DOLAR 46,8305 0.03%
EURO 53,4756 -0.17%
ALTIN 6.233,92-0,70
BITCOIN 29355040.23236%
Elazığ
25°

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

Elazığlı besicilerden uyarı:” Elazığ’da besilik dana bulmak zorlaştı.”
  • Harput Times
  • GÜNDEM
  • Elazığlı besicilerden uyarı:” Elazığ’da besilik dana bulmak zorlaştı.”

Elazığlı besicilerden uyarı:” Elazığ’da besilik dana bulmak zorlaştı.”

ABONE OL
6 Temmuz 2026 11:46
Elazığlı besicilerden uyarı:” Elazığ’da besilik dana bulmak zorlaştı.”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Haber: Serra Taylan

Elazığ’da besiciler sektörün içinde bulunduğu ekonomik zorluklardan dolayı bitme noktasına geldiğini söylüyorlar. Ülkede besilik hayvan üretiminin azaldığını ifade eden üreticiler, işçi bulmakta zorlandıklarını bulsalar da işçilik maliyetlerini karşılayamadıklarını belirttiler. Yakup Doğan adlı üretici ülkedeki hayvan varlığının talebe yetmediğini söyledi. Et üretimindeki sıkıntının azalması için devletin öncelikle süt üreticilerine destek vermesi gerektiğini belirten Doğan:” Bizim besi materyali sıkıntımız var, dana bulamıyoruz. Üretmiyoruz, üretmediğimiz zaman dana bulamıyoruz. Uruguay’dan Brezilya’dan hayvan getiriliyor.  Ama yeterli değil  Eksik getiriyoruz.  Ya daha fazla getirecek ya da gençlere bayağı büyük bir destek verecek, üreticilere danasına  destek verecek.” dedi.

“Bizim besi materyali sıkıntımız var, dana bulamıyoruz.”

Babadan gelme bir meslek olarak besicilik yaptığını belirten Yakup Doğan besilik dananın olmaması nedeni ile sektörün küçüldüğünü ve bitme noktasına geldiğini söyledi. Devletin özellikle süt üreticilerine destekleri arttırması gerektiğini belirten Doğan sözlerini şöyle sürdürdü.

“Hayvancılıkla kimse uğraşmıyor, yapmıyor. Eskiden her evde hayvan vardı. Her köşede bir inek olsun, iki inek olsun besliyordu. Şimdi insanlar hayvanla uğraşmıyorlar, hayvan beslemiyorlar. Bizim besi materyali sıkıntımız var, dana bulamıyoruz. Üretmiyoruz, üretmediğimiz zaman dana bulamıyoruz. Uruguay’dan Brezilya’dan hayvan getiriliyor.  Ama yeterli değil  Eksik getiriyoruz.  Ya daha fazla getirecek ya da gençlere bayağı büyük bir destek verecek, üreticilere danasına  destek verecek. Devletin verdiği bin lira, 2 bin lira kurtarmaz. Daha büyük bir destek verecek. Öyle bin  lira, 2 bin  lira değil. Dana başı 5 bin  lira 10 bin  lira destek verecek ki bu gençler bu işe yönelsinler, yapsınlar.”

“Besici kendi yemini üretemiyor. %80 %90’ı para verip alıyor”

“Yem konusuna gelince; bizim ülkemiz çok yağış alan bir ülke değil. Arpamız bazen iyidir, bazı sene kötüdür. Arpa da dışarıdan geliyor. Ama yeterli olmadığı için herkes üretemiyor. Besici kendi yemini üretemiyor. %80 %90’ı para verip alıyor. Devlet bizim gibi üreticilere arazi tahsis edecek,  ekin biçin diye. Kendi kaba yemimiz olsun.  Kendimiz üretebilelim ama devlet bu işe yönelmiyor. Destek vermiyor. Özellikle dediğim gibi gençlere destek verecek, süt üreticilerine daha çok verecek ki üretsinler. Yabancı uyruklu çobanlar çalışıyor. Bugün Suriyeliler, Afganlılar olmasa çalışacak çoban alınamıyor gerçekten. Ya kendimiz yapacağız ya da bu işi bırakacağız. Meralarımız bomboş. Geçen sene gittim, otlanacak hayvan yok, otlatacak insan da yok. Meralarımız çok yok ama olan merada da hayvan yok.”

“Biz buradan gidip Uruguay’ın Brezilya’nın çiftçisini zengin edeceğimize kendi çiftçimizi zengin edelim “

Sektörün gelişebilmesi için devletin özellikle süt üreticilerine destek vermesi gerektiğini de sözlerine ekleyen Doğani verilen desteklerin de gerçek üreticilere verilmediğini söyledi. Doğan denetleme ve kontrolleri yapması gereken ilgili kurum personelinin de yeterli donanıma sahip olmadığını belirterek :

“Devletten bizim beklentimiz  ben kendim besiciyim süt üreticisi değilim ama süt üreticilerine büyük destek vermesi lazım. Ki bu danaların doğması lazım. Bilen kişilere destek vermesini istiyoruz.  Her önüne gelen kişiye de bu destekleri vermemesi lazım. Artık doktorudur, avukatıdır, hakimidir, gelip hayvancılıkla inekle uğraşıyor.  Ama biz gece gündüz kendi ineğimizle beraber aynı ahırın içinde yatıyoruz.  İneğimiz doğuma girerse rahatsızlığı olursa bir veteriner kadar bilgimiz var. Onun doğması ile şey her şeyiyle bizi ilgileniyoruz. Bizim gibi bilen kişilere vermiyorlar desteği, götürüp hakime, avukata  veriyorlar. Onlar haftada bir çiftliği var hayvanların durumunu soruyor. Ama gerçek destek vereceklerse gerçek üreticiye versinler. Tarım İl Müdürlüğü’nün veterinerleri çok bilgili değiller. Onların  da bilgili olması lazım. Onların da grup  halinde üreticiyi bilgilendirmeleri lazım. Hayvanlar nasıl beslenmeli ? Dananın iğnesi, ilacı aşısı nasıl yapılmalı? Öyle bir eğitim vermelerini istiyoruz bu çok güzel olur. Yeter ki bu zararlar görülmesin, bu danalar ölmesin ülkemizde. Tarım İl Müdürlüğü’ndeki personelin hepsi yatıyor. Doğru dürüst kimse işine gitmiyor. Bunların kontrol edilmesi lazım. Bu üreticiyi bilgilendirmeleri lazım. Onların hayvanları ile ilgilenecek veteriner arkadaş bulmaları lazım. Böyle olmazsa bizim ülkemiz kalkınmaz. Ben süt üreticisi değilim ama süt üreticilerine iyi bir destek versin ki insanlar  üretebilsinler 3 tane dana varsa,3 inek versin devlet dana başı büyük destekler versin. Biz buradan gidip Uruguay’ın Brezilya’nın çiftçisini zengin edeceğimize kendi çiftçimizi zengin edelim paramız kendi ülkemizde kalsın kendi çiftçimize verelim.” diye konuştu.

“Masraf çok. Yem pahalı, nakliye pahalı. İşçi bulamadığım için besiciliği bırakmak zorunda kaldım”

20-30 yıl besicilik yaptığını belirten üretici besicilikte en büyük sıkıntının işçi bulmakta yaşandığını söyledi. Devletin gençlere ve süt hayvancılığı yapanlara büyük destekler vermesi gerektiğini ifade eden Haydar Yıldırım, işçi bulamadıklarını, bulsalar bile işçilik maliyetini karşılayamadıklarını belirterek şunları söyledi:

