Ana Sayfa GÜNDEM, KÖŞE YAZILARI 22.11.2022 799 Görüntüleme

BATUHAN KARAMAZI’NIN KALEMİNDEN…

UNUTULMAYA YÜZ TUTMUŞ SANATLARIMIZDAN HALI VE KİLİM DOKUMALARININ GÜNÜMÜZDEKİ YERİ VE ÖNEMİ

Sanat, geçmişten günümüze kadar süregelen zaman dilimi içerisinde hayatımızın her alanında önemli bir rol almaktadır. Gerek bir nota olarak müzikte, gerek renk, doku ve lekesel olarak belirli bir ahenk ve uyum içerisinde kullanılmasıyla resim de veyahutta motif olarak mimari bezemelerde ve Halı-Kilim dokumalarımızda hayat bulmuştur. Fakat; gelişen teknolojik ilerlemelerin etkisinden ötürü, İnsan eliyle yapılan Halı-Kilim dokumaların yerini, Makine yardımıyla yapılan dokumalar almıştır. Dolayısıyla da Halı-Kilim dokumalarımız günden güne eski ehemmiyetini yitirmiştir.

Bu bağlamda; Halı ve Kilim dokumalarının tanımını yapacak olursak; Yere veya mobilya üzerine örtülen, duvarı süslemek amacıyla kullanılan, yün yada ipekten yapılan düğümlü dokumalardır. Kilim ise, iki iplik sistemine göre dokunmuş, tersi düzü bulunmayan havsız dokuma türüdür. Bu dokumalar önemli bir kültür öğesidir. Türkler zengin bir dokuma kültürüne sahiptir. Ancak; içinde bulunduğu bu değerlerin farkında olan İnsanımız sınırlı sayıdadır. 1949 yılında Sergei Ivanovich Rudenko tarafından Altay bölgesinde buzullar içerisinde kalan Pazırık kurganı keşfedilmiştir. Bu kurgandan çıkartılan Pazırık halısı, Türklere ait olmasıyla bilinen en eski düğümlü halıdır. UNESCO tarafından koruma altına alınan bu kültürel mirasımızın varlığından ne kadar İnsanın haberdar olduğu tartışılır.

İnsanlar, sevinçlerini, üzüntülerini, dertlerini, isteklerini ve sevdalarını motifleri ilmek ilmek işleyerek kozmolojik ve sembolik mesajlar vermek istemiştir. Her motif dokuyucunun o anki ruh haline göre dokunmuştur. Kullanılan motiflerin herbiri bir anlam taşımaktadır. Örneğin; Hayat ağacı motifi doğum, yaşam, ölüm yani hayatın döngüsünü, Elibelinde motifi dişiliğin simgesi olmakla birlikte, sadece annelik ve doğurganlığın yanı sıra uğur, bereket ve mutluluğu, Göz motifi kem gözlere karşı nazardan korunmayı, Bukağı motifi ailenin sürekliliğini simgeleyerek aşk ve birleşimini, Koçboynuzu motifi bereket, güç, kahramanlık ve erkekliği, saç bağı motifi doğum çoğalma ve evliliği, Pıtrak motifi kötü gözden ve nazardan korunmayı sembolize eder. Böylesine zengin bir kültürel değer teşkil eden bu dokuma örneklerini nesilden nesile aktarmak büyük önem taşımaktadır. Bu dokumacılık tradisyonu Orta Asya’dan itibaren başlayan ve aidiyet duygusunu içimizde yaşatan atalarımızın bize bahşettiği değerlerimizdir. Bu değerlere sahip çıkmak ve unutulmasına engel olmak her Türk gencinin vazifesidir.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Tema Tasarım | Osgaka.com