HABER: SERRA TAYLAN
HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Elazığ İl Kongresi’nde emekli ve dar gelirli vatandaşların yaşadığı ekonomik sorunlara dikkat çekerek asgari ücretin dört kişilik bir ailenin geçimini sağlamaktan uzak olduğunu söyledi. “Bu miktar bir utanç tablosu. Bu tablo artık sürdürülebilir değildir” diyen Yapıcıoğlu, asgari ücretin açlık sınırının altında olmaması ve en düşük emekli maaşının asgari ücrete eşitlenmesi çağrısında bulundu. Yapıcıoğlu, 2027 bütçesinde faize ayrılan yaklaşık 4 trilyon lirayı da eleştirerek “Terörsüz Türkiye gibi bir de faizsiz Türkiye süreci başlatalım” dedi.
HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Elazığ İl Kongresi’nde yaptığı konuşmada Türkiye’nin ekonomik gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Emeklilerin ve dar gelirli vatandaşların geçim sıkıntısından asgari ücretin yetersizliğine, faiz giderlerinden enflasyonla mücadele politikalarına kadar birçok başlıkta iktidarın ekonomi politikalarını eleştiren Yapıcıoğlu, mevcut tablonun sürdürülebilir olmadığını söyledi.
“DÖRT KİŞİLİK BİR AİLE İÇİN BU MİKTAR BİR UTANÇ TABLOSU”
Emeklilerin ve dar gelirli vatandaşların yaşadığı ekonomik sorunlara dikkat çeken Yapıcıoğlu, milyonlarca emeklinin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını belirtti.
Yapıcıoğlu, “Emeklilerin ve dar gelirlilerin durumu şu ekonomik tabloda sürdürülebilir olmaktan çıkmıştır. Bu ülkede 17 milyonun üzerinde emekli var ve bu insanlarımız temel insan ihtiyaçlarını giderecek imkâna sahip değiller. Bu insanlar bir ömür çalışmış, bu memlekete emek vermiş ama geçinemiyorlar” dedi.
Asgari ücretin yalnızca ailelerin değil, tek başına yaşayan bir kişinin dahi geçimini sağlamaya yetmediğini savunan Yapıcıoğlu, şöyle konuştu:
“Asgari ücret ise tek bir kişinin bile hayatını idame ettirmesi için yeterli değil. Dört kişilik bir aileyi bırakın, bir kişi bile geçinemez. Dört kişilik bir aile için bu miktar bir utanç tablosu. Bu tablo artık sürdürülebilir değildir.”
“ASGARİ ÜCRETİN TANIMINDA İŞÇİNİN AİLESİ YOK”
Asgari ücretin belirlenmesinde ailelerin ihtiyaçlarının da dikkate alınması gerektiğini ifade eden Yapıcıoğlu, mevcut tanımın yalnızca işçiyi esas aldığını belirterek tanımın değiştirilmesini istedi.
Yapıcıoğlu, “Ayrıca asgari ücretin tanımına da itiraz ediyoruz. Asgari ücretin tanımında sadece işçi var, işçinin ailesi yok. Gelin, asgari ücretin tanımını da değiştirelim. Asgari ücret açlık sınırının altında asla olmamalı. En azından dört kişilik bir ailenin gıda harcamasına yetmelidir. En düşük emekli maaşı da bu asgari ücrete eşitlenmelidir” ifadelerini kullandı.
“VATANDAŞIN EN ÖNCELİKLİ GÜNDEMİ EKONOMİDİR”
2027 yılı bütçe görüşmelerinin Meclis Plan ve Bütçe Komisyonunda başladığını hatırlatan Yapıcıoğlu, bütçede faize ayrılan payın yüksekliğini eleştirdi.
Yapıcıoğlu, “Vatandaşın en önemli, en öncelikli gündemi ekonomidir. Bütçede aslan payı yine faizin. 2026 bütçesinde vergi gelirlerinin yüzde 19,87’si faize ayrılmıştır. 2027 bütçesinde ise bu oran maalesef biraz daha yukarı çıktı ve yüzde 19,97’ye, yuvarlak hesap yüzde 20’ye ulaştı” dedi.
2026 yılı için öngörülen faiz giderlerinin tahminlerin üzerine çıkacağını belirten Yapıcıoğlu, 2027 bütçesinde faize ayrılması öngörülen tutarın yaklaşık 4 trilyon lira olduğunu söyledi.
Yapıcıoğlu, “2026 bütçesinde faiz giderlerinin 2 trilyon 742 milyar lira olması öngörülüyordu. Tahminler tutmadı. Bu rakamın 2 trilyon 825 milyar lirayı göreceği anlaşılıyor. 2027 bütçesinde ise faize ayrılan para 3 trilyon 975 milyar lira. Yuvarlak hesap 4 trilyon lira” diye konuştu.
“KAPİTALİZM BİR SÖMÜRÜ DÜZENİDİR”
Faiz sistemini kapitalizm üzerinden değerlendiren Yapıcıoğlu, üretim yapmadan para üzerinden kazanç elde edilmesini eleştirdi.
Yapıcıoğlu, “Kapitalizm bir sömürü düzenidir. Kalabalıklar çalışır, üç beş tepedeki insan elde edilen geliri aralarında paylaşır. Düzen böyle çalışıyor. Kapitalizmin özünde serveti yiyip para satmak vardır. Bizim inancımıza göre para satılacak bir meta değildir. Para, alışverişi kolaylaştırmak için üretilmiş bir araçtır” ifadelerini kullandı.
Kapitalist düzende biriken paranın yine para kazanmak amacıyla kullanıldığını savunan Yapıcıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kapitalist düzende hiçbir şey üretmeyen asalaklar, yığdıkları parayı satarak milyarlarca insanın emeğini çalıyor. Alın terini, emeğini alıyor, geleceğini ipotek altına alıyor. Sistemin kötülüğü anlaşılmadan sistemin uygulayıcılarına saldırmak, kızmak hiçbir şeyi değiştirmez. Biri gider, bir başkası gelir. Aynı tren raydan ayrılamıyorsa makineyi değiştirsen ne olur? Biz diyoruz ki makas değişikliği yapmak, şu sömürü düzeninden çıkmak lazım.”
“FAİZ, ENFLASYONUN DA İŞSİZLİĞİN DE SEBEBİDİR”
Faizin yalnızca enflasyonla sınırlı olmayan ekonomik ve toplumsal sonuçları bulunduğunu savunan Yapıcıoğlu, faiz politikalarının gelir dağılımını ve istihdamı da etkilediğini söyledi.
Yapıcıoğlu, “Faiz bütün iktisadi hastalıkların anasıdır. Faiz sadece enflasyonun değil, işsizliğin, gelir dağılımındaki adaletsizliğin ve toplumsal çürümenin de sebebidir” dedi.
2023 seçimlerinin ardından faiz oranlarının yükseltilmesini eleştiren Yapıcıoğlu, geçmişte faizle mücadele konusunda ortaya konulan söylemleri hatırlattı.
Yapıcıoğlu, “Hatırlarsanız Sayın Cumhurbaşkanımız ‘Faiz sebep, enflasyon sonuç’ dediğinde faizle mücadele konusunda şampiyonluğu kimseye bırakmayanlar da dahil pek çok partiden salvolar başladı. Koro halinde ‘Kitap böyle söylemiyor’ dediler. 2023 seçimlerinden sonra maalesef o dönemde yüzde 8,5’e kadar çıkan faizler kademeli bir şekilde yüzde 50’ye kadar çıktı” diye konuştu.
“2027 BÜTÇESİNDE FAİZE AYRILAN PARA 80 MİLYAR DOLAR”
Türkiye’nin terörle mücadele kapsamında yaptığı harcamaların sık sık gündeme getirildiğini belirten Yapıcıoğlu, faiz giderlerinin de aynı şekilde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Yapıcıoğlu, “Teröre kaç trilyon harcadığımızı, kaç yüz milyar dolar harcadığımızı konuşuyoruz. Peki, son 40 yılda faize ne kadar harcadık? Son 23 yılda ödenen faiz miktarı ne kadar? 2023-2026 yılları arasında ödenen faiz miktarı 743 milyar dolar. Bugünkü kur üzerinden hesaplarsak 2027 bütçesinde faiz için ayrılan para yaklaşık 80 milyar dolara tekabül ediyor” dedi.
Faiz yükünün azaltılması gerektiğini belirten Yapıcıoğlu, “Siyasi terörü bitirdiğimiz gibi ekonomik terörü de bitirmemiz gerekiyor. Gelin, Terörsüz Türkiye gibi bir de faizsiz Türkiye süreci başlatalım. Ayağımızı yorganımıza göre uzatalım ve emeğimizin beşte birinin tefeciler tarafından çalınmasına artık fırsat vermeyelim” ifadelerini kullandı.
“BU KADARLIK DÜŞÜŞÜ BAŞARI DİYE PAZARLAMASINLAR”
Uygulanan ekonomi politikalarının enflasyonla mücadelede beklenen sonucu vermediğini savunan Yapıcıoğlu, faiz artışlarının fiyatlar üzerindeki etkisini eleştirdi.
Yapıcıoğlu, “Faizleri yükselterek piyasadan para çekilecek, böylece sıkı para politikasıyla enflasyon düşürülecekti. Hesap buydu. Yeni ekonomi yönetimi, birinci öncelik olarak enflasyonu düşürmeyi hedefledi. Ancak 2023 Haziran ayında, yani Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra yüzde 38 olan enflasyon yüzde 70’lere çıktı. Faizler yükseldikçe enflasyon da yükseldi” dedi.
Enflasyondaki gerilemenin başarı olarak sunulmasına karşı çıkan Yapıcıoğlu, “Üç yıl sonra enflasyon eski seviyesinin biraz altına indi. Uzun bir süredir yüzde 32-33 bandındaydı, şimdi yüzde 30’un biraz altına düştü. Bu kadarcık bir düşüşü kimse başarı gibi pazarlamaya kalkmasın” ifadelerini kullandı.
“ESNAF ÇEKİNİ ÖDEYEMİYOR, TÜCCAR KONKORDATO İLAN EDİYOR”
Yüksek faizlerin piyasa üzerindeki etkilerine değinen Yapıcıoğlu, esnafın, tüccarın ve sanayicinin yaşadığı sorunlara dikkat çekti.
Yapıcıoğlu, “Bugün faizden geçinenler hariç herkes bu durumdan şikâyetçi. Faiz sünger gibi parayı çekiyor. Esnaf çekini ödeyemiyor, tüccar konkordato ilan ediyor, fabrika işçi çıkarıyor, milletin cebinden alışveriş edecek para kalmıyor” diye konuştu.
Enflasyonla mücadelede talebin azaltılmasına odaklanılmasını eleştiren Yapıcıoğlu, fiyat artışlarının temel nedenleri arasında üretim maliyetlerinin de bulunduğunu belirtti.
Yapıcıoğlu, “Bunu yapanlar enflasyonun sebebinin fazla talep olduğunu sanıyorlar. Bu yüzden faizleri yükseltiyorlar. Piyasadaki para bir şekilde çekilecek, talep kısılacak, talep azalınca fiyatlar aşağı düşecek diyorlar. Ancak bu fiyat artışlarının asıl sebebinin maliyet enflasyonu, yani maliyetlerin yüksekliği olduğu hesaba katılmadı” ifadelerini kullandı.
Yapıcıoğlu, konuşmasında emeklilerin ve dar gelirli vatandaşların geçim koşullarının iyileştirilmesi, asgari ücretin ailelerin ihtiyaçlarını karşılayacak düzeye çıkarılması ve faiz yükünün azaltılması gerektiğini belirtti.
GÜNDEM
27 Ekim 2026GÜNDEM
27 Ekim 2026GÜNDEM
27 Ekim 2026
1
Fırat Üniversitesi Hastanesi’nde Dünya Artrit günü dolayısıyla “Artrit İle Yaşam” temalı bir etkinlik düzenlendi.
28992 kez okundu
2
25158 kez okundu
3
ÜLKÜSÜ VE ÜLKESİNE ADANMIŞ BİR ÖMÜR…..İRFAN SÖNMEZ’LE GÜNDEME DAİR..
17934 kez okundu
4
17463 kez okundu
5
YAĞIŞ NEDENİYLE ARAÇ SUDA KAYBOLDU
13865 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.