SERRA TAYLAN
Elazığ Emlakçılar Derneği başkanı Nuri Gülyüz, Türkiye’de ve Elazığ’da konut fiyatlarının yüksekliğinin ekonomik yaşanan sıkıntıların büyük bir etkisi olduğunu söyledi. Ekonomik şartlarda düzelme olmadığı sürece konut fiyatlarının düşmeyeceğini belirten Gülyüz:” Biz daireyi kime satıyorduk? Vatandaş emekli oluyordu, tazminat alıyordu, tazminatın üstüne komşudan, eşinden dostuna borç alıp tazminatıyla birlikte bir daire alabiliyordu. Bugün geldiğimiz konum itibariyle bir daireyi üç buçuk milyon lira. Emekli olan biri ne kadar tazminat alıyor mesela 1 milyon aldı diyelim. Ama 2,5 milyon daha eksiği var. Bankaya gitti 1 milyon da kredi veya 1,5-2 milyon kredi çekecek. Yani adam 3 milyonluk evini 1 milyon gibi bir para için ipotek gösterecek, teminat gösterecek. Bir o kadar da faiz ödeyecek. Taksit oranına baktığımız zaman bu herkesin ödeyeceği bir taksit oranı değil. Ödeyemez. ” dedi.
”Yükselen konut fiyatlarının sorumlusu emlakçılar değil, ekonomik koşullardır”
Elazığ Emlakçılar Derneği Başkanı Nuri Gülyüz, konut kredilerinin faiz oranlarının yüksekliğine de dikkat çekerek bir çok kişinin kredi çekemediğini, çekse bile geri ödemesinin de çektiği kredi miktarı kadar olduğunu söyledi. Daire fiyatlarında düşüş beklemediklerini de ifade eden Gülyüz:” daire fiyatları çok yüksek. Daire fiyatlarının yüksek olmasının suçu ne daire sahibinin, ne emlakçının. ne müteahhittin suçu. Tamamen ekonomiyle alakalı. Bugün bakkaldaki domatesin kilosu pahalı olduğu için, sıvı yağın pahalı olması inşaat sektöründe çalışan kalıpçının yevmiyesine yansıyor. İnşaat sektöründe çalışan demircinin yevmiyesine yansıyor. Yevmiyesine yansıdığı için çivinin fiyatı farklılaştı, demirin fiyatı farklılaştı. Tamamen gıda sektöründen tutun emlakçılığa kadar bütün sektörler birbirine dayanıyor. Maliyetler yüksek olduğu sürece daire fiyatları yükselmeye devam eder. ” dedi. Yükselen daire fiyatlarından dolayı emlakçılara yüklenildiğini de aktaran Nuri Gülyüz şunları söyledi:
”Konut sıkıntısı yaşıyor muyuz? Öncelikle depremden, pandemiden ziyade ülkemizin ekonomisi, enflasyon dediğimiz olay sürekli arttığı için Allah fakir ve fukaranın yardımcısı olsun daire alabilmek birçok vatandaş için hayal oldu. Bugün ilimizde aslında Türkiye genelinde oturulabilir bir daire 3+1- 135- 140 metrekare bir daire eli ayağı düzgün bir daire 3 milyon,3,5 milyondan aşağı değil .Biz daireyi kime satıyorduk? Vatandaş emekli oluyordu, tazminat alıyordu, tazminatın üstüne komşudan, eşinden dostuna borç alıp tazminatıyla birlikte bir daire alabiliyordu. Ya da köylüye satıyorduk. Köylü kayısı satıyordu, arpa satıyordu, buğday satıyordu. Üstüne borçlanıp bir daire alabiliyordu. Ya da eşi ve kendisi çalışıyordu; bir maaşla kredi ödüyordu, bir maaşla da geçimini sağlayıp ev alabiliyordu. Bugün geldiğimiz konum itibariyle bir daireyi üç buçuk milyon lira. Emekli olan biri ne kadar tazminat alıyor? Mesela 1 milyon aldı diyelim. Ama 2,5 milyon daha eksiği var. Bankaya gitti 1 milyon da kredi veya 1,5-2 milyon kredi çekecek. Ki bundan bir hafta 10 gün önce bir müşterimiz 1 milyonluk kredi kullandı, 48 vadeyle bir milyona gelen faiz hemen hemen bir o kadar da faiz geldi. Yani adam 3 milyonluk evini 1 milyon gibi bir para için ipotek gösterecek, teminat gösterecek. Bir o kadar da faiz ödeyecek. Taksit oranına baktığımız zaman bu herkesin ödeyeceği bir taksit oranı değil. Ödeyemez. Hatta şakayla karışık ‘beyefendi hiçbir şey yemezseniz sadece taksitleri ödeyebilirsiniz.’ dedik. O yüzden daire fiyatları çok yüksek. Daire fiyatlarının yüksek olmasının suçu ne daire sahibinin, ne emlakçının. ne müteahhittin suçu. Tamamen ekonomiyle alakalı.
”Bu gün domatese gelen zam bile işçinin yevmiyesine yansıyor”
Bugün bakkaldaki domatesin kilosu pahalı olduğu için, sıvı yağın pahalı olması inşaat sektöründe çalışan kalıpçının yevmiyesine yansıyor. İnşaat sektöründe çalışan demircinin yevmiyesine yansıyor. Yevmiyesine yansıdığı için çivinin fiyatı farklılaştı, demirin fiyatı farklılaştı. Tamamen gıda sektöründen tutun emlakçılığa kadar bütün sektörler birbirine dayanıyor. Maliyetler yüksek olduğu sürece daire fiyatları yükselmeye devam eder. Ben burada tepki alıyorum, vatandaş diyor ki; ya da zannediyor ki Nuri Gülyüz’ün kendisine ait 10 tane 20 tane dairesi var. Nuri Gülyüz’ün kendisine ait dairesinden başka dairesi yok. Ben isterim ki daire fiyatları düşük olsun daha vatandaşın tamamı da daire sahibi olsun. ama Allah fakir fukaranın yardımcısı olsun bugün daire fiyatları hakikaten yüksek.”
”Konut sıkıntısının azalması için yeni yerler imara açılmalı”
Kentsel dönüşümde uzlaşma sağlanamamasının büyük sıkıntılara yol açtığını da ifade eden Nuri Gülyüz, yeni bölgelerin imara açılmöası gerektiğini söyledi. Gülyüz, yeni imar alanları ile birlikte müteahhitlerle daha düşük ve makul rakamlar karşılığı anlaşmanın mümkün olduğunu belirterek:
”Kentsel dönüşüm konusu var. Deprem bekliyoruz. Kendi kanaatim kentsel dönüşümde iki kardeş anlaşamazken, bir masada bir pazarlıkla anlaşamazken ada bazlı Nail Bey Mahallesi bir ucundan diğer ucuna tutun kentsel dönüşüm uzlaşması sağlayamıyoruz. Yeni yerlerin imara açılması lazım. Bugün müteahhitler kat karşılığı yer aldığı zaman %50’lerle %30’larla %40’larla değil de yeni imar alanları yeni yapılaşmalar olduğu zaman daha düşük oranlarla yapacak. %50 ile değil de arsa sayısı çok olduğu zaman ona göre talep olacak %50 ile değil veya belki de %25 alacak. Bu da neye yansır? Daire fiyatlarının düşmesine yansır. Ülkemizin ekonomisi düzelirse, enflasyon düşerse maliyetler o şekilde düşer. Ekonomimiz bu şekilde devam ederse, daire fiyatlarının düşeceğini düşünmüyorum. Ya da yeni yerler açılmazsa yeni arazilerde imara açılmazsa daire fiyatları yükselmese bile düşmeyecektir.” dedi.
”TOKİ daireleri herkese hitap edecek daireler değil, bundan dolayı daire satış fiyatlarında çok fazla bir etki etmedi.”
TOKİ eliyle yapılan dairelerin tapusu alınmadan ya da borcu bitmeden alınıp satılamayacağını da sözlerine ekleyen Gülyüz, bu konuda ilgili kurumların denetleme görevlerini yapması gerektiğini söyledi. TOKİ’de elde edilen hak sahiplikleri ile ilgili olarak bazı duyumlar aldıklarını belirten Gülyüz, denetleyici kurumların başında oturan her müdür ya da amirin oturdukları koltuğun hakkını vermesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:
”TOKİ daireleri ile alakalı her gün sorduklarında şu cevabı veriyorum: TOKİ daireleri herkese hitap edecek daireler değil. Güzel kullanışlı daireler. Ama kime göre neye göre derler ya tartışılır. Bugün Çaydaçıra Mahallesi’nde 3+1, 4+1 daire alacak müşteriye TOKİ dairesini sunamazsınız. Ya da bugün 6 nüfuslu, 7 nüfuslu bir aile 2+1 80 metrekare 90 metrekare 100 metrekare TOKİ dairesini sunamazsınız. Çünkü beklentilerini karşılamaz. TOKİ her kesime hitap eden daire değildir bunu belirteyim öncelikle. TOKİ daireleri bundan dolayı aslında daire satış fiyatlarında çok fazla bir etki etmedi. Her kesime hitap etmediği için piyasaya çok etkilemedi. TOKİ dairelerinin temelinde de şu vardır: TOKİ’ler mesela Nuri Bey’in depremde dairesi hasar görmüştür. Ağır hasar olmuştur, hak sahipliği verilmiştir. Devlet demiştir o dairede kendini oturacaksınız. Yanlış bilmiyorsam TOKİ daireleri satılamaz, devredilemez, kiraya verilemez ibaresi vardır. TOKİ dairesini mülk sahibine verir. Burada kurumlarımız her açıdan denetlemeli aslında. A kurumu, B kurumu demiyorum. Devletin mekanizması dediğimiz şeyin işleyişini çok iyi olması lazım. Bugün Nuri Gülyüz’e hak sahipliği verdim ama bu kişi burada oturuyor mu? Bunun ticaretini mi yapıyor? Bir tane hak sahipliği var adam almış 3 tane daire mi o yüzden TOKİ daireleriyle alakalı sağlıklı şeyler duymuyoruz. Her başkan, her müdür, her amir koltuğun hakkını vermeli. O yüzden TOKİ daireleri ile alakalı güzel şeyler duymadık. Basından da duymadık. Doğrudur, yalandır biz vatandaşız. Biz sadece gördüğümüzü yorumlarız. TOKİ daireleri herkese hitap etmiyor. Takip edilmeli gerçek hak sahiplerine ve ihtiyacı olana verilmeli. Çevremde birçok insan var. Adıyaman depremleri oldu 6 Şubat 2023’te. Şimdi 2025’deyiz hala daha TOKİ dairesi teslim edilmemiş vatandaşlar var, sayamayacağımız kadar insan var.”
”Borcu bitirilip tapusu alınmamış TOKİ evleri alınıp satılamaz”
TOKİ dairelerinin ihtiyaç sahiplerine verilmesi gerektiğini de sözlerine ekleyen Gülyüz deprem sonrası hak sahipliği almış kişilerin evlerin borcunu bitirip, tapusunu almadan evi satamayacaklarını söyledi.Gülyüz:
”Emeklilere mi verilir garibana fakire fukaraya mı verilir? Asgari ücretle çalışan geçim sıkıntısı yaşayan ödeme zorluğu yaşayan kişiye mi verilir kime verilirse verilsin gerçekten hak edene verilmeli, ihtiyacı olana verilmeli. Şimdi TOKİ daireleri satın alamaz, devredilemez. TOKİ’nin borcunun bitirmediği zaman ödemesini bitirmediği zaman devlet buna hak sahipliği vermiş, Ama şu şu şartlarla öde, şu kadar yıl süresince öde borcun bitsin tapunu al diyor. Bu doğru birdir. Bu adam borcunu bitirmeden şimdiye kadar TOKİ dairesini satabiliyordu veya kiraya verebiliyordu. Bugün neden veremiyor? veremez diyor ki bu senin değildir tapusunu almadığın sürece senin değildir o yüzden de devlette göremezsin. O yüzden TOKİ dairelerini ilana kiralık olarak giremiyoruz. TOKİ dairelerini ilana girenler korsan emlakçılardır. Ya da sosyal medyada paylaşımlardır. Google’a girsinler TTBS( Taşınmaz Ticareti Yetki Belgesi) olan emlakçılarla çalışsınlar. Bugün sosyal medya, MTA sistem dediğimiz mecralara vatandaş ilan atabiliyor. Ama ‘sarı site’ dediğimiz , emlakçıların yasal olarak bakanlığı takip aldığı sitelerde hiç kimse TOKİ dairelerini atamaz. TOKİ dairesini ilana atabiliyorsa borcu bitmiştir, artık tapusunu almıştır demektir. Bunu satabilir ya da kiraya verebilir demektir. Borcu bitmemiş, ödemesi devam eden daireleri satamaz.” diye konuştu.