“20-30 sene besicilik yaptım.100 tosunluk ahırım vardı. Ama ben işçi bulamadığım için besiciliği bırakmak zorunda kaldım. Devletin yeni arkadaşlara destek vermesi lazım. Çanakçı Köyündenim. Köyümüzde mera alanları çok geniş. Fakat işçi bulamıyoruz. Köyde 4 bin ufak davar vardı. Şimdi o kadar davardan tek bir tane bile yok. Şimdi besleyen de bir inek besleyebiliyor. O da evi için. Kendine süt üretmek için. İşçi bulunmuyor ki hayvancılık yapalım. İşçi olsa şu an hayvan yok. Devlet gelip bunlara el atsın. Gençlere el atması lazım. Besicilik zordur.50 sene hayvan ticareti ile uğraştım. Şimdiki gençler bu zorluğu çekmiyorlar. Okumuş çocuk nasıl hayvan baksın? İş de yok. Okuyanlar en çok mağdur olanlardır. Küçük hayvancılıkta devlet bir el atmalıdır. Devletin dana için iyi bir destek vermesi lazım. Devlet bu konuda iyi para vermediği zaman kazanamıyorlar. O nedenle bu işi yapmıyorlar. Okumayanlar da yapmıyor. Masraf çok. Yem pahalı, nakliye pahalı. Biz eskiden pancar küspesi getirip mala veriyorduk. Şimdi bir araç buradan Karakoçan’a kaça gidiyor? Bir nakliye kaça? Nakliye pahalı. İşçilik pahalı. Bir işçi 3-4 bin. Ayda 120 bin TL alıyor. Sen ayda 120 bin kazanıyor musun ki işçiye veresin? İşçilik yok. Türkiye’de işçi bulamıyoruz.”

“Eskiden biz buradan Halep’e, Irak’a hayvan gönderirdik. Şimdi yok. Bulamıyoruz. “

Elazığ’da uzun yıllar besicilik yapan ve kasap dükkanı olan İsmail Karakaya  ise eskiden Elazığ’dan yurtdışına hayvan sattıklarını ama şimdi hayvan varlığının neredeyse tükenme noktasına geldiğini belirtti. Karakaya şunları söyledi:

“Elazığ’da mal isteseydik istediğimiz saatte mal bulurduk. Şimdi mal yok Elazığ’da. Elazığ çok geri kaldı. Elazığ hayvan varlığı bakımından Türkiye’de 3. sıradaydı eskiden. Şimdi hayvan pazarı meydanına gittiğinizde bir tane hayvan bulamazsınız. Besicilik en iyi mesleklerden biridir. En zorudur da. Ama mal kalmadı. Kimsede yok. Köylerde mal kalmadı. Dağlarda kimse hayvan beslemiyor. İnek yok ki , danasını bulasın. Eskiden biz buradan Halep’e, Irak’a hayvan gönderirdik. Şimdi yok. Bulamıyoruz. ”

“Masanın başında oturarak tarımın maliyetini hesaplamak, yukarıdan emir vermekle olmaz”

Hem tarım hem de hayvancılıkla uğraşan Genç Osman Gürgeç  de devletin üreticiler için verdiği desteklerde denetimsizlik olduğu için sektörün zarar gördüğünü söyledi. Gürgeç gerçek üretici olmayanlara verilen desteklerin sektörde emek veren gerçek üreticilere kayıplar yaşattığını belirterek şunları söyledi:

“Tarımda masanın başında oturarak tarımın maliyetini hesaplamak, yukarıdan emir vermekle olmaz. Şimdi bir zaman devlet yeşil kartı olanlara 5-10 tane inek verdi. Yeşil kartlı ise bu insan malı  yok demektir. Bu insan 5 ineğe nereden bakacaktı. Ahırı yoksa gidip kiralık ahır gösteriyordu. Hayvanı bedava almış. Et piyasasını da aşağı çekti bu durum. Yardımı veriyorsun. Denetlemiyorsun. Bunlar olmasa ben gider devletten 10 lira yerine 20 lira alırım. Gerçek üreticiyi kimse desteklemiyor. Ülkede hem denetim eksikliği var, hem adam kayırma var. Veteriner gelip aşı yapıyor. 10 tane hayvanı olan gidip kredi çekiyor. Sonra başkasına devrediyor. Böyle saçmalık olmaz. Devlet bize buzağı parası veriyor. Adam alıyor başkasına devrediyor. Benim buzağım evde doğmuş. Sen tespit etmişsin. Para vereceksin. Diyor ki Süt birliğine üye ol. Zaten bir buraya 5 bin destek veriyorsan ben 2 binini bunlara üye olmak için veriyorum. Adam şehirde oturuyor, ikametgahı köyde. Destek alıyor ama hayvancılıkta kullanmıyor. Sen gerçek üreticiyi tespit edip öyle destek vermelisin”

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.