DOLAR 48,66760,05%
EURO 55,99110,31%
ALTIN 6.749,901,20
BITCOIN 37295771.19069%
Elazığ
25°

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

BABACAN: “ALIN TERİYLE HELAL KAZANÇ PEŞİNDE OLAN HEMEN HERKES SIKINTI YAŞIYOR”
  • Harput Times
  • Güncel
  • BABACAN: “ALIN TERİYLE HELAL KAZANÇ PEŞİNDE OLAN HEMEN HERKES SIKINTI YAŞIYOR”

BABACAN: “ALIN TERİYLE HELAL KAZANÇ PEŞİNDE OLAN HEMEN HERKES SIKINTI YAŞIYOR”

ABONE OL
17 Eylül 2026 12:08
BABACAN: “ALIN TERİYLE HELAL KAZANÇ PEŞİNDE OLAN HEMEN HERKES SIKINTI YAŞIYOR”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Haber: Serra TAYLAN-Funda CANPOLAT

(Elazığ) DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, bir dizi çalışma ve ziyaret programı kapsamında geldiği Elazığ’da Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin en büyük sorununun ekonomi olduğunu belirten Babacan, ekonomik sorunların çözümünün ise öncelikle güven, öngörülebilirlik, hukuk ve adaletin tesis edilmesine bağlı olduğunu söyledi. Yüksek faiz ve enflasyon politikalarını eleştiren Babacan, akaryakıt fiyatlarındaki artışa dikkat çekerek, “Bugün motorin fiyatları 100 liraya çıktıysa ülkede artık ‘enflasyonu düşüreceğiz’ masallarına inanmamamız gerekiyor” dedi. Türkiye’nin yaklaşık üç buçuk yıldır ağır para politikası ve faiz yükü altında olduğunu savunan Babacan, resmi enflasyonun hâlâ yüzde 30’un üzerinde seyrettiğini belirtti. Ekonomik sorunların çözümü için güven, öngörülebilirlik, hukuk ve adaletin sağlanması gerektiğini vurgulayan Babacan, “Ekonomi dediğimizde bir numaralı mesele güvendir” ifadelerini kullandı.

 

“HUKUK VE ADALET OLMAYINCA EKONOMİ DÜZELMEZ”

Sanayinin gelişebilmesi için yatırımcının geleceği öngörebilmesi gerektiğini vurgulayan Babacan, düşük ve makul vergi oranları, hukuki güvenlik ve öngörülebilirliğin yatırım kararlarında belirleyici olduğunu söyledi.

Babacan, ekonomik büyümenin yalnızca para politikalarıyla sağlanamayacağını belirterek, “Sanayinin gelişmesi için güven ve öngörülebilirlik gerekiyor. Vergilerin düşük ve makul oranda olması gerekiyor. Hukuki güvenlik gerekiyor. Bunları sağlayacaksınız ki yatırımlar olsun, sanayicimiz tesisini büyütsün, kapasitesini artırsın ve istihdam sağlasın. Güven çok çok önemli. Ekonomi dediğimizde bir numaralı mesele güvendir. İnsanların önünü görebilmesidir, öngörülebilirliktir. İnsanlar kendini emniyette, güvencede hissetmeyince, tedirgin olunca ekonomi büyümez. Hele hukuk olmayınca, adalet olmayınca ekonomi düzelmez. İki kere iki dört nasıl kesin bir matematik kuralıysa, hukuk ve adalet olmayınca ekonominin düzelmemesi de öyle bir kuraldır” dedi.

“MOTORİN 100 LİRAYA ÇIKTIYSA ENFLASYON MASALLARINA İNANMAMAMIZ GEREKİYOR”

Türkiye’de uzun süredir uygulanan para politikalarının ekonomik sonuçlarını eleştiren Babacan, yüksek faiz ortamına rağmen enflasyonun halen yüksek seviyelerde seyrettiğini söyledi.

Babacan, “Görüyorsunuz, tam üç buçuk yıldır çok ağır para politikası şartları altında, ağır bir faiz yükü altında memleket inim inim inliyor. Ama enflasyona bakıyorsunuz, hâlâ yüzde 30’un üzerinde açıklanan resmi enflasyon rakamı var. Bugün motorin fiyatları 100 liraya çıktıysa ülkede artık “Enflasyonu düşüreceğiz” masallarına inanmamamız gerekiyor. Enflasyon elbette düşer. Zamanında düşmüştür, çok kısa zamanda tek haneye inmiştir bu ülkede. Paradan altı sıfır atılmıştır. Tam 12 yıl boyunca bu ülkede enflasyon tek hanede devam etmiştir. Petrol fiyatının 20 dolardan 150 dolara çıktığı dönemde bile bu ülkede enflasyon tek hanede kalmıştır. Bunu bu ülke başarır. Bu başarıları elde edecek kadrolar mutlaka vardır, devlet yapısı da vardır. Ama öncelikle devleti yöneten tüm kadroların ehil ve dürüst insanlar olması gerekiyor. Adalet ilkesinden sapılmaması gerekiyor. Kararların mutlaka istişareyle alınması gerekiyor. Bu üç ilkeden saptığınızda başarılı olamazsınız. Önce adalet, ehliyet ve liyakatli kadrolar ve istişare geleneği. Bunları sağlamadan Türkiye’de sorunların çözülmesi, Elazığ’ın sorunlarının çözülmesi mümkün olmaz.” Dedi.

“TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ ÇOK HASSAS YÖNETİLMELİ”

Babacan, “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin değerlendirmesinde ise sürecin hassasiyetine dikkat çekti. Uluslararası diplomasi ve güvenlik literatüründe “çatışma çözümü”, Türkiye’de ise geçmiş dönemlerde “çözüm süreci” veya “barış süreci” olarak adlandırılan bir süreçten geçildiğini belirten Babacan, DEVA Partisi olarak sürece başlangıcından itibaren destek verdiklerini söyledi. Devlet yönetiminde görev yaptığı dönemde bu konularda çalışmalar yürüttüğünü belirten Babacan, “Şu an çok kritik bir süreç var. Biz bu sürecin açıklandığı ilk günlerden itibaren, devlet yönetiminde bulunmuş, sekiz yıl Milli Güvenlik Kurulu üyeliği yapmış ve bu konularda gerçekten büyük emek harcamış bir siyasetçi olarak sürece baştan destek verdik.Bu işler zordur dedik ama yüzde 5 bile çözüm ihtimali varsa biz o yüzde 5 ihtimali destekleyeceğimizi belirttik. Devlet adamı kimliğimizle, siyasetçi kimliğimizle, bu ülkeyi ve bu vatanı seven insanlar olarak tüm arkadaşlarımızla beraber destek vereceğimizi söyledik.40 yıllık bir terör sorununun, 40 yıllık bir şiddet sarmalının sona ermesi; on binlerce insanın hayatını kaybettiği, on binlerce acılı ailenin, annenin, babanın olduğu bir ülkede bu işler gerçekten çok zor” dedi.

“HER ADIMIN HUKUKİ BİR ZEMİNİ OLMALI”

Sürecin yasal bir çerçeveye kavuşturulduğunu belirten Babacan, TBMM’de kabul edilen çerçeve yasanın ardından uygulama aşamasına geçildiğini söyledi.Babacan, “Bir çerçeve yasa çıktı biliyorsunuz. Bu çerçeve yasayla ilgili de Meclis’te beklenenin üzerinde bir destek oldu ve 467 oyla bu çerçeve yasa kabul edildi. Şimdi çerçeve yasanın uygulama aşamasındayız. Bu uygulama aşaması gerçekten çok kritik olacak. Çok dikkatli yönetilmesi, nakış işler gibi hassas çalışılması gerekecek.Sürecin temel hedeflerinden birinin silahların bırakılması ve örgütsel yapının sona erdirilmesi olduğunu belirten Babacan, bu aşamaların güvenlik birimlerince tespit edilmesinin ardından yasal düzenlemelerin uygulanabileceğini ifade etti.Şu anda örgütün sözünün fiilen hayata geçirilmesi, silah bırakması, mağaraların boşaltılması, kadrolarının çözülmesi ve bununla beraber Suriye, İran ve diğer alanlarla ilgili sürecin nihayete ermesi bekleniyor. Ne zaman ki bu süreç nihayete erer, ne zaman ki devletin güvenlik birimleri ‘Evet, bu iş artık bitmiştir, örgüt tamamen sona ermiştir’ der, ondan sonra bu yasa devreye girer.Her adımın yasal zeminde yürütülmesi gerekiyor. Her adımın karşısında bir hukuku, bir yasanın olması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“İMRALI’DAKİ İDDİALAR AÇIKLIĞA KAVUŞTURULMALI”

