Ana Sayfa Güncel, GÜNDEM 27 Kasım 2022 464 Görüntüleme

İYİ PARTİ ESKİŞEHİR MİLLETVEKİLİ KABUKÇUOĞLU: ”VATANDAŞI SEVİYORLARSA ASGARİ ÜCRETİ YAŞANABİLİR BİR SEVİYEYE GETİRSİNLER

Elazığ İYİ Parti Merkez İlçe Kongresine Divan Başkanı olarak katılmak üzere Elazğ’a gelen İYİ Parti Eskişehir MilletvekiliArslan Kabukçuoğlu gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.
Artan inşaat maliyetleri nedeni ile insanların konut alamayacak hale geldiklerini belirten Kabukçuoğlu, son günlerin önemli konularından biri olan sosyal konut projesine dair de değerlendirmelerde bulundu. Bu projelerin bir seçim yatırımı olarak gündeme getirildiğini söyleyen Arslan Kabukçuoğlu:” Bunlar seçime dönük popülist yaklaşımlar. Hesabı kitabı olmayan, devamı olmayan yatırımlar. Eğer ki vatandaşı o kadar seviyorlarsa, yardım etmek istiyorlarsa Türkiye’de çalışanların %60’ı asgari ücretli. Asgari ücreti yaşanabilir bir seviyeye getirsinler.” dedi.

Arslan Kabukçuoğlu seçim dönemlerinde vatandaşa göstermelik projeler sunmak yerine hayat şartlatrını kolaylaştıracak tedbirler alınması gerektiğini vurgulayarak, hükümetin özellikle asgari ücrette elle tutulur iyileştirmeler yapması gerektiğini söyledi. Kabukçuoğlu şunları söyledi:
”Sosyal Konut Projesi, Türkiye’nin daha önce gördüğü, bu hükümetin ortaya getirdiği projelerden birisi. En yakını 2019’da gördük. O zaman da böyle bir proje açıkladılar. Ama devamı gelmedi. Şimdi ise ‘500 bin konut yapacağızi herkesi ev sahibi yapacağız’ diye yola çıkıldı. Bunu da seçime yakın ortaya çıkartılmış bir proje Bu projenin geleceği bir şey yok Yalnız şu var ki o 500 bin konut için 8 milyon lira harcadılar. Oradaki vatandaşların ilk elde verdikleri bir kapora var. O parayla birlikte kullanacaklar. 7,5 milyon lira iade edecekler.Ne zaman iade edecekleri de belli değil, bunlar seçime dönük popülist yaklaşımlar. Hesabı kitabı olmayan, devamı olmayan yatırımlar.
VATANDAŞI SEVİYORLARSA ASGARİ ÜCRETİ YAŞANABİLİR BİR SEVİYEYE GETİRSİNLER
Eğer ki vatandaşı o kadar seviyorlarsa, yardım etmek istiyorlarsa Türkiye’de çalışanların %60’ı asgari ücretli.Asgari ücreti yaşanabilir bir seviyeye getirsinler. Şunu demek istiyorum. Bazı iş yerlerinde sigortalı çalışıyor görünüyor.Bunların belli bir kapasitesi var. Ve çok fazla insan çalıştıramıyorlar, birkaç kişiyi ancak istihdam edebiliyorlar. Burada da belli bir sayı bulup; bu sayı 5 mi olur, 10 mu olur bilmiyorum. O sayının altındakilerin vergi giderlerini hükümetin bizzat karşılaması lazım ki bu insanlar işsiz kalmasın, işlerine devam etsinler, sigortalılıklarına devam etsinler. Yapılması gereken, hükümet vatandaşı iyileştirecekse yapılması gereken budur. Oysa ben sana ev vereceğim demek büyük bir yutturmacadır.Bunun bir neticesinin de olmadığını zaten göreceksiniz. Bunun altından kalkamazlar zaten.
ÜLKE GÜNÜBİRLİK YÖNETİLİYOR
Ülke günübirlik İdare ediliyor. 5 milyar dolar buluyorlar,onu bir arka kapıdan satıyorlar. Bir müddet gidiyor. 10 milyar buluyorlar, o da bir müddet gidiyor. Bunları bulmak için de yaptıkları fedakarlıkları biliyorsunuz.ne birleşik Araplar Emirlikleri,kızdığımız, küfür ettiğimiz kim varsa hepsi ile barıştık. Ne Sisi, Mısır devlet başkanına kızdık, köpürdük. Sonra 5 milyar dolar gelecek diye, ne de Suudi Arabistan’da Kaşıkçı davası ile ilgili. Biliyorsunuz dedi ki ‘burası bağımsız ülkedir, bizim bir bağımsız yargı sistemimiz vardır’. Sonra dosyayı onlara gönderdik, sağ olsun, Allah var olsun onlardan 5 milyar dolar, 10 milyar dolar gönderiyorlar günü gün edip gidiyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’ndeki idare tarzı bu.”
ULUOVA VE KUZOVA İÇİN VAADDE BULUNUYORLAR, 17 YILDIR BÖYLE DEVAM EDİYOR
Elazığ’da yıllardan beri tamamlanamayan sulama projeleri konusunda da vatandaşlardan bir çok şikayet aldıklarını söyleyen Kabukçuoğlu, yılda 2 kez ekim yapılarak berim alınabilecek bu ovaların hükümetin beeriksiz politikaları yüzünden üreticilerin hala sulama yapamadığını söyledi. Kabukçuoğlu : ”Uluova ve Kuzova Elazığ’ın çok ve kıymetli iki tane ovası. Oralar 2 kez ekim yapılabilecek araziler .Normalde buğdayı arpayı kaldırdıktan sonra orada hayvan yemi tarzında ekimler yapılarak tekrar değerlendirilebilir. Çok kıymetli ovalar, ama gelin görün ki bu ovalarda şöyle bir şanssızlık var. Etrafları suyla çevrili olduğu halde, nehirler aktığı halde, barajlar olduğu halde, üstelik de uluova’nın ortasında bir de çay aktığı halde Uluavalılar tarlalarını sulayamıyorlar. Uluova’da tarla sahibi olanlar sulama yapamıyorlar. Ve yıllardır bu 17 yıldır böyle devam ediyor. 17 yıldır sulanacak deniyor ve 17 yılda bir arpa boyu yol gidilmedi. Maalesef böyle bir terslik var. Her gidip geldiklerinde vadediyorlar. ”
BU DÖNEMDE ELAZIĞ’DAN PEK ÇOK BAKAN YARDIMCISI ÇIKMIŞ. AMA SONUÇ ALAMAMIŞLAR
Bu dönemde Tarım Bakanı yardımcısı, Milli Savunma Bakanı yardımcısı gibi Elazığ’dan pek çok bakan yardımcısı da çıkmış. Ama maalesef bundan sonuç alamamışlar.Şimdi şöyle bir durum oldu. Bazen terslikler yardım da getirir. Pandemi ile birlikte gıdaya ulaşmak zorlaşınca, artık gıdanın değeri tüm devletler tarafından anlaşıldı. Her ülke gıda yardımı yapıyor. Mesela bu sene buğday fiyatı geçen yıl verilenin iki misli falan bir fiyat verildi. Bu eskiye göre iyi bir fiyattır. Tarımdaki bu zorlanma gıdaya ulaşma ve gıdalar şimdi artırmak için gıda aarzıı artırmak için bu gibi yerlerin sulamasının yapılması gerekiyor, inşallah olur.
HÜKÜMET TABİR YERİNDEYSE İŞPORTACI GİBİ ÇALIŞIYOR
Ama tabii ki hükümetten çok ümitsiziz. Çünkü hükümet artık sıkıntı halindedir. Türkiye gelir dağılımı bozulmuş, enflasyon %85-90’a gelmiştir. Problemlerimiz var, fizik bir zorlama var. Uluova’nın sulanması lazım. Sulanması için tarih gerekeni yapıyor gibi görünüyor. Mevcut konulara gelince hükümet tabir yerinde ise işportacı gibi çalışıyor. Gidiyor 5 milyar dolar buluyor, onu biraz harcıyor bitiyor. Sonra bir 10 milyar daha buluyo. Şu kadar para, bu kadar para. Bir 26 milyar dolar gibi kaynağı belirsiz bir para gelecek Türkiye’ye. Nereden geleceğini bilmiyoruz, kayıt dışı fazladan böyle paralar geliyor . Yani böyle istikrarlı bir hükümet olsa ben size söyledim. Şu Uluova sulanma meselesi. Sulanması herhalde 4 milyar, 5 milyar liraya falan mal olur. Bunu nereden biliyorum Eskişehir’de de böyle bir sulama ile ilgili hesap yapmıştık. Büyüklük aynı öyle bir hesap yapıyorum.Bu gerçekleşirse çiftçiler zaten sulama bedelini karşılığını verdikleri zaman burası kendini amorti eder. Ama gelin görün ki Türkiye’de ekonomi çok kötü, istikrarsız. Enflasyon düşük olsa bir 10 yıl -15 yılı.Bu şekilde bir finansman bulsanız -ki bulunur dünyada para bolluğu var- biz bu sıkıntılardan kurtuluruz . Ama bu beceriksiz hükümet ne kendi yapıyor,ne yaptırıyor, ne de eksiklikleri zaten altüst etti. Eskiden bir yüzde 15, yüzde 18 gibi enflasyondan buralara geldik, işler çok kötü oldu. Bu hükümet gitmeden Türkiye’nin başı selamete ermeyecek gibi duruyor. İnşallah seçimde bu hükümet gidecek ve Türk milleti kendisine layık olan özlediği bir iktidarı getir ecek ve ona uygun bir şekilde idareye kavuşacak..
MADEN’DE HEYELAN RİSKİ VAR, KAYNAKLAR İYİ DEĞERLENDİRİLMİYOR
Elazığ Maden İlçesi’ndeki fabrikanın molozları nedeni ile heyelan tehlikesinin hala devam ettiğini de belirten Arslan Kabukçuoğlu,
Elazığ’da krom var,Ferrokrom var. Elazığ altı bin yıllık bir medeniyet,çok eski bir medeniyet. Çok derin kaynaklar var. Ama bu hakkıyla değerlendirilmedi. Örneğin Maden ilçesinde yıllardır süren, asırlardır süren bir maden var. Binlerce yıldır süren bir maden var, ama işi o hale getirmişler ki ; oradaki maden posasını atmışlar Maden ilçesi üzerine. Orada bir heyelan yaratmışlar. Buna sahip çıkan yok, bunu da devlet yükleniyor. Yani var olan kaynaklar iyi değerlendirilmiyor. Değerlendirilme maden çıkarma anlamında bir de etrafta bir tahribat yaratıyor. İkisi de maalesef çok kötü. Elazığ lehine çalışmıyor gelişmiyor o eve dağıtınca da bulan da bulmuş gibi oluyor bulamayan da Güya bahtsızlıkları için yanıp duruyorlar bu hükümetin milletimize layık gördüğü Türk milletine Türk milletine mahkum ettiği bir sistem kendisine mahkum ve de dilenci tarzı bir hareketle iş yürütmeye çalışıyorlar..’ dedi.
TÜRKİYE HAKETTİĞİ İSTİKRARLI BÜYÜMEYE SAHİP OLSAYDI İNSANLAR EVLERİNİ KENDİLERİ YAPTRIRDI
Sorulan bir soru üzerine Türkiye’de vatandaşların ev alamadıklarını, hükümetin insanları kendisine mahkum eden politikalar yürüterek insanları dilenci durumuna düşürdüklerini söyleyen Arslan kabukçu:
”Problem Türk milletinin fakirleşmesi. 2013 yılında Türkiye’de kişi başı Gayri safi milli hasıla 12 bin 500 dolarken, bu bir ara 8 bin dolara düştü, şu anda 9bin doları geçti. Türkiye Eğer hak ettiği istikrarlı büyümeye sahip olsa idi, zaten şu anda insanlar evlerini kendileri yaptırırdı. Doğrusu da bu. Bu şuna benziyor.Diyor ki ‘doğalgazı çok yak, yaktıktan sonra gel. Ben sana parasını vereyim, yardımda bulunayım.’ Böyle demek yerine şunu de; belli bir limit koy, bu limitin altında kalanlara doğalgaz ücretini az tut, limiti geçenlere daha fazla yap. Ama onun yerine hükümetin, AK Parti’nin zihniyeti sadaka dağıtır gibi beş kuruş verirse vatandaşın gözüne soka soka vermek. Olması gereken bizim refahımız varsa, herkes evini de alır, barkını da alır. Onun yerine ne kadar eve ihtiyacımız var? Diyelim 500 bin- 1 milyon. Onun yerine kendisi bir 50 bin, 100 bin ev dağıtıyor. O evi dağıtınca da bulanlar bulmuş gibi oluyo,r bulmayanlar da bahtsızlıkları için yanıp duruyorlar. Bugünkü hükümetin milletimize layık gördüğü ve Türk milletini mahkum ettiği bir sistem, kendisine mahkum ve de dilenci tarzı bir hareketle işi yürütmeye çalışıyor.

 

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Tema Tasarım | Osgaka.com