DOLAR 46,5037 0.05%
EURO 52,8299 -0.21%
ALTIN 6.094,44-0,79
BITCOIN 29152470.72982%
Elazığ
24°

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

6 YILDIR HAK SAHİBİ OLDUĞU İŞYERİNİ ALAMAYAN VATANDAŞ İSYAN ETTİ:” BEN SADAKA DEĞİL, HAKKIMI İSTİYORUM
  • Harput Times
  • GÜNDEM
  • 6 YILDIR HAK SAHİBİ OLDUĞU İŞYERİNİ ALAMAYAN VATANDAŞ İSYAN ETTİ:” BEN SADAKA DEĞİL, HAKKIMI İSTİYORUM

6 YILDIR HAK SAHİBİ OLDUĞU İŞYERİNİ ALAMAYAN VATANDAŞ İSYAN ETTİ:” BEN SADAKA DEĞİL, HAKKIMI İSTİYORUM

ABONE OL
24 Haziran 2026 10:36
6 YILDIR HAK SAHİBİ OLDUĞU İŞYERİNİ ALAMAYAN VATANDAŞ İSYAN ETTİ:” BEN SADAKA DEĞİL, HAKKIMI İSTİYORUM
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Elazığ’da 2020 yılında depremde işyerini kaybeden ve hak sahibi olan Abdulkasım Barha isimli vatandaş aradan geçen 6 yıla rağmen işyerinin yapılmadığını belirterek mağdur olduğunu söyledi. 2020 yılında yaşanan 6.8 şiddetindeki depremde iş yeri ağır hasar alan Barha işyerinin olduğu binanın yıkıldığını ve hak sahibi olmasına rağmen hala işyerini teslim alamadığını söyledi. Konuyla ilgili olarak yetkililerle görüştüğünü söyleyen Barha yıkılan işyerinin yerine kendisine 1.3 milyon lira para ödeneği verileceğini söylediklerini belirterek:” Elazığ’da en uygun yerde, en ucuz semtte bile AFAD’ın vereceği 1 milyon 300 bin liraya bir ticarethanenin metrekaresini dahi alamıyorsunuz. Burada biz hak sahipleriyle dalga geçiliyor. Biz mağdur edilecek vatandaşlar değiliz. Burası bir hukuk devleti. Ben yetkililerden sadaka istemiyorum, hakkım olanı istiyorum. Benim belgelerim var.” dedi.

Barha Harputtimes Habere yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi;

“2020 yılında depremde mağdur oldum. İş yerim hasar gördü. ‘Bu bina ağır hasar gördü, yıkılacak’ dediler. Karara bağlandıktan bir süre sonra binamız yıkıldı. Bize, ‘Yetkili yerlere gidip müracaatlarınızı yapın, dilekçelerinizi verin ve süreci bekleyin’ dediler. Biz de müracaatlarımızı yaptık. 2020 depreminden sonra her seferinde gidip sorgulattık, güncelledik. Bize yetkililer hep aynı şeyi söylediler. Her seferinde ‘İnşallah bu sene teslim edilecek, 6 ay sonra teslim edilecek’ dediler.Bu şekilde 6 yılı geride bıraktık, 7. yıla giriyoruz. O gün bugündür hep aynı ifadeler kullanıldı bize karşı. ‘Bekleyin, sabredin, mağduriyetiniz giderilecektir. Sene sonuna kadar teslim edeceğiz’ dediler. Hatta Sayın Bakan bize, ‘Biz buradayız, hiç endişeniz olmasın. İş yeri ya da konut teslim edilmeden bir yere gitmeyeceğiz. Bu devletimizin sözüdür’ dedi. Ama dediğim gibi yine biz mağdur olduk. İnandık, güvendik ama mağdur olduk.”

YETKİLİLER “YAPACAK BİR ŞEY YOK” DİYOR

Yaşadığı mağduriyeti Çevre ve Şehircilik Bakanı ile de görüştüğünü belirten Barha bakanın  en geç yıl sonuna kadar hak sahiplikleri olan ev ve işyerlerinin teslim edileceğini söylediğini ancak iki yıl geçmesine rağmen hala mağduriyetinin devam ettiğini söyledi. Barha:

“İki sene önce Bakan geldi. 19 yaşında ağır zihinsel engelli çocuğumla beraber Bakan Bey’in yanına gittim. Orada da bana aynı şekilde söz verdi. ‘Biraz daha sabret, kimin nerede neyi varsa teslim edeceğiz, yıl sonuna kadar tamamlayacağız’ dedi. Biz yine güvendik, yine ‘Tamam’ dedik. ‘Devletimizden Allah razı olsun’ dedik ama maalesef geldiğimiz noktada hâlâ bir sonuç elde edemedik.Bütün yetkililer de bu konudan haberdar. Hepsinin bilgisi var. Artık öyle bir şey ki yetkililer de diyor ki, ‘Biz ne yapalım, yapacak bir şey yok.’ AFAD diyor ki, ‘Bu doğrudur. Biz bunu yazdık ama isabet etmedi.’ Bu söz bile skandaldır. Sen AFAD’sın, devlete bağlı bir kurumsun. O zaman vatandaşla alay mı ediyorsunuz? Biz burada kumar mı oynuyoruz? Ben anlayamadım. Burada bir akıl tutulması var.”

TOKİ BAKANLIK ELİYLE İŞYERLERİNİ AÇIK ARTTIRMAYLA SATTI

“İki sene önce, üç sene önce TOKİ açık artırmayla üst geçitlere büyük afişler astı. Açık artırmayla, göstere göstere, Bakan eliyle iş yerlerini sattı. Peki bunu yaparken hangi hukuka göre yaptınız? Neye göre yaptınız? O yıllarda o iş yerlerini sattınız. Şimdi ben varım. 6 Şubat depremlerini işin içine katmıyorum. Benimle beraber, valiliğin dediğine göre, köyler dâhil resmi olarak 160 hak sahibi var. Bu ayıp değil mi? Bu hak sahibinin ayıbı mı, vatandaşın ayıbı mı, yoksa yetkililerin ayıbı mı? Ben anlayamadım.”

YIKILAN İŞYERİMİN YERİNE VERECEKLERİ PARAYLA BİR METREKARE BİLE İŞYERİ ALAMAM

Konuyu valilikle de görüştüğünü ifade eden Abdulkasım Barha AFAD yetkililerinin valilikte kendisine artık iş yeri yapılmayacağını ve onun yerine 1 milyon 300 bin lira verileceğinin söylendiğini ifade ett. Elazığ’ın en ucuz semtinde bile bu parayla 1 metrekare işyeri dahi alamayacağını belirten Barha sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şu anda AFAD, Vali Bey’in huzurunda bize diyor ki: ‘Kardeşim, artık Elazığ’da iş yerleri yapılmayacak. Bununla ilgili devletimiz bir karar aldı.’ Karar da şu; istersek 1 milyon 300 bin lira ödeme yapacaklarmış. Hatta o parayı da doğrudan bana vermeyeceklerini söylediler. ‘Kendine bir iş yeri bul, sonra bize bildir. Biz ona göre o parayı verelim’ dediler.Ben gerçekten de gidip baktım, sordum, soruşturdum. Elazığ’da en uygun yerde, en ucuz semtte bile AFAD’ın vereceği 1 milyon 300 bin liraya bir ticarethanenin metrekaresini dahi alamıyorsunuz. Burada biz hak sahipleriyle dalga geçiliyor. Biz mağdur edilecek vatandaşlar değiliz. Burası bir hukuk devleti. Bunca zaman bize ‘Sabret’ dediler, biz de bekledik. ‘Devlet vatandaşını mağdur etmez’ dedik ama gelinen noktada mağdur olan biz olduk.Benim bütün evraklarım, her şeyim ellerindedir. Bugün AFAD ve valilik bana adeta dayatma yapıyor. Kendi vatandaşına hakaret ediyor. ‘1 milyon 300 bin lira çıktı, istersen alırsın, istemezsen güle güle’ diyorlar. Ben soruyorum; burası hukuk devleti değil mi kardeşim? Muz devleti mi burası? Böyle bir şey olabilir mi?”

BİZİ BİZZAT ZARARA UĞRATAN AFAD’TIR

İki engelli çocuğu olduğu için çalışamadığını söyleyen Abdulkasım Barha, konuyu milletvekillerine de ilettiğini ama bir netice alamadığını belirterek :

“6 yıl geçmiş, 7. yılımıza giriyoruz. Bakan Bey buraya defalarca geldi ve bize söz verdi. Peki şimdi ne oldu? Yetkililer şu anda anlamsız bir şekilde diyorlar ki, ‘Haklısın ama iş yerleri yapılmayacak.’ Burada tam bir akıl tutulması var. Vatandaşla, hak sahibiyle dalga geçiliyor. Bu konuyu istismara uğratan bizzat AFAD’ın organlarıdır.İki tane özel gereksinimli evladım var. Çocuk babasıyım. Devlet bugün küçük çocuğumun engelli haklarını sağ olsun karşılıyor. Dediğim gibi şu anda ben de eşim de çocuklarımızdan dolayı onları sahipsiz bırakamıyoruz. Benim bir desteğim yok. Bir Allah var yukarıda, bir de devletim var aşağıda. Bir kuru canımdır. Ama şu anda eşim de ben de biçare bir şekilde hayatımıza tutunmaya çalışıyoruz. Ben yetkililerden sadaka istemiyorum, hakkım olanı istiyorum. Benim belgelerim var.” Dedi.

 

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.