Ana Sayfa Güncel, GÜNDEM, Uncategorized 17 Mayıs 2024 276 Görüntüleme

KIRMIZI ET ÜRETİCİLERİ BİRLİĞİ BAŞKANI ÇİÇEK: ÖNÜMÜZDEKİ 3-4 YIL BOYUNCA ET FİYATLARINDA DÜŞME OLMAYACAK

SERRA TAYLAN

 

Enflasyon ve ekonomik krizin belki de en fazla etkilediği kesim dar gelirli aileler. Ekonomik krizin etkisi ile lüks harcamalar bir yana temel ihtiyaç harcamalarından bile vazgeçmek durumunda kalan dar gelirliler için et almak oldukça zor hale geldi. Et fiyatlarının rekor düzeyde arttığı şu günlerde dar gelirli vatandaşın sofrasında et görmesi en büyük lüks tüketimlerden biri haline geldi. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan  Elazığ Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Mehmet Çiçek, dengeli tarım ve hayvancılık politikaları yürütülmediği sürece et fiyatlarındaki fahiş rakamların düşmeyeceğini belirtti.

HAYVAN VARLIĞININ AZLIĞINDAN DOLAYI ET FİYATLARI DAHA DA YÜKSELECEK

Elazığ Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Mehmet Çiçek de et fiyatlarının bundan sonra düşmeyeceğini ve insanların et tüketme konusunda oldukça zorlanacağı günlerin yakın olduğunu belirtti.

”Özellikle pandemi, kuraklık, Rusya- Ukrayna savaşlarından dolayı  dünyadaki  emtia giderleri arttı. Türkiye hammade yönünden dışa bağımlı. Fiyatların artmasından dolayı süt üreticileri zarar etti. İnekler kesime gitti. Dana olmadı ve bir şey yok olduğu zaman pahalı olur. Dışardan gelen ithal hayvanlar bile yetersiz kaldı. Hala dışardan ithal hayvanlar gelmeye devam ediyor. Kasaplık olsun, besi olsun, karkas olsun. Sonuçta Türkiye 85 milyon nüfusu olan, yıllık ortalama 15 milyon nüfusu olan 100 milyonluk bir ülke. Maalesef Türkiye’de hayvan varlığının yetersiz olmasından dolayı et fiyatları yüksek. Özellikle Dünya’nın bir numaralı zeytin üreticisi İspanya’da yaşanan kuraklık, tüm dünyada zeytinyağı fiyatlarını arttırdı. Bunun en büyük sebebi, hammadde, besilik dana sıkıntımız var. O yüzden et pahalı. Zaten TÜİK’in  açıklaması var. Gıda fiyatlarında ette %’ 100  enflasyon var. Ve bu gidişle de etin 2-3 yıl ucuz olacağı öngörüsü çok zayıf. Yok. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek maliye politikalarında bir sıkılaştırma başlattı. Nereye kadar devlet dışardan hayvan getirip vatandaşı besleyebilir? Buna gücü yeter mi, yetmez mi? Sonuçta bir cari açık var. Bizim öngörümüz hayvan varlığının azlığından dolayı et fiyatları daha da yükselecek gibi görünüyor.

ET İTHAL EDECEK NOKTAYA GELMEDEN TEDBİRLER ALINSAYDI, BU DURUMLARA GELMEZDİK

Hükümetin et talebini gidermek için yurt dışından et ithal etmesini de değerlendiren Mehmet Çiçek, et ithal etmenin, et sorununun kesin çözümü olmayacağını belirtti. Bu konuda sorun bu hale gelmeden önce tedbirler alınması gerektiğini belirtti.

”Hükümetimiz  vatandaşın et ihtiyacını gidermek için yurt dışından et ithal ediyor. Şimdi bu olmadan önce tedbir alınsaydı , bu durumlara gelmezdik. Maalesef belli imkanlar doğrultusunda geç kalındı. Geç kalındığından dolayı et fiyatları yükseldi. Şimdi Et ve Süt Kurumu 2024 yılında Güney Amerika’dan 600bin besilik dana getirecek, büyük ihtimalle de 300-400bin tane kasaplık karkas olsun, besilik dana olsun  getirecek. Etti bir milyon hayvan. Benim görüşüme göre bir milyon hayvan Türkiye’ye yine yetmeyecek. Zaten şu an enflasyondan dolayı bir ekonomik sıkıntı var ülkemizde. Arza rağmen. Et fiyatları yüksek olduğu zaman insanlar artık yememeye başladı. Veya aldığı etin yarısını yemeye başladı. Arzda bir sıkıntı oldu. Ona rağmen et fiyatları çok yüksek. Bunun önüne geçebilmek için ülkemizdeki dişi hayvan materyalini arttırmamız lazım.

ÖNÜMÜZDEKİ 3-4 YIL BOYUNCA ET FİYATLARINDA DÜŞME BEKLEMİYORUZ

Üretimin her aşamasında emek verenlerin içine düştükleri zorluklardan çıkarılması için tedbirler alınması gerektiğini belirten Çiçek, çiğ  süt fiyatlarına yapılan zamların yerinde olduğunu belirtti. Özellikle dişi hayvanların az olmasının et üretimi konusunda en büyük sorun olduğunu belirten arzın talebi karşılamamasından dolayı et fiyatlarında önümüzdeki 3-4 yıl boyunca düşüş beklenmediğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

”Süte geçenlerde küçük bir zam verildi. Zam verilmesinden sonra bütün basın  süte zam yapıldı diye propaganda yaptı. Bu çok yanlış. Siz sütçüyü memnun ederseniz sütçü inek besler, inek çok olursa süt çok olur, dana çok olur. Dana çok olursa besilik maddeler çok olur. Ve et fiyatları makul seviyeye gelir. Şu an Türkiye’deki en büyük sıkıntı dişi hayvan varlığının az olması. Dişi hayvan varlığının az olmasından dolayı buzağı yok. Buzağı olmayınca dana yok. Dana olmadığından dolayı et yok. Bu süreç de hemen böyle 3-5 ayda düzelecek gibi görünmüyor. Zaten bakanlığın yeni politikası, 2028 yılında beside dışa bağımlılığı sıfırlamak istiyor. Ama muvaffak olur mu olmaz mı? Onu uygulanan politikalarla göreceğiz. Yani önümüzdeki 3-4 yıl et fiyatlarının düşeceğini zannetmiyoruz. Bu şekilde gidecek.”

GELGİTLİ, ZİGZAGLI TARIM POLİTİKALARI YÜZÜNDEN ÜRETİCİ ÖNÜNÜ GÖREMİYOR

Besicilik sektörünün küçülmeye gittiğini ifade eden Mehmet Çiçek, artık gençlerin belirsiz tarım politikaları yüzünden köylerden göç ettiğini söyledi. Üreticinin önünü göremediği için şehre göç etmesi ile besiciliğin azaldığını belirten Mehmet Çiçek:

”Özellikle bizim gibi gelişen ülkelerde gençlik köyde kalmıyor. Yeni nesil tarım ve hayvancılığa mesafeli duruyor. Herkes masa başı iş istiyor. Artı üretici önünü görmek istiyor. Gelgitli,  zigzaglı tarım politikalarıyla üretici önünü göremediği için en ufak zararda artık çekiliyor. Yükleri arttı artık. Köylü nüfusunun azalması, insanların şehre göç etmesi Dünya’da olduğu gibi.”

TARIM VE HAYVANCILIK HOLDİNGLERİN ELİNE GEÇTİ

Et üretiminde yaşanan sıkıntıların giderilmesi için öncelikle küçük üreticilerin desteklenmesi gerektiğini de sözlerine ekleyen Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Mehmet Çiçek, dişi hayvan varlığının arttılmasının da gerekliliğine değinerek sözlerine şöyle devam etti:

”Tarım ve hayvancılık artık holdinglerin eline geçti. Et ve Süt Kurumu doğru bir karar aldı. Küçük ölçekli besicilere yurtdışından hayvan getirip bunlara makul fiyatlarla dağıtıp, küçük üreticileri kırsalda tutma, üretime dahil etme politikası var. İnşallah o politika daha da ilerleyerek yapılırsa, insanları köylerde, çiftliklerde tutarsanız biz muvaffak olabiliriz. Yoksa günübirlik politikalarla muvaffak olamayız. Benim görüşüm 2028 yılına kadar et fiyatlarının düşeceğini beklemiyoruz. 2028 yılına kadar doğru politikalar devam ederse, dişi hayvan, damızlık hayvan varlığımız arttırılırsa, süt maliyetleri kontrol altında tutulursa ve süt üreticileri küstürülmezse besicilik ileri doğru gider, ülke makul bir fiyata et yer. Makul bir fiyat diyorum. Öyle et çok ucuz olacak, şu olacak bu olacak beklenmesin. Ben 3 yıldır söylüyorum. Ve maalesef söylediklerimiz hep doğru çıkıyor. Önümüzde kurban bayramı var. Geçen sene canlı olarak 140-150 liraya satılan kurban bu yıl 270-300 TL arasında olacağı bekleniyor. Bu da % 80- %100 artması demektir. TÜİK’in geçtiğimiz günlerde bir açıklaması var. Gıda enflasyonunda, ette % 98’lik bir artış var. Zaten vatandaş da biliyor. Geçen sene bu zamanlar adam 250 liraya yağlı kıyma alıyordu. Bu gün yağlı kıyma 500 lira. Yarı yarıya zam gelmiş. Durumumuz şu an hayvancılık konusunda iç açıcı değil. İnşallah iyi olur diye beklentimiz var.

Üretimin artabilmesi için besicilik ve süt üreticiliği maliyetleri yüksek işler oldu. Sıfır veya düşük faizli kredilerle hak edene, liyakat sahibi insanlara çok iyi etüd yapılarak teşvik verilmeli. Bir ülkenin süt üretimi ne kadar çok olursa et de o kadar ucuz olur. Süt üreticisinin sütünü satma garantisini devletten alması lazım.”

 

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Tema Tasarım | Osgaka.com