DOLAR 43,2789 0.22%
EURO 50,2002 -0.1%
ALTIN 6.374,59-0,30
BITCOIN 4128062-0.35284%
Elazığ

HAFİF KAR YAĞIŞLI

SABAHA KALAN SÜRE

admin

admin

16 Ocak 2026 Cuma

Av. Dr. İrfan Sönmez’in kaleminden..Suriye’nin üniter yapısı kaldı mı?

Av. Dr. İrfan Sönmez’in kaleminden..Suriye’nin üniter yapısı kaldı mı?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Suriye ordusu, Fırat’ın batısını askeri alan ilan ederek tüm silahlı unsurların Fırat’ın doğusuna çekilmesini istedi.

Bu ne demek?

Fırat’ın doğusu Suriye toprağı değil mi?

Fırat’ın batısında tehlike olan doğusunda da tehdit ve tehlikedir. Aldanma ve aldatma süreci başlarken “YPG silah bırakacak” denilmişti. Hala Suriye’nin üniter yapısı,toprak bütünlüğü diyerek hem kendilerini hem toplumu aldatıyorlar. Suriye fiilen bölündü ve bunun en büyük sorumlusu Erdoğan ve iktidarıdır.

Esat döneminde Suriye’nin iyi-kötü bir bütünlüğü vardı. Onu yıkmak Suriye’yi parçalara bölmekti.Esat’ı yıkarak bugünkü bölünmüşlüğün mimarı oldular.Şimdi de Suriye’nin bütünlüğünden yanayız diyerek avaz avaz bağırıyorlar.

Gerçekten yana mısınız?

O zaman Suriye’yi niye bu hale getirdiniz?

Önceki gün mecliste İYİ Parti meclis grup başkanı Buğra Kavuncu, Fırat’ın doğusuna işarete ederek “bir ülkede iki silahlı güç,iki ordu olmaz” dedi. Bu sözlere her zaman olduğu gibi tepki DEMP grup başkanından geldi. Olayı hemen Kürtleştirdi, siz Kürtlere düşmanlık ediyorsunuz dedi. YPG’nin IŞİD’le mücadele ettiğini anlattı. Yani, “bir devlet çatısı altında iki ordu olur” dedi. Bu aslında bir gün güçleri yeterse PKK artıklarının Türkiye için de hedefledikleri modeldir. Yani diyorlar ki, “zamanı gelince Türkiye’de de ayrı bir ordumuz olacak bu gayet normal bir durumdur.”

Onlara sormak lazım: mesela Kuzey Irak’ta bir Türkmen ordusu olsa bu da normal bir durum olur mu?

Meselenin Kürtler olmadığını onlar da biliyor, ama zehirli dilleri ile Kürtleri Türklere karşı kışkırtmak, iki toplum arasında düşmanlık yaratmak istiyorlar. Dünyada hiç bir ülke “sizden de toprak” istiyoruz diyen bir yapının sınırında devletleşmesine izin vermez. Orada aynı taleplerde bulunan Kürt değil de Arap veya Türkmenler de olabilirdi. Hedefi bu kutsal vatanı parçalamak olan hiç bir yapının kimliğine bakılmaz. Karşı olunan Kürtlük değil, bu ülkeye yöneltilen tehdittir. Bu ülke Kürt düşmanı olsaydı,aynı tepkiyi Kuzey Irak Barzani yönetimine de gösterirdi. İstese bütün muslukları kısar hareket edemez hale getirirdi. Bunu yapmadığı gibi Kuzey Irak’ın bugünün mimarı oldu. Rahmetli Mustafa Çalık, bu durumu ” Milli Kimlik,Milliyet,Milliyetçilik” isimli kitabında şöyle anlatır:” Barzani ile Talabani kavga ettiler barıştırma işini üzerimize aldık. Zaho’ya bir Kürt TV lazım dediler,olur dedik, teknik teçhizatlar uçaklar Esenboğaya indi, gümrüklerimize bile sokmadık,polisimiz, istihbaratçımız gözledi, gümrük muhafaza memurlarımız kenarda beklediler,yükledik tırlara selametle Zaho’ya ulaştırdık. Devir 57. hükümet tavrı,Ecevit başbakan iki de yardımcısı var.(bahçeli,Mesut Yılmaz) televizyonlar kuruldu.Bazı profesyonellerimiz gittiler,Barzani’nin elemanlarına televizyonculuğu bir güzel bellettiler…” Dahasını yazmaya gerek var mı?

Bu meselenin Öcalan’la görüşülmesinin yanlışlığını aylardır yazıyoruz.

YPG’yi kim silahlandırmışsa silahtan arındıracak olan da odur. Binlerce TIR silahı YPG’ye kim gönderdi? Hapisteki Apo mu? Silah veren ABD olduğuna göre, o silahları geri alacak olan da ABD veya onun onayıdır. YPG’yi şımartan, küstahlaştıran da budur!

Dileriz, bu mesele ülke bütünlüğüne zarar vermeden çözülür, hepimiz buna vesile olanlara minnet duyarız. Ama bu yöntem ve zihniyetle çok zor. Bugüne kadar neyi çözebildiler ki, bunu çözebilsinler?