Ana Sayfa GÜNDEM, KÖŞE YAZILARI, ŞEHRE BAKIŞ 2.05.2022 1404 Görüntüleme

HALİS YILDIZ’IN KALEMİNDEN…BAYRAM GELMİŞ NEYİME

BAYRAM GELMİŞ NEYİME

Sevgili okurlar; Bayram çeşitli önemli gün veya tarihsel olaylardan yola çıkılarak çeşitli şekillerde yapılan kutlamalara verilen genel bir isimdir. Birçok ülkede değişik bayramlar ve kutlamalar olurken bizim gibi Müslüman olan ülkelerde iki çeşit Bayram vardır. Bunlar Dini ve Milli bayramlarımız olmak üzere iki gruba ayrılırlar.

Ramazan ve Kurban Bayram’ı tüm İslam alemi tarafından kutlanan Bayramlardır. Müslümanlar bu bayramları büyük bir huşu ve sevinç içerisinde kutlamaya çalışırlar. Küskünler barıştırılır, dost akraba ziyaretleri yapılır ve en önemlisi uzun yıllar ayrı kalan aile efradı bir araya gelmeye çalışırlar. Bayramlarda yaşlıların ellerinin öpülmesi, onların hayır dualarının alınması ve çocukların sevindirilmesi gerekir. Ancak, son yıllarda bazı değerlerini unutarak hiçe sayan Türk toplumu bu manevi havayı tatmak ve yaşatmak yerine kendi ‘’Egosunu’’ tatmin etmenin peşine düşerek önemli bir maneviyatı daha yok olmayla karşı karşıya bıraktı. Bayram, artık kimine göre mecburiyet veya sadakat, kimine göre bir kaç günlük dinlenme ya da tatil fırsatı, kimine göre dini bir görevi yerine getirmek, hasta ve düşkünler ile aile büyüklerini ziyaret etmek için önemli bir gündür. Günümüz şartlarında insani ilişkilerin sıfırlanma noktasına geldiği, komşunun komşusunu tanımadığı gerçeğini hatırlarsak bayram ziyaretlerinin önemi daha belirgin şekilde kendini hissettirir. Bayramlara yüklenen bir başka anlam ise küslüklerin sona ermesine, dargınların barışmasına, savaşlara son verilmesine vesile olacak günler olarak değerlendirilmesidir. Ama günümüzde bayramlar bu değerlendirmelerin gereklerinin yerine getirildiği günler hiç olmuyor. Gözünü kan bürüyen ve kan üzerinden rant elde eden insanlar için bayramın ha gelmiş, ha gelmemiş. Onlar için hiçbir farkı yoktur o günün öteki günlerden… Ne olursa olsun bu tipler Savaşlarına durmadan, yorulmadan ve bıkmadan devam ederler.

Her gün yurdun her hangi bir köşesinden bir terör saldırısının ve bu saldırı sonucu şehit olan ana kuzularının haberini duyuyor, cenaze törenlerindeki yürek burkan feryatlarla ve görüntülerle kahroluyoruz. Yüreklerdeki ateşin biri küllenmeden bir başka olayın ateşi kavurmaya devam ediyor. Terör belası bir yana, benim yaşadığım ilde insanlar caddelerde bıçaklarla adam doğrayıp ortalığı velveleye veriyorlar. Elazığ’da toplum bir felaketi unutmadan diğeri ile karşı karşıya kalıyor. Şehirde Kavgasız gün neredeyse yok ama orantısız güç kullanmalar sıkıyor canımı. Üzülüyorum. Aslında olmaması gereken ancak Kavga hadi kavga (!) peki bu öldürmeye teşebbüs kindarlıklar ne? Yoksa ‘’Dindar’’ toplum yaratacağız diyenler ‘’Kindar’’bir toplum yaratmak için mi mücadele ediyorlar? Bana göre evet. Dindarlık yerine aynı candan aynı kandan olan insanlar bir birisine düşman olsun diye ne gerekiyorsa o yapılıyor sanki. Birlik ve beraberliği, dayanışma içinde müşterek hareket etmeye, felaketleri yan yana ve omuz omuza göğüslemeye en fazla ihtiyaç duyduğumuz, bayramın eşiğinde olduğumuz şu günlerde söz ve davranışlarıyla vatandaşlara örnek olması gerekenler ve toplumu temsil kademesinde olanların birbirlerine reva gördükleri aşağılayıcı ve onur kırıcı söz ve davranışlar toplumu birleştirir mi yoksa ayrıştırır mı? Bu ayrıştırmalar oldukça bizler de bayramlarımızı bayram tadında kutlamak yerine bir birimize daha çok kin tutarak kindar olursak bayram gelmiş neyime demez miyiz? Söyler misiniz bana: Her uyarı eleştiri ve öneride kasıt ve art niyet arayan insanlar nasıl bir araya gelip toplumsal sorunları çözüme kavuşturacak? Her geçen gün bir başka belanın felaketin içine sürüklenmekte olan ülkenin üzerindeki kara bulutları dağıtmak için nasıl söylem ve eylem birliğinde olacaklar? Bayramlar neyi değiştirecek, Huzur olmadıktan sonra…! Ya da insanların kalplerinde ki şefkat ışığı söndükten sonra? Her gün bir başka köşeden bir şehit haberi gelecek ve analar ağlamaya devam edecekse…Huzur adası olan Elazığ’da huzur olmayacaksa, gencecik bedenler vahşet denilecek tarzda doğranacak ve bunu kimsecikler dile getirmesin diye yaşanan olaylar örtbas edilecekse. İnsanlar artık sokaklarda gezmeye korkacak ve uyuşturucu madde bağımlısı gençlerin sayısında sürekli artış olacaksa ve bayram ulvi amacından uzak bir şeklin yerine getirilmesi anlayışıyla kutlanacaksa… İşte ben, bu yüzden diyorum ki; bayram gelmiş neyime, kan damlar yüreğime..! Rabbim dini bayramlarımızı bize zehir edenlerin hakkından gelsin ve milli bayramlarımızda ki şühedayı bizlere tekrar nasip eylesin diyorum. Bayramınızı kutlamak isterdim ama ben kutlayamadığım için sizlere de bunu deme cüretini kendimde bulmuyorum.

Saygılarımla.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Tema Tasarım | Osgaka.com