Ana Sayfa Güncel, GÜNDEM, ÖZEL HABER 17 Temmuz 2023 800 Görüntüleme

BİR TARAFTA EVSAHİPLERİNE % 25 ZAM DEYİN, DİĞER YANDA KENDİ KURUMLARINIZ % 120 ZAM YAPSIN.BU NE YAMAN ÇELİŞKİ!

Yaşanan konut krizi deprem bölgesindeki vatandaşların çevre illere göç etmesi ile artarken, enflasyon ve hayat pahalılığı bir çok ürün kaleminde ardı ardına fiyat artışı olmasına neden oluyor. Ülke genelinde şimdiye kadar belki de hiç görülmemiş oranda kiralara yapılan zam, kiracı olan vatandaşlar için büyük bir maddi külfet oluşturuyor. Öte yandan Elazığ gibi çevre illerden depremlerin etkisi ile göç alan illerde ise kiralık konut bulmak neredeyse imkansız hale geldi.

Elazığ’da emlak sektöründe faaliyet gösteren iş insanı ve Vefa Der Kurucu Genel Başkanı Zülfü Kartakgül, kiralardaki fahiş artışların sadece konut için değil işyerleri için de büyük sorun teşkil ettiğini söyledi. Devlet kurumlarına bağlı işyerlerinin kiralarında bile % 120 nin üzerinde kira zammı yapıldığını ifade eden Kartakgül, işyerlerinin istihdam sağlayan işletmeler olduğunu ve kira artışları yüzünden kapanma ya da personel çıkarma noktasına geldiğini söyledi.

KONUT KRİZİNDE ÇİFT TARAFLI BİR MAĞDURİYET YAŞANIYOR

Yaklaşık 10 yıldır gayrimenkul işleri ile alakadarız. Şehrimizde bu yönde çalışmalarımız var. Özellikle emlak komisyon ve şehrimizdeki fahiş kira artışları ile alakalı düşüncelerimizi beyan edeceğiz. Ekonomik problemlerin had safhada olduğu bu dönemde, enflasyonun müthiş derecede artış gösterdiği bu dönemde, bu sıkıntılı durum, konutlar üzerinde ve kiracılar üzerinde de nüksetmiştir. Her şeyden önemlisi özellikle sadece Elazığ’da değil, tüm Türkiye’de yaşayan vatandaşları rahatsız eden bir durum. Bu durum meclise taşındı biliyorsunuz. Bu noktada bizler bir yandan kiracı olan vatandaşların haklarını savunurken, onların haklarıyla alakalı beyanatlarda bulunurken, bir taraftan da ev sahiplerinin mağduriyetlerini dile getirmekte mükellefiz. Objektif ve adaletli bakıldığı zaman çift taraflı bir mağduriyet yaşanıyor.

DAHA ÖNCE 400-500 BİN LİRA OLAN KONUT FİYATLARI, ENFLASYON VE FİYAT ARTIŞIYLA BİRLİKTE 2-2,5 MİLTYON TL OLDU

Neden diye sorarsanız malumunuz, enflasyon artışı, ekonomik sıkıntılardan, önce ülkemizde daire fiyatları 400 ila 500 bin lira bandındayken, Elazığ’ın yaşanılabilir lüks semtlerinde 4+1 daire fiyatları 400 ila 500 bin lira arasındayken,  bu enflasyon, fahiş zamlar, devalüasyonlar, döviz artışı, altının fırlayışından sonra bu durum konuta da sirayet etti. Demir fiyatlarında, beton fiyatında, inşaatın ham maddesinde çok yüksek bir artış oldu. Artış olunca müteahhitler özellikle daire maliyetleri noktasında yüksek giderler göstermek durumunda kaldılar. Ve bir dairenin maliyeti önceden kaç liraya yapılıyorsa birden çarpı 4 katı arttı.  Bu şekilde konut fiyatlarında da muazzam bir artış oldu. Daha önce 400-500 bin lira bandında alınan daireler şimdi, 2 milyon 2,5 milyon bandına yükseldi. Bu yükselişi sadece demire veya çimentoyu endekslememek lazım. Döviz artışı, mazot artışı, çimento artışı malumunuz ekmek fiyatlarını da artırdı, su fiyatını da arttırdı, süt fiyatını da artırdı. Yani Türkiye’de yaşam standartlarımız açısından kullandığımız gıda ürünlerinden tutun, temizlik ürünlerinden tutun, bütün ürünlerde ciddi manada bir artış yaşandı. Bu artışın yaşanmasıyla birlikte insanların almış olduğu maaşları dairelerin 400-500.000 lira olduğu dönemde almış olduğu maaşlar doğal olarak bu durumundan kaynaklı yükseltildi. Anlattığım olayın özeti şudur: İnsanların alım gücü düştü, Türk liramızın değeri muazzam derecede düştü Alım gücü düşen, yüksek enflasyon yaşanan bir ülkede buna bağlı olarak tabii ki artışlar da gösterilecek.

ALINAN TEDBİRLER,  EVSAHİBİNİ DE KİRACIYI DA MAĞDUR ETMEMELİ

Burada bizim özellikle kira artışlarına binaen vicdansızlık, merhametsizlik ve fırsatçılık yapan kesime bir tepkimiz var. 400 -500 bin lira bandında olan fiyat döneminde, bin 500 -2000 lira lüks dairelerin kira değerlerinin bugün 7-8 bin lirayı geçmemesi lazım. Ama biz görüyoruz ki, 15- 20 bin  lira kira talebinde bulunan mal sahipleri  var. Bunlar kesinlikle bugünün değerleriyle değerlendirildiği zaman söz konusu değildir. Burada bir fırsatçılık ve zulüm vardır. Bu zulümle alakalı her platformda düşüncelerimizi ifade ediyoruz. Hükümet bununla nasıl ilgili nasıl önlemler aldı ? Ev sahiplerine %25 kira artışı üzerinden zam  yapmaması diye bir temel madde ortaya koydu. Bu maddenin işleyişi ile alakalı kiracıların da ev sahipleri tarafından yüksek ve fahiş artırım talebiyle karşılaştığı zaman valiliklere başvurup, şikayetçi olması şekilde yol gösterdi. Bu güzel bir uygulama. Biz ancak hükümetimizin tavsiyelerimizi tavsiyelerini dile getirebiliriz. Kiracılarımıza bu noktada çok fahiş artışlar yapılıyorsa, bu şekilde ev sahipleri ile alakalı bir tutum gösterebilirler. Bunun dışında ev sahipleri de elbette kira artışı yapmak zorunda. Bunlar da ev kirasıyla geçimini yapan insanlar var, evi var oradaki kirayla kendi idamesini yapıyor. Onun da enflasyon altında ezilmemesi lazım. Ama tabii 8-9 bin  lira kira değeri olan bir daireye 18-20 bin lira istemek de vicdansızlıktır.

HÜKÜMET EVSAHİPLERİNE % 25’TEN FAZLA ZAM YAPMAYIN DERKEN, HÜKÜMET KURULUŞLARINDAKİ İŞYERLERİNİN KİRASINA % 120 ZAM YAPILDI

Yine çok önemli bir konu var. Bir yandan ev kiralarında Hükümetin böyle güzel bir önlemi oldu. Ama bir deistihdam sağlayan dükkan sahibi arkadaşlarımız, kiracılar var. İşletme sahibi olan Dükkan sahibi olan mülk sahibi olan arkadaşlarımızın Kiracıları var kiracılar bu dükkanlarda şehrin ekonomisine katkıda sağlıyorlar, istihdam oluşturuyorlar. Bu dükkanın işleyişine göre kafe, market, bakkal olabilir. Oto sanayi dükkanı olabilir. Kuyumcu dükkanı olabilir, ofis olabilir, çay bahçesi olabilir. Buna benzer işletmeler. Burada özellikle hükümetin böyle bir beyanda bulunmamasından kaynaklı boşluktan faydalanıp, dükkan kiralarında çok ciddi artışlar yaptılar. Bir de burada esas bizim önemli altını çizmek istediğimiz bir nokta var. Hükümetimize buradan çağrıda bulunuyorum, siyasilerimize buradan çağırıda bulunuyorum. Devlet mekanizmasının kiraya verdiği işletmeler var. Bunlar demin bahsettiğim gibi DSİ’nin, karayollarının, Orman Bölge Müdürlüğü’nün, Elazığ Belediyesi’nin müstecili olduğu büfeciler, çay bahçesi işletmeleri, lunaparklar, kafeteryalar, lokantalar. Buna benzer hükümet aracılığıyla, yani hükümete bağlı resmi kurumlar aracıyla kiraya verilen işletmelerde çok fahiş kira artışları var. KDV ve diğer artan vergilerle birlikte yüzde yüzün üzerinde kira artış oldu. Ekonomik problemlerden. bu enflasyon verilerinden önce 120 bin lira kira veren bir işletmenin, 260 bin  lira kirası oldu. Burada tabii resmi kurumlarda çalışan arkadaşlar da muhakkak ki gelen yazılar doğrultusunda artırıyorlar. Ama biz buradan siyasilerden özellikle bu konunun altını çizmelerini istiyoruz. Bununla alakalı bir düzenleme yapılmasını kesinlikle talep ediyoruz. Çünkü iş yerleri çok önemli istihdam sağlayan mekanlardır.

