IŞIKVER, TBMM’DE ÜZÜM ÜRETİCİLERİNİN SESİ OLMAYA DEVAM EDİYOR
MHP Elazığ Milletvekili Semih Işıkver, Ticaret Bakanlığı’nın 2027 bütçe görüşmelerinin yapıldığı komisyon toplantısında yaptığı konuşmada Elazığ bölgesindeki üzüm üreticilerinin sorunlarının çözümü yönünde önerilerini paylaştı. Işıkver konuşmasında talebin sadece Elazığ özelinde değil bölgesel kalkınmayı hedeflediğinin altını çizdi.
ÇİFTÇİMİZİN ALIN TERİ KARŞILIĞINI BULMALIDIR
Işıkver konuşmasında, “ Sözlerime, kadim medeniyetler şehri Elazığ’ımızın alın terini ve toprağa verilen yılların emeğini Gazi Meclisimize taşımak amacıyla başlıyorum.
Elazığ ilimizde bağcılık, sıradan bir tarımsal faaliyet değildir; yüzyıllara dayanan bir kültür, kuşaktan kuşağa aktarılan paha biçilemez bir mirastır. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerine göre; 108 bin 284 dekar alanda, yaklaşık 7 bin çiftçi ailemiz gece gündüz demeden bağcılık yapmakta, bu topraklara emek vermektedir.
İlimizde yıllık ortalama 120 bin ton üzüm üretilmektedir. Coğrafi tescilli ürünlerimiz olan şıralık Öküzgözü ve Boğazkere ile sofralık Tahannabi üzümlerimiz sadece Elazığ’ın değil, Türkiye tarımının ve bölgesel ekonomisinin göz bebeğidir.
Ancak bugün Aziz Şehrimizde ve özellikle Hoş bölgesi köylerimizde ciddi bir sıkıntı yaşanmaktadır.
Mazot, gübre, zirai ilaç, sulama elektriği ve işçilik giderlerindeki yüksek artışlar çiftçimizin belini bükerken; ne yazık ki yetiştirilen ürünler maliyetinin dahi altında değer bulmakta ya da tamamen dalında kalmaktadır.
Şu an sadece Hoş bölgesindeki üreticilerimizin elinde yaklaşık 40 bin ton sofralık üzüm pazar bulamadığı için çürümeye terk edilmiştir. Aileleriyle birlikte 30 bine yakın vatandaşımızın doğrudan mutfağını, çorbasını ve ekonomisini etkileyen bu yakıcı soruna acilen neşter vurulması gerekmektedir!
TALEBİMİZ SADECE ELAZIĞ İÇİN DEĞİL BÖLGESEL KALKINMA ADINDADIR
Zamanında Elazığ Şarap Fabrikası aktifken var olan ürün alım garantisi, çiftçimizin önünü görmesini ve sektöre güvenle yatırım yapmasını sağlıyordu. Fabrikanın özelleştirilip ardından kapanmasıyla başlayan süreç, bu yıl özel sektör alımlarının da yetersiz kalmasıyla üreticimizi tam anlamıyla çaresizliğe itmiştir. Hem sofralık hem de şıralık üzümümüz çiftçinin elinde kalmıştır.
Bu mağduriyeti gidermek adına Ticaret Bakanlığımızdan ve Hükümetimizden beklentilerimiz açık ve nettir:
Kamu Alım Protokolü ve Taban Fiyat Önerisi
Çiftçimizi tüccarın insafından ve maliyet altı fiyatlardan kurtaracak bir taban fiyat ilan edilmeli; TMO veya Tarım Kredi Kooperatifleri devreye sokulmalıdır. Üreticinin elindeki bu milli servet; KYK öğrenci yurtlarında, askerî kışla ve garnizonlarımızda, okullarımızda ve huzurevlerimizde tüketime sunularak kamu eliyle satın alınmalıdır.
BÖLGESEL ENTEGRE İŞLEME TESİSİ KURULMALIDIR
Kapanan fabrikanın yarattığı alım boşluğunu dolduracak, devlet destekli modern ve entegre bir sanayi tesisi (meyve suyu, şıra ve işleme tesisi) Elazığ’a kazandırılmalıdır. Bu tesis sadece Elazığ’ı değil; komşularımız Diyarbakır, Bingöl, Tunceli ve Malatya’yı kapsayan bölgesel bir kalkınma lokomotifine dönüşecektir.
PAZARLAMA VE İHRACAT DESTEĞİ TALEBİ
Coğrafi tescilli ürünlerimizin katma değerli işlenerek iç ve dış pazarlara sunulması noktasında Ticaret Bakanlığımızın ihracat ve lojistik teşviklerini Elazığlı bağcılarımıza açmasını talep ediyoruz.
Toprak küserse millet aç kalır; çiftçi üretmeyi bırakırsa şehirler çöker. Elazığlı bağcımızın alın teri dalında kurumadan, 40 bin ton üzüm çürümeden ivedi çözümleri hayata geçirmemiz şarttır.
Bu düşüncelerle;
Bakanlık ve kurumlarımızın 2027 yılı bütçelerinin hayırlı ve bereketli olmasını diliyor, emek ve gayretleri için Sayın Bakanımıza ve şahsında Bakan Yardımcılarımıza ve tüm bürokratlarımıza teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum.