CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, kurultay tartışmalarına ilişkin yaptığı kapsamlı değerlendirmede, 36. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin mutlak butlan kararının ardından parti tüzüğü ve mevcut hukuki süreç çerçevesinde olağan ya da olağanüstü kurultayın yapılmasının mümkün olmadığı yönünde kişisel hukuki kanaatini açıkladı. Erol, Yargıtay süreci tamamlanmadan atılacak adımların yeni hukuki riskler doğurabileceğini söyledi.
Açıklamasında sürecin sağlıklı değerlendirilebilmesi için kongre takviminin nasıl işlediğini ayrıntılarıyla anlatan Erol, parti tüzüğünün 38. maddesine göre delegelerin görevlerinin, yeni delegeler seçilinceye kadar devam ettiğini belirtti.
Erol, “Delegelerin kongre üyeliği süresi, seçildikleri kongreyi izleyen olağan kongreye kadardır. Delegelerin görevi, yenileri seçilinceye kadar devam eder. Dolayısıyla 38. Olağan Kongre süreci tamamlanmadan 39. Olağan Kongre takvimi başlayamaz ve mevcut delegelerin görevleri sona ermez” ifadelerini kullandı.
Erol, “Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı ile Cumhuriyet Halk Partisi’nin 38. Olağan Kurultayı iptal edilmiş ve süreç 3 Kasım 2023 tarihine döndürülmüştür. Bu karardan anlaşılması gereken husus, 38. Olağan Kurultayın yeniden ancak mevcut kurultay delegeleriyle yapılabileceğidir. Mahkeme kongre takvimini değil, yalnızca kurultayı iptal etmiştir” değerlendirmesinde bulundu.
Parti tüzüğünün 43. maddesine de dikkat çeken Erol, mevcut kongre takvimi devam ederken olağanüstü kurultayın ancak Merkez Yönetim Kurulu’nun izniyle yapılabileceğini belirtti.
“Mutlak butlan kararı nedeniyle 38. Olağan Kongre süreci tamamlanmamıştır. Bu nedenle Merkez Yönetim Kurulu’nun izni dışında olağanüstü kurultay yapılması mümkün değildir. Kongre takvimi devam ettiği süre içerisinde olağan kurultay yapılmadan olağanüstü kurultayın gerçekleştirilmesi de yeni hukuki yorumları beraberinde getirecektir” diyen Erol, hukuki belirsizliklerin devam ettiğini ifade etti.
Mahkeme kararının en önemli yönünün, kurultayın geçersiz sayılması ancak kongre sürecinin devam ediyor olması olduğunu dile getiren Erol, “Geçersiz sayılan işlem kurultayın kendisidir. Kongre takvimi ve delegelik sıfatı ise devam etmektedir. Bu nedenle hukuken tamamlanması gereken işlem, mevcut 38. Olağan Kurultay delegeleriyle 38. Olağan Kurultayın yeniden gerçekleştirilmesidir” dedi.
Yargıtay kararı kesinleşmeden yapılacak olası kurultayların yeni iptal davalarına konu olabileceğini savunan Erol, geçmişte yaşanan Siirt seçimlerinin iptal sürecini örnek gösterdi.
Erol, “Siirt seçimleri iptal edildiğinde Türkiye genel seçimleri yeniden yapılmamış, yalnızca hukuka aykırı bulunan seçim çevresinde seçim yenilenmiştir. İptal kararı bütün seçim sürecini değil, yalnızca hukuka aykırı işlemi ortadan kaldırmıştır. Aynı hukuki yaklaşımın burada da dikkate alınması gerekir” ifadelerini kullandı.
İstanbul kurultay delegeleri hakkında verilen ihtiyati tedbir kararına da değinen Erol, bu durumun ileride yapılabilecek kurultaylar açısından önemli bir hukuki risk oluşturduğunu belirtti.
“İstanbul Kurultay delegelerinin oy kullanamadığı olası bir olağan ya da olağanüstü kurultayda, adaylar arasındaki oy farkının İstanbul delegelerinin sayısından az olması halinde bu durum yeni bir iptal davasına konu olabilecek ciddi bir hukuki risk oluşturacaktır” değerlendirmesinde bulunan Erol, Yargıtay’ın vereceği kararın belirleyici olacağını ifade etti.
1
ÜLKÜSÜ VE ÜLKESİNE ADANMIŞ BİR ÖMÜR…..İRFAN SÖNMEZ’LE GÜNDEME DAİR..
17382 kez okundu
2
17077 kez okundu
3
DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN TÜRKİYE’M…….
12741 kez okundu
4
YAZIKONAK’IN DÜRÜST, GÜVENİLİR SİYASET ÜSTÜ BAŞKANI: HATİF ÇADIRCI…
7907 kez okundu
5
İYİ PARTİ’NİN ADAYI İCRAATE DEĞİL REKLAMINI YAPMAYA ADAY…
7633 kez okundu