Elazığ- Elazığ Kovancılar İlçesi’mde 25 Kasım 2025 tarihinde evinde silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden 3 çocuk annesi Sümeyye Yıldız cinayetine ilişkin ilk dava Elazığ 3. Ağır Cezam Mahkemesi’nde görüldü.
25 Kasım 2025’te Elazığ’ın Kovancılar İlçesi Bağlar Mahallesi’nde Erdal Yıldız ve Sümeyye Yıldız arasında çıkan tartışmada Sümeyye Yıldız tabancayla vurularak öldürülmüş ve olay sonrası Sümeyye Yıldız’ın eşi Erdal Yıldız katil zanlısı olarak tutuklandı. Cinayete ilişkin davanın ilk duruşması bu gün Elazığ 3. Ağır ceza Mahkemesinde görüldü.
Duruşma öncesi Elazığ Adliyesi önünde katil zanlısı Erdal Yıldız ‘ın akrabaları ile Sümeyye Yıldız’ın akrabaları arasında erbede çıktı. Olaya polis ve biber gazı ile müdahale edildi. Çıkan arbede yüzünden mahkeme 3 saat gecikme başladı. Dava delillerin detaylı olarak incelenmesi için 20 Ekim 2026 tarihine ertelendi.
DEM Parti Elazığ İl Teşkilatı, Sümeyye Sonal Yıldız’ın ölümüne ilişkin görülen dava duruşması öncesi adliye önünde basın açıklaması yaptı. DEM Parti Elazığ adına açıklama yapan Berfin Bilin, Sümeyye’nin ölümünün tüm yönleriyle aydınlatılması çağrısında bulunarak, “Sümeyye için susmayacağız, unutmayacağız, vazgeçmeyeceğiz. Sümeyye için adalet, tüm kadınlar için adalet istiyoruz” dedi.
Mahkeme çıkışında açıklama yapan Berfin Bilin, Sümeyye Sonal Yıldız’ın Dünya Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü’nde hayatını kaybetmesine dikkat çekti.
Bilin, “Bugün burada, 34 yaşında, üç çocuk annesi Sümeyye Sonal Yıldız için adalet talebimizi yükseltmek üzere bulunuyoruz” ifadelerini kullandı.
Sümeyye’nin Kasım 2025’te Kovancılar ilçesindeki evinde tabancayla vurulmuş halde ölü bulunduğunu belirten Bilin, “Bir kadının, üstelik kadınlara yönelik şiddete karşı mücadele gününde yaşamını yitirmesi, içinde bulunduğumuz tablonun ne kadar ağır olduğunu bir kez daha göstermektedir” diye konuştu.
Bilin, Sümeyye’nin ölümünün “şüpheli ölüm” denilerek geçiştirilemeyeceğini savunarak, “Bir kadının yaşam hakkı elinden alınmışsa, gerçeğin ortaya çıkarılması ve sorumluların adalet önünde hesap vermesi gerekir” dedi.
Kadın cinayetlerinin münferit olaylar olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Bilin, “Kadın cinayetleri münferit olaylar değildir. Kadınların yaşam hakkını tehdit eden şiddet, eşitsizlik, ayrımcılık ve cezasızlıkla birlikte büyümektedir” ifadelerini kullandı.
Bilin, kadınların yaşam hakkının korunmasının yalnızca kadın örgütlerinin veya ailelerin değil, toplumun ve kamu kurumlarının da sorumluluğunda olduğunu söyledi.
“Kadına yönelik şiddetle mücadele, cinayet gerçekleştikten sonra değil, kadınlar henüz hayattayken başlamalıdır” diyen Bilin, kadınların şiddetten korunması, şiddetin önlenmesi ve faillerin etkin şekilde soruşturulması gerektiğini belirtti.
Açıklamada İstanbul Sözleşmesi’ne de değinen Bilin, sözleşmenin kadına yönelik şiddetin önlenmesi ve kadınların korunması açısından önemli olduğunu ifade etti.
Bilin, “İstanbul Sözleşmesi, kadına yönelik şiddetin önlenmesi, kadınların korunması ve faillerin etkin biçimde soruşturulması konusunda önemli bir kazanımdır. Sözleşmeden çekilmiş olmak, kadınların şiddete uğradığı gerçeğini ortadan kaldırmamıştır” dedi.
Açıklama sırasında “İstanbul Sözleşmesi yaşatır” sloganı da atıldı.
Yetkililere çağrıda bulunan Bilin, Sümeyye Sonal Yıldız’ın ölümünün tüm yönleriyle soruşturulmasını istedi.
Bilin, “Varsa failler ve sorumlular ortaya çıkarılsın. Deliller titizlikle toplansın, hiçbir ihtimal göz ardı edilmesin. Dosyada etkin, şeffaf ve bağımsız bir soruşturma yürütülsün” ifadelerini kullandı.
Soruşturmanın her aşamasında ailenin adalet talebinin dikkate alınması gerektiğini belirten Bilin, kamuoyunda oluşan soru işaretlerinin giderilmesi çağrısında bulundu.
Sümeyye’nin dosyasının unutulmasına izin vermeyeceklerini belirten Bilin, “Her kadın cinayetinin ardından yalnızca birkaç gün konuşup sonra unutmak istemiyoruz. Sümeyye’nin dosyasının da unutulmasına, sessizliğe gömülmesine izin vermeyeceğiz. Bu davanın takipçisi olmak, aynı zamanda kadınların yaşam hakkını savunmaktır” diye konuştu.
Bilin, “Sümeyye’nin çocukları için, ailesi için ve bu ülkede şiddet korkusuyla yaşayan bütün kadınlar için adalet talebimizi büyütmeye devam edeceğiz” dedi.
Kadınların dayanışmasının önemine vurgu yapan Bilin, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü:
“Bugün burada yükselttiğimiz ses yalnızca Sümeyye için değildir. Bu ses, yaşam hakkı tehdit edilen, şiddete maruz bırakılan, susturulmaya çalışılan bütün kadınların sesidir. Biz bu sesi büyüteceğiz. Dayanışmayı büyüteceğiz. Adalet talebimizi büyüteceğiz.”
Bilin, “Sümeyye için susmayacağız, unutmayacağız, vazgeçmeyeceğiz. Sümeyye için adalet, tüm kadınlar için adalet istiyoruz. Kadınlar özgürleşene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.
Açıklamanın sonunda “Jin, jiyan, azadî”, “Kadın cinayetleri politiktir” ve “Yaşasın kadın dayanışması” sloganları atıldı.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.