DOLAR 50,14210,20%
EURO 55,9072-0,62%
ALTIN 6.556,39-0,60
BITCOIN 38044350.00182%
Elazığ
5°

HAFİF YAĞMUR

SABAHA KALAN SÜRE

Ağıralioğlu: “Şartlar 2001’e döndü, 2002 gibi bir fırtına geliyor”
  • Harput Times
  • Güncel
  • Ağıralioğlu: “Şartlar 2001’e döndü, 2002 gibi bir fırtına geliyor”

Ağıralioğlu: “Şartlar 2001’e döndü, 2002 gibi bir fırtına geliyor”

ABONE OL
7 Kasım 2026 13:12
Ağıralioğlu: “Şartlar 2001’e döndü, 2002 gibi bir fırtına geliyor”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Ağıralioğlu’ndan iktidara sert mesaj: “Seçmen fırtınası geliyor, 2002 kapıda”

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, “Şartların 2001’e döndüğünü düşünüyorum. 2002 geliyor. 2002 gibi bir fırtına geliyor. Sahada görüyorum” dedi. Halk buluşmaları programı kapsamında Elazığ’a gelen Ağıralioğlu, basın mensuplarıyla kahvaltı programında bir araya gelerek ülke gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ekonomiden tarıma, 2027 yılı bütçesinden son dönemde gündeme gelen fon tartışmalarına kadar birçok başlıkta açıklama yapan Ağıralioğlu, Türkiye’nin kötü yönetildiğini savunarak siyasi değişim mesajı verdi.

Elazığ ziyaretinde ülkenin farklı bölgelerinde vatandaşlarla bir araya geldiklerini belirten Ağıralioğlu, “Gece gündüz yollardayız. Memleketin sorunlarını konuşmak, çözümlerini konuşmak, iktidara sorunları olan milletin dertlerini gösterebilmek için ziyaretler gerçekleştiriyoruz. Hem memlekete ayna tutuyoruz hem de ufka bakıyoruz. Daha iyi, daha zengin, daha demokratik ve daha kalkınmış bir Türkiye’nin mümkün olduğunu anlatıyoruz” ifadelerini kullandı.

“2027 BÜTÇESİNE İNANMIYORUZ”

2027 yılı bütçesini değerlendiren Ağıralioğlu, enflasyon hedeflerinin gerçekçi olmadığını ve seçim sürecinde kamu harcamalarının daha da artabileceğini ileri sürdü.

Ağıralioğlu, “Biliyorsunuz 2027 yılı bütçesi geldi meclise. Bütçe rakamlarına baktım. Genel geçer. Şimdi komisyonda genel kurula gelecek. Bütçe bir fevkaladelik taşımıyor. 2027 yılı bütçesi. Enflasyon hedeflerinin tutmayacağını program bas bas bağırıyoruz zaten. Yani enflasyon orta vadeli programında 21, kamu harcamaları 42,5. Yani bu enflasyon hedefine biz inanmıyoruz demektir. Bir de seçim zamanı. Biliyorsunuz gol kesilen seçim zamanı dağıtılır. Sosyal dezavantajlı durumda olan grupların tamamını sübvanse etmek zorunda kalır hükümet. Mecburdur seçimi kazanmak için. Onun da bir enflasyon etkisi olacaktır. Mali disiplin zaten tutturulamıyor. Seçim zamanı bu mali disiplin daha da bozulacaktır. Faiz enflasyonun altında alım gücü azalmış” dedi.

“ÜRETEN BATIYOR, ÇİFTÇİ BOLLUK İÇİNDE BATIYOR”

Türkiye’de üreticilerin artan üretime rağmen kazanç elde edemediğini savunan Ağıralioğlu, tarımda planlama ve alım politikalarının yetersiz kaldığını söyledi. Bu yıl ürün miktarının yüksek olmasına karşın çiftçilerin ürünlerini satmakta zorlandığını belirten Ağıralioğlu, şöyle konuştu:

“Evladımız mutsuz. Bu sene çok ürün oldu, çok mahsul oldu. Bolluk içinde battı millet. Bolluk içinde batan çiftçiler dönemine girdik. Üreticilerimiz var ama kazançsız. Sanayicilerimiz var, üreterek batıyorlar. Bu sene mahsul çok oldu ama planlama yapılamadı, alım yapılamadı, TMO yönetilemedi. Ne konuşursanız konuşun, nereyi konuşursanız konuşun memleketin artık iyi yönetilemediğine alamet bir şeyi konuşmuş olursunuz. Çiftçiyi, emekliyi, asgari ücretliyi de, esnafı da konuşsanız, sokakları, cezaevleri, hastaneleri. Ne konuşursanız konuşun şu sonuç çıkar. Memleket yönetilemiyor. Memleket iyi yönetilemediği için bu kadar sorunumuz duruyor. Yoksa bu kadar büyük olan, bu kadar varlığa ve zenginliğe sahip bir ülkede bu kadar fakirliği kimse bize izah edemez. Kader diye sunamaz. Dış mihraklara bağlayamaz. Bu bir kötü yönetim sonucudur.”

