DOLAR 46,4473 -0.02%
EURO 53,2760 0.09%
ALTIN 6.221,17-1,05
BITCOIN 2897274-2.88159%
Elazığ
26°

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

admin

admin

18 Haziran 2026 Perşembe

Elazığ Emekliler Platformu Kuruldu:” Ülkedeki en mağdur kesim emeklilerdir”

Elazığ Emekliler Platformu Kuruldu:” Ülkedeki en mağdur kesim emeklilerdir”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Elazığ’da Türkiye Emekliler Partisi Elazığ İl Başkanlığı ile Tüm Emekliler Derneği iş birliğinde  Elâzığ Emekliler Platformu kuruldu.100 bine yakın emekli vatandaşın olduğu Elazığ’da  emeklilerin hak ve hukuk mücadelesini tek çatı altında yürütmeyi hedefleyen platformun sözcüsü Av. Kemal Çelebi, emeklilerin yıllardır çözüm bekleyen sorunları olduğuna dikkat çekerek bu güne kadar STK ve dernekler aracılığı ile yürütülen faaliyetlerin bundan sonra platform aracılığı ile daha güçlü bir zemin oluşturacağını söyledi.

Platformun kuruluş amacını kamuoyu ile paylaşan Tüm Emek Der Elazığ İl Başkanı Mehmet Kayabaş da emeklilerin

Tüm Emekliler dernek başkanımız Mehmet Kayabaş ile kuruluşunu  tamamlayarak Elazığ’da faaliyete geçen Türk yemekler partisinin bir araya gelerek yaptığı istişareler sonucunda emeklerimizin hukuk mücadelelerini daha güçlü ve kalıcı bir şekilde sürekli olarak gerek kurumsal bazda, gerek Türkiye’deki yeterli, inandırıcı ve kanıtlayıcı bilgi ve belgelerle kamu kuruluşları nezdinde harekete geçmeleri adına bir araya gelme kararı almışlardır.  Emekliler platformumuzun sadece Elâzığ’ımızdaki emeklerimizin haklı hukuk mücadelesinde mücadele ruhunu daha ileri taşımak adına çalışma göstermesinin yanı sıra STK’lar arasındaki en güçlü nüfusa sahip bir örgüt olarak ilimizin kronik haline gelmiş olan pek çok soru sorunun adı ulusal bazda dile getirerek çözüm noktasında arayışta bulunacağız.

“TÜRKİYE’NİN EN MAĞDUR KESİMİ EMEKLİLERDİR”

Emeklilerin ülkedeki en mağdur kesim olduğunu ifade eden Çelebi, intibak yasası konusunda yapılan hiç bir çalışmanın neticelenmediğini belirterek hükümetten bu konuda çalışmalar yapılmasını istediklerini belirtti. Çelebi:

“Türkiye’nin en mağdur edilen kesim emeklilerdir. Tabii yapılan çalışmalar var emeklilerin haklılıklarını yaşam standartlarını insanca yaşanacak bir seviyeye çıkartmak için bugüne kadar çeşitli çalışmalar yapıldığı şeklinde kamuoyunda bir algı var. Ama emeklilerin  aldıkları maaş Türkiye enflasyonu göz önüne alındığında son derece cüzi bir miktara tekabül etmektedir. Maalesef yıllardır yapılan çalışmalara rağmen emeklerimizin mağduriyeti hiçbir şekilde giderilmiş değildir. En azından tüm emeklerin beklentisi asgari ücret seviyesine emekli maaşlarının çıkartılmasıdır. Biliyorsunuz 2000 yılından beri devam eden 2000 öncesi ve sonrası intibakla ilgili düzenlemeler bugüne kadar emeklilerin istediği şekilde düzenlenmemiştir. O büyük bir yara olarak hala kambur olarak emeklilerimizin sırtında durmaktadır. Hükümetimizden özellikle bizlerin platform olarak da en büyük beklentimiz budur. Bu boşlukların bir an önce doldurularak emeklerin beklentilerini karşılanmasıdır. Çabamız da zaten başkanlarımızla beraber bundan sonra bu yönde olacaktır.” dedi.