Terör örgütü lideri Abdullah Öcalan’a İmralı Adası’nda konut ve statü verildiği yönündeki iddialara da değinen Babacan, konuya ilişkin kamuoyunun açık biçimde bilgilendirilmesi gerektiğini söyledi.Daha önce Adalet Bakanlığı’nın söz konusu iddiaları reddettiğini belirten Babacan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin daha sonraki açıklamalarında ise iddiaların doğruluğuna ilişkin farklı ifadeler kullandığını söyledi. Babacan, “Daha önce Adalet Bakanlığı’na da bu konu soruldu. Adalet Bakanı, bu hukukun başındaki insan olarak, tüm cezaevlerinin başındaki kişi olarak bu iddiayı reddetti, ‘Öyle bir şey yok’ dedi. Ama daha sonra Sayın Bahçeli iki ayrı açıklamayla ‘Vardır’ dedi ve ikinci açıklamasında da biraz daha detay verdi.Şimdi bu var mıdır, yok mudur konusunda önce bir açıklığa kavuşturulması lazım. ‘Yok’ denilecekse, bu haberlerin doğru olmadığı söylenmeli. Eğer varsa da bunun bir mevzuat zemininin oluşması ve açıklanması gerekir. Bunun mevzuat zemini nedir, neye göre yapılmıştır? Çünkü atılan her adım hukuki olmalıdır” ifadelerini kullandı.

“TOPLUMUN HASSASİYETLERİNİ ARTIRACAK ADIMLARDAN KAÇINILMALI”

Türkiye’nin geçmişte en zor dönemlerde dahi Meclis ve istişare mekanizmalarını işlettiğini belirten Babacan, yürütülen süreçte de aynı anlayışın korunması gerektiğini belirterek şunları söyledi: “Bu ülke Kurtuluş Savaşı’nın en zor günlerinde bile Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni çalıştırmış, istişare zeminini ve imkanını sunmuş bir ülkedir. Savaşta, cephedeyken atılan her adımın kanuni ve hukuki bir zeminde atılması konusunda hassasiyet göstermiş bir ülkedir. Türkiye Cumhuriyeti, Meclisin istişare zemininde sorunları üretme ve çözme anlayışı üzerine kurulmuş bir cumhuriyettir.Bütün bu siyasi ve toplumsal iletişimde toplumun sinir uçlarıyla oynayan, toplumda hassasiyetler oluşturan veya oluşturabilecek adımlardan da özenle kaçınılması lazım. Bazen çatışma çözümünde zor ama gerekli adımlar olur. Atmak gerekir. O zaman çıkıp bunun da topluma açıklanması gerekir. Vatandaşlarımıza ne yapılıyor, ne için yapılıyor, gerekçeleriyle beraber açıklanması lazım” diye konuştu.

“BU SÜRECİN ÖZELLİKLE İLETİŞİM TARAFINI BİZ BİRAZ ZAYIF GÖRÜYORUZ.”

Sürecin iletişim boyutunu zayıf gördüklerini ifade eden Babacan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kamuoyunu daha fazla bilgilendirmesi gerektiğini de sözlerine ekleyerek: “Bu sürecin özellikle iletişim tarafını biz biraz zayıf görüyoruz. Bütün güvenlik birimlerinin başında olan, güvenlik birimlerine bizzat talimat vererek süreci yöneten kişinin, yani Sayın Cumhurbaşkanı’nın, aynı zamanda bir siyasetçi ve parti genel başkanı kimliğiyle de tüm vatandaşlarımızı bilgilendirmesi, konuyla ilgili detayları aktarması ve eğer yapılanlar doğruysa bunların arkasında duran bir duruş sergilemesi gerekiyor Stratejik bir sabır gerekiyor, uzun süreli bir sabır gerekir. Bazen ‘Ne oluyor?’ diye insanlar kızabilir, heyecanlanabilir, öfke artabilir. Ama bizim güzel bir sözümüz vardır: ‘Sabrın sonu selamettir.’ İnşallah millet olarak, büyük acılar yaşamış bir millet olarak biraz daha sabırla süreci yönetenlere fırsat verip onların da hepimizi bilgilendirme konusunda ödevleri ve vazifeleri olduğunu hatırlatarak bu süreçle ilgili tutumumuzu sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP