Ana Sayfa FLAŞ HABER, Güncel, GÜNDEM 26 Mart 2023 9338 Görüntüleme

ÜLKÜSÜ VE ÜLKESİNE ADANMIŞ BİR ÖMÜR…..İRFAN SÖNMEZ’LE GÜNDEME DAİR..

İyi Parti Milletvekili Aday Adayı İrfan Sönmez ile siyasete ve gündeme dair bir konuştuk..
Yaklaşan seçimlerde aday adaylarının çalışmaları hız kazandı. Her parti aday adayı sahada ve teşkilatlarda çalışmalarını sürdürürken, kariyeri başarılarla dolu, bilgi birikimi ile farklı bir çizgiye sahip olan İYİ Parti Elazığ Milletvekili Aday Adayı Av. Dr. İrfan Sönmez ile gündem ve siyaset üzerine konuştuk. HARPUTTİMES Haber’e konuşan Sönmez önemli açıklamalarda bulundu.

 

SİYASETÇİ EMANETE EHİL OLMALIDIR

Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiği yoğun katılımlı bir basın toplantısı ile İYİ Parti Milletvekilliği aday adaylığını kamuoyuna duyuran İrfan Sönmez, siyasette temsil makamının önemine ve halkla bütüncül bir ilişkinin önemine vurgu yaparak : ” . Bazıları kendine, bazıları ülkesine hizmet etmek ister. Ancak istek yetmez, önemli olan siyasetin istediği vasıflara sahip olmaktır. Yani Kuran’ın ifadesiyle “emanete ehil” olmaktır.Ehliyet için bazı özellikler gerekir,temsil ettiği toplumu savunacak söz ve akıl kudretine sahip olmak, bilgili olmak, ülkenin ve yaşadığı çağın sorunlarını bilmek, halkla mesafesiz ilişki kurmak, kendini seçen toplumun problemlerini bilmek ve davasını savunabilecek bir hitabet ustalığına sahip olmak gibi. Ne yazık ki bugün kimse bu ölçülere dikkat etmiyor. Üç cümleyi bir araya getirmeyen, halkla ilişkisi olmayan, şehirle irtibatını kaybetmiş olan veya üç kitap okumamış adamlar cebinde üç beş kuruş olunca aday oluyor. Böyle olunca da siyasetçinin kalitesi her gün biraz daha düşüyor.” dedi

”ÜLKÜSÜ VE ÜLKESİNE ADANMIŞ BİR ÖMÜR”

Uzun yıllar siyasetin içinde olan İrfan Sönmez, ülküsü ve ülkesi için mücadele ile geçen ömründe sahip olduğu bilgi ve birikimleri millete hizmet edebilme amacıyla birleştirmek istediğini ifade etti. Sönmez, ”siyasetçi halk adına konuşur, savunur, mücadele eder” diyerek sözlerine şöyle devam etti: ”Elazığ’da ve Türkiye’de siyasetle iştigal eden çevreler beni tanır. Az çok mürekkep yalamışlığımız ve kafamızdakileri konuşacak cesaretimiz de vardır. Elazığlı benim lafı eğip bükmeden konuştuğumu, kimsenin konuşmaya cesaret etmediği dönemlerde bile sesimi kısmadığımı bilir. Sahip olduklarımı Türk milletinin hizmetine sunmak istiyorum, hepsi bu. Olursa da olmazsa da önemli değil. Ben görevimi yapmış olurum. Sefer bizden, gerisi halkın teveccühü ve Allah’ın takdirindedir.”

”BIR ÜLKEDE ADALET YOKSA ORADA HALKLA DEVLET ARASINDA BIR GÜVENSIZLIK SORUNU VARDIR.’’

Ülkedeki bütün sorunların temelinde adaletsizliğin olduğunu söyleyen İrfan Sönmez, adalet kavramının sadece hukuksal olarak algılanmaması gerektiğini belirterek, ”Bir ülkede adalet yoksa orada halkla devlet arasında bir güvensizlik sorunu vardır. Adalet mahkemelerdeki yargılamalardan ibaret değildir. Adalet işe adam alırken haksızlık yapmamaktır. Adalet kul hakkı yememektir. Adalet devletin bütün vatandaşlarını aynı hassasiyetle kucaklaması, parti, cemaat, mezhep ayırımı yapmamasıdır. Adalet herkese hak ettiğini vermektir .’ dedi.

”ELAZIĞ’IN SORUNLARI, TÜRKİYE’NİN SORUNLARI İLE AYRIŞTIRILAMAZ”

Sorunlarımızı ikiye ayırmak lazım, bir, ülkenin sorunları, iki Elazığ’ımızın sorunları. Her ne kadar ayırıyorsak da aslında Elazığ’ın sorunları Türkiye’nin sorunlarından ayrıştırılamaz. Öncelikli sorunumuz adaletsizlik, hukuksuzluktur. Bir ülkede adalet yoksa orada halkla devlet arasında bir güvensizlik sorunu vardır. Adalet mahkemelerdeki yargılamalardan ibaret değildir. Adalet işe adam alırken haksızlık yapmamaktır. Adalet kul hakkı yememektir.Adalet devletin bütün vatandaşlarını aynı hassasiyetle kucaklaması, parti, cemaat, mezhep ayırımı yapmamasıdır. Adalet herkese hak ettiğini vermektir. Ekonomik krizin bile adaletle ilişkisi vardır.Yatırımcı Türk hukukuna güvenemediği için parasını Türkiye’ye getirmiyor.Siyasi nedenlerle bir gün bütün varlığını kaybedebileceğini düşünüyor.Bugün yurt dışında yüzde 10 faizle bile döviz bulamayışımızın arkasında bu ülkede adaletin işleyişine olan güvensizlik vardır. Yunan’ın yüzde 2 faizle döviz bulabildiği bir dünyada bizim bunun 5 katı faizle bile döviz bulamayışımız uluslararası toplumda ne kadar güven kaybettiğimizin ifadesidir. İstediğiniz kadar dünya bizi kıskanıyor diye avazınız çıktığı kadar bağırın gerçeğimiz budur!

BAŞKANLIK SİSTEMİNE GEÇTİĞİMİZDEN BERİ TÜRK HALKI GÜN YÜZÜ GÖRMEDİ

Ekonomik krizin en büyük nedenlerinden birisinin yönetimsel zaaflar olduğunu belirten İrfan Sönmez, ‘Başkanlık Sistemiyle, liyakatsiz kadroların çözüm üretmek yerine, sorunları sümenaltı ederek yoksayma cihetine gittiğini ve başta adalet olmak üzere sosyal ve ekonomik anlamda ülkenin büyük bir çöküşe sürüklendiğini ifade etti. Sönmez, ülkenin korkunç bir yıkımla karşı karşıya olduğunu dile getirerek şunları söyledi:
”4-5 yıldır vatandaş bir taraftan hayat pahalılığıyla boğuşuyor, bir taraftan pandemi ve depremlerin yıkıntısıyla. Çok zor bir 4-5 yıl geçirdik. Başkanlık sistemine geçtiğimizden beri Türk halkı gün yüzü görmedi. Mutlu olanlar sadece iktidarın attığı kemiklerle beslenenler.Halka bir kırıntı bile düşmüyor. Emekli aldığı maaşl zar zor yşamını idame etmeye çalışıren, 5-6 maaş alan yandaş bürokratlar var.

”SİYASETÇİNİN GÖREVİ ÜLKEYİ BATAKTAN KURTARMAKTIR”

Bugün kıyma 300 TL’ye dayandı. Peynir 200 TL, bir kilo salatalık-domates 25-30 TL, elektrik, su, doğalgaz faturaları ödenecek gibi değil, kiralar aldı başını gidiyor. Soruyorum size insanlar bu şartlarda nasıl geçinecekler? Siyasetçinin görevi ülkeyi bu bataktan kurtarmaktır. Doğru çıkış yolları bulmaktır. Ben ekonomistim demekle ekonomist olunmuyor. Bilime, akıla, tecrübeye önem vermeyenler kendileri ile birlikte toplumu da felakete sürüklerler.

SEFALET, EN ÇOK TOPLUMSAL AHLAK ÜZERINDE YIKICI TESIRLER BIRAKIR.

Sefalet, en çok toplumsal ahlak üzerinde yıkıcı tesirler bırakır. Geçinemeyen insanlar giderek ahlaki değerlerini yitirirler. Yaşayabilmek, karınlarını doyurabilmek için her yolu meşru görmeye başlarlar. Korkunç bir yıkımla karşı karşıyayız. Sosyo-ekonomik şarlar ağırlaştığında toplumsal ilişki ve ahlaki hassasiyetlerde de çözülmeler başlar, şimdi o durumdayız. Halbuki İslamcı olduğunu iddia eden bir iktidarda en azından daha ahlaklı bir durumda olmalıydık değil mi, ama değiliz, önceki dönemlerden daha kötü durumdayız.”
Elazığ’ın sorunlarına dair tespitlerini dile getiren Av. İrfan Sönmez, şehrin altyapı sorunundan basınma problemine, işsizlikten, esnaf problemlerine kadar bir çok sorunun çözüm beklediğini kaydetti. Sönmez, bir Elazığlı olarak bu sorunlara haiz olduğunu da belirterek şunları söyledi:
”Elazığ’ın da bir çok sorunu var. Şehirde altyapı diye bir şey yok. Bir kaç saatlik yağmurda sokaklar nehre dönüyor, alt geçitlere girilmiyor. Geçenlerde Şanlıurfa’da bizdekine benzer bir alt geçitte 10 kadar insan boğuldu. İşsizlik, istihdam problemi var. Ev ve konut problemi var. Son depremde binlerce bina ağır hasar aldı. Bakan Kurum 14 Bin yeni konut yapılacağını söyledi. Afet kapsamına alınan yerlerde vatandaşın maddi manevi kayıplarının son kuruşuna kadar devlet tarafından karşılanması gerekir. Karşılanmıyor. Vatandaş yapılan evlerin parasını küçük taksitlerle de olsa ödeyecek.

2020 DEPREMİNİN YARALARI SARILAMAMIŞKEN ŞİMDİ YAPILACAK OLAN EVLER BEDELİNİN İKİ KATINA İHALE EDİLİYOR

İşsizlik problemi var, on binlerce gencimiz kahvelerde, sokaklarda vakit öldürüyor. Uyuşturucu tahmin edilemeyecek kadar yaygınlaştı. Gençler bunalımlarını uyuşturucu kullanarak bastırmaya çalışıyor. 2020 depreminin yaraları hala sarılamadı.Evler yapılıyor uçuk fiyata ihale ediliyor. Son depremden sonra Elazığ’da yapılacak evler 1 milyon 700 bin + KDV olarak ihale ediliyor. Bu imalat bedelinin neredeyse 2 katı. Bunların hepsi hazineden, dolayısı ile bizden çıkaracak. Müteahhitler kazanacak. Bir defa daha milletin cebinden onlara akıtılacak. Bu ihalelerde yerli iş adamlarına öncelik tanınması gerekir. ”

YAPILACAK İHALELERE YERLİ ESNAFTAN ALIM YAPMA ŞARTI GETİRİLMELİDİR

Elazığ’da yapılacak en ufak bir işte bile Elazığ esnafının kalkınması yönünde adımlar atılmasına vurgu yapan İrfan Sönmez, depremlerden dolayı esnafın çok büyük kayıplar yaşadığını belirterek, devlet eliyle yapılan ihalelerde ihaleyi kazanan hangi firma olursa olsun her türlü alım işinin Elazığ’dan yapması gerektiğini ve bunun yazılı bir kural haline gelmesi gerektiğini söyledi. Sönmez:
”2020 depreminde TOKİ’den ihale alanlar Elazığ esnafından bir çivi bile almadılar. İhalelere şehir esnafından alım yapma şartı koymak gerekir. Milyarlık ihalelerden esnaf hiç yararlanamadı.Bazı büyük ilçelerde mesela Karakoçan’da küçük bir organize sanayi bölgesine ihtiyaç var.Atölyesi, iş yeri hasar alan insanlar ekmek teknelerini kaybettiler. Onları işleri, işyerleri ile buluşturmak hükümetlerin görevidir.
Türkiye’de sondaj kuyularından içme suyunu temin eden bir kaç ilden biri Elazığ’dır. Hamzabey barajı yapıldı, milyon dolarlar harcandı, Elazığ’a buradan su getirilecekti, getirilemedi, çünkü fizibilitesi doğru yapılmamış yanlış bir yatırımdı, milletin parası çöp oldu. Hangi birini anlatayım, Zafer Hava alanı yapıldı, zarar ediyor.Paralı yol ve köprüler zarar ediyor. Kazanan sadece müteahhitler ve onların perde gerisindeki siyasetçi ortakları. O kadar çok yanlış var ki anlatmakla bitmez. Şunu unutmayın kamu malına el atan iflah olmaz, dünyasını da ahiretini de berbat eder. Konuşulması gereken yerde susanlar bundan da hesaba çekilecektir..” dedi.

İKTİDAR,  20 YILDIR İNSANLARI DÖVÜŞTÜREREK AYAKTA KALIYOR

Siyasetin birleştirici özelliğinin mevcut iktidar tarafından yok edildiğini de sözlerine ekleyen İrfan Sönmez,” . Türkiye 1940’ların parti devletinden daha kötü bir dönem yaşıyor.” dedi. İktidarın birleştirerek değil ayrıştırarak, kavga ettirerek, kendinden olmayana ikinci sınıf insan muameleri yaparak ayakta kalmaya çalıştığını ifade eden İrfan Sönmez, iktidarın bu tutumunu sert bir dille eleştirdi. Sönmez sözlerine şöyle devam etti:
”Yirmi bir yıldır iktidar bizi birbirimizle kavga ettiriyor. İnsanları dövüştürerek ayakta kalıyor. Vatandaşı bizden ondan diye ayırdılar. İktidara müzahir olmayanlar ikinci sınıf insan muamelesi görüyor.Başka partilere üye olanların önleri kapatılıyor. Türkiye 1940’ların parti devletinden daha kötü bir dönem yaşıyor. İktidar adına konuşanlar çok kırıcı, yıkıcı,kibirli bir politik dil kullanıyorlar. Her sözcüsü kendini bir kral, vatandaşı teba mevkiinde görüyor. Asla eleştiri kabul etmiyorlar. Çünkü biz hata yapmayız diye düşünüyorlar. Kibirleri göklere uzandı. İçlerinden bir bedbaht, Peygamber gururlandı biz gururlanmadık diyerek kendilerini peygamber üstü bir mevkiye çıkardı. Hata yapmayan Allah’tır. Hatasızlık iddiası tanrılık iddiasıdır. Dinen sorunlu bir ifadedir bu.”

ÜLKE VE ELAZIĞ’IN SORUNLARI SÖZ KONUSU OLUNCA HERKES KÜRSÜLERI SALLAYAN BIR İRFAN SÖNMEZ GÖRECEK

Ülkenin geldiği durumda iktidarın kendinden olmayanı çeşitli etiketlemelerle ötekileştirmeye çalıştığını söyleyen İrfan Sönmez, vatandaşla devlet arasındaki bağın iktidar eliyle zayıflatıldığını söyledi Sönmez milletvekili olduğu takdirde ‘SUSMAYACAĞINI’ da belirterek, ”. Ülke ve Elazığ’ın sorunları söz konusu olunca herkes kürsüleri sallayan bir İrfan Sönmez görecek.”dedi. Sönmez: ”Önlerine gelene Fetöcü, PKK’lı etiketi yapıştırdılar. Vatandaşla devlet arasındaki bağı zayıflattılar. Buları hak ve hakikat adına konuşmak zorundayız. Kendi adıma bu millet bana yetki verirse susan dilsiz şeytan olmayacağım. Ülke ve Elazığ’ın sorunları söz konusu olunca herkes kürsüleri sallayan bir İrfan Sönmez görecek. Ama asla kavga yapmayacağız, başkaları ayrımcılık yaptı diye aynısını biz de yapmayacağız. Kendi adıma söyleyeyim kavgacı, ayrıştırıcı,aşağılayıcı bir dilim,söylemim olmayacak.Yeri gelecek bize her türlü haksızlığı yapan AKP’liler haksızlığa uğradığında onların da hukukunu savunacağız. Artık bu ülkede adalet herkese şamil olmalı, hepimizi kapsamalı. Kimse yarınından endişe etmemeli. .Hedefimiz barış içinde bir Türkiye ve karnı tok sırtı pek, yarınına güvenle bakan insanların ülkesi olmaktır. Bu amaca hizmet ederek ardımızda hoş bir seda bırakırsak görevimizi yapmış oluruz gerisi laf-ı güzaftır.

 

İKTİDARIN HDP’YE TEPKİSİ FİKİRLERİNDEN DOLAYI DEĞİL, HDP’NİN KENDİLERİNİ DESTEKLEMEMESİNDENDİR

Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun parti ziyaretleri kapsamında HDP’ yi ziyaret etmesine dair görüşlerini sorduğumuz İrfan Sönmez, partilerle diyalog kurmanın önemli olduğunu belirterek şunları söyledi:
”Her parti birbiriyle görüşür, görüşmeli. Diyalog diyalogsuzluktan iyidir. Görüşmek onların görüş ve düşüncelerini paylaşmak anlamına gelmez. Herkesle görüşülür ama kimseye bu ülkenin birliği, bayrağı, üniter yapısı ve resmi dilinden taviz verilemez. Bunlar asla masaya getirilemez. Görüşmek insanları partileri yumuşatır. Bazen çözüme müsait hale getirir.Ayrıca Sn Akşener açık ve net olarak HDP ile aynı masada olmayız dedi. HDP masada olmayacak bu kesin, ama dışarıdan destek olmasına da kimse ‘niye destek oluyorsunuz’ diyemez. Sayın Erdoğan HDP ile diyalog kurmak için çok çaba harcadı ama muvaffak olamadı. İktidarın HDP’ye yönelik tepkisi, HDP’nin fikirlerinden duyduğu rahatsızlıktan değil, kendilerine destek vermemesinden kaynaklanıyor. HDP Cumhur ittifakını destekleseydi geçmişte olduğu gibi yağlayıp, ballayıp millete sunacaklardı.”

AKŞENER VE İYİ PARTİ MİLLETİN SİGORTASIDIR

”Şayet birilerinin bir endişesi varsa Millet İttifakının ve kurulacak hükümetin sigortası sayın Akşener’dir. İYİ parti ve Akşener ne kadar büyütülürse hükümet üzerindeki etki ve denetimi o kadar fazla olur. Endişesi olan İYİ partiye destek olmalı.Kimse merak etmesin, kimseyi kimseye ezdirmeyeceğiz. Yeni bir AKP ve yeni bir kral istemiyoruz.”

 

 

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Tema Tasarım | Osgaka.com