DOLAR 43,2789 0.22%
EURO 50,2002 -0.1%
ALTIN 6.374,59-0,30
BITCOIN 4107305-0.55168%
Elazığ
-4°

HAFİF KAR YAĞIŞLI

SABAHA KALAN SÜRE

Cezmi Orkun yazdı…Soruyorum!…

Cezmi Orkun yazdı…Soruyorum!…

ABONE OL
18 Ocak 2026 12:15
Cezmi Orkun yazdı…Soruyorum!…
0

BEĞENDİM

ABONE OL

SORUYORUM!..

Değerli okurlar, iktidarlar vatandaşların rahat ve huzurunu temin etmek için milletin görev verdiği yapılardır. Bu yapılardan biri olan ve 24 yıldır iktidar yetkisine sahip AKP yönetimi ve koşulsuz destekçileri kimlerin refah ve huzuru için görev yapmışlardır. Günümüz Türkiye’sine baktığımızda milletin çok büyük bir kesiminin yoksulluğa ve açlığa mahkum edildiği gerçeği ile yüzleşmekteyiz. O zaman rahat ve huzur kimler için? Elbette küçük bir azınlık olan saray ve eşrafı ile yandaş/paydaşlar için. Bu azınlık, yoksulluğa mahkum vatandaşların sırtından geçinen asalaklar olarak lüks ve şatafat içerisinde yaşamaya devam etmek için de vatandaşların dini ve milli duygularını kendi çıkarlarına alet etmekten asla vazgeçmiyorlar. Gerçek gündemler, algı operasyonları ile farklı gündemlere kaydırılarak millet uyutulmaya çalışılıyor. Oysa hatırlatırım ki, milletimiz sabırlıdır. Susması korkaklığından değil asaletindendir.

Değerli okurlar, ülkemiz zor zamanlardan geçiyor. Günümüz Türkiye’sinde adalet sarayları var içerisinde adalet yok, hak ve hukuk üstünler için var, insan hakları ayaklar altında, özgürlükler kısıtlanmış, insanlarımız hürriyetlerinden yoksun halde, yargı-yasama ve yürütme tek adamın eline verilmiş durumda. Bir anekdotu sizlerle paylaşmak istiyorum; Yanılmıyorsam 2014 yılında bir AKP milletvekilinin de katıldığı toplantıda, İsviçre denizcilik Bakanı’na “ülkenizde deniz yok fakat denizcilik bakanlığı” var deyince, İsviçre denizcilik bakanı “sizde de Adalet yok ama Bakanı var” cevabını vermiş. Demem o ki yabancı temsilciler ülkemiz gerçeğini görüyor, bizler ise yaşıyoruz. Bir ülkede Adalet yoksa başka şeylerin varlığından bahsedilemez…

DOĞRU PARTİ temsilcisi olarak yoksulluğa mahkum edilen vatandaşlarımızın cevabını istedikleri soruları onların sesi olarak iktidar ve koşulsuz destekçileri yanında iktidarın gündemine aparat olan başta CHP olmak üzere TBMM’de bulunan muhalefet yönetimlerine soruyorum;

  • Milletimize kaynak aktarılması yerine, saray ve eşrafı ile yandaşlara kaynak yaratılarak aktarmanız neden?
  • Cumhuriyet’in kazanımı olan tüm değerlerimizi niye sattınız?
  • Siyasi çıkar uğruna dini ve milli hassasiyetlerimizi siyasi çıkarlarınıza alet etmek riya değil mi?
  • Eğitim sistemlerini orta çağ anlayışına hapsetmenizin amacı nedir? Zaten yoksul olan vatandaşların sağlık hizmetlerinden nasıl istifade edecek?
  • İtibardan tasarruf olmaz diyerek itibarınızı korurken!, milletin itibarını neden korumuyorsunuz?
  • Türkiye’yi uyuşturucu ve kaçakçılık merkezi haline kim getirdi? Baronlar neden korunuyor?
  • İşsizliği önlemek adına, üretim ve İstidama dayalı tesisleri neden yapmadınız?
  • Bebek katili terörist APO’yu kahramanlaştırmaktan çıkarınız ne?
  • Emekçi ve emekliler sizler için yok mu? varsa ispatı nedir?
  • Terörist ve hainler vatansever, vatansever yurttaşlar neden terörist muamelesi görüyor?
  • Nitelikli ve kalifiye gençlerimiz ülkemizden dış ülkelere neden kaçıyor?
  • Düşünceleri nedeniyle insanlar neden iş ve özgürlüklerini kaybediyor?
  • Yolsuzluk ve usulsüzlüğü legal hale getirirken neyi amaçladınız?
  • Yoksulluk kader mi? kader ise açlığın siyasal İslam’daki tanımı ne?
  • İçeride Şahin olan sizler ABD başta olmak üzere Emperyal güçler karşısında neden Kedi?
  • YİD ile hazine garantili ödemeler kimleri borçlandırıyor? yapılan ödemeler bir SOYGUN değil mi?
  • Madencilik masalıyla ormanlarımızı katlettiniz, ülkemizi Avrupa’nın çöplüğüne çevirdiniz. Neden?
  • Emekliler yılında emeklileri yok ettiniz, aile yılında ailelerin parçalanmasına sebep oldunuz. 2026 yılının AKP YILI olmasına ne dersiniz?
  • Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ulu önder Atatürk ile alıp, veremediğiniz ne var?

 

…gibi daha nice cevap bekleyen sorular. Bu sorular sonrası vatandaşların ortak kanaati ise “AKP iktidarı uygulamalarıyla vatandaşlara ihanet ediyor” şeklindedir. İnanmıyorlarsa çarşıya, pazara çıksınlar ya da bu fıkrayı sorgulasınlar.  Papaz, iki metre ilerisinde duran zangoca “gizli gizli sen mi içiyorsun bu şarabı?” diye sorar. Ancak zangoç sessiz ve umursamaz. Buna sinirlenen papaz; “sana soruyorum be adam! duymuyor musun?”  Sorusunu “hayır, buradan hiçbir şey duyulmuyor” diye cevaplar zangoç. Papaz, “iki adım öteden beni nasıl duymazsın” der zangoca. Zangoç bunun üzerine papaza dönerek “isterseniz yer değiştirelim, duyulmadığını anlarsınız”  der. Yer değiştirdikten sonra, zangocun papaza “Kilise için toplanan yardımları kim iç ediyor?” sorusunu yöneltince Papaz; “ hakikaten yahu! buradan hiçbir şey duyulmuyor” cevabını verir.

Değerli okurlar, kıssadan hisse; bizler vatandaşlarımızın sesi olarak özet sorularımızı sorduk. Umarım duyar ve cevap verirler. Vermezlerse, gelecekte tüm bu soruların hukuk önünde cevapları elbette alınacaktır. Ünlü düşünür Tolstoy’un “VARLIĞI BİR ŞEY KAZANDIRMAYAN İNSANLARIN YOKLUĞU HİÇBİR ŞEY KAYBETTİRMEZ” sözüne atfen tüm vatandaşların farklılıklara bir kenara bırakıp benzerliklerde birleşmesi ülkemizin beka sorunu olan  “ULUS DEVLET, ÜNİTER YAPININ” bozulmasını önleyici önemdedir.

 

DOĞRU PARTİ olarak dili, dini, mezhebi ne olursa olsun barış, demokrasi, kardeşlik ve özgürlük ne varsa hepsi vatandaşlık bağı ile bağlı olan Türk milletinindir ve öyle kalacaktır. Bizler bu anlayış ekseninde anaların ağlamadığı, emekçinin alın terinin karşılığını alacağı yarınlara sizlerle birlikte yürüyeceğiz. Bu nedenle; sağcı-solcu, Alevi-Sünni, milli-gayri milli gibi gerekçelerle toplumu ayrıştıran, algı operasyonları ile de kutuplaştıran ve kutsal dinimizi siyasi çıkarlarına alet  eden günümüz iktidarı ve koşulsuz destekçilerinin uygulamalarını reddediyor ülkenin ve ülke insanının refah ve huzurunu milletin kendisine ait olanı geri almasıyla sağlanacağına inanıyoruz.

 

Değerli okurlar, milletimiz iktidara verdiği yönetim ehliyetinin kişisel çıkarlar doğrultusunda kullanıldığının farkında elbet. AKP iktidarının baskı ve zulmünün sonlandırılması olayına mizahi açıdan baktığımızda ki, Hakim, kaza yaparak birçok kişinin ölümüne sebep olan bir şoförün ehliyetini iptal edince, şoför; “yapmayın, hakim bey, benim yaşamam, şoförlük yapmama bağlı” diye sızlanınca Hakim; “başkalarının yaşaması da sizin şoförlüğü bırakmanıza bağlı.” der. Yönetim ehliyeti verilen AKP iktidarı 24 yıldır şoförlüğünü yaptığı ülkemizi uçuruma sürüklüyor. Hakim  olan Türk milletinin, ehil bir şoföre yetki vermesinin zamanı gelmiştir. Unutmayınız “İNANIRSAN BAŞARIRSIN”.                                                                        

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP