16 Mart 2026 Pazartesi
ŞEMSETTİN YILMAZ İNŞAAT İYİ BAYRAMLAR DİLER
Cezmi Orkun yazdı...Gezin “Sulak Alanı” Korumak Kimin Görevi? Sayın Vali
Semih Işıkver'den Elazığspor’a Dev Prim Desteği: “Bizler İnandık, Siz de İnanın!”
Av. Dr. İrfan Sönmez'in kaleminden...Ulema özgürlüğünü kaybedince
Букмекерская Контора «париматч»: Обзор Компании И Ее Особенностей
“ATATÜRKÇÜ OLMAK..”
Zordur be kardeşim öyle herkesin harcı değildir..
Bunun için vicdanlı, şerefli ve haysiyetli olacaksın..
Vatanını, milletini ölesiye seveceksin..
Kurtuluş harbinin yapılış sebeplerine sadık olacaksın..
Din ve ırk ayrımı gözetmeyeceksin..
Ulus tanımını kimlik ve siyasi birliktelik değerlerine dayandıran sivil milliyetçi bir vatanperverlik anlayışına sahip olacaksın..
Cumhuriyetin kazanımlarına ve demokrasiye her zaman sahip çıkacaksın..
Güçlü bir milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı olacaksın..
Garibi, gurebayı, yetimi koruyacaksın..
Demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti tesisi için mücadele edeceksin..
Kul hakkı yemeyeceksin, yiyene de göz yummayacaksın..
Hak, hukuk ve adalet kavramlarının müdavimi olacaksın..
Tam bağımsızlığa inanacak ve bu uğurda her an mücadele edeceksin..
Milliyet hakimiyetine inancın tam olacak..
Çağdaşlıktan ve medeniyet yolundan ayrılmayacaksın..
Her zaman bilimi esas alacaksın..
Yurtta Sulh, Cihanda Sulh ilkesine bağlı kalacaksın..
Dürüst ve namuslu olacaksın..
Başta siyasiler olmak üzere tüm bu ilkelerden taviz verene asla prim vermeyeceksin..
Atatürk’ün ebedi vasiyeti olan Gençliğe Hitabe’yi aklından hiç çıkarmayacaksın..
Dr. Vecdet Öz
TBMM GİZLİ OTURUMLA TOPLANDI.!
KONU: “OLASI BİR İSRAİL SAVAŞI..”
LAKİN BUNUN GÜNDEM KONUSU OLMASI ÇOK ZOR ZİRA ŞU ANDA MİLLETİ İLGİLENDİREN TEK SAVAŞ VARDIR, O DA ÇÖKERTİLEN EKONOMİ NEDENİYLE VERİLEN “YAŞAM SAVAŞI”DIR..
Elbette ki İsrail’i gözardı etmeyelim..
Ancak bu tehlikenin yeni olmadığını da unutmayalım..
İsrail’in “Arz-ı Mev’ud” yani “Vaat edilmiş Topraklar” hayali ve bu uğurda verdiği BOP mücadelesi yıllar öncesinden bilinmektedir..
Bugün Gazze, Lübnan ve Suriye boyutuna ulaşmasında AKP iktidarının izlediği bölgesel politikanın rolü yok sayılamaz.!
Buna rağmen iktidarın çıkıp bir anda İsrail’in hedefinde Türkiye var demesinin esbabı mucibesi hiç şüphesiz yine iç politikanın dizayn edilme çabasıdır..
Yoksa siz bunları İsrail düşmanı mı sanıyorsunuz.?
Hiç sormazlar mı adama;
Geçmişte Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) Eş Başkanıyım diyeceksin..
Sınır güvenliğini sağlayan mayınları sırf BOP’un önü açılsın diye temizleyeceksin..
Olası bir savaşta en büyük beka sorunu olabilecek milyonlarca sığınmacıyı bile bile ülkemize dolduracaksın..
Tüm uyarılarımıza rağmen İncirlik üssünü kapatmayacak ve İsrail’e yapılacak her türlü hava saldırısına karşı erken uyarı yapması için Malatya Kürecik’e yerleştirilen 5.000 km menzilli AN/TPY-2 X-band radar sistemini özenle koruyacaksın..
Bu yüzden hiçbir yabancıya verilmeyen “Yahudi Üstün Cesaret Madalyası”nı alacaksın..
Tüm bunları yaparken de ara sıra dış güçler teranesi okuyup tribünlere oynayacaksın..
Millet cambazı seyrederken İsrail’e sevk edilen başta petrol ve çelik olmak üzere her türlü ticarete aracılık edeceksin..
Yıllarca tilki ile plan yapıp kurt ile avlanacaksın, sonra da her zaman yaptığın gibi yine koyun ile yas tutuyor gibi yaparak oynadığın son tiyatroya inanmamızı bekleyeceksin..
Ülkemize yedi düvelin veremediği zararı 23 yılda tek başına verdin.. bizleri savaşa girmekten beter ettin.. bu da yetmezmiş gibi şimdi de tutturmuş sırf gündemi meşgul edebilmek için yeni bir konuymuş gibi ‘İsrail’in hedefindeki ülke Türkiye’dir’ diyerek ve meclisi olağanüstü toplayarak bir taraftan ülke insanını tedirgin ediyorsun, diğer taraftan ise dış yatırımcının ülkemize gelmesinin önünü tamamen kapatarak ülke ekonomisine bir kez daha kalıcı bir zarar veriyorsun..
Bu ülke üzerinde elbette ki İsrail’in, Yunanistan’ın, Ermenistan’ın, İngiltere’nin ve ABD’nin büyük hayalleri vardır ve hep var olacaktır.! Bu yeni bir mesele değildir..
İsrail’den daha büyük bir tehlike, yıllardır adalarımızı işgal etmesine göz yumduğun Yunanistan’ın ABD destekli kurduğu askeri üslerdir ve özellikle Dedeağaç’a yapılan tarihi yığınaktır.!
TBMM’de yaptığın kapalı toplantıyı yıllar önce her iki cephe için de yapmış ve önlemini almış olmalıydın.!
Derdin olası bir savaş tehlikesi değil, İsrail’in bölgesel saldırıları karşısında oluşan ulusal tepkiyi zekice ülke savaş gündemine dönüştürmek ve asıl gündem konuları olan ekonomik krizin, her geçen gün artan işsizliğin, yoksulluğun ve derin çöküşün üzerini örtmek ve bir savaş sosyo-psikolojisiyle kahraman edası içinde önce anayasayı değiştirmek ve ardından da baskın bir erken seçim yaparak iktidarı bir kez daha kapmaktır..
Şu anda ülkenin tek gündemi vardır o da ‘Milletin Yaşam Savaşı’ gündemidir..
Bunun üzerini hiçbir şekilde örtmeyecek ve dolayısıyla istediğin atmosferi de asla oluşturamayacaksın..
Dr. Vecdet Öz
SAYIN ÖZGÜR ÖZEL HAYATA GEÇİRDİKLERİ YUMUŞAMA/NORMALLEŞME POLİTİKASI HAKKINDA YENİ BİR AÇIKLAMA YAPMIŞ.!
Anlaşılan o ki çok yakında çoğu CHP’linin tasvip etmeyeceği sıra dışı gelişmeler yaşayacağız..
Zira yaptığı açıklamada, geçmişte kendinin de içinde olduğu sert muhalefeti ve bunu arzu eden CHP seçmenini eleştirerek artık alışılagelmiş olan sert muhalefetin yapılmayacağını, bundan böyle AKP’li seçmenin de güvenini kazanacak daha yumuşak politikalar izleneceğini, CHP’nin muhalefette değil bir şekilde iktidar bileşeni olması gerektiğini ifade etmiş; diğer bir tabirle, ‘eski köye yeni adet getireceğiz bundan böyle hiçbir şey eskisi gibi olmayacak’ diyerek tartışmalara son noktayı koymuştur..
Yerel seçimin hemen ardından gerçekleşen örtülü toplantılar, yapılan yumuşama ve normalleşme açıklamaları, karşılıklı ziyaretler, verilen samimi pozlar, ardından yapılan kontrollü muhalefet ve son olarak yapılan bu açıklama karşısında bir yorum yapmam gerekirse önümüzdeki günlerde şu gelişmeleri yaşamamız muhtemeldir:
1. AKP’nin bu güne kadar ülkeye ve millete yaptığı tüm kötülüklerin üzerine kalıcı olarak sünger çekilecek ve mümkün olduğunca gündeme getirilmeyecek..
2. Yapılanların meşruiyet kazanması için planlanan ve önümüzdeki günlerde meclis gündemine gelmesi beklenen yeni anayasanın çıkmasına tam destek verilecek..
3. Varılan mutabakat sonucu artık meclis çoğunluğu sağlandığı için yapılan oylamayla anayasa değişikliği gerçekleşecek ve dolayısıyla içeriğine eklenen madde gereği yeniden parlementer sisteme geçilecek..
4. Akabinde ise ‘bak ülke normalleşiyor, bir uzlaşı kültürü tesis ettik, haydi bunun devamını getirelim’ denilerek bir AKP+CHP koalisyon hükümeti gündeme gelecek..
5. Yapılacak güçlü bir medya algısıyla olumlu bir rüzgar estirilecek ve karşı çıkanlar huzur bozucu unsurlar olarak suçlanacak..
6. RTE, tüm partilere eşit mesafede olan tarafsız ve ağabey pozisyonunda bir Cumhurbaşkanı olacak ve koltuğu şimdilik 2028’e kadar garanti altına alınacak..
7. Kısa bir süre sonra parlementer sisteme geçiş gerekçesiyle yapılacak Cumhurbaşkansız ara bir genel seçimle ÖÖ başbakan olacak ve koalisyon hükümeti kurularak AKP’nin daha uzun yıllar iktidarda kalması sağlanacak..
8. Yeni süreçte geçmişte olanlar unutulacak ve çöküşün tüm ihalesi yeni başbakanın üzerine kalacak ve bu vesileyle CHP’nin devr-i sâbık yaratma tehlikesi de ortadan kalkmış olacak..
Sonrası ne mi olacak.?
Ee, kim öle kim kala; dış unsurların canı sağolsun, onlarda akıl çok, elbette ki gelişmelere bakılır ve istikamet yeniden belirlenir..
Görüleceği üzere bu formülde ne Sayın Yavaş ne de Sayın İmamoğlu vardır.!
Ne demişti Sayın Özel; “Ben Cumhurbaşkanı adayı değilim.!”
Adam doğruyu söyledi çünkü Cumhurbaşkanı seçimi yapılmayacak ve kendisi ‘Başbakan’ namzetidir. Kılık, kıyafet, saç, baş, makyaj, gözlüksüz imaj değişikliği de bu yüzdendir..
Bunlar sadece şahsi öngörümdür, umarım yanılıyorumdur.!
Sayın Özgür Özel; bunların hiçbiri doğru değildir, hepsi hayal ürünüdür diye bir açıklama yapsın ve izleyeceği aklı başında muhalefetle de bunu göstersin ben de kendisinden özür dileyeyim..
Aksi taktirde tahminim doğrudur..
O halde şunu asla unutmasın ki son seçimde CHP’ye gelen oyların büyük bir bölümü emanettir, çantada keklik değildir ve izlemiş olduğu bu politikada gerek CHP’li ve gerekse sağ seçmenin göstereceği tepki gözardı edilmektedir..
Ne demiş şair, “Hasan Dağı arpalıktır, eğer saban yürürse.. Her derede bir değirmen, eğer suyu gelirse.. Her kümesten birer tavuk, eğer köylü verirse.. İyi gidiş bu gidiş, eğer sonu gelirse..”
Dr. Vecdet Öz
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.