Ana Sayfa GÜNDEM 28 Mayıs 2022 924 Görüntüleme

BAŞKAN GÜRGÖZELER ” TÜRKİYE KÜRESEL GÜÇLERİN TAŞERONLUĞUNU BİR AN ÖNCE TERK ETMELİ”

Türkiye’nin en büyük sorunlarından olan ve sürekli olarak vatandaşlar ile bürokratlar tarafından dile getirilen mülteci sorununa tepkiler her geçen gün büyümeye devam ediyor. Suriye’ de yaşanan iç savaş nedeniyle Türkiye’ye  gelen sığınmacıların henüz ülkelerine dönmemiş olması ve bununla birlikte ülkeye giriş yapan diğer mültecilerin sayısının  8 milyona yaklaştığı görülmektedir.

Uzun süredir gündemde önemli bir yere sahip olan mülteci sorununa bir tepkide Elazığ İyi Parti İl Başkanı Servet Gürgözeler’den geldi. Suriye’de meydana gelen iç savaş ile 2. Dünya savaşından sonraki en büyük göç hareketinin meydana geldiğini vurgulayan Başkan Gürgözler; “Ülkemize sığınan bu kişilerin büyük bir kısmının suçu, günahı yoktur. Asıl büyük suç, bu insanları kendi çıkarları doğrultusunda kullanan, yerlerinden yurtlarından ederek ülkemize gönderenlerindir.” ifadelerine yer verdi. Konuyla ilgili görüşme sağladığımız Elazığ İyi Parti İl Başkanı Servet Gürgözler yapmış olduğu açıklamada;

“21 Nisan 2022 tarihi itibari ile ülkemizde kayıtlı Suriyeli sığınmacı sayısı, 3 milyon 760 bin 385 kişi, ancak bu rakamlar kayıtlı olanların sayısı. Kaçak olanlarla birlikte Suriyeli göçmen sayısının 5 milyon kişiyi aştığı düşünülüyor. Bu sayıya yaklaşık 1,5 milyon Afganlıyı ve diğer sığınmacıları da ilave edersek sığınmacı sayısının 8 milyona yaklaştığı görülür. Ülkemize sığınan bu kişilerin büyük bir kısmının suçu, günah yoktur. Asıl büyük suç, bu insanları kendi çıkarları doğrultusunda kullanan, yerlerinden yurtlarından ederek ülkemize gönderenlerindir. Bu mecburi göç ve Suriye politikamız öyle “Ensar” romantizmi ve ihvan muhabbeti üzerinden yürütülemez. Bu göç, Ensar- Muhacir ilişkisine bağlanarak milletin duygu dünyasını istismar etmekle de çözümlenemez.

Son 20 yılda meydana gelen olayları aklıselim ve devlet sorumluluğu içerisinde değerlendirmediğimiz sürece sağlıklı çözümler bulmamız mümkün değildir. Bilindiği üzere Mısır ve Tunus’ta başlayan Arap Baharı olayları, 2011 yılında Suriye’ye sıçradı. Ve yaklaşık 11 yıldır süren ve ne zaman sona ereceği ne gibi sonuçlar doğuracağı bilinmeyen Suriye iç savaşı başladı. Suriye iç savaşı ile birlikte II. Dünya Savaşından sonra tarihin en büyük göç hareketi de böylece meydana geldi. Başlayan bu göç hareketlerinden en fazla etkilenen ülke de Türkiyemiz oldu.” dedi.

“Son yıllarda gözlemlediğim kadarı ile ülkemiz, maalesef basta Suriye ve Afganistan olmak üzere pek çok sığınmacının barındığı ülkelerin başında geliyor. 21 Nisan 2022 tarihi itibar ile ülkemizde kayıtlı Suriyeli sığınmacı sayıs1, 3 milyon 760 bin 385 kişi. Ancak bu rakam kayıtlı olanların sayısı…

Kaçak olanlarla birlikte Suriyeli Göçmen sayısı 5 milyon kişiyi aştığı düşünülüyor. Bu sayıya yaklaşık 1,5 milyon Afganlıyı ve diğer sığınmacıları da ilave edersek sığınmacı sayısının 8 milyona yaklaştığı görülür. Ülkemize sığınan bu kişilerin büyük bir kısmının suçu, günah yoktur. Asıl büyük suç, bu insanları kendi çıkarları doğrultusunda kullanan, yerlerinden yurtlarından ederek ülkemize gönderenlerindir.

SIĞINMACILARIN YOĞUN OLDUĞU YERLERİN DEMOGRAFİK YAPISI BOZULACAKTIR

Suriye’de meydana gelen iç savaşta Türkiye’nin açık kapı politikası uygulamasının ilerde büyük sorunlara neden olacağını dile getiren Başkan Gürgözeler, sığınmacıların ülkenin demografik yapısını bozacağını ve ilerleyen süreçte talepleri karşılanmayan  sığınmacıların isyan  edebileceğini vurguladı. harputtimes.com’a özel  açıklamalarda bulunan İyi Parti İl Başkanı Servet Gürgözeler;

“Suriye iç savaşı ile birlikte II. Dünya Savaşından  sonra tarihin en büyük göç hareketi de böylece meydana geldi. Başlayan bu göç hareketlerinden en fazla etkilenen ülke de Türkiye’ miz oldu. ye iç savaşı ile birlikte Suriye’de dış destekli iç savaşla birlikte Türkiye, açık kapı politikası uyguladı ve hiç kimseyi sınırdan geri çevirmedi. Devlet aklıyla sonra geldikleri topraklara döneceği hesap edildi. Oysa azıcık tarih bilgisi ile hareket edinilirse tarih boyunca bu tip göçlerin, göç alan devlet için ileride nasıl onulmaz yaralar açacağını bilinirdi. Türkiye, bugün nüfusunun % 10’unu meydana getiren
sığınmacıların ekonomik, sosyal, kültürel sorunlarını çözme konusunda ne yeterli donanıma ne de güce sahiptir. Kaldı ki bu insanları ülkemizde yaşamaya mecbur bırakanların amaçları farklıdır,  çok akıllı politikalar üretmek mecburiyetinde ve zorundayız. Sığınmacıların yoğun olduğu yerlerin demografik yapıları bozulacak, bu insanlar, talepleri karşılanmadığı için bir müddet sonra ister istemez isyanları oynayacaklardır.

Bu gerçekten hareketle Türkiye, küresel güçlerin taşeronluğunu bir an önce terk etmeli Şam hükümetiyle ilişkilerini rasyonel bir anlayışla yeniden kurmalıdır. Su bir büyük gerçektir ki uzadıkça daha da ağırlaşacak olan sığınmacılar sorununun tek çözümü Ankara-Şam ilişkilerinin normalleşmesidir. Bu gerçeği gören Genel Başkanımız Sayın Meral Akşener de Suriye’den gelenleri tekrar ülkelerine göndermenin önemli adımlarından bir tanesinin diplomasiyi etkin kullanmak olduğunu belirterek,
“Türkiye’ye yönelik çok büyük ve kontrolsüz bir göçmen dalgası var. Dünyanın en büyük sorunu bundan 15 yıl önce ortaya çıkan göçmen sorunu oldu. Burada Türkiye’ yi yönetenlerin temel bir hatası var. Türkiye’ yi bir hendek haline getirdiler. Afrika’dan, Orta Doğu’dan göçmenler Türkiye’ ye gelerek buradan transit olarak Avrupa’ ya geçmeye çalışıyorlar.” ifadelerine yer verdi.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Tema Tasarım | Osgaka.com