Ana Sayfa GÜNDEM, Uncategorized 1 Şubat 2023 508 Görüntüleme

15 TEMMUZ DARBESİ’NDEN DOLAYI TUTUKLU OLAN 52 ASKERİN AİLELERİ KONUŞTU: SUÇSUZ, GÜNAHSIZ ERLERİN FETÖ’NÜN KUMPASLARINA KURBAN EDİLMESİNİ İSTEMİYORUZ

15 Temmuz darbe girişiminde Atatürk Havaalanı’nda olan ve darbetutuklu olarak cezaevinde bulunan 52 er askerin aileleri bir araya gelerek, bir basın açıklaması yaptılar.Ankara’da Gençlik Parkı’nda yapılmak istenen basın açıklamasına valilikten izin alınmasına rağmen polislerin izin vermediğini söyleyen asker yakınları, açıklamalarını bir kafede yaptılar.

Aileleri temsilen konuşma yapan asker yakını Elif Çevik, darbe gecesi erlerin olan bitenden habersiz , terör saldırına müdahale etmek için Atatürk Havaalanı’na götürüldüklerini ve askerlerin darbe girişimini orada öğrendikten sonra polise giderek silah bırakmak istediklerini ifade etti. Çevik, kışlalarına dönmek isteyen askerlerin, kendilerini çıkışa götüreceğini söyleyen provokatörler yüzünden sivil halk ile karşı karşıya getirildiğini iddia ederek şunları söyledi:
”15 Terör ihbarı var denilerek kışladan çıkartılan 52 er askerin aileleriyiz. Erler bir albayın emriyle Atatürk havaalanına gitti o gece. Yataklarından apar topar kaldırdılar Ayaklarında spor ayakkabı, üzerlerinde eşofmanla götürüldüler. Darbeden haberi olmayan erler, terör ihbarını duyunca korku ve panik içinde gittiler Atatürk Havaalanı iç terminal binasına. Girdiklerinde hiçbir engel ile karşılaşmadılar. Dolayısıyla hiçbirinin aklına darbe yapıldığı ile ilgili bir şey gelmedi. Pasaport kontrol noktasında 9 dakika bekletildiler bulundukları alanda. Bulundukları alanda sadece beklediler. Bilirkişi raporunda tespit edilen bazı provokatörler erleri çıkışa götüreceğini söyledi .Erler kendilerini çıkışa götüreceğini düşündüğü, çelik yelekli şahsı takip etti. Çünkü bir an önce kışlalarına dönmek istiyorlardı. Fakat bu provokatörler erleri sivil halk ile karşı karşıya getirdi. İşte o dakikadan sonra havaalanından çıkmak mümkün olmadı. Kendilerini linç etmek isteyen halkı gördüklerinde şok olmuş bir şekilde polise soruyorlar: ” Abi terör ihbarı geldi dediler. Biz size desteğe geldik. Bu insanlar neden bize saldırıyorlar?” Polisin ellere cevabı ise: Komutanınız darbe yapıyor. Sizi kandırdılar” demesi üzerine, erler: ” Abi al silahlarımızı. Bizi gözaltına al hemen. Bizim bir şeyden haberimiz yok, kandırdılar bizi.”

Polisin yine verdiği cevap:” Bu kadar silahı alamam ben. Sivillerin eline geçerse olay çok karışır, takviye ekibin gelmesini bekleyin.” işte tüm suçlama buradan başlıyor. Takviye ekibinin gelmesini bekleyen erler, polisin bu isteğini yerine getirdiği için 12 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldılar. Özetle erler polis memurunun isteği üzerine takviye ekibin gelmesini bekledi. Erler öfkeli kalabalıktan dolayı kışlalarına dönemedi. Erler kendilerini çıkışa götüreceğini söyleyen provokatörler yüzünden sivil halk ile karşı karşıya getirildi. Birçok polis memurunun ve sivil halkın tanık ifadesi, erlerin masum olduğu yönündedir.

