Elazığ Baskil Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Ahmet Kürüm ülke kayısı üretiminin büyük bir kısmını üreten Baskil’de üreticilerin bu sene yaşanan don felaketi nedeni ile büyük bir sıkıntıya girdiklerini ve borçlarını ödeyemez hale geldiklerini söyledi.Çiftçilere acil olarak destek verilmesi gerektiğini ifade eden Kürüm:” Çiftçinin dayanacak gücü kalmadı.Biz sözlü ifadeden ziyade artık pratiğe geçilmesini ve bir şeyler yapılmasını istiyoruz. Biz fazla bir şey de istemiyoruz. Zaten Türkiye genel itibarı ile son 3-4 yılda yaşayabileceği bütün olumsuzlukları yaşıyor. Bir yandan yangın, bir yandan deprem, bir yandan bizim gibi çiftçilerin yaşadığı don felaketleri oluyor. Biz devletimize baba diyoruz. babamızın da bize yardım etmesi lazım.. Biz diyoruz ki önümüzdeki sene Ağustos ayına kadar çiftçilerimizin, bölgedeki halkın tamamına elektrik faturası kesilmesin. Gelin önümüzdeki sene Eylül ayında toplam bir fatura çıkarın. Bizim de hasadımız olmuş olsun. O zaman faturayı ödeyelim.” dedi.
”Artık çiftçinin dayanacak gücü kalmadı.Biz sözlü ifadeden ziyade artık pratiğe geçilmesini istiyoruz”
Elazığ Baskil Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Ahmet Kürüm ülke kayısı üretiminin büyük bir kısmını üreten Baskil’de üreticilerin bu sene yaşanan don felaketi nedeni ile büyük bir sıkıntıya girdiklerini ve borçlarını ödeyemez hale geldiklerini söyledi. Çiftçilerin son 3-4 yıldır tüm olumsuzlukları yaşadıklarını ifade eden Kürümi devletin üreticilere nefes aldıracak tedbirleri bir an önce hayata geçirmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:
”Çiftçimiz mağdur durumda. Ailem çiftçilik yapmaya devam ediyoruz. Ben de bir çiftçi oğlu olarak konuşuyorum.Aşırı derecede sıkıntı yaşıyoruz. Nisan ayında yaşadığımız don olayı. Üzerinden 4 ay geçti. Şu ana kadar olan sürede bile çiftçinin parası bitti. Devletimizin büyüklüğünün farkındayız. Devletin bir şeyler yapacağını biliyoruz. Bunu 4 aylık süre içerisinde bütün siyasiler, siyasi kanatlar sözlü olarak ifade etti. Ama artık çiftçinin dayanacak gücü kalmadı.Biz sözlü ifadeden ziyade artık pratiğe geçilmesini ve bir şeyler yapılmasını istiyoruz. Biz fazla bir şey de istemiyoruz. Zaten Türkiye genel itibarı ile son 3-4 yılda yaşayabileceği bütün olumsuzlukları yaşıyor. Bir yandan yangın, bir yandan deprem, bir yandan bizim gibi çiftçilerin yaşadığı don felaketleri oluyor. Biz devletimize baba diyoruz. babamızın da bize yardım etmesi lazım.Nasıl yardım edecek? Biz fazla bir şey istemiyoruz. Biz diyoruz ki, bize verilen desteklerin ve sözlerin zamanında yerine getirilmesi. ,
”Yaklaşık 5 aydır biz kimsesiziz.Hiç bir unsur bize yardım etmedi”
Örneğin elektrik sıkıntımız var. Ben kendi üzerimden örnek vereyim ki hiç kimsenin hakkına girmeyeyim. Yaklaşık 14 ayrı bölgede parsel kayısımız var. Genelinde güneş paneli olduğu için sıkıntımız yaşamıyorum ama.Sadece biri için Haziran ayında gelen elektrik faturası 7 bin 500 TL. Biz bu faturayı 6 ay boyunca ödeyeceğiz. Yaklaşık her bir parsele 50 bin TL lik elektrik faturası olacak. Biz devletimize bunu ödemeyelim, ya da devletimiz bunun üstüne çizgi çeksin demiyoruz. Biz erteleme istiyoruz. Bizim yaklaşık olarak 1,5 yıl boyunca yani bu sene Nisan ayında don oldu, kayısı yandı ama biz bir sonraki hasadı 2026 yılının Ağustos ayında alacağız. Biz diyoruz ki önümüzdeki sene Ağustos ayına kadar çiftçilerimizin, bölgedeki halkın tamamına elektrik faturası kesilmesin. Gelin önümüzdeki sene Eylül ayında toplam bir fatura çıkarın. Bizim de hasadımız olmuş olsun. O zaman faturayı ödeyelim.”
”Biz de devletimize diyoruz ki; bütün bu borçları ertelesin. Elektrik faturası kesmesin, varsa mazot borçları silmesin ertelesin.”
”Biz de devletimize diyoruz ki; bütün bu borçları ertelesin. Elektrik faturası kesmesin, varsa mazot borçları silmesin ertelesin. Desin ki çiftçiye git Tarım Kredi Kooperatifinden mazotunu, gübreni al,ilacını al bize 2026’nın Ağustos ayında ver. Biz bunu istiyoruz. Zaten fazlasını da istemeyiz. Şu anda Türkiye’nin yaşadığı sıkıntıları biliyoruz. Ha vermesi gerekir mi? İlla ki vermesi gerekir.Çünkü devletimiz güçlü. Biz bu güce inanıyoruz. Ama artık yanımızda da olmasını istiyoruz. Yaklaşık 5 aydır biz kimsesiziz.Hiç bir unsur bize yardım etmedi. Kendi üzerimden söylüyorum. Herhangi bir destek bize gelmedi.”
‘‘Biz memur değiliz.Her ay bize para yatmıyor. Kayısı da yoksa biz ne yapacağız?”
Zirai dondan dolayı oluşan zarara karşılık çiftçiye verileceği söylenen desteklerin hiç brinin henüz yapılmadığını da sözlerine ekleyen Ahmet Kürüm, çiftçinin normal borçlarının yaanısıra faiz yükünün de altında ezildiğini söyledi. Kürüm borçların faizsiz bir şekilde ertelenmesi gerektiğini belirterek:
”Cumhurbaşkanımızın bize sözü vardı. Yaklaşık 12 Milyar TL çiftçiye dağıtılacak diye peyderpey. O desteklerin hiç biri bize gelmedi. Biz normal borcumuzun yanında bir de faiz yükü var. Tarım kredi bile faizle işliyor şu anda. Bari ana borcumuzu ertelesin, faizden de biz uzak kalalım ki belimizi doğrultabilelim. Olay sadece Baskil de değil. Kayısının tamamının % 30 u Baskil’de üretiliyor ama, mağdur olan bir Malatya var, Elazığ’ın diğer kesimleri var, Maraş var, bildiğim kadarı ile Kayseri var. Bizim arkadaşlar fındığa gittiler. Fındıkta da aynı sıkıntı var.Geçen sene 250-300 işçi çalıştıran bir ev bu sene 20 işçi çalıştırıyor. Bu demek oluyor ki fındık da yandı. Türkiye’nin genelinde bu sıkıntı var. Biz memur değiliz. Her ayın 15’inde bize 50-60 bin lira para da yatmıyor. Kayısı da yoksa biz ne yapacağız? Buna biz çözüm üretilmeli. En azından biraz bizi rahatlatacak söylemlerden ziyade icraate geçilmesi gerekiyor.” diye konuştu.
”Çiftçi istenilen mahsulü elde etse bile borç faizleri çok fazla”
Tarım Kredi Kooperatiflerinin borçlara ilişkin zam uygulamasının da çiftçilerin baka bir yükü olduğunu ifade eden Ahmet Kürüm kooperatifin borçlara olan zam uygulaması dolayısı ile üreticilerin köyden çıktıklarını belirterek, genç ve kadın çiftçilere verilen teşvikler gibi mevcut çiftçilere de destek verilmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:
”Tarım Kredi Kooperatifleri konusnda biz zaten Nisan Ayında açıklama yaptığımızda faizlerin buraya geleceğinin farkındaydık. Çünkü çiftçilerimizin tamamı oradan alışveriş yaptı.Herkes oraya borçlandı.Bu borcu ödeyemeyeceğimizin de farkındaydık.Çiftçiler olarak bu borç bu yaz ödenemez.Bizim ilk ifade ettiğimiz şet, hatta iköemize gelen bütün siyasi kanatlara da anı şeyi söyledik. Biz faizsiz erteleme istiyoruz. Zaten çiftçi istenilen mahsulü elde etse bile borç faizleri çok fazla Yani % 48 civarında faiz söz konusu.Adam ne alacak ki, ne versin. Yani sıfıra sıfır denk getiriliyor. Sonra da Türkiye’de niye tarım ilerlemiyor? Niye hayvancılık ilerlemiyor? Niye çiftçi köyünde durmuyor gibi söylemler var.. Ben şu taraftayım. İnsanar birşey yapmak için uğraşıyorlar. Çiftçiyi köye döndürmek için projeler var 2026 yılında. Bilhassa kadınlar ve gençler için. Güzel projeler bunlar.Destekliyoruz. Ama onlardan ziyade olanlara da destek verelim ki olanlar da gitmesin köyden.Bu şekilde biz gidiyoruz dışarıya. Onlar nasıl gelsin?Daha sen olanı tutamıyorsun köyde, dışardaki adam gelir mi? O yüzden devletimizden acil bir şekilde. Yeni geliyorum Baskil’den. Çiftçi ciddi anlamda sıkıntı var. Bu ay sonunda ödemesi var. Peki ödemeyi geçirirsek ne olacak? % 48 in üzerinde faiz gelecek. Aylık bazda % 2 civarı faiz. Ne kadar geciktirirsek o kadar faiz gelecek.SÜreç böyle devam ederse gelecek yıl sonuna kadar biz ödeyemeyeceğiz. O zaman da biz ürünümüzü alalım, tarım krediye verelim. ”