“EMEKLİLERİN YÜK OLDUĞUNU SÖYLEYEN YÖNETİCİLERİ ALLAH’A HAVALE EDİYORUM”

Tüm Emek Der Elazığ Şube Başkanı Mehmet Kayabaş da emeklilerin bir araya gelerek ses çıkarmalarının, birbirlerine destek olmalarının önemine vurgu yaparak şunları söyledi:

“İlimizde 100 binin üstünde emekli bulunmaktadır. Ben dernek başkanı olarak ilimize gelen hiçbir siyasetçiye ayırmadan herkese mutlaka görüşüp dosya takdim ederim emeklilerle ilgili. Ama bazı konuşmalarda toplantılar yanımızda bulunmuyorlar, ilgili makamlarda bu yüzden çok kaale alınmıyoruz. Bundan 1 yıl önce Çalışma Bakanlığında bir başkan “emekliler çok fazla yaşıyor ” diye ileri geri konuşmaları oldu. Biz bunu kınıyoruz. Emeklilerin hak ve hukuklarına destek verilmesini istiyorum.  2000 yılında  ben emekli olduğumda emekli maaşıyla 2 tane Cumhuriyet altını alıyordum ve pazar parası da artıyordu. Şimdi çeyrek alamıyorsun,  yarımı çok zor alıyorsun. Allah sonumuzu hayır etsin.

“EMEKLİ MAAŞ BAĞLAMA ORANLAR YÜZDE 70éLERDEN YÜZDE 35éE GERİLEDİ”

“Emekli maaşı kiraya yetmiyor, pazarı bırakın. Allah emeklerinin yardımcısı olsun. devletimizden de özellikle emeklilerin durumlarını düzeltmek için 2023 yılında memur emeklisine verilen seyyanen zammının aynısının tüm emeklilere verilmesini talep ediyoruz.Asıl isteğimiz emeklileri kimseye muhtaç etmemesi. Emekli çocuğuna muhtaç, komşusuna muhta. Hatta dışarıda çöp kutularına kadar düşmüş durumdalar.  2008’den önce bir vatandaş emekli olduğu zaman çalışma maaşının yüzde yetmişi emekli maaşı olarak bağlanıyordu şimdi. 2008’de çıkan 5510 sayılı yasayla bunu %35’e kadar düşürdüler. Emekli gerçekten çok mağdur durumda. Bugün %35 emekli bağlama maaşıyla en düşük emekli maaşı olarak ben 21 bin lira alıyorum. Emekliler gerçekten çok mağdurç Emeklilerin devletimize yük olduğunu söyleyen siyasetçiler var.  Ben onlara Allah’a havale ediyorum. Gerçekten emekliler mağdur, çocuğunu sevemiyor, torununu sevemiyor, eşinin ihtiyacını alamıyor. Biz emekliler olarak mağduruz. Bilhassa memur emeklilerine verilen seyyanen zam şu anda 23 bin lira olmuş durumdadır. Bunun tüm emeklere yansıtılmasını talep ediyoruz ,emeklilere seyyanen zam verilmesini istiyoruz. ”

“EMEKLİLER PARTİSİ İL BAŞKANI AKSOY: EMEKLİ VE ÇALIŞAN MAAŞI ARASINDAKİ FARK YÜZDE 100 LERİ GEÇTİ, YÜZDE BİNLERE GELDİ”

Türkiye Emekliler Partisi İl Başkanı Talat Aksoy da çalışan ile emekli maaşları arasındaki farkın çok fazla olduğunu belirterek,

Emeklilerimiz 23-25 seneden beridir çok büyük sıkıntılar içerisindeler. En başta maaşlar. Bundan 20-25 sene önce emeklilerle çalışanlar arasında 100 lira 200 lira gibi çok cüzi bir para farkı vardı. Şimdi ise maaş kadar fark oynuyor. 1 memur arkadaşın aynı derecede ve kademede memur olan emekli olan bir kişi şu anda 1000 lira alıyorsa çalışan 3 bin  lira 4 bin lira alıyor. Aradaki fark  %100’leri aşmış bir fark var. Bu konunun mutlaka düzeltilmesi gerekiyor. Geçmiş hükümetlerde şöyle bir olgu oluştu. Dediler ki “emeklilerimiz çalışanlarla eş değer olması gerekiyor.”Geçmiş hükümetlerimiz çalışanlarla emeklileri eş değer hale getirdiler. Fakat şu anda emeklilerin durumu iç açıcı değil.  Pazarlarda şurada burada dolaşıyorlar emekliler diyor ki “ben bir gram et alamıyorum, veyahut da 1 kilo sebze alamıyorum, şunu alamıyorum.” Türkiye’nin genelinde emekliler zar ağladığı halde emekli hedefine ulaşılmamıştır.” Diye konuştu.

 

Devamını Oku

Biyoeşdeğer Hormon Tedavisi Konulu Seminer düzenlendi

Biyoeşdeğer Hormon Tedavisi Konulu Seminer düzenlendi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Elazığ’da menopozda fonksiyonel tıp yaklaşımıyla biyoeşdeğer hormon tedavisi konulu seminer düzenlendi. Op. Dr. Erduran Gür ve Doç. Dr. Ebru Çelik Kavak menopoz dönemi kadın sağlığını anlattı.