TÜM BU OLAN BİTENE RAĞMEN DEVLETİMİZE KÜSMEDİK, ADALET YERİNİ BULACAK DİYE BEKLEDİK

İncelenen telefon kayıtları ve görüntülerde erlerin aleyhinde bir delik bulunmadığını da dile getiren Elif Çevik darbe gecesi sonrası gözaltına alınan erlerin 20 gün cezaevinde kaldıktan sonra görevlerine döndüklerini ve 3 yıl boyunca orduda görev yapmaya devam ettiklerini dile getirerek:
”O gece incelenen telefon kayıtları, erlerin masum olduğunu kanıtlıyor. 15 Temmuz’dan sonra, ilk 20 gün kadar Silivri cezaevinde kaldılar, daha sonra tahliye edilen bu erler, üç yıl boyunca sözleşmeli er olarak çalışmaya devam ettiler. Üç yılın sonunda sözleşmeleri feshedildi. Güvenlik soruşturması nedeniyle dışarıda iş bulamadılar. Erler ve aileleri psikolojik olarak çöküşün eşiğine geldi.”

SUÇSUZ, GÜNAHSIZ ERLERİN FETÖ’NÜN KUMPASLARINA KURBAN EDİLMESİNİ İSTEMİYORUZ

Yüreğimizi yakan tüm bu olan bitene rağmen, bizler devletimize küsmedik. Elbette Adalet yerini bulacak diye bekledik. Adalet suçluyu suçsuzu ayıracaktır diye bekledik. Fakat çocuklarımıza 12 yıl 6 ay hapis cezası verildi . Biz bunu kabullenemiyoruz Erler ne gençliğini, baharını yaşayabildi, ne de yeni doğmuş çocuklarına doyabildi. Hayat akıp gitti. Onlar sadece hüzün dolu gözlerle, uykusuz gecelerde uzaktan uzağa izlediler. Hayatı, gençlikleri heba oldu. Biz suçsuz günahsız erlerin FETÖ’nün kumpaslarına kurban edilmesini istemiyoruz. Biz suçlu ile suçsuz ayırt edilsin istiyoruz. Suçlu olanlar cezasını çeksin istiyoruz. O gece kimseye silah dahi doğrultmamış erlerimize bu cezanın reva görülmesini kabullenemiyoruz. Eğer o gece gerçekten terör saldırısı olsaydı ve evlatlarımız şehit olsaydı biz şu an şehit aileleri olarak anılacaktık. Biz bu çocukları vatana millete hizmet etsin diye askere gönderdik. Evlatlarımızın yeri hapishaneler değil, eşlerinin çocuklarının, annelerinin, babalarının yanıdır.

Sayın Cumhurbaşkanımızdan rica ediyoruz, bu konuyu kendisine anlatmak için randevu istiyoruz. Bugüne kadar tüm randevu isteklerimiz karşılıksız kaldı. Allah rızası için Erlerin o geceye ait görüntülerini izleyin. Polisin ve sivil halkın tanık ifadelerini okuyun. Göreceksiniz. Bu çocuklar sadece kumpasın içine çekilmişler, habersiz, suçsuz, masum olan bu çocukların ömrü tükendi. Aileleri olarak yüreklerimiz yangın yeri. Devlet büyüklerimiz sesimizi duysun, sadece dinlesinler. Biz adil yargılanma istiyoruz. Adalet istiyoruz. Adalet istiyoruz. Adalet istiyoruz. Suçsuz ailelere özgürlük. Erlerden darbeci olmaz. FETÖ’ye lanet, erlere adalet. Suçlu, suçsuz ayrılsın istiyoruz. Erler aklansın istiyoruz.”

BİZ SİZDEN AF İSTEMİYORUZ, BERAAT İSTEMİYORUZ, BİZ SİZDEN ADİL YARGILAMA İSTİYORUZ

Eşi hapiste olan Nurbanu Aras:

