Başkan Gök: Deprem Güvenliği Bir Yaşam Hakkıdır
Başkan Gök: Deprem Güvenliği Bir Yaşam Hakkıdır
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Hukuk İşleri Başkanı Av. İbrahim Gök, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27. yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, depremde hayatını kaybeden vatandaşları rahmet ve dualarla anarken, güvenli yapılarda yaşamanın temel bir hak, bu güvenliği sağlayacak tedbirleri almanın ise kamusal ve hukuki bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Gök, “Can Cenab-ı Allah’ın insana emanetidir. Bu emaneti korumak için tedbiri eksiksiz almak hem vicdani hem hukuki bir mesuliyettir” dedi.
İNSAN HAYATINI KORUMAK HUKUKUN EN TEMEL GÖREVLERİNDENDİR
17 Ağustos’un yalnızca büyük bir doğal afet olarak değil, yapı güvenliği ve kamusal sorumluluk açısından da değerlendirilmesi gerektiğini belirten Gök şunları söyledi:
“17 Ağustos 1999’da binlerce kardeşimizi kaybettik, on binlerce vatandaşımız yaralandı. Nice ailelerimizin hayatı birkaç dakika içerisinde değişti. Aradan 27 yıl geçti ancak o gecenin acısı milletimizin hafızasından silinmedi.
İnsan hayatını korumak devletin ve hukukun en temel sorumluluklarından biridir. Vatandaşımız evine girdiğinde, çocuğunu okuluna gönderdiğinde veya iş yerine gittiğinde bulunduğu yapının güvenli olduğundan emin olabilmelidir. Can güvenliği hiçbir ekonomik hesabın, bürokratik gecikmenin veya ihmalkârlığın gerisine bırakılamaz.”
İHMALİN OLDUĞU YERDE HESAP VERİLEBİLİRLİK OLMALIDIR
Yapı güvenliği konusunda sorumluluğu bulunan bütün kişi ve kurumların görevlerini eksiksiz yerine getirmesi gerektiğini vurgulayan Gök, denetim mekanizmalarının güçlü ve tavizsiz işlemesinin önemine dikkat çekti.
Gök şunları söyledi:
“Deprem doğal bir hadisedir ancak denetimsiz yapılaşmayı, eksik mühendisliği ve görev ihmallerini doğal afet kavramının arkasına saklayamayız. İmar sürecinden ruhsatlandırmaya, projelendirmeden yapı denetimine kadar her aşamada hukuka ve bilime uygun hareket edilmelidir.
Bir ihmal insan hayatına mal oluyorsa orada sorumluluk bütün yönleriyle ortaya çıkarılmalı ve hukuk gereğini yapmalıdır. Çünkü adalet yalnızca felaket sonrasında sorumluyu bulmak değil, felaket öncesinde insan hayatını koruyacak sistemi de kurabilmektir.”
TEDBİR BİZİM VAZİFEMİZ, TAKDİR ALLAH’INDIR
17 Ağustos’un ardından 6 Şubat 2023 depremlerinde yaşanan büyük acıların Türkiye’ye çok ağır dersler bıraktığını belirten Gök sözlerini şöyle tamamladı:
“Bizim inancımızda tevekkül vardır ancak tedbirsizliğe yer yoktur. Cenab-ı Allah’ın bizlere emanet ettiği canları korumak için aklın, bilimin, mühendisliğin ve hukukun gereğini yerine getirmek zorundayız. Önce tedbirimizi alacağız, vazifemizi hakkıyla yapacağız, sonra Rabbimize tevekkül edeceğiz.
17 Ağustos’u ve 6 Şubat’ı unutmamak, kaybettiğimiz kardeşlerimize karşı vefa borcumuzdur. Bu vefanın gereği de güvenli şehirler kurmak, ihmale müsamaha göstermemek ve insan hayatını her şeyin üzerinde tutmaktır.
17 Ağustos Marmara Depremi’nde, 6 Şubat depremlerinde ve ülkemizin yaşadığı bütün afetlerde ahirete irtihal eden kardeşlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet, yakınlarına sabr-ı cemil niyaz ediyorum. Rabbim aziz milletimizi her türlü afetten, kazadan ve beladan muhafaza eylesin.”