Ana Sayfa GÜNDEM, Uncategorized 3 Şubat 2023 486 Görüntüleme

BESİCİLER İSYAN ETTİ “HAYVANCILIK SEKTÖRÜ ÇÖKTÜ”

Son zamanlarda yem ve arpa fiyatlarına yapılan zamlar besiciyi dar boğaza sokarken maliyetlerin artışı et fiyatlarını da olumsuz etkiliyor. Sürekli yapılan zamlar hayvancılığı çıkmaz bir hale getirirken gelirin giderden az olmasından yakınan besiciler çareyi hayvanlarını satmakta buluyor.

Elazığ ve Tunceli Bölgesinin hayvancılık alanında üretim yapan en büyük Aşiretlerinden biri olan Şavak Aşireti  mensupları Harputtimes Habere özel yapıkları açıklamada; Hayvancılık sektörünün çökmek üzere olduğunu, gelirlerinin artık giderlerini karşılamadığını, maliyet artışlarının yaşanmasına karşın sattıkları ürünlerden kar elde edemediklerini ve devletin besicilere destek sağlaması gerektiğini dile getirerek tepki gösterdiler.

BEN ENFLASYONUN ALTINDA KALMIŞKEN NASIL ÜRETECEĞİM

Tunceli’nin Pertek İlçesi Ayazpınar Köyü’nde yaşayan, Şavak Aşireti mensubu üretici Sefer Durmuş, “hükümetimiz ‘yap, işlet, üret’ diyor. Şimdi benim cebimde olmadan ben nasıl üreteceğim? Ben geçen sene peyniri 37 liradan vermişim yem olmuş 400 lira . Ben enflasyonun altında kalmışım peki ben nasıl üreteceğim size soruyorum.” dedi.

Yaşadıkları sıkıntıların çözümü için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslenen Durmuş şunları söyledi: “Şavaklılar olarak biz hayvancılık yapıyoruz sorunlarımız çoktur, arpa fiyatları olsun, saman fiyatları olsun çok yüksek, yem alamıyoruz sıkıntılarımız var. Şimdi ben buradan hükümetime sesleniyorum! Sayın Cumhurbaşkanıma sesleniyorum! İnşallah ulaşacak kendisine bizim burada siyasi görüşümüz Ak Partiliyiz ve Ak Partiye hizmet ediyoruz. Hani diyorlar ya yap, işlet, üret. Şimdi benim cebimde olmadan ben nasıl üreteceğim? Ben geçen sene peyniri 37 liradan vermişim yem olmuş 400 lira . Ben enflasyonun altında kalmışım peki ben nasıl üreteceğim size soruyorum. “dedi.

BEN ÜRETEMİYORUM GÜCÜM KALMADI

Devletin hayvancılık anlamında üreticiler için hiç bir proje üretmediğini de dile getiren Durmuş, devletin hiç bir desteğini alamadıklarını ifade ederek şunları söyledi:
“Cumhurbaşkanıma sesleniyorum buradan Maliye Bakanıma sesleniyorum,  şu anda Tunceli- Pertek genelinde devlet desteği olarak bir sarı küpe var. O da  Türkiye’nin her yerinde var. Hiçbir proje gelmiyor. 2000 yıllarında bir proje gelmiş, %1 olarak dağıtılmış. %99’u ben genel olarak söylüyorum hiçbir proje yok. Hiçbir devlet desteğini alamıyoruz, yem desteği alamıyoruz hiçbir şey alamıyoruz her şeyde mağduruz. Ben buradan Tayyip Erdoğan’a sesleniyorum. Lütfen buna bir el atsın, bizi görsün. Hani bize diyor, ‘destek verin biz destek veriyoruz’. Ama o da devlet, bize destek verecek. Şimdi biz nefes almayınca, bir ülkenin geliri neyin üzerine? Tarımın. Bir ülkede tarım olmayınca, o ülkenin sonu hüsran demektir, batmış demektir. Yani onu da biz yapıyoruz, ama bize sahip çıksın. Yem fiyatlarını düşürsün ben et fiyatlarının 150 TL olmasını istemiyorum. Vatandaşın hepsi yesin, ama yeme de arpaya da bir müdahale etsin. Ben üretemiyorum gücüm kalmadı. Ben bunu genel için söylüyorum, ben kendi şahsım için söylemiyorum. Kimse bize destek vermiyor şu anda.

2023 HANİ CUMHURİYETİN YÜZYILI YA.KÖYÜMDE YOL YOK, SU YOK.KÖYDE SU İÇEMİYORUZ

Köylerinde yol ve su sorunu olduğunu da aktaran Sefer Durmuş, eksikliklerin giderilmesi gerektiğini söyledi. Durmuş, yapılan yol inşaatının yarım bırakıldığını ifade ederek şunları söyledi:
”2023 yılı hani Cumhuriyet’in Yüzyılı ya, Pertek’ten köye geliyorum yol yok, bu sene bir yol yapımı verdiler, müteahhitlere bir bütçe ayırdılar. Yolun onda biri kaldı orada, yapılmadı da öyle gitti. Bir 17 kilometremiz var, onu hiç yapmadılar, hiç bakmadılar. Şu anda 2023 yılındayız. Tunceli- Pertek Ayazpınar Köyü eski ismi de Tıtenik köyünde su yok. Biz su içemiyoruz inanın yani tüm samimiyetimle söylüyorum kontrol edebilirsiniz, bakabilirsiniz, biz bu köyde su içemiyoruz, suyumuz yok, yolumuz yok, kanalizasyonumuz yok, eksiklerimiz çok fazla.” dedi.

HAYVANCILIK SEKTÖRÜ ÇÖKTÜ, BİTTİ

Gençlerin asgari ücretli işlere girmek istediklerini özellikle sigorta için başka işlere yöneldiklerini söyleyen Sefer Durmuş;
”Ben buradan Devletime, hükümetimize sesleniyorum! Bizim burada bir hayvancılık sektörü var. Burada herkesin bir sıkıntısı var. Kimisinin sigortası yok burada. Bir kadro verildi. Gençlerin bir kısmı şu anda koruyucu, hayvancılık sektörü çöktü bitti. Bir kısmı da diyor ki hani bir asgari ücret olsa geçinebilirim, asgari ücret ile en azından benim sigortam yatsın. Bir kadro verilmesini istiyoruz hani yeni gençler, yeni yetişen nesil için Sayın Cumhurbaşkanıma sesleniyorum! Lütfen bize baksın, bize bir el atsın, buraya gelsin, birilerini göndersin bir teşvik etsinler baksınlar.” dedi.

BEN PEYNİRİN, ETİN 150 TL OLMASINI İSTEMİYORUM. ÜRETİM İÇİN DESTEK İSTİYORUM

Hayvanları için yaylalara gittiklerini de ifade eden Sefer Durmuş, mera sıkıntısının da en büyük gider kalemlerinden biri olduğunu ifade etti. Hayvan sayısına göre verilen yerlerin kapasitesinin düşüklüğünden ve nakliye ücretlerinin fazlalığından yakınan Durmuş sözlerine şöyle devam etti:
”Biz burada Tunceli aylalarına gidiyoruz. İhaleye giriyoruz. Ama ihale kapasitesi yetersiz, hayvan sayısı çoktur yer kapasitesi ise az. Buradan 300 – 400 km uzaklıkta Giresun’a gidiyorum iki senedir. 25-30 sene ben Erzurum’da kaldım. Bizim burada mera sıkıntımız çok. Onu da fiyat olarak yüksek tutuyorlar. Bu şekilde vatandaş mağdur oluyor, sıkıntı yaşıyoruz zaten yetersizdir. Geçen yıl buradan Giresun’a bir araba tuttum 13 milyara. Mazotun litresi olmuş 23 milyon hatta 30 milyona çıktı. Biz yapamıyoruz bunun altında kalmışız artık. Üretim bu şekilde olmaz. Şimdi ben demiyorum ki benim peynirim 150 TL olsun, etim 150 TL olsun. Ama yeme de, hayvan üretecek maddelere de bir el atsın ki biz üretim yapalım. Vatandaş da, herkes de faydalansın bundan.
Bize dediler ki siz gidin özel bir mühendis tutun. Ben özel mühendisi nereden tutacağım? Benim gücüm buna yetiyor mu? Buradan kaymakam beye, vali beye seslenmek istiyorum. Baksınlar, biliyorlar ki Ayazpınar Köyü’nde su yok, yolu da zaten geldiler, gördüler. Bizim il başkanımız, ilçe başkanımız buraya geldiler. Biz bu sorunlarımızı bizzat kendilerine ilettik. İnşallah değerlendirirler, ama sanmıyorum.” dedi.

MALIMIZ PARA ETMİYOR, SORUNLARIMIZ ÇOKTUR AMA DERDİMİZE DERMAN OLAN YOK

Şavak Aşireti mensuplarından olan Ahmet Budak‘da bir torba yemin 500-600 TL’yi bulması ile artık bu işin altından kalkamayacaklarını dile getirdi. Ürettikleri mallarının  para etmediğini ve köylerindeki sorunlara yetkililer tarafından bir çözüm üretilmediğini belirten Budak:” Biz de sahip çıksınlar. Bize bir el atsınlar. Bizim yaylalarımız yok. Bir Erzurum’a gidiş gelişimiz, bir araç tutuşumuz 15 bin TL. Yani biz kendi ürettiğimizi, alıp verdiğimizi hesaplıyoruz, altından çıkamıyoruz. İşte bu yüzden birkaç sene sonra böyle giderse, üreticilik bitecek” dedi.

BİR TORBA YEM, BİR TORBA ARPA 500-600 LİRA.BİZ BU İŞİN ALTINDAN NASIL ÇIKACAĞIZ ?

Ahmet Budak, yem fiyatlarından dolayı çok büyük sıkıntılar yaşadıklarının altını da çizerek şunları söyledi: “Peynirimiz para etmiyor. Yolumuz yoktur. Mesela siz Pertek’ten buraya geldiniz, bizim yol durumumuzu gördünüz. Bu köy, 40-50 hanelik bir köydür. Bu köyün bir ay sonra suyu kesiliyor, su yok. Dağda, arabada, gidiş gelişte, her zaman mağduruz. Sorunlarımız çoktur.
Bir torba yem 400 TL, biz bu işin altından nasıl çıkacağız? Malımız para etmiyor bizim. Sorunlarımız çoktur, ama derdimize de derman olacak yok. Hiç kimse bizim sorunlarımıza çözüm bulmuyor. Bizim halimizi herkes görüyor, yetkililer de görüyor. Bizim malımız para etmiyor. Bir torba yem, bir torba arpa 500 TL 600 TL olmuş. Biz nasıl bu malı üreteceğiz? Bu nasıl olacak? Biz de sahip çıksınlar, bize bir el atsınlar. Bizim yaylalarımız yok. Bir Erzurum’a gidiş gelişimiz, bir araç tutuşumuz 15 bin TL. Yani biz, kendi ürettiğimizi alıp verdiğimizi hesaplıyoruz. Altından çıkamıyoruz. İşte bu yüzden birkaç sene sonra, böyle giderse üreticilik bitecek.
Proje falan yok bizim derneğimiz de, birliğimiz de bize hiçbir şey yapmıyor. Ama bizim sıkıntılarımız çok fazla. Bizim sıkıntılarımız felakettir yani. Mesela siz buradan gelirken köyümüzün yollarını gördünüz, halimizi gördünüz, köyümüzün içini gördünüz. Ne bir parke taşı var, ne bir yol var, ne de başka bir şey var. Hiçbir şey yok.” dedi.

BİZ KENDİ SAVUNMAMIZI YAPINCA DİYORLAR Kİ BAŞKALDIRIYORSUNUZ

Üretici Burhan Budak da, tüccarların üreticiden çok düşük fiyata aldıkları ürünleri market raflarında yüksek fiyatlara sattıklarını söyledi. Üreticinin ciddi manada bir kazancı olmadığını ifade eden Burhan Budak, arada tüccarların zenginleştiğini belirtti. Budak sözlerine şöyle devam etti: “Örnek olarak peynir fiyatları.. Bahar aylarında tüccarlar bizden, 37 TL’ye peynir aldılar. Onu da marketlerde  150 TL’ye satıyorlar. Biz kendi savunmamızı yaptığımız zaman diyorlar ki baş kaldırıyorsunuz baş kaldırmayınca da olmuyor. Yemin torbası 400 TL bizden peynir 30 TL’ye alıyor adam götürüp 160+170 TL’ye satıyor. Başkanımız belirli bir fiyat koyup yardımcı olsun bize bu konuda. Tüm yetkililerden yardım bekliyoruz.” dedi.

BU GÜN BABAM OLMASA BEN BU İŞİ BIRAKIRIM.ÇÜNKÜ GELİR GİDERLERİ KURTARMIYOR

Gençler olarak artık hayvancılık sektöründen çekilmeyi düşündüğünü dile getiren Budak, “Babalarımız yaşlanınca köyü bırakacağız bize üretici olun diyorlar ama üreticiye de destek vermiyorlar kazanmıyoruz borçla da iş dönmez” ifadelerinde bulundu. Budak, açıklamalarının devamında:
“Bugün babamdan olmasa, bende bu işi bırakırım, uğraşmam. Çünkü giderler gelirleri kurtarmıyor.  Biz nereden bakarsanız burada 4-5 eviz.  3- 4 trilyon giderimiz var. Ama gelir kurtarmıyor. Borçla da bu iş dönmez olmuyor, kurtarmıyor. Birilerinin bize destek olması lazım. Proje yok, bir şey yok. Yani tarımdan bize bir şey gelmiyor. Ve diyorlar ki; Üretici olun, üretici olun, ama üreticiye destek verilmezse biter. Çünkü gençler geliyor, bakıyor adamı kurtarmıyor. Kurtarmıyorsa diyor ki; neden bu işi yapayım? Gençler diyor ki, şehire gideyim. 1 -2 yıl kaldı babalarımız yaşlandığı zaman iş biter.” dedi.

SARI KÜPE DESTEĞİ VERİYORLAR, KOYUN BAŞI 50 LİRA.AMA YEMİN TORBASI 500 LİRA.BU DESTEK MİDİR?

Devletin destek olarak sadece “Sarı Küpe” desteği verdiğini belirten Budak, verilecek desteğin hayvan başı 50 TL olacağını,ancak yemin torbasının 500 TL’yi geçtiğini vurgulayarak şunları söyledi:
“Destek olarak sadece  sarı küpe var  bizde. O da koyun başına sanırım bu yıl 50 TL verecekler bize. 50 TL verecek ama bir torba yem 500 TL. Sizce bu bir destek midir? Değildir.
3 yıl öncesine kadar et fiyatları 50-60 TL iken, şu anda 120 TL. İki katına çıkmış durumda.  Dışarıdaki millet ne diyor? Et 120 TL, 150 TL. Ama biz etin 120 ya da 150 TL olmasını istemiyoruz ki. İki yıl öncesinde et 60 TL iken, ben kendimi kurtarabiliyordum. Çünkü yemin torbası o zaman 70 liraydı. Şu anda et 160 TL’ye çıkmış. Yemin torbası 600 TL’ye çıkmış. Yeme yüzde 300 zam gelmişken, ete yüzde yüzde 20 gelmiş, yüzde 50 gelmiş. Ben etin 200 TL olmasını istiyor muyum? İstemiyorum. Kimse alamaz. Etin fiyatı yüzde 50 arttıysa, yemin fiyatı da yüzde 50 artsın. Biri yüzde 100 artmışken diğeri yüzde 50 artarsa ne olacak? En fazla iki yıl dayanırsın, ondan sonra elindeki bütçeyi de yersen ne olacak? Malı satıp kurtulacaksın.” dedi.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Tema Tasarım | Osgaka.com