikle uğraşıyorum. Bugün ilçemizde 5 çiftliği dolduracak kapasitede dana yok. İnsanlar köyleri bıraktı çünkü gelecek göremediler.Devletin tarım ve hayvancılık için tarım sigortalarına devletin el atması gerekiyor. Genç çiftçiyi kırsalda tutmanın yolu sigortadan geçiyor. Şu anda çiftçilerin buna gücü yetmiyor. Çiftçi kesiminin düzenli bir geliri yok. 11–12 bin lira prim ödeyebilecek durumda değiller. Çiftçilerin sigorta primlerinin en az yüzde 50’sinin devlet tarafından karşılanmasını istiyoruz."