19 Ekim 2026 Pazartesi
Elazığ Valiliği Harekete Geçti: Riskli Bölgelerde Sel Tedbirleri Değerlendirildi
Cezmi Orkun yazdı...Gezin “Sulak Alanı” Korumak Kimin Görevi? Sayın Vali
Semih Işıkver'den Elazığspor’a Dev Prim Desteği: “Bizler İnandık, Siz de İnanın!”
Av. Dr. İrfan Sönmez'in kaleminden...Bu Siyaset Tarzı Yolsuzluk Üretir
Букмекерская Контора «париматч»: Обзор Компании И Ее Особенностей
Hemen her toplumda etnik gruplar vardır. Bunların çoğu bulundukları topluma entegre olmuş,ya şiddeti bırakmış yahut hiç bulaşmamışlardır.
İç mesele gibi görünen bu tip çatışmaların her zaman bir dış boyutu da vardır.
Birbirini -düşman -olarak tanımlayan veya birbiriyle yarışan ülkeler -etnik farkları-kaşıyarak ötekinin hızını kesmeye, zayıflatmaya, mümkünse dağıtmaya çalışır. Bu Türk toplumu için yeni bir şey değildir. Osmanlı İmparatorluğu döneminde Müslüman olmayanlar bahane edilerek Osmanlı’nın içişlerine müdahale edilmiş, bazı devletler kendilerini farklı dinlerdeki toplulukların hamisi ilan etmişti. Mesela Rusya Ortadoksları, diğer devletler diğer Hıristiyanları koruma altına almış, bu bahane ile Osmanlı’yı çökertmeye çalışmışlardır.
Atatürk ve arkadaşları işgal dönemlerinde azınlıkların nasıl azdıklarını, kucağında yaşadıkları millete nasıl ihanet ettiklerini görmüşlerdi. O tecrübe ile soyca Türk olan Karaman Hıristiyanlarını bile mübadelede göndermişlerdir. Dini azınlıklar üzerinden Osmanlı’nın içişlerine müdahalede amaç, insaniyet, adalet veya zulmü engelleme değil, o bahane ile Osmanlı’yı yıkmaktı.
Lozan’da azınlıkların din üzerinden tanımlanması ve içeride korunacak bir dini azınlık kalmadığı için Türkiye üzerinde hesabı olanlar yeni istismar alanları aramış,Kürtlerde karar kılmışlardır.Bu defa propaganda makinesi Kürtleri ayrıştırmak için harekete geçmiş, içeride de mebzul miktarda destekçi bulmuştur.Amaç Kürtlerin huzur veya saadeti değildir, amaç Kürtler üzerinden iki toplumun enerjisini tüketmek, toplumda çatlaklar oluşturmak, İmparatorluk hafızasına sahip Türkleri iğdiş etmek, büyük hayaller kuramaz hale getirmektir.Ne kadar küçülürseniz büyük hayaller kurmanız o kadar zorlaşır, özgüveniniz zedelenir, milli direnciniz kırılır.Bunda büyük mesafe aldıkları muhakkaktır.
Atatürk bir milliyetçiydi, ama toplumu en yüksek oranda nasıl birleştireceğini, dış toslamalardan nasıl koruyacağını görmüştü.Onun için soyca Türk olan Karaman Hıristiyanlarını bile feda etmekten çekinmedi. Burada Atatürk’ün İslamcılık yaptığı zehabına kapılınmamalıdır. Atatürk’ün yaptığı daha önce içimize sokulan kirli ellerin yöneldiği zemini yok etmek, onlara istismar edecekleri bir alan bırakmamaktır.O günün toplumsal gerçekliğinde en az zararla kurtulmanın yolu budur.
Bazı iniş ve çıkışlara rağmen devletin hiç bir zaman Kürtlerle, ötekileştirme anlamında bir meselesi olmadı.Bu coğrafyanın vatandaşlarını etnik aidiyetine bakmadan hepsini bir gördü.Vehimlerini, korkularını artıran isyanlara, ayaklanmalara rağmen pozisyonunu korumaya çalıştı. Aslında pekmezine su karışmamış Kürtler de hep devletin yanında durdu. (Bunun her zaman böyle olacağına dair bir kaide yok, tecrübeler güç merkezi değiştiğinde vatandaşın da konumunu değiştirdiğini gösteriyor.) Pekmezden kastım, soy halitaları karışık- kuruşuk Ermeni, Keldani,Yahudi vs olanlardır.Bir avuçlar ama o kadar çok gürültü çıkarıyorlar ki, kendilerini olduğundan güçlü ve kalabalık göstererek muhataplarını etki altına almaya çalışıyorlar.Bunu başarıyorlar da. Bunlara bir de demokrasi, adalet, ve vicdan maskesi ile destek olanlar var. Apo’dan çok apoculuk yapıyorlar.Kandil’in, İmralı’nın, DEMP’in söyleyemediğini onlar söylüyorlar.Kendilerince -bilirkişilik- yapıyorlar.Egolarının kör ettiği akıllarıyla devlete yol göstermeye çalışıyorlar. Yangına benzinle gidip, aramızda itfaiyeci kılığıyla dolaşıyorlar. Parçalı bir Türkiye’yi demokratik Türkiye olarak topluma içirmek istiyorlar. Bu beşinci kol faaliyeti durdurulduğunda görülecektir ki, çıkardıkları gürültüden çok daha küçükler. Bazılarının görevi halkı, bazılarının görevi devleti ifsat etmek.Bazıları Kürde, bazıları Türk’e konuşuyor.Bu oyunu bozmak elimizdedir.Dün dini azınlıklar üzerinden oynanan oyun bugün Kürtler üzerinden oynanıyor.Şunu özellikle Kürtlerin görmesi lazım: Bugün PKK ve türevlerinin Kürdistan dediği topraklar Batı’nın gözünde hala Ermenistan’dır.Sonra, Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olmayalım.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.