HABER / FUNDA CANPOLAT – SERRA TAYLAN
Elazığ’ın Maden ilçesinde yaşayan 70 yaşında ki Ayşe Çiftçi 36 yıldır yaşadığı evinin Belediye tarafından TOKİ yapılmak üzere yıkılacağını iddia etti. Evini boşalmamakta ısrar eden Çiftçi’nin elektriği ve suyu kesildi. Evden çıkacağı taktirde yıkımın başlayacağı korkusuyla yaşayan Çiftçi temel ihtiyaçlarını dahi karşılamakta zorluk çekiyor.
TOKİ tarafından Maden ilçesinde yapılması planlanan 381 konut ve 72 adet dükkan projesi kapsamında rezerv alan ilan edilen parselde annesinden kalan evde yaşayan Çiftçi evinin bu proje kapsamında yıkılmak istendiğini ifade etti. Belediye tarafından verilen talimat doğrultusunda yıkım kararı çıktığını iddia eden Çiftçi, yetkililere seslenerek çözüm üretilmesini talep etti.
Evime mahkum olmuş durumdayım
“Evime mahkûm olmuş durumdayım” diyen Çiftçi, yaklaşık bir yıldır çeşitli kurumlara başvurduğunu ancak sonuç alamadığını ifade etti. Elektrik ve su hizmetlerinin kesildiğini belirten Çiftçi;
“Şu anda kendi evimdeyim. Yaşadığım evden konuşuyorum. Ben bir yıldır bir sürü sorunla boğuşuyorum. Belediye başkanı beni kendi evimden atmak istiyor. Bu konuda herkese başvurdum, adli makamlara ve her yere başvurdum ama hiçbir sonuç alamadım. Evime mahkûm olmuş durumdayım. Elektriğim ve suyum kesilmiş. Kendi evime el koymak istiyorlar.
Bu evin dışında da tapulu arazim var. Devlet tarafından istimlak edilmiş mi, edilmemiş mi bilmiyorum ama belediye burayı sahiplenmiş, malımıza çökmüş. Şu anda elektriğim ve suyum yok. Tek bir komşum bile kalmadı; tüm evler yıkılmış, bütün ağaçlar kökünden sökülmüş. Çok çaresiz ve zor bir durumdayım.
Başvurdum ama hiçbir yerden sonuç alamadım, bir neticeye ulaşamadım. Beni ne hakla evimden çıkarmak istiyorlar? Bu hakkı kendilerinde nasıl buluyorlar? “Seni zorla çıkaracağız, çıkmazsan evini başına yıkacağız” diyorlar. Ben evimde yaşamak istiyorum. Başka yerde yaşamak istemiyorum. Burada başka ev yapacaklarmış, yapmasınlar. Ben evimi vermiyorum.”
“Evimin elektriği ve suyu kesildi. Zulüm gittikçe artıyor. “
Temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını söyleyen Çiftçi, “Yiyeceğim bitti, yol yok. Yağmur sularıyla idare ediyorum. Dışarı çıksam ‘gözaltına alırız’ diyorlar. Büyük bir baskı altındayım” diyerek şu ifadelere yer verdi:
“Ben 36 yıldır bu evdeyim. Artık birilerinin beni duymasını, bir yerlere ulaşmasını istiyorum. Evimin suyu ve elektriği kesilmiş. Bu zulüm gittikçe artıyor. Çatı çürümüş, delinmiş oradan akan yağmur sularıyla idare ediyorum. Yiyeceğim bitmiş ve temin edemiyorum. Bu sorun maddi değil. Yol yok, iz yok, her tarafı kapatmışlar. Evden çıkarsam “seni tutuklarız, gözaltına alırız” diyorlar. Başka bir şey duymuyorum.
Her yerde 65 yaş üstü bir kadına devlet tarafından yardım sağlanıyor, ev işlerine yardımcı olacak kişiler gönderiliyor, ulaşım ücretsiz oluyor. Ben böyle bir hizmet de istemiyorum. Şimdiye kadar devlet kapısına gidip yardım talebinde bulunmadım, bulunmak da istemiyorum. Kimseye ihtiyacım yok. Beni evimde rahat bıraksınlar yeter. Kimse gelip bana yardım etmesin, kimse ulaşımımı bedava yapmasın. Ben paramla gider gelirim. Yeter ki hayatımdan çıksınlar.”
1 yıldır üzerimde tehdit ve baskı var!
Yaşadığı süreci “zulüm” olarak nitelendiren Çiftçi, yetkililere seslenerek çözüm talep etti. Çiftçi, “Artık birilerinin beni duymasını istiyorum.” dedi.
Çiftçi sözlerine şu şekilde devam etti:
“Ben evimde yaşamak istiyorum, kendi evimde mutluyum. Bunu anlamak neden bu kadar zor? Para pul, hiçbir şey istemiyorum ev de istemiyorum. Ben kendi evimde yaşamak istiyorum. Beni zorla evimden çıkarmak istiyorlar. Bir yıldır üzerimde tehdit, baskı ve zorlama var. Hangi devirde yaşıyoruz? Nerede bu insanlık?
Suyum yok, elektriğim yok. Yürümek için yol bırakmamışlar. Bir tane komşum yok ki bir tas su isteyeyim çünkü hiçbir komşumu bırakmadılar. Doğayı katlettiler, hiçbir ağaç ve bitki bırakmadılar. Yıllarca emek vererek yetiştirdiğim endemik bitkiler, ağaçlar vardı. Yazık, günah değil mi?
Bir de Müslümanlıktan, insanlıktan söz ediyorlar. İmam hatip mezunu olduğunu söyleyen bir belediye başkanı var. Kime baskı yaptıysa herkes bırakıp kaçtı, hiçbiri direnmedi bir ben kaldım. Bu evden çıkmayacağım. Gelsinler, evi başıma yıksınlar, öldürsünler ama ben çıkmayacağım. Bana ait olan bir şeyi kimseye vermeyeceğim, yaşadığım sürece vermeyeceğim.
Artık birilerinin beni duymasını istiyorum. O kadar zor durumdayım ki bazen konuşurken bildiklerimi bile unutuyorum. Bu baskı, bu zulüm neden? Bana burada Kerbela’yı yaşatıyorlar. Nazi kampında bile böyle bir zulüm var mıydı? Evimi adeta bir Nazi kampına çevirdiler. Demek ki zulmün dini, mezhebi yok.
Ben burada bir Nazi kampındayım başka bir tanımı yok. Suyum bittiğinde susuzluktan mı öleceğim? Evimi mi başıma yıkacaklar? Birileri beni duysun. “
1
ÜLKÜSÜ VE ÜLKESİNE ADANMIŞ BİR ÖMÜR…..İRFAN SÖNMEZ’LE GÜNDEME DAİR..
17059 kez okundu
2
16732 kez okundu
3
Fırat Üniversitesi Hastanesi’nde Dünya Artrit günü dolayısıyla “Artrit İle Yaşam” temalı bir etkinlik düzenlendi.
13839 kez okundu
4
YAĞIŞ NEDENİYLE ARAÇ SUDA KAYBOLDU
12998 kez okundu
5
DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN TÜRKİYE’M…….
12512 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.