DOLAR 43,1461 0.07%
EURO 50,3484 0.03%
ALTIN 6.359,82-0,11
BITCOIN 39609340.47949%
Elazığ

HAFİF YAĞMUR

SABAHA KALAN SÜRE

Cezmi Orkun yazdı…O kim; Hiçkimse

Cezmi Orkun yazdı…O kim; Hiçkimse

ABONE OL
12 Ocak 2026 21:36
Cezmi Orkun yazdı…O kim; Hiçkimse
0

BEĞENDİM

ABONE OL

O KİM? HİÇ KİMSE…
Değerli okurlar, Özgürlük her insanın doğuştan gelen hakkıdır. Herkes hayatını ilgilendiren konularda, başkasının hakkını gasp etmediği sürece, ne yapacağına ve ne yapmayacağına kendisi karar verme hakkına sahiptir. Yönetimler milletin özgürlüğü dahilinde olan bir eylemi gerçekleştirmesine asla engel olamaz. Ama;
AKP iktidarı Cumhuriyet’in kazanımları sayesinde 2002 yılında demokrasi trenine bindi ancak bu trende bulunduğu süreçlerde Cumhuriyet kazanımlarını emperyal güçler ve yerli iş birlikçilerine yok pahasına peşkeş çekmesi yanında sosyal devlet ve üniter yapının mimarı ulu önder Atatürk ilke ve devrimlerinden sapmayı bir politika haline getirdi. Devamında, milletin olan Egemenliği saraya alınca da demokrasi trenini terk edip saray trenine geçti ve tüm ülkeyi ve ülke insanları her alanda etkileyen kurum ve kuralları belirler duruma geçti.
Yani; AKP iktidarının 24 yıl sonunda anayasanın vatandaşlara sağladığı hak ve özgürlükler saray ve eşrafı için uygulanırken toplumun büyük bir bölümü için ortadan kaldırıldı, hak-hukuk ve adalet sadece adında adalet olan saraylara hapsedildi, mafyanın devlet devletin mafya olması sonucu vatandaşlar her alanda zulme maruz kaldı, Cumhuriyet’in milletine emanet ettiği egemenlik katakulli bir referandum ile milletten alınıp saraya devredilmesiyle milletin egemenliği yerini köleliğe bıraktı.
Kölelik mi kaldı diyenlere hatırlatmak gerekirse, Zincirler artık insanların bileklerinde değil… zihninde. Üstelik Adına “kariyer” diyorlar, “başarı” diyorlar, “uygarlık” diyorlar. Ama acı olan, zihnindeki prangaları gururla taşıyor olmaları. Öyle ya; “Demokrasi” adıyla maskelenen yeni bir krallık sistemi ki, tek fark; toplumlar, köleliğinden kurtulmak için bir asır mücadele ettikleri krallarını, artık kendi elleriyle seçiyorlar. Böylece, vatandaşlar kendilerini özgür sanmaya başladı. Ama tam tersine kölelik daha kronik bir hale getirildi. Çünkü artık insanlar köle olduklarının bile farkında değiller. AKP iktidarı milleti hatırlamaz, millet kendisini köle gören bu anlayışı unutmaz, Nasıl mı?
Yaşlı bir adam, sabah erken evinden çıkmış yolda ilerlerken, bir aracın çarpması ile hafif yaralanmış, sokaktan geçenler, yaşlı adamı hemen en yakın bir sağlık kuruluşuna ulaştırmışlar.
Hemşireler, adamcağızın yarasına pansuman yapmışlar ve bir kırık-çıkık veya çatlak olup olmadığını görmek için röntgen çekilmesi gerektiğini söylemişler. Ancak yaşlı adam acelesi olduğunu ve tetkik istemediğini söyleyince, hemşireler merakla acelesinin sebebini sormuşlar.
Yaşlı adam cevaben; “karım huzur evinde kalıyor, her sabah onunla kahvaltı etmeye giderim, geç kalmak istemiyorum.” der. Karınızın, siz gecikince sizi merak edeceğini mi düşünüyorsunuz? diye soran hemşireye, dönen adam üzgün bir ifade ile hayır “ne yazık ki karım Alzheimer hastası ve benim kim olduğumu bilmiyor.” demiş. Hemşireler hayret ve şaşkınlıkla; “Madem kim olduğunuzu bilmiyor, neden her gün onunla kahvaltı yapmak için koşturuyorsunuz?” deyince, yaşlı adam buruk bir sesle; “Ama ben onun kim olduğunu biliyorum.” Yetmez mi? demiş.

Değerli okurlar, AKP yönetiminin merkezinde milletin olmadığı nasıl bir gerçek ise bu kadar zulme layık görülen milletin de bu zulme sebep olanları tanıyor olması da bir o kadar gerçek… iktidarın, sebep ne olursa olsun hatırlamadığı bu millet uğradığı zulmü asla unutmayacak ve gelecek nesillere de her fırsatta hatırlatacaktır. Bilge bir kişiye “akıllı kimdir?” diye sormuşlar, bilge kişi “herkesten öğrenendir” der, peki “Güçlü kimdir” diye sorulunca, bilge kişi “hırslarını yenebilendir” der. Sorularına “zengin kimdir” diye devam edince, bilge kişi “halinden memnun olandır” der. Son olarak “peki O kimdir?” diye sorulduğunda ise bilge kişi “hemen hemen HİÇ KİMSE” cevabını verir.
Kıssadan hisse, günümüz iktidarında liyakat değil sadakat baz alındığından öğrenmeye kapalı, gücünü koltuğundan alan ve hırslarına yenik düşen bir anlayış mevcut, zenginlik mi? saray ve eşrafının vazgeçilmezi olduğundan mevcut AKP yönetimi ve koşulsuz destekçileri hallerinden memnun. Ancak; iktidar, bu mutluluk için toplumun tamamını mutsuzluğa, sefalete ve gelecek kaygısına mahkum etmiş durumda. Sorarım sizlere; bırakın mutlu olmayı, saray ve eşrafı dışında günümüz Türkiye’sinde sosyal, siyasal, kültürel ve ekonomik alanlarda AKP uygulamalarından memnun olan bir kişi var mı? Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak ben memnun değilim. Bence memnun olan yok. Ya sizce, siz ne dersiniz, cevabınız nedir?

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP