DOLAR 44,0551 -0.04%
EURO 51,1088 -0.24%
ALTIN 7.219,86-1,11
BITCOIN 30218422.38684%
Elazığ

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

Cezmi Orkun Yazdı….

Cezmi Orkun Yazdı….

ABONE OL
8 Mart 2026 14:07
Cezmi Orkun Yazdı….
0

BEĞENDİM

ABONE OL

GÖZDEN KAÇAN GERÇEKLER(Günümüz Ortadoğu Savaşında)

Değerli okurlar, bu yazımda ABD’nin kendi çıkarları doğrultusunda taş üstüne taş bırakmadığı bir kanlı dönemin içinden geçerken gözden kaçan gerçekleri paylaşmak istedim. Kanlı dönem diyorum ki Venezüella, Grönland ve İran olayları ortada. Tüm bunlar ne için derseniz, ekonomik açıdan süper güç olma ve dünya enerji kaynaklarını kendi denetim ve kontrolüne alma amaçlı ABD oyunudur. Bu amaç doğrultusunda olası rakiplerinin önünü kesmek ve yeni oluşturulacak dünya düzeninde tek başına söz sahibi olmak için her yolu denemekten kaçınmıyor, Birçok yazımda enerji kaynaklarının elde edilmesi konusunda ABD’nin neler yaptığını anlatmaya çalışmıştım. Dün DOĞRU PARTİ Genel Başkan yardımcısı değerli hocam Sedat Şenermen’in İngiliz BBC’den alınan analiz paylaşımını okudum. Bu olayların temel nedenine ekonomik açıdan bakan bu analizi, enerjinin geleceği konusuyla birlikte ele alarak sizlere aktarmanın olaylara bakışınızda zenginlik sağlayacağı aşikardır.

 

Söz konusu analiz iki olay arasındaki bağlantıya dikkat çekiyor. Bu olaylardan biri ABD’nin Venezuela operasyonu ile herkesin “diktatör devrildi” diye gördüğü ve alkışladığı Maduro’nun neden derdest edildiği konusunda “Venezuela’nın en büyük petrol müşterisi kim” diye sormadı.  Elbette günde 800 bin varil petrol alan Çin…İkinci olay, ABD ve İsrail İran’ı vurdu. Hamaney öldürüldü. Herkes “nükleer tehdit bitti” dedi. Bazıları alkışladı. Bazıları Uluslararası hukuka aykırıdır dedi. Protesto etti. Ancak, Kimse “İran’ın en büyük petrol müşterisi kim?” sorusunu sormadı. Elbette günde 1 milyon 500 bin varil petrol alıcısı Çin… İki farklı ülke. İki farklı kıta. İki farklı bahane. Ama aynı müşteri. Çin. Tesadüf mü? Hayır tabi. Ray Dalio’nun tezi net: Yükselen güç mevcut güce yaklaştığında çatışma kaçınılmaz. Örneklersek;

  • Almanya yükseldi. İngiltere’yi geçiyordu. Sonuç: Birinci Dünya Savaşı.
  • Japonya yükseldi. Pasifik’te Amerika’ya yaklaşıyordu. Sonuç: İkinci Dünya Savaşı.
  • Sovyetler yükseldi. Amerika’ya meydan okuyordu. Sonuç: Soğuk Savaş.

 

Çin’in mevcut durumuna bakacak olursak; Çin dünya üretiminin yüzde 28’ini tek başına yapıyor ve her yıl ABD’ye biraz daha yaklaşıyor. Analistlere göre 2030’a kadar Çin dünyanın en büyük ekonomisine sahip olacak. Bu durum ABD için varoluşsal bir kriz. Şu an gördüğünüz her şey bu durdurma hamlesinin parçası. Nasıl mı? Çin tükettiği petrolün yüzde 73’ünü ithal ediyor. Kendi üretimi kendisine yetmiyor. Dışarıdan almak zorunda. Çünkü; Çin kendi yakıtını üretemeyen ekonomisi güçlü bir motor gibi çalışıyor ve dünya üretiminin dörtte birini tek başına çeviriyor. İşte bu yüzden ABD; 4 hortumlu bu motoru çalışmaz hale getirmenin peşinde ki,

Birinci hortum: Venezuela. Kesildi

İkinci hortum: İran. Savaş devam ediyor…

Üçüncü hortum: Rusya. Uygulanan yaptırımlarla kısıldı…

Dördüncü hortum: Suudi Arabistan. Savaş nedeniyle üretim düştü…

 

Gördüğünüz gibi motor yakıtsız çalışamayacağına göre hortumlar kesilmeye devam ediyor. Çin’in günlük petrol ithalatı yaklaşık 11 milyon varil. Venezuela ve İran’dan alınan günlük petrol 2 milyon 300 bin varil kesildi yani, ABD son iki ayda Çin’in petrol ihtiyacının yüzde 20’sini kesti. Çin aynı zamanda başka bir şey inşa ediyordu. Modern İpek Yolu. Pekin’den başlayıp Avrupa’nın kalbine uzanan devasa bir kara ticaret ağı. Demiryolları, Limanlar ve boru hatları. Trilyon dolarlık yatırım ile dünya ticaretini şekillendirme gayreti içerisindedir. Bu eksende AB ülkeleri ABD’den uzaklaşıp Çin’in ticaret ekosistemine yöneliyordu. Bu durum ABD için ikinci varoluşsal kriz. Bu krizlerin birincisi Çin’in ekonomik olarak ABD’yi geçmesi. İkincisi ABD’nin Avrupa ile yaptığı ticareti kaybetmesi. Böylece ABD, tek hamleyle iki şeyi birden yaptı.

  • Çin’in yakıtını kesti ve
  • Çin’in Avrupa’ya uzanan ticaret yolunu bozdu.

Türkiye ve Grönland NTE kaynaklarını elde etmesi halinde ABD durdurulamaz…Sırada olan ise teknolojik üstünlüğe sahip Taiwan’a yapılacak hamleler. ABD diyor ki, “Taiwan’ı destekleriz.” Çin diyor ki, “Taiwan bizimdir. Gerekirse güç kullanırız” uzlaşma alanı yok. İki taraf da geri adım atmıyor.  Sonuç ne derseniz, Herkes ayrı ayrı savaşlar görüyor. BBC’nin analizine göre tek bir strateji görünüyor. Venezuela, İran, Rusya ve Avrupa bir cephe. Ama savaş bir tane. Sahne arkasında tek bir hedef var. O da ÇİN. Unutmayınız, Enerji kaynakları  veya stratejik  ürünlerin olduğu yerlerde, muhakkak “siyaset” vardır. Hatta “kirli ve kanlı siyaset” vardır.                                                                                                              

Değerli okurlar, BOP projesinin son aşamasında Türkiye hedefte olacaktır. Olası böyle bir durum karşısında AKP iktidarını sözde “terörsüz Türkiye” masalı da kurtaramayacaktır. Madem öyle şimdi neden bu iktidar? Tahminim o ki, AKP iktidarı ABD ne istediyse verdi, ancak geleceğin enerji kaynağı olan stratejik madenlerimizden BOR ve TORYUM’un üçüncü şahıslara devri konusunda verdiği teklifi koz olarak TBMM’de bekletiyor. Bu teklif yasalaşırsa emperyal güçlerin AKP iktidarına ihtiyacı kalmayacaktır. Gördüğünüz gibi her şey koltuk ve kişisel çıkar uğruna feda ediliyor. ABD’nin orta doğuda akıttığı kanı görmezden gelerek dut yemiş bülbüle dönen Erdoğan, daha önce yaptığı gibi, gelecekte de bu detaylara vakıf olmayan milletimize “ABD bizi aldattı, biz aldandık, milletimizde yüce Allah’ta bizi affetsin” derse hiç şaşırmayın. Oyun kurucu olmak yerine piyon olursanız başka şey beklemeyin. DOĞRU PARTİ temsilcisi olarak belirtmek isterim ki, “Günümüz Ortadoğu savaşında gözden kaçan” gerçekler bunlar…                    

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP