DOLAR 45,1671 -0.08%
EURO 53,0938 -0.14%
ALTIN 6.709,90-0,08
BITCOIN 34532600.7078%
Elazığ
20°

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

KORKU MU, GÜVEN Mİ? ÇOCUKLARIMIZI HANGİ DUYGUYLA BÜYÜTÜYORUZ

KORKU MU, GÜVEN Mİ? ÇOCUKLARIMIZI HANGİ DUYGUYLA BÜYÜTÜYORUZ

ABONE OL
1 Mayıs 2026 00:29
KORKU MU, GÜVEN Mİ? ÇOCUKLARIMIZI HANGİ DUYGUYLA BÜYÜTÜYORUZ
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Son günlerde okullara yönelik saldırı haberleri, sadece fiziksel güvenliği değil, çocuklarımızın ruh dünyasını da derinden sarsıyor. Hepimizin içinde aynı duygu var: korku. Ama asıl mesele şu; biz bu korkuyu nasıl yönetiyoruz?

Çünkü çocuklar, yaşanan olaylardan çok bizim verdiğimiz tepkilerden etkilenir. Biz kaygılıysak onlar korkar, biz panik halindeysek onlar güvensiz hisseder. Ve farkında olmadan, bir çocuğun zihninde okul; öğrenmenin değil, tehlikenin adresine dönüşebilir.

Oysa gerçek şu: Dünya hiçbir zaman tamamen güvenli bir yer olmadı. Ama hiçbir zaman tamamen güvensiz de olmadı. Çocuklara verilmesi gereken mesaj, bu dengenin ta kendisidir.

Gerçekleri saklamak çözüm değildir. Ancak korku diliyle anlatmak da en büyük hatalardan biridir. Çocuğa yaşına uygun şekilde, bu tür olayların nadir yaşandığı ve gerekli önlemlerin alındığı anlatılmalıdır. “Hiçbir şey yok” demek de, “her yer tehlikeli” mesajı vermek de aynı derecede zarar verir.

Çünkü çocuk için en büyük ihtiyaç bilgi değil, güvendir.

Bugün birçok çocuk, olayın kendisinden çok maruz kaldığı görüntülerden etkileniyor. Sosyal medyada karşılaştıkları her video, her korku dolu haber; onların zihninde tekrar tekrar yaşanan bir travmaya dönüşüyor. Bu nedenle ebeveynlik artık sadece büyütmek değil, aynı zamanda korumak ve filtrelemektir.

Bir diğer önemli nokta ise çocukların duygularını ciddiye almaktır. “Abartıyorsun” dediğinizde çocuk susar, ama korkusu susmaz. İçine kapanır, büyür ve zamanla daha derin yaralara dönüşür. Oysa “Korkman normal, seni anlıyorum” diyebilmek; çocuğun kendini güvende hissetmesini sağlar.

Unutulmamalıdır ki çocuklar için en büyük güven kaynağı rutindir. Okula gitmek, arkadaşlarını görmek, dersine girmek… Bunlar sadece alışkanlık değil, aynı zamanda psikolojik birer dayanak noktasıdır. Korku nedeniyle çocuğu okuldan uzak tutmak kısa vadede bir rahatlama sağlasa da uzun vadede korkuyu kalıcı hale getirir. Kaçmak, korkuyu azaltmaz; büyütür.

Bugün hepimize düşen görev; korkuyu büyütmek değil, güveni inşa etmektir. Okullar sadece bilgi verilen yerler değil, aynı zamanda hayatın öğretildiği alanlardır. Ve hayat, tüm risklerine rağmen devam etmek zorundadır.

Çocuklarımıza bırakacağımız en büyük miras; korkularla şekillenmiş bir dünya değil, güven duygusuyla ayakta durabilen bir karakterdir. Çünkü güçlü çocuklar, ancak güvende hisseden çocuklardır.

Unutmayalım;
Çocukları koruyan duvarlar değil, onlara verdiğimiz duygulardır.

 

Enes Dirican
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
Teknokent Koleji Müdür Yardımcısı

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP