Haber: Serra TAYLAN
Bir dizi ziyaretlerde bulunmak için Elazığ’a gelen Zafer Partisi Genel Merkez Tarım Politikaları Sorumlusu Fuat Gürdoğan tarımda yaşanan girdi maliyet artışlarının tamamen savaşa bağlanmasının doğru olmadığını belirterek geçtiğimiz yıl tarım sektöründe yüze 9 luk bir küçülme olduğunu söyledi. İthalata bağlı tarım politikasını da eleştiren Gürdoğan çiftçilere verilen destek ödemelerinin yetersiz olduğunu belirterek: ” 2025 yılında Türkiye’de tarım sektörü %9 oranında küçüldü. Türkiye Gayri Safi Yurtiçi Hasılasının yüzde birinin mutlaka çiftçilere karşılıksız olarak verilmesi gerekiyor. . 570 milyar lira vermesi gerekirken çiftçimize 168 milyar yani dörtte biri kadar az veriyor Bu verilmesi gereken rakamın binde 4 üne tekabül ediyor. Çiftçimize kanunun gerektirdiği bu hibeleri versek bütün sorunlarımızı çözmüş olacağız.” Dedi.
Artan mazot fiyatlarının üreticiler için büyük bir sıkıntı haline geldiğini belirten Gürdoğan şunları söyledi:
“Gübrede yüzde 80*90 oranında dışa bağımlıyız. Savaş başlamadan önce tedbirler alınması gerekiyordu”
“Türkiye kaliteli gübre konusunda dışa bağımlı bir ülke. %80-90 oranında dışa bağımlıyız. Savaş tehdidi oluştuğu anda Türkiye’nin tedbirler alması gerekiyordu. Çünkü biz genelde İran’dan gübre hammaddesi konusunda alışveriş yapıyoruz. Farklı pazarlar arayışına girebilirdi. Çin pazarına gidilebilirdi. Farklı tedarikçiler bulunabilirdi. Savaş tehdidine karşı yapılması gereken şuydu: bu rezervleri hızlı bir şekilde farklı ülkelerden temin edebilecek bir takım ithalat rotalarını değiştirmek gerekebilirdi. Fakat bu ne kadar yapıldı bilemiyorum.”
“Üreten, sorumluluğu alan, eziyetini çeken çiftçimiz. Fakat kazanan aracılar, haldeki komisyoncular”
Mazot konusu da var. Mazot konusu giderler de çok büyük bir yekün teşkil ediyor çiftçiler açısından. Artık mazot zamlarını takip edemeyecek duruma geldik. İstikrarlı bir fiyat artışı da yok. Çiftçi ne yapacak? Bugün 1 kilo domatesin çiftçiye tarladaki maliyeti 25-30 lira arası değişiyor. Çiftçimiz geliyor Bunu 35 lira En fazla 40 liradan veriyor yani 10 lira karla çiftimiz 1 kilo domates üretimi yapıyor. Biz bunu marketlerden 140-150 TL’ye alıyoruz. Üreten, sorumluluğu alan, eziyetini çeken çiftçimiz. Fakat kazanan aracılar, haldeki komisyoncular. Özellikle büyük market zincirleri .Hiç değilse çiftimize karşı bu zamları yansıtmamak gerekiyor. En azından üretim aşamasında muaf tutmak gerekiyor. Savaş devam edecekse hükümetin biraz önce ulusal bir tarım komitesi kurarak çiftçilere karşı ivedi bir şekilde önlemler alınması gerekiyor. “ dedi.
“2025 yılında Türkiye’de tarım sektörü %9 oranında küçüldü”
Türkiye’de tarımsal üretimde yüzde 9 luk bir gerileme olduğunu kaydeden Fuat Gürdoğan, çiftçilerin sorunlarının aşılması için yasaların öngördüğü oranda destek verilmediğini belirtti. Gürdoğan:
“2025 yılında Türkiye’de tarım sektörü %9 oranında küçüldü. %9 demek üretimde tamamen düşme anlamına geliyor. Türkiye Gayri Safi Yurtiçi Hasılasının yüzde birinin mutlaka çiftçilere karşılıksız olarak verilmesi gerekiyor. Bu bir yasa. Yani çiftçilere karşılıksız verilmesi gereken miktar 570 milyar TL iken bugün açıklanan rakam 961 milyon açıklanan hibe karşılıksız hibe değil .Bunun içerisinde çiftçiye verecek olan krediler de dahil karşılıksız vereceği ne kadar? 168 milyar TL. 570 milyar lira vermesi gerekirken çiftçimize 168 milyar yani dörtte biri kadar az veriyor. Bugün bakıyoruz Avrupa ülkelerinde yüzde 1.2 kesintisiz olarak çiftçisine destek veriyor. Bizim verdiğimiz oran binde dörtte tekabül ediyor Çiftçimize kanunun gerektirdiği bu hibeleri versek bütün sorunlarımızı çözmüş olacağız.”dedi.
“Tarladaki maliyetler, mazottan dolayı, gübreden dolayı arttı. Çiftçi aracılara ezdiriliyor.”
Tarımda dışa bağımlılığın plansız tarım koordinasyonu çalışmaları nedeni ile olduğunu ifade eden Gürdoğan üretimin teşvik edilmesi gerektiğini belirterek:
“İthalat diyoruz. Türkiye’de şap hastalığından dolayı 2025 yılında çok büyük bir kayıp yaşandı. Yüzde 120 oranında et fiyatları yükseldi. 2025’te çözümü ithalatta aradık. Kim kazanıyor ithalat şirketleri kazanıyor. Bu tamamen bir hatadır. Plansız yapılan Tarım koordinasyonudur. Bu durum yıllardır sütegelen bir durum. Sadece bu seneye mahsus bir olay olarak düşünmeyelim. 2000’li yıllardan itibaren plansız bir tarım politikasına bağlı gelişen bir durumu yaşıyoruz. Çiftçi artık ne yapacağını bilmez durumda.Çünkü üretim ithalata yöneldikçe çiftçi önünü göremiyor. Tarladaki maliyetler, mazottan dolayı, gübreden dolayı arttı. Çiftçi aracılara ezdiriliyor. Tutarlı bir fiyat politikası yok. “diye konuştu.
“Tarım Kredi kooperatiflerine bakıyoruz holdingleşme yoluna doğru gidiyor.”
Tarım Kredi Kooperatiflerinin bir holding gibi çalıştığını ve çiftçilere gereken desteği veremediğini de aktaran Gürdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:
“Tarım Kredi Kooperatifini niçin kurdunuz? Toprak Mahsulleri Ofisi neden var? Çiftçiyi korumak için var. Tarım Kredi kooperatiflerine bakıyoruz holdingleşme yoluna doğru gidiyor. Halbuki bunların kuruluş amacı çiftçimizin borç batağında kurtarmak, tefecilerin elinden kurtarmak. Fakat ne yaptılar? Tarım Kredi kooperatiflerinin halini görüyorsunuz. Şu anda marketler gibi çalışmaya başladı. Tamamen bir holding gibi. Devletin bunlara bir çözüm üretilmesi gerekiyor Ben şuraya şu kadar para yatırdım demekle olmuyor.”
“Ülkede çiftçi yaş ortalaması 58*60 olmuş.5 sene sonra üretici bulabilecek misiniz?”
“Tarım sektörü Milli Güvenlik meselesidir. 58-60 yaşındaki çiftçi yaş ortalaması var ülkede. 5 sene sonra ne olacak? Üretici bulabilecek misiniz? Soframızda ürünü kim üretecek? Bütün bunların planlaması gerekiyor. Sahadaki sorunların var olduğunu bilmek lazım, önce teşhis sonra tedavi uygulamak gerekiyor.
“Çiftçi emeklileri zaten üretemiyor artık topraklarını satmaya başladılar.”
Ülkenin ekonomisi herkesin malumu çok iyi gitmiyor. Enflasyonun boyutlarını görüyoruz. Savaşta bir miktar enflasyon yükselmesi hayat pahalılığını etkileyebilir. Ama bu durum Türkiye’nin yeni sorunu değil. Yıllardan beri süregelen yanlış süreçlerden şu ana kadar gelen soruları yaşıyoruz. En azından tarladaki emekli çiftçimiz için devletin alması gereken tedbirler var. Diğer emeklileri bıraktım. En azından üreten emeklerimize bir yardımınız olsun. KDV almayın, ÖTV almayın, Mazotta destekleri arttırın. Özellikle emekli çiftçilerimize yardımcı olun, bunlar üretin üreten kesim. Çiftçi emeklileri zaten üretemiyor artık topraklarını satmaya başladılar. Türkiye’de beton sektörü, inşaat sektörü %13 büyürken, tarım sektörü %9 küçüldü. Beton tarımdan daha mı önemli? Bir ülkenin geleceğinden daha mı önemli?”
1
ÜLKÜSÜ VE ÜLKESİNE ADANMIŞ BİR ÖMÜR…..İRFAN SÖNMEZ’LE GÜNDEME DAİR..
17048 kez okundu
2
16723 kez okundu
3
Fırat Üniversitesi Hastanesi’nde Dünya Artrit günü dolayısıyla “Artrit İle Yaşam” temalı bir etkinlik düzenlendi.
13396 kez okundu
4
YAĞIŞ NEDENİYLE ARAÇ SUDA KAYBOLDU
12874 kez okundu
5
DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN TÜRKİYE’M…….
12505 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.