Haber: Serra TAYLAN
TİMUR GÖK’TEN YÜZDE 5 BARAJINA SERT TEPKİ: “RAKİPLERİNİZİ BARAJLA DEĞİL, KAZANIMLA GEÇİN!”
Tüm Sağlık Çalışanları Sendikası Genel Başkanı Timur Gök, kamu görevlilerinin sendika aidatlarının maaşlardan kesilmesine yönelik yüzde 5’lik baraj önerisine tepki göstererek, “Memurun iradesine baraj konulamaz! Sendikaların gücü barajlarla değil, çalışanlara kazandırdıkları haklarla ölçülmelidir” dedi. Önerinin hayata geçirilmesi durumunda özellikle üye sayısı düşük sendikaların faaliyetlerini sürdürmekte zorlanabileceğini belirten Gök, sendikal çoğulculuğun ve çalışanların özgür tercih hakkının korunması çağrısında bulundu.
Gök, kamu görevlileri sendikalarının üyelik aidatlarının maaşlardan kesilmesine yönelik yüzde 5’lik baraj önerisini kaygıyla takip ettiklerini belirtti. Henüz kesinleşmiş bir yasal düzenleme olarak ortaya konulmayan önerinin yalnızca aidat tahsilatına ilişkin teknik bir konu olarak değerlendirilemeyeceğini ifade eden Gök, konunun kamu çalışanlarının sendikal tercihlerini özgürce kullanabilmesi ve sendikaların eşit koşullarda faaliyet gösterebilmesiyle doğrudan ilgili olduğunu kaydetti.
“Sendikal örgütlenmenin önüne yeni eşikler koymak, çalışanların özgür iradesini ve demokratik sendikacılık anlayışını zedeleme riski taşımaktadır” diyen Gök, sendikaların faaliyetlerini sürdürmesini zorlaştırabilecek düzenlemelerin sendikal haklar üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
“SORUN SENDİKA SAYISI MI, KAZANIM ÜRETMEK Mİ?”
Temmuz 2026 verilerine dikkat çeken Gök, Memur-Sen’in 1 milyon 130 bin 8, Türkiye Kamu-Sen’in ise 536 bin 151 üyesi bulunduğunu belirtti. İki konfederasyonun toplam üye sayısının 1 milyon 666 bin 159 olduğunu aktaran Gök, toplam 3 milyon 82 bin 768 kamu görevlisi içerisinde bu iki konfederasyonun üyelerinin oranının yaklaşık yüzde 54 olduğunu ifade etti.
Sendikalı kamu görevlileri esas alındığında ise 2 milyon 403 bin 189 çalışanın yaklaşık yüzde 69,3’ünün bu iki konfederasyona üye olduğunu belirten Gök, şu değerlendirmede bulundu:
“Bu tablo ortadayken, kamu çalışanlarının hak ettikleri kazanımları elde edememesini sendika sayısının fazla olmasına bağlamak ne kadar gerçekçidir? Kamu çalışanlarının önemli bir bölümünü temsil eden bu iki büyük konfederasyon, sendikal alanda ciddi bir örgütlenme ve temsil gücüne sahiptir. Böylesine geniş bir üye tabanına sahip yapıların, çalışanların ekonomik ve özlük haklarına ilişkin sorunları tartışmak yerine çözümün önünde sendika sayısının fazlalığını göstermesi sorgulanmalıdır.”
Çok sayıda sendikanın bulunmasının ortak taleplerin belirlenmesi ve birlikte hareket edilmesi bakımından bazı güçlükler yaratabileceğini belirten Gök, bunun sendikal çoğulculuğun ortadan kaldırılmasını veya küçük sendikaların faaliyetlerini zorlaştıracak barajların getirilmesini haklı göstermeyeceğini söyledi.
Gök, “Demokratik sendikacılığın gereği, farklı sendikaları etkisizleştirmek değil; ortak hak mücadelelerinde uzlaşma, dayanışma ve iş birliği sağlayabilmektir” ifadelerini kullandı.
“ÜYELİK SAYISI BAŞARIYI TEK BAŞINA GÖSTERMEZ”
Kamu çalışanlarının önemli bir bölümünü temsil eden büyük konfederasyonların mevcut temsil güçlerini ne ölçüde etkili kullandıklarının sorgulanması gerektiğini belirten Gök, toplu sözleşme süreçlerinde elde edilen sonuçların, imzalanan mutabakatların ve çalışanların günlük yaşamına yansıyan kazanımların tartışılabileceğini ifade etti.
Gök, “Üyelik sayısının yüksek olması, tek başına başarılı sendikacılığın kanıtı değildir. Aksine, büyük bir temsil gücü daha fazla sorumluluk getirir” dedi.
Başarılı sendikacılığın çalışanların alım gücünü korumak, ücret ve vergi adaletsizliklerine karşı mücadele etmek, özlük haklarını geliştirmek ve üyelerin beklentilerini somut kazanımlara dönüştürmekle ölçülmesi gerektiğini kaydeden Gök, “Kamu çalışanlarının hakkını savunamamanın gerekçesi, başka sendikaların varlığı olamaz. Çözüm; barajlarla rakipleri azaltmak değil, temsil gücünü gerçek kazanımlara dönüştürmektir” değerlendirmesinde bulundu.
“GEÇMİŞTE YÜZDE 5’LİK EŞİK KALDIRILDI”
Yüzde 5’lik aidat kesintisi eşiğinin geçmişte de uygulandığını belirten Gök, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun 25’inci maddesinde yer alan bu eşiğin, 24 Haziran 2004 tarihli ve 5198 sayılı Kanun’la kaldırıldığını hatırlattı.
Gök, geçmişte kaldırılan bir uygulamanın yeniden gündeme getirilmesinin hukuki açıdan ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Geçmişte bir eşiğin uygulanmış olması, aynı veya benzer bir düzenlemenin bugün hukuka uygun olacağını kendiliğinden göstermez. Yeni bir düzenlemenin amacı, kapsamı, sonuçları ve temel haklar üzerindeki etkileri ayrıca değerlendirilmelidir” dedi.
YÜZDE 1 VE YÜZDE 2 EŞİKLERİNE İLİŞKİN YARGI KARARLARINI HATIRLATTI
Kamu görevlileri sendikacılığında geçmişte gündeme gelen yüzde 1 ve yüzde 2’lik eşiklere ilişkin yargı kararlarına da değinen Gök, Danıştay 12. Dairesinin 16 Mart 2023 tarihli, E.2021/6421 ve K.2023/1256 sayılı kararının yüzde 1’lik eşikle, Anayasa Mahkemesinin 18 Ocak 2024 tarihli, E.2023/12 ve K.2024/12 sayılı kararının ise yüzde 2’lik üyelik eşiğiyle ilgili olduğunu belirtti.
Söz konusu kararların aidatların maaştan kesilmesine yönelik yüzde 5’lik bir barajı doğrudan iptal eden kararlar olmadığını vurgulayan Gök, buna karşın sendikal hakların üyelik sayısına bağlı eşiklerle sınırlandırılmasının eşitlik, sendika hakkı ve örgütlenme özgürlüğü bakımından hukuki sorunlar doğurabileceğini ifade etti.
Gök, yeni bir düzenleme hazırlanırken geçmişteki yargı kararlarından gerekli derslerin çıkarılması gerektiğini belirterek, hukuki belirsizlik yaratabilecek ve çalışanlarla sendikaları uzun süren uyuşmazlıklarla karşı karşıya bırakabilecek adımlardan kaçınılması çağrısında bulundu.
ANAYASA’NIN 10, 13 VE 51’İNCİ MADDELERİNE DİKKAT ÇEKTİ
Sendikal aidat kesintisine ilişkin olası bir düzenlemenin Anayasa’nın 10’uncu maddesindeki eşitlik ilkesi, 13’üncü maddesindeki temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasına ilişkin hükümler ve 51’inci maddesindeki sendika kurma hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirten Gök, sendikalar arasında haksız avantaj veya dezavantaj yaratılmaması gerektiğini kaydetti.
Temel haklara yönelik sınırlamaların kanunla yapılması, anayasal hükümlere uygun olması ve demokratik toplum düzeninin gerekleriyle ölçülülük ilkesini gözetmesi gerektiğini ifade eden Gök, sendika kurma ve sendikaya üye olma hakkının uygulamada da etkili biçimde kullanılabilmesinin önemine dikkat çekti.
“KÜÇÜK SENDİKALARIN FAALİYETLERİ ZORLAŞABİLİR”
Yüzde 5’lik aidat kesintisi eşiğinin uygulanması durumunda belirli bir üye sayısına ulaşamayan sendikaların aidat tahsilatında sorun yaşayabileceğini belirten Gök, aidat gelirlerindeki azalmanın hukuki destek, üyelerin sorunlarının takibi, personel giderleri ve saha çalışmaları gibi faaliyetleri güçleştirebileceğini söyledi.
Herhangi bir sendikanın kesin olarak kapanacağını veya belirli sayıda sendikanın faaliyetlerini sonlandıracağını ileri sürmediklerini belirten Gök, olası düzenlemenin sendikaların faaliyet kapasitesi ve çalışanların tercihleri üzerindeki etkilerinin önceden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Gök, çalışanların aidat kesintisinde sorun yaşamamak amacıyla belirli sendikalara yönelme baskısı hissedebileceğine işaret ederek, sendika üyeliğinin özgür iradeye dayanması gerektiğini vurguladı.
SİYASİ PARTİLERE ÇAĞRI
Tüm Sağlık Çalışanları Sendikası olarak siyasi partilere çağrıda bulunan Gök, yüzde 5’lik aidat kesintisi barajı önerisinin hayata geçirilmemesi için destek verilmesini ve gerekli girişimlerde bulunulmasını istedi.
Kamu çalışanlarının sendikal tercihlerinin herhangi bir sendikanın üye sayısını koruma veya artırma hesabına indirgenmemesi gerektiğini belirten Gök, siyasi partilerin değerlendirmelerinde kamu çalışanlarının anayasal haklarını, sendikal çoğulculuğu ve demokratik örgütlenme ortamını esas almalarını beklediklerini kaydetti.
Gök, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Sendikacılık, çalışanların iradesine dayanır. Çalışanların bir sendikayı tercih etmesi de başka bir sendikayı tercih etmemesi de özgür iradelerinin sonucudur. Bu iradenin önüne idari veya mali engeller konulması, sendikal çoğulculuk bakımından ciddi sonuçlar doğurabilir.
Kamu çalışanlarının yaklaşık yüzde 70’ini temsil eden iki büyük konfederasyonun bulunduğu bir tabloda, kazanımların yetersizliğinin temel sorumlusu olarak sendika sayısının fazlalığını göstermek yerine, mevcut temsil gücünün ne ölçüde somut kazanımlara dönüştürüldüğü tartışılmalıdır.
Sendikaların başarısı, rakiplerinin sayısının azalmasıyla değil, çalışanların haklarının ne ölçüde geliştirildiğiyle ölçülür.”
Gök, “Barajla değil, kazanımla güçlenin! Memurun hakkı, sendikal hesaplara kurban edilemez!” ifadelerini kullandı.
GÜNDEM
13 Ekim 2026GÜNDEM
27 gün önceGÜNDEM
13 Ekim 2026
1
ÜLKÜSÜ VE ÜLKESİNE ADANMIŞ BİR ÖMÜR…..İRFAN SÖNMEZ’LE GÜNDEME DAİR..
17771 kez okundu
2
17410 kez okundu
3
DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN TÜRKİYE’M…….
13041 kez okundu
4
YAZIKONAK’IN DÜRÜST, GÜVENİLİR SİYASET ÜSTÜ BAŞKANI: HATİF ÇADIRCI…
8018 kez okundu
5
İYİ PARTİ’NİN ADAYI İCRAATE DEĞİL REKLAMINI YAPMAYA ADAY…
7792 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.