“FON REZALETİ DENETİM SİSTEMİNİN ÇÖKTÜĞÜNÜ GÖSTERDİ”

Son dönemde gündeme gelen fon tartışmalarına da değinen Ağıralioğlu, yaşananların yalnızca bireysel suçlar üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini, denetim mekanizmalarının da sorgulanması gerektiğini ifade etti.

Ağıralioğlu, “En son fon rezaletinde de ortaya çıkmıştır ki memlekette tecrübe ettiğimiz sistem de çalışmamaktadır. Yani mesele sadece magazinel olarak kim çaldı, ne kadar çaldı değildir. Mesele bu kadar çalınanın engellenememesi, önceden fark edilememesi, milyonlarca insanın mağdur olmasına sebep olan bu büyük yıkımdan hükümetin haberdar olmaması yahut haber mekanizmalarını, denetim mekanizmalarının çalışmamasıdır. Bir sürü adamın bu işe bulaşması, bir sürü insanın nepotizm yapması, nepotizme bağlı atamaların beraberinde getirdiği denetim mekanizmalarının kapatılmasından zarara uğratılması, kamunun ve milletimizin bu mekanizmayla yönetilmesi. Dolayısıyla memleket kötü yönetiliyor” ifadelerini kullandı.

“AK PARTİ’YE KIZAN SEÇMEN ARTIK ERDOĞAN’A DA KIZIYOR”

Türkiye’de siyasi değişim sürecinin başladığını savunan Ağıralioğlu, mevcut koşulları 2001 ve 2002 yıllarındaki siyasi tabloya benzetti. AK Parti seçmeninin önceki krizlerden farklı olarak bu kez Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik de tepki gösterdiğini öne süren Ağıralioğlu, şunları söyledi:

“Bu değişim alametidir. Son söz şu: ‘Şartların 2001’e döndüğünü düşünüyorum. 2002 geliyor.’ 2002 gibi bir fırtına geliyor. Sahada görüyorum. Bu fon rezaletinde ortaya çıkan bir şey var. Onu nasıl ifade edebilirim bilmiyorum. Tayyip Bey çok daha buna benzer çok daha büyük krizlerde siyaseten yara almadan çıkabilmiştir. Başarmıştır bunu. Ama bu sefer Ak Parti’yi Tayyip Bey’den ayırarak, Tayyip Bey ayrı ama ‘AK Parti’ye kızıyorum’ diyen seçmenin daha önceki krizlerde bu sefer Tayyip Bey’i de ayırmadan kızdığını gördüm ben. Bu fon rezaletini o yüzden 2001’e benzetiyorum. Şartlara dediğim budur. Seçmen kırgınlığına sebep olduğu büyük bir tsunami geliyor.”

“SANDIKTA BÜYÜK BİR DEĞİŞİM YAŞANACAK”

Anahtar Parti’ye yönelik ilginin arttığını belirten Ağıralioğlu, iktidarın mevcut siyasi koşulları doğru değerlendirmesi gerektiğini söyledi.

Ağıralioğlu, “Bize karşı olan teveccühün ve her geçen gün artan yönelmenin dışında bu memnuniyetsizlik var. Tayyip bey nasıl geldiğini, neyin kendisini getirdiğini bilir. İktidarların hangi duyguyla iktidara devam ettiğini, ne yapamadıkları için iktidardan gittiklerini çok iyi bilir. Kendisi böyle şartlarda iktidara geldi. Mevcut durumun 2002’ye benzediğini düşünüyorum. Büyük bir fırtına geliyor” diye konuştu.

“TÜRKİYE’NİN OLAĞANÜSTÜ BİR LİDERE İHTİYACI YOK”

Türkiye’nin geleceğinin gençlere bırakılacağını ve ülkenin sahip olduğu potansiyelin değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Ağıralioğlu, yönetim anlayışına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

Ağıralioğlu, “Önümüzdeki dönem bu durumdan daha iyi bırakmak zorunda olduğumuz gençlerimizindir. Türkiye’yi ayağa kaldıracağız. Ülkenin çok olağanüstü büyük liderliğe ihtiyacı yok. Ülkemizin kendisi devlet olarak lider, kendisi millet olarak liderlik yapabilmiş bir sicile sahiptir. Ekstra birey yapmamıza gerek yok” dedi.