“Ben 15 Temmuz olayları darbe olduğu zaman da İstanbul Hava Harp kolunda sözleşmeli er olarak yapan Ozan Aras’ın eşi Nurbanu Aras. Buradan ne kadar mağdur olduğumuzu anlatmak istiyorum. Yaşadıklarımız artık bize ağır geliyor. Biz herkes gibi mutlu olmak istiyoruz. Bizim hiçbir günahımız, hiçbir suçumuz yokken, bize 12 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Bu sadece erlere verilmedi. Bütün ana babalara, eşlere, kardeşlere, abilere verilen bir cezadır. Ben burada eşimin ne zaman çıkacağını düşünüyorum. Ben diğer aileler gibi eşime aş pişirip, onu beklemek istiyorum, onun hapisten geleceği günü değil, işten geleceği zamanı beklemek istiyorum. Evlat kokusu nedir bilmiyor, evladını bilmiyor. Çocuk büyüyor, ama babası bunu görmüyor.Buna nasıl içiniz el veriyor Dışarıda kar yağıyor, hava buz gibi. Ama bizim içimiz yanıyor. Bizim ciğerimiz paramparça. Biz nasıl sesimizi duyuracağız? Bizi kimse görüyor mu? Bizi duyun artık Allah rızası için. Sizden biz af istemiyoruz, beraat istemiyoruz. biz sizden Adil yargılama istiyoruz. hiçbir şekilde, hiçbir suçlarının olmadığı her şekilde kanıtlı. Hiçbirinin silahından ateş çıkmamış. Ben evladımı babasız büyütmek istemiyorum. Lütfen bizim sesimizi duyun, lütfen bizlere ses olun. Hakkı neyse onu yapın. Lütfen sevdiklerimizi bize geri verin.” dedi.

OĞLU HAPİSTE OLAN ANNE:  ADALET İSTİYORUZ, 3 YAŞINDA TIRNUM BABASINI SORUYOR.BEN BUNUN HESABINI KİMDEN SORACAĞIM?

Oğlu hapishanede olan Anne Yasar Aracı (Burdur-Ağlasun İlçesi);

“Ben sözleşmeli er ailesiyim. Mağduruz. Bizim çocuklarımız 15 Temmuz gecesi komutanlarının emriyle, albayın emriyle, Atatürk Havalimanı’na polise desteğe gidiyoruz diye götürüldüler. Çocuklar niye gittiklerini bilmiyorlar. Oraya vardıklarında bir bakıyorlar, kalabalık. Çocuklar ona buna kendi aralarında nedir bu durum diye soruyorlar. Hiçbir fikirleri olmadığından, çocuklar bilmediğinden oraya buraya koşuşuyorlar. Bir şeyler oluyor yani hiç bilmedikleri bir olayın içine götürüldüler çocuklarımız. Sonra orada 10 dakika kadar kalıyorlar, silahlarını teslim ediyorlar, kendileri de teslim oluyor. Hiçbir taşkınlık yaşanmıyor. Hiçbir ateştir bir şey yaşanmıyor. Sonra çocuklarımızı  23 gün Silivri Cezaevi’nde yatırdılar. Sonra askeriyeye geri döndüler.3 yıl daha görevlerine devam ettiler. Bizim çocuklarımız zaten  hava harp okulunda. Kimisi kalorifer yakıyordu, kimi tesisatçı, kimisi buna benzer bir şeyler yapıyordu. Bizim çocukların silahla falan hiçbir ilgileri yoktu, silah kullanmıyorlardı. Zaten çocuklar üç yıl görevlerine devam ettiler. 6 yıl sonra bundan sözleşmeleri fesh olduktan sonra,  12 buçuk yıl ceza verildi bunlara.

Bizim çocuklarımız suçsuzdur. Bizim çocuklarımız bunları hak etmedi. Biz adil yargılanma istiyoruz. Bizim delillerimiz olduğu halde doğru dürüst inceleme yapılmadı. 52 tane er, bunlar sözleşmeli. Bunlar için adil yargılama istiyoruz. Adil yargılanmalarını istiyoruz. Adalet istiyoruz. Benim 3 yaşında torunum var. Her gün babam nerede diyor. Ben bunun hesabını kimden soracağım? Ben derdimi kime anlatacağım? Bir anne olarak bir aile olarak biz 52 ailenin 52 erin ailesi olarak biz perişan olduk. Bu çocukların suçsuzluğu ne zaman kanıtlanacak? Bu çocuklar ceza aldılar. Herkes işinden, aşından, yurdundan, yuvasından oldu. Bu çocuklara biz adil yargılanma istiyoruz. Adalet istiyoruz. Devletimize güveniyoruz ama bizim çocuklarımız adil bir şekilde yargılanmadı. Biz adil yargılanma istiyoruz. Sayın cumhurbaşkanımızdan, sayın büyüklerimizden sesimizi duymasını istiyoruz.”

DEVLET BÜYÜKLERİMİZE SESLENİYORUM: ÇOCUKLARIMIZ MASUMDUR 

Oğlu tutuklu olan bana Cengiz Üçler (Kırşehir-Kaman) de tutuklu bulunan askerlerin suçsuz olduğunu iddia ederek, devlet yetkililerinden yardım istedi. Üçler:

”Bu videoyu çekmek zorunda kaldım. Ben bir sözleşmeli er babasıyım. Ve benim gibi birçok aile var. Biz aileler çok mağdur durumdayız. Sesimizi duyan kimse yok. Bizim çocuklarımız koğuşlarında yatarken, 15 Temmuz gecesi başlarındaki komutanları gece yataklarından kaldırıyor çocukları. Atatürk Havalimanı’na götürüyor ve bizim çocuklarımızın hiçbir şeyden haberleri yok. Götürdüklerinde orada halkla karşı karşıya geliyorlar. Halk bunları linç etmeye kalkıyor. Biçare çocuklarımız büfe gibi bir yere sığınıyor. Orada duyarlı vatandaşlar bu çocuklarımızı kurtarıyor. Oradan da çocuklarımız teslim oluyor. Halkına, bayrağına, devletine hiçbir şey yapmamış olan çocuklarımız suçlu ilan edildi ve çocuklarımız tutuklandı. Silivri Cezaevi’nde yattılar. Tekrar mahkemeye çıktılar, serbest bırakıldılar. Ve üç üç buçuk sene görevlerine devam etti bu çocuklar. Bu erlerimizin, askerlerimizin hiçbir suçu günahı yoktur. 3 sene sonunda bu çocukların sözleşmeleri feshedildi. Mahkemeleri devam ederken, biz çocuklarımızın beraat etmesini beklerken, bu çocuklarımıza atılı suçlardan 12 yıl 6 ay ceza verildi. Bütün devlet büyüklerimize sesleniyorum. Ben bir babayım. Çocuğumun yuvası dağıldı. 1 yaşında torunum kaldı Evi barkı dağıldı.Bütün ailelerimizin kimisi nişanlısından ayrıldı, kimi düğünü vardı düğününü iptal etmek zorunda kaldı. Ve bu çocuklarımıza bu cezayı veren reva gören hakimler savcılar bunu görmedi.” dedi.

SUÇLU SUÇSUZ AYRILSIN İSTİYORUZ

Kardeşi tutuklu olarak cezaevinde bulunan Emine Uygur( Kayseri) da adil yargılanma istediklerini ve gerçek suçlular ile suçsuzların ayrılmasını talep ettiklerini söyledi: Uygur:

”Emine Uygur,Kayseri.  Ben sözleşmeli er Murat Uygur’un ablasıyım. 15 Temmuz hain gecesinde darbecilikle suçlanan erin ablasıyım. Ben yargı istiyorum, adalet istiyorum.52 sözleşmeli erimiz var ve bunlar masum. Her biri boyacı, kantinci, çaycı sıfatında çalışan erlerimiz. Şu anda 12 yıl 6 ay hapis verildi ve masum olduklarına inanıyoruz, elimizde belgelerimiz var. Sesimizin duyulmasını istiyoruz.Biz adalet istiyoruz, yargılanmalarını tekrar istiyoruz. Suçlu suçsuz ayrılsın istiyoruz. Biz başka bir şey istemiyoruz. Kimisinin çocuğu var, kimisinin annesi, babası hasta kimisinin durumu yok. Ve şu an bunun için mücadele ediyoruz. Sesimizi duyan hiç kimse yok. Biz yanlış yapmadık, bizim erlerimiz suçsuz yanlış yapmadılar. Polise bile o gün her şeyden habersiz olduklarını söylüyorlar. Emirleri yerine  getirdiklerini söylüyorlar, silah çekmiyorlar kullanmıyorlar. Ve buna rağmen bizim kardeşlerimiz, çocuklarımız 12 yıl 6 ay hapis cezasına mahkum ediliyor. Vardır, illaki vardır. Ama ayrılsın istiyoruz. Bizim erlerimiz suçsuzdur.”

BİRİLERİ SESİMİZİ DUYACAK, İNANIYORUM.ADALETE DE İNANIYORUM

Kardeşi cezaevinde olan Şefika Öz ( Elazığ) da seslerini duyurmak istediklerini ifade ederek adil yargılama istediklerini dile getirdi. Öz:

”Bu videoyu 52 masum elimizle onların mağdur aileleri adına çektim. 15 Temmuz darbe günü abim ve arkadaşları İstanbul Yeşilyurt Hava Harp Okulu’nda sözleşmeli er olarak görev yapmaktaydı. hepsi 6 aylık yeni sözleşmeli askerlerdi. Yeni başlamışlardı göreve yaşları 22-23’ü  geçmez. Hepsi komutanlarının emriyle İstanbul Atatürk Havalimanı’na terör ihbarı var, terör saldırısı var, polise destek ekip olarak gittiklerini zannettikleri bir kumpasın içerisine düştüler. Kumpas diyorum, başka bir açıklama bulamıyorum buna. Hepsi apar topar devletini, milletini, her zamanki gibi görevine getirmek için gittiler. Ama keşke gitmeselerdi, keşke bilselerdi bu oyunu da gitmeselerdi. Hepsinin hayatı karardı. Şu an abim iki buçuk aydır cezaevinde tutuklu olarak kalıyor Elazığ cezaevinde.Şu an ceza alma sebebi orada uzun süre teslim olmadılar, direndiler silahlarını teslim etmediler diye. Orada yaşanan olay şöyle. Bunlar darbe yapıldığını farkına varınca polis ve halk bunları uyarıyor. Bunlar darbenin farkına varınca hepsi polise:” Abi biz bu silahlarımızı teslim etmek istiyoruz, bizim hiçbir şeyden haberimiz yoktu, bizi buraya polise destek olarak getirdiler, terör ihbarı var diye.” Hepsi Bir kumpasın içine düştüklerinin farkına varıyorlar, polise silahlarını teslim etmek istiyorlar. Bu sırada bir iki tane polis olduğu için ”ben 52 tane askeri silahını bir seferde alamam, burada beklemeniz lazım, dışarıdan destek ekip gelecek silahlarınızı onlara teslim edeceksiniz.” diye çocukları orada bekletiyorlar. Onlar da silahlarını teslim etmek için bir odada sadece bekliyorlar. Hani uzun sürüyor  direnme ibaresi de bundan ibaret.

Bu çocuklarımız gerçekten 4 duvar arasında olmayı hak etmiyorlar. Arkada göz yaşlı anne baba, kardeşler ,eşler çocuklar bıraktılar. Orada vatana millete hizmet için sözleşmeli er olarak göreve başladılar. Nereden bilecekler komutanlarının hain olduğunu ve böyle bir kumpasın içinde olduklarını. Erleri biliyorsunuz. Askeriyenin en alt tabakasında görev yapan askerler. Emre itaat ettiler. Emir de ‘darbe yapacağız’ değildi. Kandırılarak götürülüyorlar. Ona rağmen hiçbir şekilde silahlarını kullanmıyorlar. Birşeylerin farkına vardıklarında hepsi silahlarını teslim etmek için polisi bekliyor. Bunlar yaptıkları için o kadar yıl hapis cezası alıp 4 duvar arasında olmaları çok üzücü.Kimseye sesimizi duyuramıyoruz.

Birileri bizim sesimizi duyacak. Ben gerçekten inanıyorum. Adalete de inanıyorum. Sadece haklı ve adil bir yargılama istiyoruz. Bu çocukların hayatları bu kadar kolay sönmemeli .Hepsi gencecik çocuklar. Bunlar 12-13 yıl nasıl içerde yatsınlar. Hepsinin hayatı karardı. Komutanlarının ifadesinde de var. Ben erleri kandırarak getirdim diye. kamera kayıtlarında da var zaten .Ne kadar şaşkın oldukları, hiç birşey yapmadıkları. Sadece sillahlarını teslim etmek için polisi beklediler. Yani bunu yaptıkları için bu kadar yıl ceza alıp tutuklu olmaları çok acı. Bizi bizim sesimizi duyup bizi dinlerlerse, bu olaya el atarlarsa biz de kendimizi ifade ederiz. ”dedi.

 

 

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Tema Tasarım | Osgaka.com