Adalet bakanı Gürler,sadece PKK’lıları kapsayan bir düzenleme yapılacağını, bunun af olmadığını söyledi.
Gürler’in ifadesine göre, düzenleme ile –suç işlememiş- örgüt üyelerine ceza verilmeyecek, beş yıl içinde suç işlememeleri halinde siyaset yapabilmelerinin önü de açılacak.
Bu sözlerde açığa kavuşturulması gereken birçok husus var: Birincisi, düzenleme ile birlikte –örgüt üyesi olmak- sadece PKK için- suç olmaktan çıkarılıyor. Suç işlememiş olmak ifadesi ile örgüt üyeliğinin suç olmadığı ifade edilmiş oluyor. Oysa silahlı örgüt üyesi olmak ayrı bir suçtur, örgüte üye olanlar -suç işlememiş- kabul edilemezler. Üstelik bu ifade ile öteki suç örgütleri ile PKK arasında bir ayırım yapılarak, kimin suç örgütü olduğunu hukuk değil partisel çıkarlar tayin eder deniliyor.
İkincisi, yasanın mahiyeti af olmasına rağmen -düzenleme- ifadesinin kullanılmasıdır. İktidar yaptığı zamlar içinde düzenleme ifadesini kullanıyor, ama buradaki maksat farklı. Af teriminin toplumda iyi karşılanmadığını,tepki çekeceğini biliyor, onun için yapacağı PKK affına düzenleme ambalajını giydiriyor. Fakat tek sebep bu değil, DEMP ve Kandil’de toplanan bölücü unsurlar, baştan beri, “af istemiyoruz, biz suç işlemedik ki af isteyelim,”diyorlardı. Af kavramının yaptıkları eylemleri suç kategorisine soktuğu için bu kavramı kabul etmiyorlardı. Nitekim, AKP’li olup PKK’yı ulusal kurtuluş ordusu olarak gören birçok isim var. PKK, ulusal Kurtuluş Ordusu olunca, af kavramını kullanmak, onların kendilerine yapıştırmaya çalıştığı bu etiketin reddi anlamına geliyor. Bunu göze alamadıkları için düzenleme demeyi, vatandaşa bu şekilde satmayı tercih ettiler.
Üçüncüsü, yine -suç işlememiş- tabiri ile ilgili. Aslında suç işlemeden teslim olan örgüt üyeleri için TCK’da ceza verilmeyeceğine dair bir düzenleme zaten var. TCK’nın 221/2 maddesi aynen şöyle:”Örgüt faaliyeti kapsamında başka bir suça karışmamış olan üye,gönüllü olarak örgütten ayrıldığını yetkili makamlara bildirirse ceza verilmez.” Madde gayet açık; bir örgüt üyesi örgüte üye olma dışında başka bir suça karışmamış ise teslim olduğunda her hangi bir ceza alması söz konusu değil. Öyleyse yasada böyle bir madde dururken niçin yeni bir düzenlemeye ihtiyaç duyuldu? Çünkü suç işlememiş tabiri tamamen toplumsal tepkileri yatıştırmak için. Bu teröristlerin, hangilerinin suça karıştığını veya karışmadığını kim nasıl bilecek? Vatandaşa, “merak etmeyin biz katilleri, canileri affetmiyoruz, hasbelkader örgütte bulunmuş masumları(!?) affediyoruz,” mesajı veriliyor. Suç işleyenlere masum kisvesi giydirilerek böylece tepkilerin önü kesilmiş oluyor.
Bu işin bir cephesi, bir başka cephesi de düzenleme için izlenen yoldur. DEMP sözcüleri, tasarının Apo’nun onayına sunulduğunu, onunda yeterli bulmamakla birlikte bir kapının aralandığını söyleyerek onayladığını söylediler. Bir başkası “süreci Apo yönetiyor” dedi. Kapının aralanması, başka düzenlemelerinde vatandaşın hazım kapasitesine göre zamanı geldiğinde gündeme getirileceğini gösteriyor. Hani yasal düzenleme yoktu? Pazarlık yoktu, bütün unsurları ile silah bırakacaklardı? Bu sözlerin hiç birinin doğru olmadığı ortaya çıktı. Örgüt yöneticilerinden Duran Kalkan da, “tasarı bir gelsin görelim, ona göre tavrımızı belirleyeceğiz” dedi. Yani tasarı millete ve onun meclisine sunulmadan APO ve Kandil’e sunuldu. Bu iddiaların hiç biri bugüne kadar yalanlanmadı. Devlet umurundan azıcık nasibi olanlar asla böyle bir uygulamaya geçit vermezler. Bu, hükümet dışı yeni bir siyasi otorite inşa etmektir. Devlet eliyle paralel bir siyasi güç merkezi kurmaktır. Kısacası egemenliğin bölünmesidir.Bunu benzer sorunlarla karşılaşan hiç bir ülke yapmadı, işte Sri Lanka, işte Peru, işte İngiltere, hangisi örgüt yöneticilerinin boynuna -kurucu önder- madalyası taktı? Hangisi terör örgütünü devletle eşitledi? Hangisi halkından sakladığı yasaları teröristlerin onayına sundu?
Terörü bitirmek için adabı ve usulünce görüşmeler yapılabilir. Suçlulara karşı dirençlerini kıracak psikolojik öğeler de kullanılabilir. Ama devlet içinde asla rakip bir siyasi merkez yaratılamaz.Hele toplumda, suçu ve suçluyu ödüllendiriyor algısı oluşturulamaz. “Siz suç işlediniz, bebekleri, çocukları öldürdünüz, ama ben devlet olarak size bir fırsat daha veriyorum, yaptıklarınız yanlıştı,size yanlıştan dönme imkanı tanıyorum,” denilir.Bu çizgi hiç olmadı, olmadığı içinde pazarlık masasına devletin yapısı dahil her şey sürüldü? Niçin? PKK’nın desteği ile biraz daha iktidarda kalmak için. En büyük sorunumuz, bütün sorunlarımızı büyüten ve anası olan bu siyaset tarzıdır.
1
Fırat Üniversitesi Hastanesi’nde Dünya Artrit günü dolayısıyla “Artrit İle Yaşam” temalı bir etkinlik düzenlendi.
22220 kez okundu
2
ÜLKÜSÜ VE ÜLKESİNE ADANMIŞ BİR ÖMÜR…..İRFAN SÖNMEZ’LE GÜNDEME DAİR..
17414 kez okundu
3
17126 kez okundu
4
YAĞIŞ NEDENİYLE ARAÇ SUDA KAYBOLDU
13382 kez okundu
5
DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN TÜRKİYE’M…….
12765 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.