MİLLETVEKİLİ EROL’DAN MİLLİ MUTABAKATI GÜÇLENDİRME ÇAĞRISI
CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Sivas Madımak ve Başbağlar katliamlarını anarken, toplumsal birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. Terörsüz Türkiye sürecinden özgürlükçü anayasa ihtiyacına, güçlü devlet anlayışından milli mutabakata kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulunan Erol, “Bu devlet hepimizin, ortak değerlerde buluşmayı başarmalıyız.” dedi.
CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, 2 Temmuz Madımak Katliamı ile 5 Temmuz Başbağlar Katliamı’nda yaşamını yitiren vatandaşları rahmetle andı. Konuşmasında toplumsal barış, eşit yurttaşlık, hukuk devleti, terörsüz Türkiye süreci ve milli mutabakatın önemine dikkat çeken Erol, Türkiye’nin ortak değerleri etrafında kenetlenmesi gerektiğini söyledi.
MİLLETVEKİLİ GÜRSEL EROL: “HAYATINI KAYBEDENLERİ ANIYORUM”
2 Temmuz’da hayatını kaybeden vatandaşları anarak konuşmasına başlayan Erol, “Bugün söz aldığım gündem maddesi üzerine değil, 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas Madımak Oteli’nde yaşanan ve 35 vatandaşımızın hayatını kaybettiği acı olayın yıl dönümü dolayısıyla kürsüde bulunuyorum. Yaşamını yitiren tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyor, mekânlarının cennet olmasını temenni ediyorum. Bu insanlık dışı saldırıyı gerçekleştirenleri ise bir kez daha şiddetle kınıyorum.” ifadelerini kullandı.
EROL BAŞBAĞLAR KATLİAMINI DA UNUTMADI
5 Temmuz Başbağlar Katliamı’nı da hatırlatan Erol, “Benzer şekilde, 5 Temmuz’da Erzincan’ın Başbağlar köyünde gerçekleştirilen hain terör saldırısında hayatını kaybeden 33 vatandaşımızı da rahmetle anıyorum. Kadın, çocuk, genç ve yaşlı demeden masum insanları hedef alan bu alçak saldırıyı da en güçlü şekilde lanetliyorum. Hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum.” dedi.
“ORTAK KİMLİĞİMİZ TÜRKİYE CUMHURİYETİ VATANDAŞLIĞIDIR”
Toplumsal birlik ve beraberliğin önemine vurgu yapan Erol, “Ülkemizin artık bu tür acıları bir daha yaşamaması gerektiğine inanıyorum. Düşüncelerimiz, yaşam tarzlarımız, etnik kökenlerimiz ve inançlarımız birbirinden farklı olabilir. Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Gürcü ya da başka bir etnik kimliğe sahip olabiliriz; Alevi ya da Sünni olabiliriz. Her bireyin kendi tarihi, kültürü ve kökeni onun onuru ve zenginliğidir. Ancak hepimizin ortak bir kimliği vardır: Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı hepimizin üst kimliğidir. Etnik kökenimiz, mezhebimiz ya da yaşam biçimimiz ne olursa olsun, ortak paydamız Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmaktır. Bu anlayış doğrultusunda ‘Ne mutlu Türküm diyene.’ sözü de Cumhuriyet’in bizlere kazandırdığı önemli değerlerden biridir.” değerlendirmesinde bulundu.
“ARTIK BU ÜLKEDE 28 ŞUBAT BENZERİ UYGULAMALAR YAŞANMAMALIDIR”
Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin düşüncelerini paylaşan Erol, “İçinde bulunduğumuz süreci de bu değerler çerçevesinde değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum. Vatandaşlık haklarımızı bu ortak kimlik temelinde tanımlamalıyız. Zira bugün ‘terörsüz Türkiye’ hedefi doğrultusunda önemli bir süreç yaşanmaktadır. Önümüzdeki dönemde çeşitli yasal düzenlemeler ve kanun teklifleri gündeme gelecektir. Artık bu ülkede 28 Şubat benzeri uygulamalar yaşanmamalıdır. İnsanlar inançları, kıyafetleri, başörtüleri ya da yaşam tarzları nedeniyle sorgulanmamalı, dışlanmamalı ve ayrımcılığa maruz bırakılmamalıdır. Aynı şekilde hiçbir vatandaş etnik kimliği nedeniyle ötekileştirilmemeli, hedef gösterilmemeli ya da şiddete maruz kalmamalıdır. Toplumsal birlik ve beraberliğin temeli, vatandaşlık bilinci ve özgürlükçü bir anayasa anlayışıyla güvence altına alınmış eşit yurttaşlık hakları olmalıdır.” diye konuştu.
“TOPLUMUN ORTAK BEKLENTİSİ ADİL DEVLETTİR”
Elazığ’daki siyasi tecrübelerinden örnek veren Erol, “Bunun en somut örneklerinden biri de şahsımdır. Elazığ Milletvekili olarak, Alevi ve Tunceli kökenli bir vatandaş olmama rağmen görev yapıyorum. İnsanlara millî değerler çerçevesinde, vatandaşlık bilinciyle ve devlet adamı sorumluluğuyla hitap edildiğinde, toplumun ne etnik kimliğinizle ne de doğduğunuz coğrafyayla bir sorunu olmadığını açıkça görmek mümkündür. Toplumun ortak beklentisi adil bir devlettir; herkese eşit yaklaşan, özgürlükleri tüm vatandaşlarına eşit şekilde sunan, sosyal hukuk devleti ilkesini benimseyen ve hukukun üstünlüğünü herkes için eksiksiz uygulayan bir devlet anlayışıdır.” ifadelerine yer verdi.
