Haber:Serra TAYLAN-Funda CANPOLAT
BAKAN ERSOY: “BU BEŞ ŞEHRİMİZİ YALNIZCA AYRI AYRI DESTİNASYONLAR OLARAK DEĞİL, BÜYÜK BİR TURİZM COĞRAFYASININ PARÇALARI OLARAK DEĞERLENDİRMELİYİZ”
ELAZIĞ – Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda, Elazığ Valiliği’nin ev sahipliğinde düzenlenen Bölgesel Turizm Çalıştayı başladı. Adıyaman, Bingöl, Elazığ, Malatya ve Tunceli’nin turizm potansiyelinin bölgesel perspektifle ele alındığı çalıştayın açılışında konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, beş ilin turizm değerlerinin ortak bir anlayışla değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Ersoy, “Ülkemizi dünya turizminde hak ettiği zirveye taşımak için gece gündüz demeden, azim ve kararlılıkla çalışıyoruz. Bizim temel hedefimiz; turizmi ülkemizin 81 iline ve yılın 12 ayına yaymak, ürün çeşitliliğimizi artırmak, ziyaretçilerimizin ülkemizde daha uzun süre kalmasını sağlamak ve turizmin oluşturduğu ekonomik ve sosyal değerden şehirlerimizin çok daha fazla pay almasını temin etmektir” dedi.
“Bugün de turizmde ‘birlikteliğin gücünü’ harekete geçiriyoruz” diyen Ersoy, şöyle konuştu:
“Turizmde artık yalnızca tek bir destinasyonu tanıtmanın yeterli olmadığı bir dönemdeyiz. Bugünün ziyaretçisi bir şehri görmekten çok, bir deneyim yaşamak istiyor. Bir bölgenin tarihini keşfetmek, mutfağını tanımak, doğasını deneyimlemek, kültürünü hissetmek ve bütün bunları tek bir seyahat rotası içerisinde yaşayabilmek istiyor. Dolayısıyla bizim de ziyaretçiye yalnızca gidilecek yerler değil, takip edilecek rotalar; yalnızca görülecek mekânlar değil, yaşanacak hikâyeler sunmamız gerekiyor.”
“BİRBİRİNDEN FARKLI AMA BİRBİRİNİ TAMAMLAYAN ÇOK GÜÇLÜ TURİZM DEĞERLERİ GÖRÜYORUZ”
Bölgesel Turizm Çalıştayı’nın beş il açısından önemine dikkat çeken Ersoy, “Burada toplanmamıza vesile olan Bölgesel Turizm Çalıştayı’nın kapsadığı Elazığ, Adıyaman, Bingöl, Tunceli ve Malatya illerimize baktığımızda, birbirinden farklı ama aynı zamanda birbirini tamamlayan çok güçlü turizm değerleri görüyoruz” ifadelerini kullandı.
Ersoy, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu nedenle bu beş şehrimizi yalnızca ayrı ayrı destinasyonlar olarak değil, birbirini tamamlayan büyük bir turizm coğrafyasının parçaları olarak değerlendirmemiz gerektiğine inanıyorum. Bu noktada elimizde son derece güçlü bir potansiyel bulunuyor.”
Adıyaman’ın sahip olduğu tarihi değerlere değinen Ersoy, “Adıyaman şehrimiz, UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Nemrut Dağı Ören Yeri, Perre Antik Kenti ve Cendere Köprüsü başta olmak üzere sahip olduğu eşsiz tarihî ve kültürel mirasla dünya ölçeğinde bir değere sahiptir” dedi.
Malatya’ya ilişkin ise Ersoy, “Malatyamız, UNESCO Dünya Mirası ilan edilen Arslantepe Höyüğü, Eski Malatya surları, coğrafi işaretli zengin gastronomisi, doğası ve yerel yaşam kültürüyle çok güçlü bir turizm potansiyeli taşımaktadır” diye konuştu.
“ELAZIĞ BÖLGENİN EN ÖNEMLİ DESTİNASYONLARINDAN BİRİDİR”
Elazığ’ın turizm değerlerini sıralayan Ersoy, “Elazığ ilimiz; UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan tarihî Harput Kenti, Hazar Gölü, Buzluk Mağarası, zengin mutfağı ve köklü kültürel mirasıyla bölgenin en önemli destinasyonlarından biridir” ifadelerini kullandı.
Harput’un UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınması için gerekli girişimlerin yapıldığını belirten Ersoy, “Kadim Harput’un UNESCO Dünya Mirasında kalıcı listede yer alması için de Bakanlık olarak gerekli girişimlerimizi yaptık. Ben eminim ki, bu eşsiz ‘medeniyet hazinesi’ hak ettiği noktaya gelecektir” dedi.
Tunceli’nin doğa turizmi açısından taşıdığı öneme de değinen Ersoy, “Tunceli şehrimiz; Munzur Vadisi Milli Parkı, Ovacık Gözeleri, benzersiz doğası ve sunduğu outdoor ile doğa turizmi imkânlarıyla Türkiye’nin bu alandaki en özel coğrafyalarından biridir” diye konuştu.
Bingöl’ün potansiyeline ilişkin ise Ersoy, “Bingöl ilimiz ise Yüzen Adalar’dan Hesarek Kayak Merkezi’ne, termal kaynaklarından eşsiz yaylalarına ve henüz yeterince keşfedilmemiş değerlerine kadar önemli bir gelişim potansiyeline sahiptir” dedi.
“BÜTÜN MESELE BU DEĞERLERİ DOĞRU ŞEKİLDE ÜRÜNLEŞTİRMEK”
Beş ilin turizm değerlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini yineleyen Ersoy, “İşte biz de tanıtım çalışmalarımızı planlarken her şehrimizin sahip olduğu bu farklı turizm ürünlerini ayrı ayrı değerlendiriyoruz. Bütün mesele, bu değerleri doğru şekilde ürünleştirmek ve birbirleriyle ilişkilendirmektir” dedi.
Ersoy, bu yaklaşımın ziyaretçi sayısından daha geniş bir hedef taşıdığını belirterek, “Böylelikle ziyaretçilerimizin bölgede kalış süresini uzatabilir, turizmden elde edilen katma değeri artırabilir ve bu değerin daha geniş bir coğrafyaya yayılmasını sağlayabiliriz” ifadelerini kullandı.
Beş ildeki konaklama kapasitesini de açıklayan Ersoy, “Bugün baktığımızda bu 5 ilimizde toplam 130 konaklama tesisi ve 11 bin 222 yatak kapasitesi bulunmaktadır” dedi.
“Önümüzdeki dönemde bir taraftan mevcut kapasitenin daha etkin kullanılmasını sağlarken diğer taraftan da turizm hareketliliğinin gelişmesine paralel olarak nitelikli yatırımların önünü açmamız gerekiyor” diyen Ersoy, şöyle devam etti:
“Ancak burada özellikle altını çizmek istediğim bir husus var: Bir destinasyonu turizm merkezi hâline getiren şey yalnızca konaklama yatırımları değildir. Ulaşımdan gastronomiye, çevre düzenlemesinden destinasyon yönetimine, kültür varlıklarının korunmasından nitelikli insan kaynağına, tanıtımdan ziyaretçi deneyimine kadar bütün unsurları birlikte ele almak zorundayız.”
“TURİZMDE BAŞARIYI MERKEZİ YÖNETİMİN TEK BAŞINA GERÇEKLEŞTİRECEĞİ BİR HEDEF OLARAK GÖRMÜYORUZ”
Yerel yönetimler ve diğer paydaşların sürece katılımının önemine dikkat çeken Ersoy, “Turizmde başarıyı merkezi yönetimin tek başına gerçekleştireceği bir hedef olarak görmüyoruz. Valiliklerimizin, belediyelerimizin, üniversitelerimizin, kalkınma ajanslarımızın, sivil toplum kuruluşlarımızın ve yerel paydaşlarımızın sürecin içerisinde olması gerekiyor” dedi.
Ersoy, Bakanlığın yürüttüğü İl Tanıtım ve Geliştirme Programı’na ilişkin şunları söyledi:
“Bakanlığımız tarafından başlatılan İl Tanıtım ve Geliştirme Programımızı da bu anlayışla yürütüyoruz. Beş ilimizde bu program kapsamında TGA’nın koordinasyonunda oluşturduğumuz kurullar aracılığıyla kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum temsilcilerini aynı masa etrafında buluşturuyoruz.”
“DÜNYANIN AÇIK ARA EN FAZLA VE EN YOĞUN TANITIM YAPAN ÜLKESİ KONUMUNA GELDİK”
Türkiye’nin uluslararası turizm tanıtım çalışmalarına da değinen Ersoy, “Bizim için turizmde diğer önemli başlık tanıtımdır. Bugün turizmde dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olan ülkemiz, 2019 yılında kurduğumuz Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı aracılığıyla 200’den fazla ülkede gerçekleştirdiği reklam, tanıtım, ağırlama ve PR faaliyetleri sayesinde dünyanın açık ara en fazla ve en yoğun tanıtım yapan ülkesi konumuna gelmiştir” diye konuştu.
2026 yılının ilk altı ayına ilişkin rakamları paylaşan Ersoy, “Bu tanıtım faaliyetleri sonucu 2026 yılının ilk 6 ayında 25.8 milyon ziyaretçiye ev sahipliği yaparken, yine bu dönemde turizm gelirimiz 25.7 milyar dolara ulaşmıştır” dedi.
Ersoy, Türkiye’nin turizm zenginliğine ilişkin değerlendirmesinde ise şu ifadeleri kullandı:
“Ülke olarak turizmde ortaya koyduğumuz vizyon, ülkemizin başarısını yalnızca ziyaretçi sayıları veya turizm gelirleri üzerinden değerlendiren bir anlayıştan ibaret değildir. Bu hedefe ulaşabilmek için Türkiye’nin sahip olduğu turizm zenginliğini bütün yönleriyle ortaya çıkarmamız gerekiyor.”
“Çünkü Türkiye sadece deniz, kum ve güneşten ibaret bir turizm ülkesi değildir” diyen Ersoy, “Türkiye; tarihiyle, kültürüyle, arkeolojik mirasıyla, gastronomisiyle, doğasıyla, inanç merkezleriyle, yaylalarıyla, gölleriyle, dağlarıyla ve geleneksel yaşam kültürüyle dünyanın çok az ülkesinin sahip olduğu büyük bir zenginliğe ve ürün çeşitliliğine sahiptir” ifadelerini kullandı.

1
Fırat Üniversitesi Hastanesi’nde Dünya Artrit günü dolayısıyla “Artrit İle Yaşam” temalı bir etkinlik düzenlendi.
23790 kez okundu
2
ÜLKÜSÜ VE ÜLKESİNE ADANMIŞ BİR ÖMÜR…..İRFAN SÖNMEZ’LE GÜNDEME DAİR..
17517 kez okundu
3
17258 kez okundu
4
YAĞIŞ NEDENİYLE ARAÇ SUDA KAYBOLDU
13475 kez okundu
5
DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN TÜRKİYE’M…….
12825 kez okundu