Ana Sayfa Güncel, GÜNDEM, Uncategorized 5 Mart 2023 380 Görüntüleme

PROF. DR. HİKMET ESEN : YENİDEN İNŞA SÜRECİNDE ACELE EDİLMEDEN, MİKRO BÖLGELEME YÖNTEMİ İLE SAĞLAM EVLER YAPILMALIDIR

Fırat Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü, Yenilenebilir Enerji Sistemleri Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hikmet Esen,  depremzedeler için yapılacak binaların bir yılda tamamlanması konusunda HARPUTTİMES HABER’e bir açıklamada bulundu. Açıklamasında  2020 yılında Elazığ’da yaşanan deprem sonrası yapılan evlere değinerek, böyle bir uygulamanın zor olduğunu ifade eden  Esen, böyle bir dönüşüm ve yeniden inşa sürecinde aceleye getirmeden çalışmalar yapılması gerektiğini vurguladı.

ESEN: MİKRO BÖLGELEME YÖNTEMİ İLE SAĞLAM EVLER YAPILMALIDIR

Fırat Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü, Yenilenebilir Enerji Sistemleri Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hikmet Esen,bir yılda tamamlanması öngörülen deprem konutlarının yapımında aceleye getirmeden projeler hazırlanması gerektiğini ve yapılacak evlerin mikro bölgeleme ile sağlam bir şekilde yapılmasının önemine değindi. Esen şunları söyledi: ’Deprem sonrası yüzbinlerle ifade edilen yıkılmış ve ağır hasarlı bina var. Biz bunun örneğini Elazığ’da gördük. Elazığ depreminin 3. Yılındayız. Elazığ’la 10 ili kıyasladığımızda, afetin büyüklüğü ile Elazığ’ın büyüklüğünü kıyasladığımızda ki kıyaslanamaz, dolayısıyla bir yılda devletimiz bunu nasıl yapacak? Bu konuda çok emin değilim. İnşallah olur diyorum. Bir an önce evler yapılsın. Ama kesinlikle yeşil ve sürdürülebilir çevreci binaların yapılmasını istiyorum. Karar vermişken gücümüz de varsa aceleye getirmeyelim. Lütfen mikro bölgeleme ile sağlam evler yapılsın.

BU BİR İLK OLSUN! ARTIK BİNALARIMIZ KENDİ ENERJİSİNİN BİR KISMINI SAĞLASIN

Esen yapılacak evlerde az bir maliyet farkı ile evlerin çatılarına kurulacak güneş panelleri ile geri dönüşüm olarak maliyetin azaltılabileceği bir öneride bulundu. Mevcut durumda bazı ev ve işyerlerinin bu şekilde enerji tasarrufu sağlayarak ekonomik kazanımlar elde edebildiğine dikkat çeken Esen sözlerine şöyle devam etti:  ”Şu ana kadar TOKİ binalarında yenilebilir güneş panelleri ile elektrik üreten ve şebekeye aktaran bir sistem görmedim. Ama çatı uygulamaları var. Fabrikalarda kullanıyoruz, bazen evlerde rastlıyoruz, binalarda var. Ama TOKİ’de, devletin yaptığı binalarda yok. Ben de diyorum ki;  sayısını bilemiyoruz, çok fazla sayıda buralara bina yapılacak deprem bölgelerine. Bunun bir maliyet analizi, geri ödeme süresi, bunlar yapılabilir. Enerjimizin bir kısmını biz güneş panelleri ile sağlayabiliriz. Bu bir ilk olsun. Artık binalarımız kendi enerjisinin bir kısmını sağlasın. Bu fikir belki ilk defa benden çıktı. Ama ben çok faydalı olacağına inanıyorum. Çünkü yapının maliyetinin belki %10’unu, %20’sini arttıracak. Ama 3 yıl sonra, 4 yıl sonra bunun geri ödeme süresini karşılayacağına inanıyorum. Tabii bunun hesabını yapmalıyız. Kaç tane bina olacak? Çatıları, panelleri belki o sektörde çalışacak, enerji anlamında çalışacak girişimcilere de kişilere de bir fırsat olmuş olacak. Dolayısıyla yapılırsa mükemmel olur. Çünkü biz artık söz verdik. Dedik ki;’ 2050 yılında emisyonlarımızı sıfıra indireceğiz. Emisyonları sıfıra indirebilmemiz için de, bizim kalben emisyonlarını azaltabilen, yenilenebilir enerji teknolojilerine dönmemiz lazım. O sağlam olan zeminlerde yaptığımız TOKİ’lere bunları yapabiliriz. Veya deprem görmüş bölgelerdeki kısımlara yine güneş panelleri döşeyip, iki katlı evlerde veya üç katlı evlerde de bunları deneyebiliriz. Bunun oldukça faydalı olduğunu düşünüyorum. Lütfen Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı,  buna bir kafa yorsun. Bilim insanlarını dinlesinler.”

ÜLKEMİZ ENERJİ VERİMLİLİĞİ UYGULAMASINI YETERİNCE GERÇEKLEŞTİREMEDİ

Özellikle pandemi sonrası ekonomik kazanımlarda enerji verimliliği sağlamak adına bir çok ülkede bir takım uygulamalar yapıldığına dikkat çeken Prof. Dr. Hikmet Esen, küçük gibi görünen bu kazanımların önemli olduğunu söyledi. Ülkemizde bu anlamda yeterli uygulama yapılmadığını da belitren Esen, şunları söyledi:

”Bir şehri modellerken, lütfen yine o bölgenin insanlarından, o şehrin bilim insanlarından faydalanıp,  güzel bir şehir planlaması yapsınlar. İsteğimiz bu. Yoksa biz enerji kriziyle de karşı karşıya kalıyoruz. Tüm ülkeler covit’ten sonra çeşitli enerji verimliliği uygulamaları yaptılar.  Ama maalesef çok üzülüyorum. Ülkemizde enerji verimliliği adına gereksiz ışık sarfiyatımız var. Elektrik sarfiyatımız var. Bakın bizden çok çok ekonomileri iyi olan ülkeler, batı ülkeleri, kiliseleri, katedralleri kendileri için çok önemli olan müzelerin ışıklarını saat 22.00’den sonra kapattılar. Ve ne oldu? Bunlardan  %1 bile olmayacak bir kar elde ettiler. O % 1 için tüm ülkelerindeki uygulamaları, enerji verimliliği uygulamalarını faaliyete soktular. Sıcak suların derecelerini düşürdüler. Bir sürü uygulamaları var. Ama biz ülkemizde maalesef bunu göremedik. Tonlarca ışık sarfiyatımız var. Bakanlığımızın kapısında, müdürlüklerimizin kapısında bir sürü reklam panoları var. Devletimizin bir an önce enerji verimliliği ile ilgili de bu uygulamaları devreye sokması lazım.’’

 

 

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Tema Tasarım | Osgaka.com