GÜÇLÜ DEVLET VURGUSU
Türkiye’nin güçlü bir devlete ihtiyaç duyduğunu belirten Erol, “Elbette hepimiz güçlü bir devlet isteriz. Türkiye’nin bugün en fazla ihtiyaç duyduğu unsurlardan biri de güçlü devlet yapısını daha da sağlamlaştırmaktır.” dedi.
MİLLETVEKİLİ EROL, COP31 TEMASLARINI ANLATTI
Londra’da gerçekleştirilen COP31 hazırlık toplantılarına ilişkin bilgi veren Erol, “Geçtiğimiz hafta TBMM Çevre Komisyonu üyeleri olarak COP31 hazırlıkları kapsamında Londra’da çeşitli temaslarda bulunduk. Komisyonda temsil edilen tüm siyasi partilerden milletvekilleri bu programa katıldı. COP31 Dönem Başkanlığını ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum yürütmektedir. Türkiye’nin böylesine önemli uluslararası bir organizasyona ev sahipliği yapacak olması, ülkemiz adına büyük bir kazanımdır. Toplantıda dünyanın farklı ülkelerinden devlet temsilcileri, akademisyenler, çevre uzmanları, bilim insanları, sivil toplum kuruluşları, iş dünyasının temsilcileri ve büyük şirketlerin yöneticileri yer aldı. Kasım ayında Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 Zirvesi’nin de ülkemizin uluslararası alandaki saygınlığına önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum.” şeklinde konuştu.
“BU DEVLET HEPİMİZİN”
Siyasi farklılıkların ortak değerlerin önüne geçmemesi gerektiğini dile getiren Erol, “Parlamentoda farklı görüşleri tartışıyor olabiliriz. Ancak sonuçta devlet hepimizin devletidir. Bu devlet herhangi bir siyasi partinin değil; AK Parti’nin de CHP’nin de İYİ Parti’nin de MHP’nin de DEM Parti’nin de Saadet Partisi’nin de değil, 86 milyon vatandaşın ortak devletidir. Vatan da bayrak da millet de hepimizin ortak değeridir. Bu ortak değerlerde buluşmayı başarabilmeliyiz.” dedi.
EROL, GEÇMİŞTE YAŞANAN ACILARI HATIRLATTI
Türkiye’nin geçmişte yaşadığı acı olaylara değinen Erol, “Toplumu farklılıklar üzerinden ayrıştırmak kolaydır. Ne yazık ki geçmişte bunun ağır bedellerini ödedik. Maraş, Çorum ve Sivas olaylarını yaşadık. Sağ-sol çatışmalarını gördük, darbelerle karşı karşıya kaldık. Farklı dönemlerde çeşitli yapılanmalar bu ülkenin huzurunu hedef aldı. Kimi zaman Gladio, kimi zaman derin devlet, kimi zaman PKK, kimi zaman da FETÖ adı altında ülkemize büyük zararlar verildi. Sonuçta bedeli her zaman Türkiye ödedi.” ifadelerini kullandı.
“TERÖRLE KANAYAN YARAMIZ OLDU”
Terörün ülkeye ağır bedeller ödettiğini belirten Erol, “Terörle mücadele sürecinde kamu kaynaklarından yaklaşık 2 trilyon dolarlık harcama yapıldı. On binlerce faili meçhul cinayet ve yargısız infaz yaşandı. Otuz binden fazla şehit verdik. Yaklaşık 5 milyon insan zorunlu göçe maruz kaldı ve büyük şehirlerin sosyal dengesi önemli ölçüde etkilendi.” değerlendirmesinde bulundu.
“MİLLİ MUTABAKATI GÜÇLENDİRMELİYİZ”
Konuşmasının sonunda Meclis’e uzlaşı çağrısı yapan Erol, “Siyasette görüş ayrılıklarımız elbette olacaktır. Ancak çevremizde savaşların ve istikrarsızlıkların yaşandığı böylesine hassas bir dönemde Türkiye Büyük Millet Meclisinin en önemli sorumluluklarından biri millî mutabakatı güçlendirmek olmalıdır. Uzlaşmayı esas alan bir siyaset anlayışıyla; devlet, vatan ve millet söz konusu olduğunda ortak hareket edebilme iradesini ortaya koymak hepimizin sorumluluğudur.” diyerek sözlerini tamamladı.
1
ÜLKÜSÜ VE ÜLKESİNE ADANMIŞ BİR ÖMÜR…..İRFAN SÖNMEZ’LE GÜNDEME DAİR..
17343 kez okundu
2
17027 kez okundu
3
DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN TÜRKİYE’M…….
12711 kez okundu
4
YAZIKONAK’IN DÜRÜST, GÜVENİLİR SİYASET ÜSTÜ BAŞKANI: HATİF ÇADIRCI…
7899 kez okundu
5
İYİ PARTİ’NİN ADAYI İCRAATE DEĞİL REKLAMINI YAPMAYA ADAY…
7626 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.