Türklerin Anadolu’yu vatan haline getirmelerinin hikayesi 11. yüzyıla uzanır. Malazgirt Savaşı’ndan sonra Anadolu’nun içinde hızla hareket ederek, fetih faaliyetine girişen Türk beyleri yerleşmeye ve yaşamaya elverişli bölgeleri ele geçirerek, bölgeyi imar ve iskanla vatan haline getirirler. Türk’e vatan olan yerlerden birisi de Harput’tur. Harput’un vatanlaşması Suriye ve Diyarbakır’da başarılı bir askeri performans gösteren Sultan Melikşah’ın komutanlarından Türk Beyi Çubuk’a bölgenin ikta olarak verilmesiyle başlar.
Malazgirt Savaşı’ndan yaklaşık on dört yıl sonra1085 yılının sonbaharında bugünkü Elazığ Ovası’na giren Çubuk Bey yüzyıllara meydan okuyan, bölgeye hakim mevkide bulunan Harput’un zirvesine çıkarak kutsal fetih sancağını Yukarı Şehre diker. Türk kanıyla sulanarak vatan payesi alan Harput, böylelikle yüzlerce gaziyi misafir eder. Asya bozkırlarından Küçük Asya’ya uzanan Türk akınlarının müstesna durağı Harput, zamanla Türk kimliğiyle şekillenmeye başlar.
İnsanın toprağa, toprağın da insana şekil verdiği bir düzende Türk’ün kültürüyle yoğrulan Harput zamanla Anadolu sathına kainat çivisi misali çakılan abidevi milli nişane haline dönüşür. Zırhını kuşanmış at üstünde fırtına misali Türk atlıları deyim yerindeyse Harput’tan her geçtiklerinde Türk’ün nal izlerini toprağa imza gibi perçinlerler. Nal izleri tohum misali toprağa saçılırken, filizlenen fidanlar şeklinde tecessüm eden Türk sanatının ve mimarisinin nişaneleri Harput’un her yerini kaplar.
Türk-İslam mührünü kalbine işleyen Harput, zamanla yüreğinde cehennemi söndüren Alperenlerin yuvasına döner. Hatta öyle ki yüzyıllar geçse dahi, vatan ve millet sevgisini toplumsal genetiğine gergef gibi işleyen bölge insanı milli kimliğine yönelen bütün tehditlerin karşısında dimdik durur. Ne Orta Çağ’ın Haçlı güruhları ne de yirminci yüzyılın emperyalist kan emicileri mukaddes vatan Harput’un toprağını kirletmeye yeltenemezler. Bu nedenle Türk’ün Harput’un toprağıyla vuslatının ehemmiyetine şüphe yoktur. 941 yıl önce fethedilen Harput sayesinde Anadolu’da Türklüğün yıkılmaz bir kalesi inşa edilir. Kan, can ve şehit kemikleriyle inşa edilen bu kalenin dün olduğu gibi bugün de düşman tarafından aşılması mümkün değildir. Dosta güven düşmana korku veren bu kalenin bir ferdi olmak her Elazığlı için şereftir. 941 yıl önce Harput’u fethederek bizlere miras bırakan Çubuk Bey ve bugün Kayabaşı’ndan şehre bakan Belek Gazi başta olmak üzere geçmişten günümüze bu kaleye harç olan kanını ve canını mukaddes Harput toprağına katan her bir bedeni şükranla, minnetle ve rahmetle anıyoruz. Kültürüyle, tarihiyle, sanatıyla velhasıl her şeyiyle Türk olan kutsal toprağımız Harput’un fethinin 941. yıl dönümü kutlu olsun!
GÜNDEM
21 Ekim 2026GÜNDEM
21 Ekim 2026GÜNDEM
21 Ekim 2026
1
ÜLKÜSÜ VE ÜLKESİNE ADANMIŞ BİR ÖMÜR…..İRFAN SÖNMEZ’LE GÜNDEME DAİR..
17867 kez okundu
2
17442 kez okundu
3
DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN TÜRKİYE’M…….
13122 kez okundu
4
YAZIKONAK’IN DÜRÜST, GÜVENİLİR SİYASET ÜSTÜ BAŞKANI: HATİF ÇADIRCI…
8037 kez okundu
5
İYİ PARTİ’NİN ADAYI İCRAATE DEĞİL REKLAMINI YAPMAYA ADAY…
7836 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.