DOLAR 44,9272 0%
EURO 52,7372 0.25%
ALTIN 6.833,27-0,16
BITCOIN 3519829-1.22362%
Elazığ
14°

AZ BULUTLU

SABAHA KALAN SÜRE

Cezmi Orkun yazdı…Sosyal Çürüme

Cezmi Orkun yazdı…Sosyal Çürüme

ABONE OL
23 Nisan 2026 17:06
Cezmi Orkun yazdı…Sosyal Çürüme
0

BEĞENDİM

ABONE OL

SOSYAL ÇÜRÜME

Değerli okurlar, geleceğimizin teminatı çocuklarımız bile güven altında eğitimlerini sürdüremiyorsa, anne ve babalar çocukları eve sağ gelecek mi endişesi taşıyorsa, eli öpülesi öğretmenlerimiz can derdindeyse, velilerin ve öğrencilerin bir kısmının öğretmenlere saldırıları cezasız kalıyorsa böyle bir toplumda şefrkat ve huzurdan bahsedilebilir mi? AKP iktidarının yönetim beceriksizliği sonucu yaşanan bu olaylar, 2002 öncesi dönemde aklımıza bile gelmezdi. Liyakatin yerini sadakat aldığı için eğitimsizlik bakanına karşı olayların asıl sorumlusu olan Erdoğan sessiz kalmak yerine sorumlu olduğu bu bakanın affını neden istemez? Geleceğimizin teminatı çocuklarımız neden bu olayların merkezinde ?

Bu ve benzeri tatsız olaylar, AKP iktidarının, Ulu önder Atatürk ve onun ilke ve devrimlerinden duyduğu rahatsızlık ile eğitim kurumlarını devletin değil tarikat ve cemaatlerin denetim ve kontrolüne bırakması temel sorun olarak ortadadır. Bu durum; AKP iktidarı döneminde uygulanan yanlış politikalar sonucu derin bir ekonomik kriz yaşanması, Adaletin aranır olması, etik ve kültürel değerlerimizin zayıflatılması, devlet ve siyasilere karşı oluşan güvensizlik, insanların ayrıştırılması ve ahlaki çöküş gibi etkenler sosyal çürümeyi kalıcı hale getirmiştir. AKP iktidarının yanlış uygulamaları ise;

  • İdeolojik ve kültürel farklılıklar üzerinden yürüttüğü siyaset ile toplumun bir arada yaşama kültürünü zayıflatarak “biz” ve “ötekiler” şeklinde keskin çizgilere toplumsal kutuplaşmanın oluşması,
  • Yasama, yürütme ve yargının tek elde toplanmasının yarattığı adaletsizlik, halkın yoksulluğu mahkum edilmesi, saray ve eşrafının halktan kopuk yaşaması, rüşvet ve yolsuzluk olaylarının örtbas edilmesi, temel ahlaki değerlerin yitirilmesi vs. uygulamaları vatandaşların siyasilere, Kamu kurumlarına, yargı sistemine ve hatta birbirlerine olan güvenin azalması,
  • Toplumda şiddet her alanda, sadece fikir ayrılıklarında değil, günlük hayatın sıradan anlarında bile yaşanan gerginlik ve öfke patlamalarına sebep olması ama gerekli önleyici tedbirlerin alınmaması,

Gibi hususlardır. Öyle ki; Ekonomisi, eğitim ve sağlık sistemi, hak-hukuk ve adaleti çöken, yoksul ve aç insanların sayısının sürekli arttığı, işsizliğin kol gezdiği, kadın cinayetleri ile kadın ve çocukların istismar edildiği, güvensizlik ve ahlaksızlığın meziyet olduğu ülkemizde toplumsal düzenden bahsetmek elbette mümkün değil. Toplum olarak çürümüş bir haldeyiz. Gülenler ÇOK ağlayan YOK!.. DOĞRU PARTİ temsilcisi olarak sosyal çürümenin çok boyutlu olduğu ve çözümünün kolay olmasa da mümkün olduğunu belirtmek isterim. Ancak bu çürümenin önüne geçmek için öncelikle;

  • Eğitimde reform yaparak farklı fikirlere saygıyı teşvik eden bir eğitim sistemi kurgulamak
  • Toplumsal güveni yeniden inşa etmek için Hukukun üstünlüğünü ve kamuda liyakate dayalı atamaları güçlendirmek
  • Toplumsal barışı sağlamak için, siyasette ve toplumun her alanında kutuplaştırıcı dilden vazgeçmek ve uzlaşma zemini oluşturmak,

Adımlarının atılması gerekir. Okullarda yaşanan silahlı saldırıları kontrolden çıkan ve cinnet geçiren bir çocuğun bireysel eylemi gibi ifadelerle açıklamaya çalışmak, gerçeği örtmenin en kolay yoludur; çünkü derinleşmiş bir sosyal çürüme vardır gerçeğinden hareketle sadece eylem yapanı değil, o eylemi ortaya çıkaran düzenin de sorgulanması gerekir. Çünkü;  Bu ve benzeri olaylar toplumun çöktüğünün açık göstergesidir. Yaşamın önemini temin etmeden, adalet duygusunu onarmadan, kurucu irade ekseninde bir eğitim anlayışı kurmadan bu tablo değişmeyecektir. Aksi halde bugün yaşananlar yarının daha büyük felaketlerinin habercisi olmaya devam edecek ve ülke her geçen gün daha karanlık, daha kırılgan ve daha tehlikeli bir noktaya sürüklenecektir.

AKP iktidarının sebep olduğu sosyal çürüme; Hemen her gün seçilmişlerin görevlerinden alınması, usulsüzlük, dolandırıcılık, hırsızlık yaparak kolay yoldan servet kazananlara ilişkin yeni bir haber ile kendini gösteriyor. Bir yanda asgari ücrete yapılacak üç kuruş zammı bekleyen milyonlar, diğer yanda kolay yoldan para kazanmanın derdine düşmüş, hukuk tanımayan yandaş/paydaş saray ve eşrafı.

Değerli okurlar, sosyal çürüme devam ediyor. Cehaleti eğitimle giderirsin, Geri kalmış ülkeyi, çalışıp kalkındırarak ilerletirsin. Her alanda kendini gösteren sadakate dayalı yönetim yerine liyakate dayalı yönetimle ülkeyi şaha kaldırırsın, havuz su tutmuyorsa kaçakları önleyerek havuzu doldurursun. Gördüğünüz gibi her sorunun bir çözümü var. Ama; sorunlara çözüm olacak siyasileri seçerken iki grup olarak ele almalısınız. BİRİNCİ GRUP mevcut İktidar ve iktidarın payandası olan muhalefet partileri(AKP, MHP, DEM, HÜDA-PAR, CHP, TİP, YENİDEN REFAH, GELECEK, DEVA, İYİ, ZAFER Partilerini içine alır), İKİNCİ GRUP ise DOĞRU PARTİ başta olmak üzere bunların şeytanlıklarının farkında olanlardan(CUMHURİYETÇİ VATANSEVENLER; MİLLİ YOL gibi) oluşan partiler. Günü geldiğinde son söz elinizdeki mühür de…

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.