DOLAR 38,0109 0.26%
EURO 42,1085 0.16%
ALTIN 3.789,19-0,19
BITCOIN 31735230.835%
Elazığ

HAFİF YAĞMUR

SABAHA KALAN SÜRE

Dr Vecdet Oz

Dr Vecdet Oz

16 Ocak 2025 Perşembe

”EKİM AYINDAN İTİBAREN TÜRK SİYASETİNDE YENİ BİR DÖNEM BAŞLIYOR”

”EKİM AYINDAN İTİBAREN TÜRK SİYASETİNDE YENİ BİR DÖNEM BAŞLIYOR”
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Dr. Vecdet Öz Yazdı…
5 Nisan 2024 günü sosyal medyada çok kısa bir yazı kaleme alarak, “TAŞLAR YERİNDEN OYNAYACAK.! BAYRAM SONRASI İKTİDAR VE MUHALEFET CEPHESİNDE ZUHUR EDECEK ÖNEMLİ GİRİŞİM, DEĞİŞİM VE SÜRPRİZLERE HAZIRLIKLI OLUN.!” demiştim..
Tam da tahmin ettiğim gibi oldu ve biraz gecikmeli de olsa CHP 2 Mayıs 2024 günü sürpriz bir şekilde AKP genel merkezini ziyaret ederek basına kapalı ikili bir zirve gerçekleştirdi..
Müphem zirveye CHP tarafı olarak nedense dar bir heyetle sadece Sayın Genel Başkan Özgür Özel ve CHP İstanbul Milletvekili ve TBMM Dışişleri Komisyonu Üyesi Namık Tan, AKP tarafı olarak da benzer şekilde sadece Sayın Genel Başkan Recep Tayyip Erdoğan ve AKP Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş katıldı.!
Görüşmenin ardından ziyarete ilişkin mantıklı bir gerekçe ve görüşmeye ilişkin herhangi bir detay açıklanmadı.!
Basının ısrarlı soruları ise, “Siyasette diyalog ve yumuşama süreci başladı” söylemiyle geçiştirildi!
Bunun üzerine Sayın Özel’in cevaplaması için 4 Mayıs 2024 günü aşağıdaki soruları kaleme aldım ve sosyal medyada yayınladım:
(Tekrar hatırlatmakta yarar görüyorum)
…..
1. Seçimlerin hemen ardından sizi apar topar AKP ile görüşmeye zorunlu kılan asıl, öncelikli ve mücbir konu nedir?
2. Eğer ki izah edilebilir bir nedeniniz varsa ki merakla bekliyoruz, AKP ile görüşmeyi tarafsız bir mekan olan Çankaya köşkü ya da TBMM’de yapmak yerine CHP seçmeninin kafasında soru işaretleri ve üzüntü yaratacak şekilde neden bizzatı genel merkezlerine giderek yaptınız?
3. Görüşmeyi neden heyet halinde ve kayıt altında değil de dört kişi ve özel olarak gerçekleştirmeyi uygun buldunuz?
4. Eski ABD Türk Büyükelçisi Namık Tan’ı beraberinizde götürmüş olmanızın özel bir nedeni mi vardı?
5. Ziyaret esnasında muhatabınızla eş ve eşit mesafede olmak yerine neden ikincil bir duruma düşerek oturdunuz? Zira gittiğiniz yer Cumhurbaşkanlığı makamı değil bir genel merkezdi ve muhatabınızın sizi bir genel başkan sıfatıyla ağırlaması gerekiyordu? Neden itiraz etmediniz? Onurunuz incinmedi mi? CHP’li seçmenin incineceğini düşünmediniz mi?
6. AKP’yi sebebi ziyaretiniz hakkında kamuoyuna ne zaman detaylı bir bilgi vermeyi ve basın açıklaması yapmayı düşünüyorsunuz?
7. Ziyaret sonrası, “Toplantı verimli geçti” dediniz! Bununla neyi kasdettiniz? Hangi konularda verim aldınız ve mutabakat sağladınız?
8. Anayasa değişikliği konusu gündeme geldi mi ve bu konudaki düşünceleriniz nedir?
9. Görüşmenin hemen ardından sessiz ve suskun kalmış olmanızın asıl nedeni nedir?
10. AKP’nin bu ülkeye vermiş olduğu büyük tahribatın, her türlü irtikâp ve rantın hesabını sormaktan, muhalefet yapmaktan vaz mı geçtiniz?
11. İleride RTE ve avenesi hakkında devri sabık yaratmamak gibi bir düşünceniz var mı?
12. Yakın zamanda AKP ile daha yakın bir işbirliği ve ardından koalisyon gibi bir düşünceniz olabilir mi?
13. Size gönül vermiş ve iktidardan hesap soracağınıza inanarak oy vermiş CHP’li seçmen ile AKP’ye duyduğu yoğun tepki nedeniyle oylarını CHP’ye emanet etmiş olan sağ seçmene benzer yeni sürprizleriniz var mı?
14. Böyle bir görüşme yapma planınız seçim öncesi de mevcut muydu?
15. Görüşme kararınız öncesinde CHP MKYK’sında onaylandı mı? Parti meclisiniz bu konuda ne düşünüyor?
16. Yakın yol arkadaşlarınız Sayın Ekrem İmamoğlu ve Sayın Mansur Yavaş’ın görüşme öncesi nezaketen onayını aldınız mı? Onlar bu konuda ne düşünüyorlar? Neden tek kelime dahi etmiyorlar?
17. Son olarak 1 Mayıs mitingi için Saraçhane engeline takılıp yürüyüş ısrarından vazgeçtiniz ve kısa bir açıklamanın ardından arabanıza binerek gittiniz; yürüyüş heyecanı bir anda söndü. 2 Mayıs günü yapılacak görüşmenin bu duruma bir etkisi mi oldu?
18. Sayın Özel, sıra dışı bir süreç başlattınız! Değişmez ilkelerinize ne oldu? Neler oluyor..??
…..
Maalesef sorularıma hiçbir bir yanıt alamadım ve bir gün sonra ikaz mahiyetinde bir yazı daha yayınladım..
Bunun üzerine birçok CHP’li dostum beni arayarak, “Hocam yazmak yerine neden ziyaret edip bunları kendisiyle yüz yüze konuşmuyorsun” diye öneride bulundu. Öneriyi dikkate alarak Sayın Özel’den randevu istedik, gecikmeli olsa da 30 Mayıs 2024 gününe randevu verildi ve görüşmeyi gerçekleştirdik..
Görüşmeye kararlaştırıldığı gibi CHP Genel Sekreteri Sayın Selin Sayek Böke ve AP Genel Sekreteri Sayın Ferhat Beran’da iştirak ettiler..
Gelelim görüşmemizin mahiyetine!
Kısa bir siyasi sohbetin ardından kendisine 4 soru sordum;
1.AKP’yi ziyaret etme gerekçeniz nedir ve neler görüştünüz?
2.Bu ikili diyalog devam edecek mi?
3.Sebep oldukları onca felaketten ve ülkenin içinde bulunduğu vahim durumdan sonra yine de kendilerini samimi buluyor musunuz?
4.AKP’nin yapmayı tasarladığı kritik anayasa değişikliği konusunda tavrınız ne olacaktır?
5.Milli Eğitim Bakanlığı’nın yapmış olduğu müfredat değişikliği konusunda gereken tepkiyi gösterdiğinize inanıyor musunuz?
6.Cumhurbaşkanı’nın tüm yetkileri kendisine devşirdiği Seferberlik yönetmeliği hakkındaki düşünceleriniz nedir ve bu konuda ne yapmayı düşünüyorsunuz?
7.Neden erken bir genel seçim istemiyorsunuz?
8.Geleceğe matuf olarak Atatürk çizgisinde siyaset yapan partilerle bir işbirliği düşünceniz var mıdır?
Aslında sormak istediğim daha birçok soru vardı lakin Sayın Özel’in bir anda sorularımdan rahatsızlık duymaya başladığını, konuyu değiştirmeye çalıştığını, huzursuzlandığını hissettim ve nezaketsizlik olmasın diye de sorularımı yarıda kesmek zorunda kaldım..
Usulen verdiği cevap ise, “Bizler sorduğunuz sorulara ve tüm ülke sorunlarına ilişkin çözümü AKP ile diyalog içinde çözeceğiz hiçbir endişeniz olmasın” şeklinde tek ve kısa bir cümleden ibaret oldu..
Ben de son söz olarak böylesi bir diyaloğun yanlış olduğunu, bu gelişmeden son seçimde sağcısıyla solcusuyla CHP’ye oy vermiş olan karma seçmenin son derece rahatsızlık duyduğunu, bunun 23 yıl süreyle işlenmiş olan tüm suçlara meşruiyet zemini hazırlamak olduğunu, asıl diyaloğun Atatürk çizgisindeki partilerle kurulması ve hep birlikte erken bir genel seçim talebiyle sert bir muhalefetin yapılması gerektiğini ifade ettim..