AK Parti’de ilk defa bu düzeyde bir oy kaybı yaşandığını savunan Ağıralioğlu, Anahtar Parti’nin olası siyasi değişim sürecine hazırlandığını belirterek, “Ak Partide ilk defa bu düzeyde bir oy kaybı var. Anahtar Parti bu fırtınanın önünde milletin tutunabileceği kuvvetli bir çınar, milletin yükünü çekebilecek büyük bir lokomotif olabilmek hazırlığındadır. Türkiye’yi ayağa kaldıracağız. Türkiye’nin olağanüstü büyük liderliğe ihtiyacı yok. Devletinizin, milletinizin büyüklüğüne uygun davranın yeter” ifadelerini kullandı.

“KARARSIZ DEĞİL, SESSİZ BİR SEÇMEN VAR”

Kararsız seçmen olarak tanımlanan kitlenin aslında kararını verdiğini ancak tepkisini açıkça ortaya koymadığını düşündüğünü belirten Ağıralioğlu, bu seçmen kitlesinin sandıkta belirleyici olacağını ileri sürdü.

Ağıralioğlu, “%37-38 bandında kararsız diye tarif edilen ama ben kararsız olmadıklarını, çok kararlı olduklarını ve belki sessiz diye tarif edilmesinin daha doğru olduğunu düşündüğüm bir seçmen fırtınası vardır. Kafa bile sallamamaktadır seçmen. Partisine kızdığını göstermemektedir. İfade ederken imtina etmektedir. Ama sandıkta büyük patlama gösterecektir. Göreceksiniz. 2002 geliyor” diye konuştu.

“SİZ 3 Y İLE BAŞLAMIŞTINIZ. BU 3 Y HALA 3’TE DURUYOR. KATMERLİ HALE GELMİŞ”

2002 yılına yaptığı benzetmenin gerekçelerini de anlatan Ağıralioğlu, AK Parti’nin iktidara gelirken vaat ettiği yoksulluk, yolsuzluk ve yasaklarla mücadele hedeflerini hatırlatarak, bugün aynı sorunların daha ağır biçimde yaşandığını savundu.

Ağıralioğlu, “2002 geliyor. Seçmen hissiyatı açışımda söylüyorum bunu. Tayyip Bey 2002 de neyin çözümünü sunuyorsa, o yıl neyi vaat etmişse programın bütün detaylarına bakılır. Çözmek için ortaya koyduğu vizyonun arkasında yığılan enerjiyi gördüm. Meclisin içini dışına, dışını için aldı millet 2002 de.  30-40 yıllık partilerini dışarıya, yeni kurulmuş partilerini içeriye aldı bu millet. Tayyip Bey yoksulluk, yolsuzluk ve yasaklarla mücadele edeceğim demiş. Ama şu an yoksulluk, yasaklar ve yolsuzluk var. Hepsini örneklerle anlatmaya gerek yok. Fon da var, 17,5 milyon fakir de var, yasaklar da var. Cezaevleri ortada, Sosyal yardımlaşmadan istifade etmek zorunda kalan insanların sayısındaki artış da ortada. Şimdi siz 3 Y ile başlamıştınız. Bu 3 Y hala 3’te duruyor. Katmerli hale gelmiş” dedi.

“İNSANLAR YAZARKASA ATMIYOR, KENDİLERİNİ ATIYOR”

Geçmişte yaşanan ekonomik krizleri hatırlatan Ağıralioğlu, bugünkü ekonomik ve sosyal sorunların daha ağır sonuçlar doğurduğunu ileri sürdü. Geçim sıkıntısı nedeniyle yaşanan intiharlara dikkat çeken Ağıralioğlu, 2001 öncesindeki siyasi gelişmelerle bugünkü tabloyu karşılaştırdı.

Ağıralioğlu, “Bülent Ecevit’in ayaklarına yazar kasa atılmıştı. Tayyip bey hiç unutturmazdı onu. Şimdi unutturdu. İnsanlar yazar kasa atmıyorlar. Kendilerini atıyorlar. İntihar ediyorlar. Yazarkasa atılması bile ehven bir şeymiş yani. Geçinemiyorum al kasayı. Bu başka bir şey. Yaşayamıyorum, intihar ediyorum ne demek 25 yılda. Buraya geldi. O yüzden diyorum değişim olacak. Mesut Yılmaz’ın Korkmaz Yiğitle yaşadıkları 5 milyon dolarlık rüşvet olayı yolsuzluk bir hükümeti devirdi. Bin kamyon paramız çalındı. 5 milyon doların 10 bin katı para yok ortada. Hangisini sayayım, neyi söyleyeyim. Mevcut durum 2002’den daha katmerli hale gelmedi mi?” ifadelerini kullandı.

 

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP