KURBAN BAYRAMI: TÜKETEN DÜNYADA PAYLAŞMAYI HATIRLAMAK
İnsanlık belki de tarihinin en kalabalık ama en yalnız döneminden geçiyor.
Aynı evin içinde sessizleşen aileler,
aynı sofrada birbirine bakmadan yemek yiyen insanlar,
dakikalar içinde mesaj atan ama aylarca hâl sormayan dostluklar…
Teknoloji büyüdü.
Şehirler büyüdü.
Binalar yükseldi.
Ama insanın insana ayırdığı yer küçüldü.
Bugün herkes bir şeylere yetişmeye çalışıyor; zamana, işe, hayata…
Fakat kimse birbirine yetişemiyor.
İşte Kurban Bayramı tam da bu yüzden kıymetli.
Çünkü bu bayram, modern dünyanın unutturduğu insan tarafımızı yeniden hatırlatıyor bize.
Bir kapıyı çalmanın değerini…
Bir sofrayı paylaşmanın sıcaklığını…
“Gel otur” cümlesindeki samimiyeti…
Ve en önemlisi, bir insanın başka bir insan için hâlâ önemli olabileceğini…
Bugün birçok şey “özgürlük” adı altında yalnızlaşıyor.
Komşuluk azalıyor.
Akrabalık giderek bir bayram mesajına sığıyor.
İnsanlar artık birbirinin gözlerine değil, ekranlarına bakıyor.
Ama bayram sabahı farklıdır.
O sabah şehirlerin sesi değişir.
Fırınlardan çıkan ekmek kokusuna çocukların heyecanı karışır.
Kapılar daha sık açılır.
İnsanlar biraz daha yavaş yürür.
Ve herkes, kısa bir anlığına da olsa, yeniden insan olduğunu hatırlar.
Belki de Kurban Bayramı’nın gerçek anlamı tam burada gizlidir:
İnsanı yeniden insana yaklaştırmasında.
Çünkü kurban sadece paylaşmak değildir;
insanın kendi içindeki bencilliği de susturabilmesidir.
Kibirini,
umursamazlığını,
“bana ne” diyen yanını da kurban edebilmesidir.
Bugün bir sofraya fazladan tabak koyabilmek,
yalnız birinin kapısını çalabilmek,
uzun zamandır susulan bir kalbe yeniden ses olabilmek…
Belki de ibadetin en derin tarafıdır.
Çünkü çağımızın en büyük yoksulluğu açlık değil;
hatırlanmamaktır.
Bir insanın aklına gelmemek,
kalabalıklar içinde görünmez olmak,
kimsenin “Nasılsın?” sorusunu gerçekten sormaması…
İnsan bazen ekmekten önce değer görmek ister.
İşte bu yüzden Kurban Bayramı sadece dini bir gün değildir.
Bu bayram; merhametin hâlâ ölmediğini,
paylaşmanın hâlâ mümkün olduğunu,
ve insanın ancak başka bir insanın hayatına dokunabildiğinde gerçekten insan kaldığını hatırlatan güçlü bir vicdan çağrısıdır.
Bayramlar birkaç gün sürer.
Kesilen kurbanlar, kurulan sofralar zamanla unutulur.
Ama bir insanın kalbine bırakılan iyilik,
bazı zamanlar bir ömür boyunca silinmez.
Enes Dirican
Eğitimci | Köşe Yazısı
1
Fırat Üniversitesi Hastanesi’nde Dünya Artrit günü dolayısıyla “Artrit İle Yaşam” temalı bir etkinlik düzenlendi.
19509 kez okundu
2
ÜLKÜSÜ VE ÜLKESİNE ADANMIŞ BİR ÖMÜR…..İRFAN SÖNMEZ’LE GÜNDEME DAİR..
17183 kez okundu
3
16855 kez okundu
4
YAĞIŞ NEDENİYLE ARAÇ SUDA KAYBOLDU
13203 kez okundu
5
DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN TÜRKİYE’M…….
12603 kez okundu