İŞLETME KİRALARINA % 120 ZAM YAPARSANIZ İŞYERLERİ KAPANIR, YA DA PERSONEL ÇIKARIR

Şimdi siz iş yerlerine %120’nin üzerinde bir kira artışı yaparsanız, bu işletmecileri sıkıştırmış olursunuz. Bunları köşeye sıkıştırmış olursunuz. Ve işletmelerin kapanmasına vesile olursunuz. İşletmelerin büyümesine vesile olmazsınız, yürümesine vesile olmazsınız. Onun için iş yerlerinin kapanmaması adına, iş yerlerinde çalışan sayısını düşürülmemesi adına özellikle hükümetin kira müstecilerine karşı ciddi bir indirim uygulaması yapmasını talep ediyoruz.  Eğer bu %120 bandında artış yapılan  kiralar varsa tekrar o düzeyde  düzeltilmeli ve kira düzeyinin en azından diğer konut Kiracıları gibi yüzde 25 ile sınırlandırılmasını önemle istiyoruz. bunu talep ederken, hem iş adamı kimliğimle, hem de Türkiye Vefa derneğinin Genel Kurucu Başkanı olarak, sivil toplum kuruluşu kimliğimizle talep ediyoruz. Bu noktada beyanatlarımız ve fikrimiz budur.

BİR TARAFTA EVSAHİPLERİNE % 25 ZAM DİYİN, DİĞER YANDA KENDİ KURUMLARINIZ % 120 ZAM YAPSIN.BU NE YAMAN ÇELİŞKİ!

Bahsettiğimiz fahiş artışlar sonucunda tapu harçları ve diğer vergi kalemlerine de çok ciddi artışlar geldi. Yüzde 18 KDV, yüzde 20’ye çıktı. Tapu harçlarında ciddi bir artış oldu. Bu konuda da büyük sıkıntılar yaşanıyor. Elbette bir artış talebinde bulunulması şu piyasada normaldir. Hükümet de bunu yapar. Ama bir taraftan konut sahiplerine:’ yaptığınız yanlıştır, %25 kira artışını üstüne çıkmayın’ derken;  bir taraftan da sizin kendi organlarınızda, devlet organlarında fahiş vergi artışları, fahiş kira artışlarında bulunursanız, biz de buna deriz ki; ‘bu ne  yaman çelişki?’  Buranın altını özellikle çizelim. Bir taraftan konut sahiplerine kira artışında %25’i geçmeyin derken, bir yandan da siz hem vergilendirmelerde KDV 18’den 20’ye tapu harçlarında ciddi artış yapın, hükümet kuruşlarına bağlı olan iş yerlerine DSİ  gibi, karayolları gibi işletmeleri olan yerlerdeki kiracı müstecillere %120, yani KDV’si ve diğer vergilendirmelerle yüzde 120 oranında artış yaparsanız, biz de buna ‘bu ne yaman çelişki ‘ deriz. Bu çelişkinin derhal düzeltilmesi yönünde talepte bulunuyoruz.’’

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Tema Tasarım | Osgaka.com