Elazığ’da Hizmet veren özel bir hastane tarafından Menopozda Fonksyonel Tıp yaklaşımıyla biyoeşdeğer hormon tedavisi konulu seminer düzenlendi.

Ahmet Tevfik Ozan Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen seminerde Op. Dr. Erduran Gür ile Doç. Dr. Ebru Çelik Kavak sunum yaptı.

Programda Katılımcılara Menopoz dönemi; Kadın sağlığını, yaşam kalitesini ve günlük yaşamı etkileyebilen önemli süreç hakkında bilgi verildi. Bu dönemde yaşanabilecek değişimler, Güncel yaklaşımlar ve biyoeşdeğer hormon tedavisi hakkında merak edilendiler uzman hekimler tarafından yanıtlandı.

Doç. Dr. Ebru Çelik Kavak, hormonların vücuttaki yeri ve önemine vurgu yaptı.

 

Op. Dr. Erduran Gür, alanda yapılan araştırmalar ve sonuçlarına dair bilgilendirmelerde bulundu.

 

Devamını Oku

FHGC, Elazığ Emniyet Müdürü Karan’la Bir Araya Geldi

FHGC, Elazığ Emniyet Müdürü Karan’la Bir Araya Geldi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyeti (FHGC )Başkanı Serkan Gürtürk ve yönetim kurulu üyeleri Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü görevine atanan Aydın Karan’ı ziyaret etti.

FHGC Başkanı Serkan Gürtürk ve yönetim kurulu üyeleri, Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü görevine atanan Aydın Karan’ı makamında ziyaret ederek hayırlı olsun dileklerini iletti. Gerçekleştirilen ziyarette, yerel basının toplum üzerindeki etkisi, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesindeki rolü ve Elazığ’daki asayiş olayları üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. FHGC Başkanı Serkan Gürtürk; basının kamu kurumlarıyla iş birliği içerisinde çalışmasının önemine dikkat çekerek, Elazığ’ın huzur ve güvenliğine katkı sunacak her türlü çalışmaya destek vermeye hazır olduklarını ifade etti.
İl Emniyet Müdürü Aydın Karan ise sivil toplum kuruluşlarının toplumsal hayatta önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, medyanın da kamuoyu oluşturma ve vatandaşların doğru bilgiye ulaşmasında güçlü bir görev üstlendiğini söyledi. Emniyet teşkilatı olarak birçok paydaş kurum ve kuruluşla iş birliği içerisinde çalıştıklarını vurgulayan Karan, basın mensuplarıyla kurulacak sağlıklı iletişimin kentteki güvenlik hizmetlerine önemli katkılar sağlayacağını ifade etti.
Samimi bir ortamda gerçekleşen ziyaret, karşılıklı görüş ve fikir alışverişinin ardından sona erdi.

Devamını Oku

İtfaiye Bilgi Sistemi (İBS) uygulamasını hayata geçirdi. 

İtfaiye Bilgi Sistemi (İBS) uygulamasını hayata geçirdi. 
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Elazığ Belediyesi, Elazığ İtfaiyesi ekiplerinin olaylara daha etkin ve hızlı müdahale edebilmesi için İtfaiye Bilgi Sistemi (İBS) uygulamasını hayata geçirdi.

 

Elazığ Belediyesi, hem vatandaşlara daha kaliteli hizmet verebilmek için hem de bünyesinde görevli personelin daha etkin performans ortaya koyabilmesi için teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek önemli çalışmalara imza atıyor.

Bu kapsamda Elazığ Belediyesi Bilgi İşlem Müdürlüğü ve Elazığ Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü tarafından ortak bir proje hayata geçirildi. Elazığ İtfaiyesi’nin olaylara daha etkin ve hızlı müdahale edebilmesi için İtfaiye Bilgi Sistemi (İBS) hizmete alındı.

Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) altyapısı üzerinden geliştirilerek acil durum yönetimi, olay yeri analizi ve müdahale süreçlerinde karar destek mekanizması olarak kullanılacak olan İBS bünyesinde güncel hidrant verileri, yol ve sokak ağı, numarataj bilgileri, mahalle sınırları ve bina envanteri gibi unsurlar yer alıyor. Riskli bölgeler, tehlikeli madde barındıran iş yerleri ve sanayi kuruluşları gibi alanların da bulunduğu sistem ile ekipler için gerekli bilgilere hızlı erişim sağlanacak olurken müdahale esnasında ihtiyaç duyulacak tüm fiziksel ve doküman verileri de sistemde bulunuyor.

Elazığ Belediyesi Basın-Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, belediyenin gelişen teknolojinin tüm imkanlarını etkin biçimde kullandığı belirtilerek kent genelinde vatandaşların güven ve huzuru için 7/24 görev başında olan Elazığ İtfaiyesi’nin bu uygulama sayesinde çalışmalarını daha etkin ve çözüm odaklı bir anlayışla sürdüreceği ifade edildi.

Devamını Oku

Av Dr. İrfan Sönmez’in kalrminden…Din siyasetin nesi olur?

Av Dr. İrfan Sönmez’in kalrminden…Din siyasetin nesi olur?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

“Max Weber, 20.asrın en önemli düşünürlerinden biri. Sosyolog olması toplumla ilgili gözlemlerine daha bir anlam kazandırmış.

 

Onun din- siyaset ilişkisi ile ilgili tespitleri bugün bile güncelliğini koruyor.Şöyle diyor:” Tecrübelerimiz bize göstermiştir ki hiçbir otorite sistemi,sadece maddi,duygusal veya ideal motiflere dayanarak sürekliliğini sağlayamaz.Bütün bunlara ek olarak,her otorite sistemi meşruiyetine ilişkin bir inanç oluşturmak ve beslemek gayretindedir.”

 

Weber, bu sonuca Batı toplumlarını gözlemleyerek varmıştı. Bu aynı zamanda Batı’nın laikleşirken dini değil, Kilise hegemonyasını siyasi hayattan söküp attığı anlamına geliyor.Din, her kültürün içinde ve onun yorumuyla şu veya bu ölçüde yaşamaya, hükmünü sürdürmeye devam ediyor.

 

İşte bunun için bazı iktidarlar, kalıcılıklarını uzatmak için söz ve eylemlerine dini kavramları kullanarak meşruiyet üretmeye çalışırlar.Dinin çekiciliği yanlışlara bile perde olur.Bir defa -dindar siyasetçi imajı oluştu mu yapılan her şey o imajla mütenasip görülür.İslamcının her yaptığı İslam olarak kabul görür. Bu gibi durumlarda din artık araçsallaştırılmıştır.Bu, dinin bir şeye tabi kılınması,dünyevi bir amaç için aracı haline getirilmesi demektir.Amaç balık tutmak ise din oltadaki yemdir.Böyle yapılarda dinin, Hak’kı bilme ve bir ahlak mesajı olma hüviyeti geri plana itilir. Siyasi ve dünyevi amaçlar için onun nasıl kullanılacağı, ondan nasıl yararlanılacağı öncelik kazanır.

 

Bu sadece Müslüman toplumlar için geçerli bir iğfal biçimi değildir.Bir dini ve kutsalları olan bütün toplumlar için geçerlidir.Hatta dini olmayanlara bile onları yönetebilmek için bir din gerekir. Sosyalist düşünür Proudhon’un bu konuda söyledikleri manidardır:”Halka bir din, ne pahasına olursa olsun bir din gerekir.Çünkü halkın din yoluyla köleliğinden memnun olmayı öğrenmesi gerekir de ondan…Tevekkül kuramı,ayaklanmaya engel olmak suretiyle halka hizmet etti….Dertlinin teselli edicisi olan din,yoksulu da acı çekmeye ikna etti.(Kadir Gürler,İktidar-Din ilişkisi,s.125)

 

Muhterislerin elinde din Proudhon’un ifadesiyle sadece bir sadakat üretme aracı değil,aynı zamanda hoşnutsuzlukları bastırma, halkı kaderine razı etme aracıdır.Din adına fakirliği öven,sabrı tavsiye eden,itaati yücelten fetva ve hutbelerin arkasında hem rıza üretme hem toplumu tepkisizleştirme amacı vardır. Böyle toplumlarda iyi yönetimle kötü yönetim arasında fark yoktur. Çünkü belirleyici olan başları değil, dindar görünmektir. Din adına toplumdan beklenen ise kötü de olsa iyi de olsa kayıtsız şartsız itaattir.

 

Kriz dönemlerinde iki de bir sürüme sokulan,” Fakirliğimle iftihar ediyorum,” hadisinin bile (İbni Hacer-Aliyyü’l Kari vs. göre) uydurma/mevzu olduğu biline biline asırlarca bu amaçla kullanılmıştır. Fakirliği yücelten bir din yorumunun baskın olduğu bir toplumda refah ve zenginleşme olmaz.Fukaralık dindarlık sayılarak kutsanır. Fetihçi, gerilimi yüksek din anlayışının yerini miskinlik alır.. Oysa yüce dinimiz fakirliği değil, “veren el alan elden üstündür”(hadis) diyerek çalışıp çabalayarak veren el olmayı teşvik etmiştir.Bunun olabilmesi için önce dinimizi nefsine uyduranlardan ve onu ikbal aracı yapanların kurtarmak lazım.”

 

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.