Yazıcıoğlu suikastinde son dalgada göz altına alınan 36 kişi tutuklandı.
İkinci dalgayı bir üçüncü dalga takip eder mi, önümüzdeki günlerde göreceğiz. Bu meselede iki hususa dikkat etmek gerekir: Birincisi masum insanlara dokunmamak, yeterli bilgi ve belge olmadan kimseyi mağdur etmemek, ikincisi de, bu işi siyasi istismar aracı haline getirmemektir. Bir şey siyasetin istismar alanına girdiğinde adaletin alanından çıkar ve adalet yaftalı zulme dönüşür. Toplum artık neyin adalet arayışı, neyin adalet gösterisi olduğunu görüyor ve bunu gördüğü an o davaya olan inancını kaybediyor.
Rahmetli Yazıcıoğlu, her meziyeti ile Türk siyasetinin en güvenilir ve en yüksek karakterli isimlerinden biriydi.Ardından gönül rahatlığı ile gidilebilecek ender isimlerdendi, şahadetinin üzerinden 17 yıl geçmiş olmasına rağmen hatırasının dipdiri olmasının nedeni budur. Ona güvenenlerin hiç biri pişman olmadı. Onun kanı elbette yerde kalmamalı, önünde arkasında kim çıkarsa çıksın üzerine gidilmelidir.
Lakin kimsenin anlam veremediği, operasyonların ciddiyet ve samimiyetinden şüpheye düşürecek hatalar yapılıyor.
Bu davayı tam 17 yıldır ağırlıklı olarak iki avukat, Kahramanmaraş’tan Kemal Yavuz ile Elazığ’dan M.Selami Ekici yürüttü. Davaya hiç bir zaman vekil -müvekkil ilişkisi ile yaklaşmadılar.Gecelerini, gündüzlerini, zamanlarını, en önemlisi duygularını verdiler.Elbette davayla ilgilenen başka arkadaşlarımız da vardı. Ama amiral gemisi bu iki avukattı.
-İlk defa onlar bunun bir kaza değil suikast olduğunu söylediler.
–İlk defa Örgüt bağlantısı olabileceğini onlar iddia ettiler.
–İlk defa onlar F16 tezini ileri sürdüler.
–Dosya iki defa takipsizlikle kapatılmak istendi. İğneyle kuyu kazarak, kapı kapı dolaşarak, bilgi ve belge toplayarak takipsizlikleri onlar kaldırdılar.
-Tehdit edildiler, “bazı kapıları çok zorluyorsunuz,” denilerek hedefe konuldular.
Ama vazgeçmediler, tenkitlere, tehditlere kulak asmadan yollarına devam ettiler.Bugün bu dava bu noktaya gelmişse, bu operasyonlar yapılabiliyorsa, bu iki avukatın olağanüstü gayretlerinin sonucudur. Bu dosyada ne varsa onların eseridir. Dünün hakimleri, savcıları davayı kapatmış, bu iki avukat yaptıkları itirazlarla davayı yeniden canlandırmıştır.İlk ve son dalgada gözaltına alınanların çoğu bu iki avukatın daha önce dosyaya sundukları dilekçe ve taleplerin sonucudur.
Şu işe bakın ki dosyanın kapanmasını önleyen avukatlardan M.Selami Ekici, davayı kapatmaya, çalışmak, Fethullahçıları korumak, ve kasten öldürmekten tutuklandı.Halbuki bu ihtimali ilk dile getiren oydu. F16’larla helikopter nasıl düşürülür, diye ilk defa bir simülasyon hazırlayıp kamuoyuna sunan da oydu. Bu operasyonların alt yapısını hazırlayan, çocuğuna rahmetli Yazıcıoğlu’na duyduğu sevgiden dolayı Muhsin ismini koyan M.Selami Ekici şimdi başkanının suikastine katılmaktan tutuklu.
Aynı şey BBP Erzurum İl başkanı Emrullah Ünalan için de geçerli. O da aynı iddiayla tutuklandı.Ne yazık ki, Fethullahçılık iddiası bazılarının zihinlerini fikse etmiş durumda.En küçük bir sosyal ilişkiye bile FETÖ damgası vurabiliyorlar. Lakin o elbise bu iki isme uymaz. Bunlar üzerinden böyle bir senaryo tutmaz, kimseyi ikna etmez. Hukuk, kurguya değil hakikate bakar. Temennim dosyaya bakanların bunu bir an önce görmeleridir.
GÜNDEM
30 Eylül 2026GÜNDEM
14 gün önceGÜNDEM
30 Eylül 2026
1
Fırat Üniversitesi Hastanesi’nde Dünya Artrit günü dolayısıyla “Artrit İle Yaşam” temalı bir etkinlik düzenlendi.
25136 kez okundu
2
ÜLKÜSÜ VE ÜLKESİNE ADANMIŞ BİR ÖMÜR…..İRFAN SÖNMEZ’LE GÜNDEME DAİR..
17622 kez okundu
3
17366 kez okundu
4
14954 kez okundu
5
YAĞIŞ NEDENİYLE ARAÇ SUDA KAYBOLDU
13557 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.