Suratlar asıldı, biraz soğuk bir hava esti… ardından izin istedim ve kalktık; Sayın Özel şahsıma ziyaretçileri için memleketi Manisa’da hazırlatmış olduğu geleneksel mesir macunu paketini hediye etti ve bizleri makam kapısının önünden uğurladı..
Bu ziyaretle, yüz yüze görüş hocam diyen CHP’li kardeşlerimin önerisini yerine getirmiş oldum..
CHP’nin izlemiş olduğu bu yol maalesef ki partimizin ve mensubu bulunduğumuz “Kurtuluş İttifakı” partilerinin görüşüyle bağdaşmamaktadır..
Sayın Özgür Özel’in ve izlediği yolda kendisine hak veren CHP’li kardeşlerimin düşüncelerine saygı duyarım..
Ne tesadüftür ki Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan, tam da Sayın Özel’i ziyaret ettiğimiz gün yaptığı açıklama ile CHP genel merkezini ziyaret edeceklerini açıkladı.
İadeyi ziyaret 11 Haziran 2024 günü gerçekleştirildi.
1,5 saat süren görüşmede, CHP İstanbul Milletvekili ve TBMM Dışişleri Komisyonu Üyesi Namık Tan ile AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş da yer aldı.
Erdoğan ile CHP Genel Merkezi’ne, Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan, Cumhurbaşkanı Güvenlik ve Dış Politika Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun da geldi.
Görüşme sonrası kamuoyunu yine herhangi bir açıklama yapılmadı.
Daha sonra CHP Sözcüsü Deniz Yücel, “Anayasa değişikliğinin gündeme gelmesi için önce toplumun belini büken, toplumun kanayan yarası haline gelen sorunların çözümü için adım atılması gerektiği Genel Başkanımız tarafından Sayın Cumhurbaşkanı’na iletildi.” dedi ve Özel’in asgari ücretlilerin ve emeklilerin yaşadığı ekonomik sorunları Erdoğan’a ilettiğini sözlerine ekledi.
Bunun üzerine AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Cumhurbaşkanımız ve genel başkanımız Orta Vadeli Programlar (OVP) ve 12. Kalkınma Planı ile yürüdüğümüz bu güçlü yolda elde edilen kazanımların korunacağını belirtmiştir, arzu edildiği takdirde Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in CHP tarafına bilgi verebileceğini ifade etti.
CHP bu açıklama neticesinde randevu aldı ve 24 Haziran 2024 günü Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Gölge Hazine ve Maliye Bakanı Prof. Dr. Yalçın Karatepe’yi kabul ederek 4 saatlik bir görüşme gerçekleştirdi. Karatepe görüşmeyle ilgili açıklamalarında Şimşek’e asgari ücrete zam önerisini ilettiklerini belirtti. Ardından da bir değişim iradesi görmedik demekle yetindi.
Yani dağ fare doğurdu..
AK Parti yapmış olduğu bu hamlelerle gerek CHP ve gerekse CHP’ye tepki oyu veren sağ seçmenin kafasını bulandırmayı ve 31 Mart 2024 günü birinci olan CHP’yi hürmetten düşürmeyi başardı. Kendi seçmeni gözünde ise prim kazanarak bozulan morali yeniden canlandırarak safları sıklaştırdı..
Son olarak da 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı vesilesiyle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde düzenlenen törenlerde protokol esnasında ÖÖ ve RTE arasında geçen ateşli ve samimi sohbet ile ÖÖ’in beden dili gündeme damgasını vurdu.
Ardından Ankara’da yayılan bir kulis bilgisi ortalığı karıştırdı. Sebahattin Önkibar’ın da yayınladığı bu bilgiyi kaleme alarak sosyal medyada gündeme taşıdığımda absürt bilgi tepkileriyle karşılaşsam da sonraki günlerde makalene olan destek sayısı artmaya başladı.!
Doğruluk payını tam olarak bileme lakin bilgi aynen şöyleydi; “RTE, ÖÖ’e birlikte yapılacak yeni anayasa değişikliği ile yeniden parlementer sisteme geçmeyi ve ardından AKP-CHP koalisyonunu teklif ediyor, yapılacak erken seçimle ÖÖ’in Başbakan kendisinin ise bir dönem daha Cumhurbaşkanı olması gerektiğini” ifade ediyordu..
Son gelen bilgiye göre 29 Ekim Bayramı’nda bir görüşme daha yapılacak ve “Normalleşme” adı konulan sürece hız verilecekmiş..
Saygıdeğer dostlarım,
Anlaşılan o ki biri hayatında bir daha göremeyeceği bir teklif almış ve önünü ardını hesap etmeden gözleri ışıldayarak balıklama dalmış, havaya girip imajını bile yenilemiş, diğeri ise yok olmaya başladığını görerek panik içinde yapabileceği en iyi planı yapmış ve elde edilmiş bir başarının istikametini kendi ikbaline çevirme gayreti içine girmiş.!!
Aklıma eski bir söz geldi; “Hasan dağı arpalıkmış eğer sapan yürürse, her köyden bir tavuk eğer köylü verirse, iyi gidiş bu gidiş eğer sonu gelirse..”
Sonunun gelmeyeceği aşikar lakin bu hamur bir müddet daha su götürür..
Yazımın başında ifade ettiğim ‘bayram sonrası siyasi sürprizlere hazırlıklı olun’ öngörümün doğru çıkmış olduğunu bir kez daha belirtmekte yarar görüyor ve şimdi size bundan sonrası ile ilgili öngörülerimi arz etmek istiyorum..
4-9 Eylül tarihleri arasında gerçekleşecek olan CHP tüzük kurultayı ülke siyasetinin kırılma noktası olacaktır.
Her an genel başkan seçimli bir genel kurula dönüşme ihtimali olan bu kurultayın neticesini Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu, Mansur Yavaş ve Kemal Kılıçdaroğlu dörtlüsünün bir araya gelebilme izdüşümü belirleyecektir..
Gelişmelere bakıldığında görünen odur ki kurultayda Özgür Özel’in tek destekçisi RTE olacaktır..
Kurultay sonrası solun yeni patronu belirlenecek ve bu isim delegelere hakim olan Ekrem İmamoğlu ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun işbirliği neticesinde ortaya çıkacaktır.
Bir müddet sonra Cumhur ittifakı cephesinde de kazan kaynamaya başlayacak ve MHP sağın yeniden şekillenmesi için önemli bir hamle yapacaktır.
Bu hamle erimekte olan AKP’yi yalnızlaştıracak ve zamanla tıpkı ANAP misali yok olmasına neden olacaktır.
CHP ve AKP kendi iç sorunlarıyla cebelleşirken ve birilerinin ortaya dökülecek olan kirli çamaşırlarıyla uğraşırken ülke seçime gidecek ve tüm toplumu rahatlatacak olan bir sürpriz yaşayacaktır..
Sağcısıyla solcusuyla toplumun itibar ettiği ve kamuoyu araştırmalarında en çok tercih edilen, alçak gönüllü, ağır başlı, yüzde yüz yerli ve milli, beyefendi bir isim merkez siyasetin temsilcisi olarak ortaya çıkacak ve tüm ezberleri bozarak Cumhurbaşkanı olacaktır.
2026, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yeniden doğduğu ve fabrika ayarlarına dönmeye başladığı yıl olarak tarihe geçecektir..