DOLAR 49,21230,03%
EURO 55,18520,12%
ALTIN 6.525,200,35
BITCOIN 4083035-1.06986%
Elazığ
15°

HAFİF YAĞMUR

SABAHA KALAN SÜRE

Av. Dr. İrfan Sönmez’in kaleminden…Ortak İletişim Dilini Kaybetmek!
  • Harput Times
  • GÜNDEM
  • Av. Dr. İrfan Sönmez’in kaleminden…Ortak İletişim Dilini Kaybetmek!

Av. Dr. İrfan Sönmez’in kaleminden…Ortak İletişim Dilini Kaybetmek!

ABONE OL
8 Ekim 2026 12:32
Av. Dr. İrfan Sönmez’in kaleminden…Ortak İletişim Dilini Kaybetmek!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kitap fuarları kitap sevdalılarının bayramıdır.

Kitaplarla iç içe olmak, yeni yayınlara takip etmek ayrı bir zevktir. Kitap sevgisinin bir doyum noktası yoktur, aldıkça daha çok almak, okudukça daha çok okumak istersiniz. Kitap acıktırır. Her kitap yeni bilgilere ihtiyacınız olduğunu gösterir çünkü.

Geçen hafta Diyarbakır Kitap Fuarı vardı, binlerce kitap, onlarca yazar okuyucu ile buluştu. Fuarlar o ilin bilgi ve düşünceye verdiği önemi gösterir.Bilgiye, okumaya rağbet biraz da kişi başına düşen kitap sayısı ile ölçülür.

Elimde hangi ilin ne kadar okuduğuna veya ne kadar kitap düştüğüne dair bir araştırma yok. Ancak bazı illerde okullaşma, üniversiteleşme oranlarının daha yüksek olduğunu biliyoruz. Kitap medeniyet demektir, onca reklama rağmen e kitap hala basılı kitapların yerini alamadı.

Türk-İslam medeniyeti kitap medeniyetidir. Eskiler konuşurken Kuran’a atıf yaparak “kitaba göre” derlerdi. Sözlerini kitaba dayandırmaya özen gösterirlerdi. Kitaba göre denilince herkes susar, söylenene saygı gösterirdi. Her medeniyetin merkezinde bir din ve onun kitabı vardır.Medeniyetler ruhunu dayandıkları o kitaplardan alırlar.

Bu girizgah bir fuar anlatımı için değildi elbette. Kitabın hayatımızda daha merkezi bir yer edinmesi içindi.

Diyarbakır Kitap Fuarını ise şunun için anlattım.Amidahaber’e göre fuar bu yıl beklenen ilgiyi görmedi. Hem katılımcılar hem kitaba ilgi yönünden fuar geçen yılların çok gerisinde kaldı. Yayıncılar bu düşmenin etkileşim ve reklam eksikliğinden kaynaklandığını söylüyorlar. Amidahaber’e konuşan Mori Yayınlarından Beritan Aykut ise Kürtçe çocuk kitaplarına ilginin düşük olduğunu söylemiş.İşte meselenin nirengi noktası burası.Kimsenin Kürtçe ile derdi yok, isteyen istediği dili konuşsun.Ama eğitim ve devletin dili olsun dediğinizde mesele farklılaşıyor.Düne kadar dilimiz engelleniyor diyerek kışkırtıcı yayınlar yapanlar,şimdi ortada bir engel olmamasına rağmen, niye ilgi yok diye şikayet ediyorlar. Belki mahalle baskısı ve ideolojik yönlendirmeler olmasaydı, bu mesele bu kadar gündem olmayacaktı. Bu işi gündemde tutanlar dilimizi çatallaştırarak toplumda çatlaklar oluşturmak isteyenler. Yani PKK ve DEMP çevreleri. Hedef; ortak iletişim dilini zayıflatarak birbirimizi anlayamaz hale getirmek. Birbirini anlamayan toplumlar, birbirleriyle nasıl iletişim kuracaklar? Zaman içinde her topluluğun dili ötekinin yabancı dil olur.

Vatandaş bu kitaplara rağbet etmeyerek aslında son derece rasyonel davranıyor. Çocuklarını dar bir coğrafyanın diline gömmek istemiyor. İş Sınavlarına çat pat Türkçe ile dezavantajlı olarak girmesinin sonuçlarını görüyor.Başta iktidar ve partisi olmak üzere bazı siyasetçilerin tavizkar ve vaatçi tutumu olmasaydı bu mesele çoktan etkisini kaybetmiş, küçük bir çevreye hapsedilmiş olurdu. Ama iktidarda kalmak uğruna her şeyi vermeye hazır pazarlıkçı tutum, dil meselesinin giderek büyümesine,demokrasinin varlığı ile özdeş hale getirilmesine hizmet etti. Ortak iletişim dilini kaybetmek milli bütünlüğü kaybetmektir.İkinci bir resmi dil, önce ikinci bir ulus, sonra da ikinci bir devlet demektir.Birbirimizi anlamamızı istemeyenlerin oyununa gelinmemelidir.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.