Haber-Serra Taylan
Türk Sağlık Sen Elazığ Şube Başkanı Adem Polat sağlık çalışanlarının maaşlarında iyileştirilme yapılması gerektiğini söyledi. Sağlık çalışanlarının birden fazla alanda çalışmasına rağmen emekliliklerinin taban maaşları olmasının çalışanlar için büyük bir hak mağduriyeti yarattığını ifade eden Polat, bu konuda Sağlık Bakanlığı ile görüştüklerini ancak henüz bir adım atılmadığını söyledi. Sağlıkta şiddet olaylarına da değinen Polat:” Genel merkezimiz, sağlık çalışanlarına yönelik uygulanan şiddetin kesinlikle cezai müeyyidesinin arttırılması, hatta bazı platformlarda acil sağlık hizmetleri hariç diğer sağlık hizmetlerinden faydalanmaması yönünde hem sağlık bakanlığı nezdinde hem de adalet bakanlığı nezdinde girişimlerde bulundu. Yalnız talebimiz tam anlamıyla bir karşılık henüz bulamadı.” dedi.
” Sağlıkta şiddete maruz kalınmaması için faillerin en ağır cezayı alması gerekir”
Türk Sağlık Sen Elazığ Şube Başkanı Adem Polat ülke genelinde sağlık çalışanlarının bir çok problemi olduğunu ama bu sorunlara köklü bir çözüm getirilemediğini söyledi. Polat, sağlıkta şiddet olaylarının faillerine ağır cezalar verilmesi gerektiğini belirterek:
”Elazığ yerelinde ve Türkiye genelinde sağlık çalışanlarımızın bir çok problemi bulunmaktadır bu problemlerin en önemlerinden birisi de sağlıkta şiddet olaylarımızdır hiçbir sağlık çalışanımızın sağlıkta şiddete maruz kalmaması için maruz kaldığında faillerin en ağır cezayı alması için elimizden gelen tüm hukuki sendikal mücadelemizi göstereceğimizi buradan herkese ilan edelim. Bunun yanında sağlık çalışanlarımızın mali özlük haklarının iyileştirilmesi ile ilgili hem Türkiye Kamu Sen Genel Merkezi, hem Türk Sağlık Sen Genel Merkezi hem de Türk Sağlık Sen Elazığ Şubesi olarak bütün girişimlerde bulunuyoruz, bulunmaya da devam edeceğiz.” dedi.
”Sağlık çalışanlarına yönelik uygulanan şiddetin kesinlikle cezai müeyyidesinin arttırılmasını istiyoruz”
Şiddet olaylarına karşılık cezai yaptırımların caydırıcı olması gerektiğini ifade eden Polat, bu konudaki yargılamaların tutuklu yargılama şeklinde yapılması gerektiğini belirterek şunları söyledi:
”Zaten bu konuda Türk sağlık sen ve Türkiye Kamu Sen başkanı Önder Kahveci Bey’in ilk günden itibaren sağlıktaki bütün alanları sıfır toleranslı alan ilan etmesi, sağlık çalışanlarına yönelik uygulanan şiddetin kesinlikle cezai müeyyidesinin arttırılması, hatta bazı platformlarda acil sağlık hizmetleri hariç diğer sağlık hizmetlerinden faydalanmaması yönünde hem sağlık bakanlığı nezdinde hem de adalet bakanlığı nezdinde girişimlerde bulundu. Yalnız talebimiz tam anlamıyla bir karşılık henüz bulamadı. Yapılan yasal düzenlemelerle tutuklu yargılanacakları yönünde bir çalışma yapıldı. Yalnız baktığımızda tutuklu yargılanmalar ya da ceza yaptırımların artırılması ile ilgili tam anlamıyla bir cevap alamadık.”
”Sağlık çalışanlarının yapmış olduğu hizmete karşılık almış oldukları ücretler yeterli değil.”
Sağlık çalışanlarının ekonomik koşullarının da iyileştirilmesi gerektiğini ifade eden Polat, birden fazla alanda çalışmalarına rağmen tek kalemde, taban maaş üzerinden emeklilik hesaplaması yapıldığını dile getirdi. Polat, sağlık çalışanlarının birden fazla kalemde aldıkları ödemelerin tek kalemde yapılmasının ve bunun da emekliliğe yansıtılmasının gerekliliğine vurgu yaparak şunları söyledi:
”Öncelikle haklarımızın yani sağlık çalışanlarının hakları için mali anlamda bir düzenleme yapılması, mevcut ekonomik şartlarda mecburi bir durumdur. Biz sağlık çalışanları olarak yaklaşık 4-5 kalemde bir maaş almaktayız. Normal maaşımız, sabit ek ödememiz, döner sermayemiz ,nöbet ücretlerimiz, 4-5 kaleme bölünmekte. Bunlardan sadece taban aylığımız bizim emeklilik hesabımıza yansımakta. Bu konuda genel başkanımızın da bu konudaki tavırları net. Geçtiğimiz dönemde toplu sözleşme masasına götürdüğümüz dosyada da aynen bu konuları iletmiştik. Sağlık çalışanlarına ve tüm memurlara tek kalemde ödeme yapılması ve yapılan tüm ödemelerin emekliliğe yansıtılması yönünde bir çalışmamız var. Biz şu anda yetkili sendika olmadığımız için toplu sözleşme masasında imza yetkimiz bulunmamaktadır. Yalnız Türkiye’nin en köklü ve ikinci en yüksek üyeye sahip sendikası olduğumuz için üzerimize düşen tüm vazifeleri tüm platformlarda dile getirmeye devam edeceğiz. 2008 öncesi ve sonrası göreve başlayan memurların emeklilikte hak ettikleri maaşlar ve tazminatlarla ilgili sıkıntımız var. Sağlık çalışanlarının yapmış olduğu hizmete karşılık almış oldukları ücretler yeterli değil. Bunun iyileştirilmesi gerektiğini özellikle bu son dönemde yaşamış olduğumuz ekonomik dalgalanmalarla birlikte iyileştirilmesi gerektiğini zaten biz de her platformda dile getiriyoruz.”
”Elazığ Merkezinde 2. basamak bir hastaneye ihtiyaç vardır”
Elazığ’da şehir merkezinden şehrin yaklaşık 20 km uzağındaki bir noktaya taşınması öngörülen Fırat Üniversitesi Araştırma Hastanesi’nin mevcut yerinde hizmete devam etmesi gerektiğini belirten Adem Polat, şehirde yataklı sağlık hizmeti verecek bir hastane olmamasının vatandaşları mağdur edeceğini söyledi. Elazığ’ın 200-300 yatak kapasiteli 2. basamak bir hastaneye ihtiyacının olduğunu da sözlerine ekleyen Polat:
”Elazığ’da şu anda iki devlet hastanesi, yani bir Fırat Üniversitesi Hastanesi, bir de Şehir Hastanesi sağlık hizmetinde yataklı tedavi hizmetlerini yürütmemiz gerekiyor. Mevcut yatak kapasitelerinin özellikle kış aylarında yeterli gelmediği dönemlerimiz oluyor. Özellikle corona döneminde de bu sıkıntıları yaşamıştık, çevre illere sevk etmek zorunda kaldığımız dönemlerimiz oldu. Bununla ilgili yetkililere buradan da çağrımız olsun. Elazığ’a ikinci basamak bir hastane yapılması mümkün ise biz de buradan onlara her türlü desteği vereceğimizi ilan etmiş olalım. En az 200- 300 ya da daha fazla kapasiteli ikinci basamak bir hastane açılması gerektiğini düşünüyoruz. Bu konuda da dediğimiz gibi elimizden gelen ne varsa yapmaya hazırız sendika olarak.”
”Fırat Üniversitesi Hastanesi taşınırsa, şehir merkezinde yataklı sağlık hizmeti veren bir kurumumuz olmayacak”
”Özellikle hastaların hastaneye ulaşma konusunda ciddi bir problem yaşayacağı öngörülmekte. Fırat Üniversitesi Hastanesi’nin taşınması ile ilgili çalışmalar halen daha devam ediyor. Mevcut konumunu koruması bizim en büyük temennimiz. Çünkü şehir merkezinde dediğimiz gibi bir kamu hizmeti veren, yataklı sağlık hizmeti veren bir kurumumuz olmayacak. Eğer o da taşınırsa şehrin doğu ucunda şehir hastanesi, batı ucunda Fırat Üniversitesi hastanesi olacak. Şehir merkezinde ikamet eden insanların hastaneye ulaşması konusunda ciddi problemler yaşanacağı öngörülmekte. Biz de gerekli girişimleri merkezde en azından ikinci basamak devlet hastanesi kurulması mümkün olmasa bile Fırat Üniversitesi Hastanesi’nin mevcut konum itibari ile devam etmesi girişimde bulunacağımızı belirtmiş olalım.” diye konuştu.